Kütahya’da Derlenen Memorat Örnekleri Üzerine İnceleme/Giriş

Giriş

Memoratlar halk edebiyatının sözlü anlatı türleri içerisinde yer almaktadırlar. Anlatı türlerinin şimdilik sonuncusu olarak kabul gören memoratlarla ilgili farklı araştırmacılar tarafından, “Gerçekliğine inanılan hayat hikâyeleri olup iyi ve kötü varlıklar hakkında anlatılmakta olan mitolojik söylentiler, yaşanmış tecrübelerin veya yaşandığına inanılan olağanüstü olayların anlatılarına denilir.” (Bayat, 2007: 258), “Tabiatüstü ferdi bir tecrübenin yaşayan veya ondan dinlemiş birisi tarafından anlatılan şahsa bağlı hikâye” (Çobanoğlu, 2003: 21), “Gerçek hayat hikâyeleri” (Degh, 2006: 231),“Yaşanıldığına inanılan metafizik bir hadisenin kendisi veya bir başkası tarafından anlatılan hikâyeye verilen ad” (Kaya, 2007: 512) şeklinde tanımlamalar yapılmıştır.

Olağanüstülük barındıran ve kişisel tecrübeleri içeren memoratlar, müstakil bir tür olarak kabul edilmeden evvel efsanelerin bir parçası olarak görülmüştür. Türle ilgili İsveçli halkbilimci Carl W. Von Sydow tarafından 1934 yılında yapılan çalışmada memoratların ayrı bir tür olduğu “karakteristik ve gelenek” bakımından efsanelerden ayrıldığı belirtilmiştir (Çobanoğlu, 2003: 21).

Olağanüstü varlıklarla ilgili kişisel tecrübeleri içeren memoratların belli bir anlatı zamanı, özel bir anlatı mekânı ve türe has anlatıcıları bulunmamaktadır. Anlatının aktaranı, dinleyeni, aktarma zamanı ve mekânı olay kahramanları değiştikçe farklılık göstermektedir Genç-yaşlı, kadın-erkek, zengin-fakir, eğitimli-eğitimsiz, köylü-şehirli ayrımı gözetmeksizin herkesin yaşayabileceği olayları kapsamaktadır. Konu ekseni geniş ve kahramanları sıradan insanlardan oluşmaktadır.

Toplumdaki hemen herkes tarafından tecrübe edilmesi sebebiyle pek çok kişi tarafından üretilip nakledilmesi, kahramanlarının günlük hayatta karşılaşılan sıradan insanlardan, anlatı türünün mekânının bilinen yerlerden, zamanının yaşanılan çağ ya da ona yakın bir zaman diliminden oluşması memoratların, diğer türlere nazaran daha fazla rağbet görmesini sağlamıştır (Bayatlı, 2017: 190; Boyraz, 2008: 113). Olağanüstü ferdi tecrübeler olarak tanımlanan memoratlar genelde mensur şekildedir. Ferdi tecrübeyi içermesi, olayı yaşayan ya da aktaran kişinin anlatımından oluşması, onun uzunluk ve kısalığını etkilemektedir.

Topluma ait sosyal değerlerin, ahlaki kaidelerin korunması, kuvvetlendirilmesi, sosyo-kültürel unsurların yaşatılması ve nakledilmesi memoratların işlevleri arasında yer almaktadır (Aslan ve Türksever, 2014: 46; Çobanoğlu, 2003: 64-68). Mitolojik söylentiler olarak da tanımlanan memoratlar, bu işlevleri sayesinde geçmişin izlerini bu güne taşırken günümüz dünyasına uygun anlatılarla, yaratıldıkları ve yaşatıldıkları bölge halkının, sosyo-kültürel ve ahlaki değerleri öğrenmesini ve bu öğretiler dâhilinde toplumsal normlara uymasını sağlamaktadır.

Çalışma sahası olarak seçilen Kütahya geleneksel dokusunu ve yöresel özelliklerini korumaya çalışan bir Anadolu şehridir. Özellikle türbe ve yatırların çokluğu ile bilinir. Bu ruhlar etrafında oluşturulan memorat anlatı örnekleri fazladır. “inanç ve inamımızın (telakkilerimizin) özünü oluşturan iyeler ve demonik varlıklarla ilgili gerçek anlatıları (memoratları) bir an önce derlemek lazımdır” (Bayat, 2007: 261) fikrinden hareketle, bölgeye has memorat anlatıları derlenerek incelenmeye çalışılmıştır.

Bu konu üzerine yapılan derleme çalışmaların yeterli düzeyde olmayışı, Alkarısı-Albasmasına dair inanışın azalması sebebiyle bu varlıklarla ilgili anlatıların yenilerinin üretilmemesi ve şifahi kültürle aktarılan memorat örneklerinin unutulmadan bir an evvel kayıt altına alınmasının önemi, konu üzerine çalışmayı gerekli kılmıştır.

Özkul Çobanoğlu, “Türk Halk Kültüründe Memoratlar ve Halk İnançları” adlı yapıtında Türk sosyo-kültürel yapısı içinde kabul edilmiş tabiatüstü tecrübelerin iletişim biçimlerine dair memoratları on iki başlıkla sınıflandırmıştır (Çobanoğlu, 2003: 77-82). Etik kurul izni alınarak yapılan çalışmada, bu sınıflandırma esas alınarak cin, Alkarısı, Karabasan, Hızır, yatır, evliya ve şehit, mezarlık, nazar, uzaylı ve astronotla ilgili kırk bir adet memorat örneği konu, içerik, şekil ve aktarım özellikleri açısından değerlendirilmeye çalışılmıştır.