Ana menüyü aç

Demokratik Toplum Partisi'nin Temelli Kapatılması İstemine İlişkin Savcılık İddianamesi/I- Genel açıklama

Demokratik Toplum Partisi'nin Temelli Kapatılması İstemine İlişkin Savcılık İddianamesi Demokratik Toplum Partisi'nin Temelli Kapatılması İstemine İlişkin Savcılık İddianamesi
Abdurrahman Yalçınkaya
II- Siyasi parti kapatma nedenleri
Bakınız ilgili vikipedi maddesi:Demokratik Toplum Partisi
T.C.
YARGITAY
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI

I- GENEL AÇIKLAMA :

Ülkenin bölünmez bütünlügü, Anayasa’nın 3 ncü maddesinde “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür” seklinde ifade edilmis ve bu düzenleme Anayasa’nın 4 ncü maddesinde “Demokratik Yoldan” olsa bile Anayasa’nın degistirilemeyecek ve degistirilmesi teklif edilemeyecek hükümleri arasında yer almıstır. Yine Anayasa’nın 14 ncü maddesinin birinci fıkrasına göre, Anayasa’da yer alan hak ve hürriyetlerin hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlügünü bozmayı ve ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz. Anayasa’nın 68 nci maddesinin ikinci fıkrasında ifade edildigi üzere, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları arasında kabul edilen siyasi partilerin sosyal ve siyasi yasamdaki önemlerine binaen; kurulmaları, çalısma esasları, denetlenmeleri ve kapatılmalarında uygulanacak ilkeler bizzat Anayasa tarafından öngörülmüs ve Anayasa’nın 69 ncu maddesinin son fıkrası geregince söz konusu hususların çıkarılacak bir yasa ile düzenlenmesi hüküm altına alınmıstır. Anayasa hükmü geregince çıkarılan 2820 sayılı Siyasi Partiler Yasası’nda belirlenen Anayasa ilkeleri çerçevesinde getirilen kurallar geregince siyasi partilerin Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılıgı tarafından izlenecegi ve gerektiginde kapatılmaları için Anayasa Mahkemesi’nde dava açılacagı öngörülmüstür.

Anayasa’nın 68 nci maddesinin 2 nci fıkrasında belirtildigi gibi demokratik ve siyasi yasamın vazgeçilmez unsurları olup, kurulus ve faaliyetlerinde serbestlik tanınan siyasi partilerin; demokratik düzeni bozucu, Devletin bagımsızlıgını, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlügü ile Hukuk kurumlarına ve Devletin demokratik yapısına duyulan güvenin sarsılmasına neden olan tavır sergilemeleri halinde kamu düzenini bozacakları tartısmasız olup, bu durumda Devletin kendi varlıgına yönelen tehditlere karsı önlem alması demokratik hukuk devleti olmanın geregidir.

Nitekim Anayasa’nın 69 ncu maddesinin 6 ncı fıkrasında “Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlügü” ilkesini koruma altına alan Anayasa’nın 68 nci maddesinin 4 ncü fıkrasına aykırı eylemlerin odagı haline gelmesi halinde siyasi partilerin temelli kapatılacakları hüküm altına alınmıstır. 2820 sayılı Siyasi Partiler Yasası’nın 78 nci maddesinin (a) ve (b) fıkraları ile 80 nci maddesi ve 81 nci maddenin (a) ve (b) fıkralarında siyasi partilerin ülkenin bölünmez bütünlügüne aykırı eylemlerde bulunamayacagı, federal devlet sisteminin savunulamayacagı, azınlık yaratmaya çalısamayacakları, bölgecilik, ırkçılık yapamayacakları hüküm altına alınmıs, 103 ncü maddesinde söz konusu ilkelere aykırı eylemler nedeniyle odak haline gelmenin ölçütleri belirlenmis, 101 nci maddede ise odaklıgın tesbiti halinde partinin temelli kapatılacagı veya eylemin agırlıgına göre Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verilecegi öngörülerek Anayasa’daki yaptırımlar düzenlenmistir.