Tâmât/Gördüm

 

۱


Dün yâr-ı safâ-fezâyı gördüm
Bir mâili hoş câr içinde
Gûyâ ki Venüs bihâr içinde
Tenhâ duruyordu bir çemende
Yer yer görünürdü gamlı hande
Sevdâlar içinde bir dehende
Bir böyle meh-i safâyı gördüm


۲


Ezvâk hazîn hazîn gelirdi
Lebrîz-i neş’at idi dudaklar
Âteş saçıyordu gül yanaklar
Âgûşuna zülfünü saçardı
Gâhî de cemâlini açardı
Gönlüm de o dilbere kaçardı
Vicdânıma aşk serpilirdi

۳


Âgûşuna dek takarrüb ettim
Agûşunu hâb-gâh ettim
Simâsına bir nigâh ettim
Rûyûnda safâ ıyân olurdu
Ârızları gülsitân olurdu
Reşk-âver-i hâverân olurdu
Didâr-ı nigâra âh bittim


۴


Ettikçe sabâ kulûbu tehzîz
Ettikçe o dil-rübâ tebessüm
Gûyâ ki eder safâ tebessüm
Bir mihr-i safâ-meâldir o
Hûrîlere bir misâldir o
Bir hârika-i cemâldir o
Etmez mi o mâh cânı ta'zîz

۵



Terketmiş idi cihânı ol dem
Mahbûbe-i âsmân-ı enver
Ol şûh-ı vefâ vü nâz-perver
Bir lemze-i elvedâ etti
Kâşâne-i ihticâba gitti
Heyhât dilin safâsı bitti
Olmuştu cihân cihân-ı mâtem


Tamat - Satır sonu.png