Sayfa:Deneme.pdf/7

Bu sayfa istinsah edilmedi


husûlünü istemişlerdir. Bu ağır teklif karşısında Kabine’ce bi’l-etraf müdâvele-i efkârdan sonra umumen çekilmeye karar verildi ve Meclis-i Mebusan müteşekkil bulunsaydı Kabine’ce başka gûnâ hareket edilmek mümkün idi. Tekliflerini geri aldırmak üzere düvel-i selâse mümessilleri nezdinde, serd ettikleri esbâb-ı mûcibenin reddiyle, teşebbüsât-ı lâzimede bulunuldu. Mümessiller tekliflerinde ısrar ettiler. Kabine’nin istifası tahakkuk etmişken Meclis-i Mebusan’ın henüz müzâkerâta başlayamadığı bir zamanda Kabine’nin çekilmesi menâfi-i âliye-i vatana mugayir olacağını, Cemal Paşa bizzat îrâd ederek ve böyle bir buhranlı zamanda Kabine’nin istifası, İstanbul’u Anadolu’dan ayırmaya kadar varıp gayet vahim netâyic tevlîd eyleyeceğini ileri sürerek, kendi istifasıyla meselenin hallolunmasını tercih etmiştir. Meselenin safahatı bundan ibarettir. Meclis-i Mebusan’ın, nihayet bir iki güne kadar nisâb-ı ekseriyeti hâiz olarak ictimâı muhakkak olduğundan hükümet, her nev’î hususâtı Meclis’in pîş-i nazarına vaz’ edecektir. Tarafınızdan bu bâbda hiçbir gûna teşebbüsât vuku bulmaması lâzımdır. Çünkü söz sahibi Meclis-i Mebusan’dır. Vükelâ, vahamet-i vaziyeti tamamen müdrik ve ef’âl ü harekâtının selâmetine kani olduğundan ehven-i şerri ihtiyâr etmiştir. Müdâhalâta nihayet verileceği Cumartesi sabahına kadar bildirilmediği halde Kabine’nin mevki-i iktidardan çekileceği ve bundan tevellüd edecek hâdisâtın mes’ûliyeti kendisine ait olmayacağı beyan olunur. Sadrazam Ali Rıza Efendiler, Sadrazam Paşa kendilerini tahkîr edene değil, bize dehşetli ültimatom veriyor. Sadrazam Paşa Hazretlerine

Kongre, 22.1.36

Telgrafname-i fahîmâneleri üzerine Heyet-i Temsiliye’ce bir karar ittihâz edilmek için evvel emirde ültimatom suretinin aynen bildirilmesine ihtiyacı kat’î vardır. Bunun lütfen tebliğini arz ve ricâ ederim. Heyet-i Temsiliye namına Mustafa Kemal Erenköy, 22/23.1.336 Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Temsiliyesi’ne C: Ba’de’l-müzakere bildirilecektir. Sadrazam Ali Rıza Burada, söylemeliyim ki hükümet bu nota suretini aynen bize vermek istememiş ve vermemiştir. Sadrazam’a verdiğim cevap budur: Zât-ı sâmî-i Sadaret-penâhîye

22.1.336

Ültimatom suretini gördükten sonra karar-ı kat’îyi arz edeceğiz. Ancak vaziyetin mütâlaa edildiği esaslarda, hükümetle aramızda müşahede farkı vardır ki evvelâ onu bertaraf etmek isteriz. Hükümet bizim ma’rûzâtımızı kendi icrââtına müdahale şeklinde telâkki etmiş, yani vaka-i hariciyeyi bir tarafa bırakarak, bir mesele-i dahiliye önünde bulunduğunu zannetmiştir. Vakayı, münhasıran ecnebilerin bir nâzırı tebdil edebilmesi nokta-i nazarından düşünmek lâzımdır. Kezalik istidlâl olunduğu vechile Harbiye Nâzırı’nın şahsı dahi mevzu-i bahis değildir. Aynı vaziyette diğer bir nâzır ve herhangi bir zat olsa, vaka aynı suretle muhakeme edilecekti. Diğer taraftan Nâzır’ın tebdilini emreden kuvvetin, Meclis-i Mebusan’ın in’ikadına ve hükümetin izâhâtından sonra Meclis-i Mebusan’ın bir karar ittihâz etmesine müsaade edip etmeyeceği de şu anda mechûldür. Meclis-i Mebusan söz sahibi olmazdan evvel vuku bulacak emr-i vâkilere hazırlanmak