Robinson Crusoe'nun Yeni Maceraları/Adayı Yeniden Ziyaret

İngiltere'de pek çok kez kullanılan ve çirkin bir atasözü olan Huylu Huyundan Vazgeçmez. sözünü benim hayat hikayemden daha iyi doğrulacak bir hikaye yoktur. Bir kişi, 35 senelik rahatsızlıklardan sonra 7 yıllık güzel bir huzur, bereket döneminde yaşadıktan sonra, düşünür ve orta sınıfın nimetlerinden faydalanma imkanına erişen, ihtiyarlığını yaşamakta olan benim, dünyayı keşfetme tutkumun yok olduğunu sanmayın. Çünkü böyle olmadı.

Genellikle bu keşiflere başlama sebebim olan servet sahibi olma gibi bir derdim bulunmamaktaydı. Mali durumum gayet iyiydi. On bin sterlin kazansam daha zengin olmayacaktım. Zaten servetim gözle görülür şekilde artmaktaydı. Pek kalabalık bir ailem olmadığı için, bu paraları harcayamamaktaydım. Kalabalık aileler gibi hizmetçili, atlı, eğlenceli bir hayat yaşamadığım için param artıyordu. Dolayısıyla bir köşede oturup servetimin sefasını sürmek ve arttığını görmekten başka yapacak bir işim yoktu.

Bütün bunlar beni etkilemiyor, kronik bir hastalık haline gelen seyahat arzuma karşı koymak için yeterli değildi. Özellikle adadaki plantasyonumu ve orada kalan insanları görme isteği kafamda dönüp duruyordu. Gece gündüz her zaman onları düşünüyordum. Uykumda onları sayıklıyordum. Birisiyle konuşurken sürekli her lafıma giriyor, bundan dolayı kimse benle konuşmak istemiyordu. Zaman geçtikçe bu durumun münasebetsizlik haline geldiğini farkettim.

Biraz bilgisi olan insanların söylediğine göre, hayaletler hususundaki söylentiler, insanların hayal güçlerinden kaynaklanmaktaydı. Ve böyle şeyler yoktu.