Okullar eşitliksizlerle açıldı, bir an önce uzmanlarla bir araya gelinerek adım atılmalı

2020-2021 eğitim öğretim yılı, eğitim sisteminin yapısal sorunlarına ek olarak “yüz yüze mi, uzaktan mı olacak” tartışmaları arasında başladı.

Geçtiğimiz yıl 16 Mart’ta pandemi nedeniyle önce ara verilen, sonrasında uzaktan eğitim biçiminde sürdürülen eğitim öğretim sürecinde, var olan yapısal sorunlar ve eşitsizlikler derinleşti. Okulların kapandığı 16 Mart’tan bugüne 6 ay geçmesine rağmen milyonlarca öğrencinin sağlık hakkı ile birlikte en temel hakkı olan eğitime eşit ve ayrımsız şekilde ulaşabilmelerinin koşulları yaratılmadı. Her üç öğrenciden biri uzaktan eğitim sırasında eğitime erişim olanaklarına sahip olamadı. Eğitimdeki eşitsizlikleri derinleştiren bu süreç adeta “nasıl yapmamalı” sorusuna yanıt niteliğindeydi.

Milli Eğitim Bakanlığının yeni eğitim öğretim yılında bu deneyimlerden sonuç çıkardığına tanık olamıyoruz. Devlet okullarında yüz yüze eğitim koşullarının hazır edilmemiş olması bunun göstergesidir. Oysa Milli Eğitim Bakanlığına gerekli ek bütçe sağlanarak, tüm çocukların 10-13 kişilik sınıflarda yüz yüze eğitime sağlıklı ve güvenli bir şekilde başlaması sağlanabilirdi. Ek bütçe ile ihtiyaç duyulan öğretmen ve ek personel ataması yapılabilir, ek derslikler yapılabilir, temizlik, dezenfektan, koruyucu malzeme ihtiyacı karşılanabilir, öğrencilere ve tüm eğitim emekçilerine düzenli ve ücretsiz test yapılabilirdi. Tüm bunları sağlamak siyasi iktidarın anayasal sorumluluğudur. AKP-MHP iktidarı ve MEB, okullar aylardır kapalıyken bütün bu çalışmaların neden yapılmadığını açıklamak zorundadır.

Sadece okul öncesi ve ilkokul birinci sınıfların yüz yüze eğitime başladığı geriye kalan 14 milyon 500 bin öğrencinin kademeli geçiş yapacağının MEB tarafından açıklandığı şimdiki durumda uzaktan eğitim süreçlerinin bir süre daha devam edileceği anlaşılmaktadır. 5-6 milyon arası öğrencinin uzaktan eğitime erişemediği, EBA’yı kullanamadığı koşullarda ilk iş olarak tüm öğrencilere ve eğitim emekçilerine ücretsiz internet, bilgisayar, tablet gibi ekipmanlar sağlanmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı, bir an önce; öğretmenler, konunun uzmanları, sendikalar ve ilgili kitle örgütleriyle bir araya gelerek geçen dönemin derslerini de masaya yatırarak tüm yönleriyle uzaktan eğitime ilişkin eksiklikleri ve aksaklıkları ortaya koymalı ve gerekli adımları atmalıdır.

Pandeminin yarattığı ek sorunlar eğitim sisteminin yapısal sorunlarıyla birlikte ele alınmalı eğitim herkes için ulaşılabilir eşit, nitelikli, parasız, anadilinde bir kamusal hizmet haline getirilmelidir. Eğitimde milliyetçi, mezhepçi, cinsiyetçi söylemlere ve dinselleştirme uygulamalarına son verilmelidir. Zorlu bir süreçten geçerken bu sürecin büyük yükünü taşıyacak olan eğitim emekçileri insan onuruna yakışır yaşam standartlarına kavuşturulmalı, yeterli sayıda öğretmen ataması kadrolu ve güvenceli olarak yapılmalı, güvencesiz eğitim emekçisi kalmamalıdır. Eğitim sistemi bilimsel temellerde yükselmeli, insanlık tarihinin kazanımları olan evrensel değerlerle uyumlu olmalıdır. Eğitim, herkes için eşit seviyede ulaşılabilir, anadili temelinde çok dilli olmalıdır. Halkların Demokratik Partisi olarak mücadele hedeflerimizden biri eğitimde bu ilkelerin hayat bulmasıdır. Halklarımıza çağrımız demokratik geleceğimizi birlikte inşa etmenin yapı taşlarından olan bu ilkelerin mücadelesi için bir araya gelmektir.

Sevtap Akdağ Karahalı
Eğitim Politikaları, Spor, Kültür Sanat Komisyonu Sözcüsü
21 Eylül 2020

Kaynak: hdp.org.tr
Telif durumu: