Nutuk/20. bölüm/Vesika 82

Erzurum, 11.9.35
Başkumandan-ı akdesimiz şevketlû, mehabetlû pâdişâhımızın atebe-i ulyâ-yı mülûkânelerine

Şevketpenâh Efendimiz;

Bugün vesâik-i sahiha-i resmiye ile sâbit ve kemâl-i teessürle her tarafa şâyi oldu ki, Dahiliye Nâzırı Âdil Bey ve Harbiye Nâzırı hafî bir plan tahtında Elaziz Valisi Galip Bey’i bazı din ve vatan haini casuslarla beraber öteden beriden bir kısım müsellah Kürtleri toplayarak çeteler teşkil ve riyâset ettirmek ve bunları Sivas’ta in’ikad eyleyen ve her türlü manasıyla millî ve meşrû’ ve bundan dolayı da ordu-yı hümâyûnlarının emniyet ve müzaharetine mazhar olan Kongre’yi bi’l-muharebe bastırmak suretiyle beyne’l-İslâm sefk-i dimaya tasaddi olunması ve ayrıca Memâlik-i Mahrûse-i Şâhâne’nin gayr-i münfek bir parçası ve makam-ı akdes-i saltanat ve hilâfet-i seniyelerine lâ-yezâl bir hiss-i rabıta ile merbût olan Kürdistan’ı güya ayaklandırmak suretiyle vatanı parçalamak gibi mahzâ düşmanlara hâs bir plânın tatbikini külliyetli para mukabilinde taahhüt etmiş oldukları tamamıyla tezâhür etmiştir. Şifreli muhhaberâtı elde etmek ve bu caniyâne harekâta, takip ve tefahhus eylemek suretiyle muttali olan civar kolorduların sevk ettiği muhtelit kuvâ-yı askeriye Galip Bey haininin riyâsetindeki çeteyi Malatya’da tazyik etmiş ve Malatya’dan hâsiren firâra icbâr eylemiştir. Takiplerine şiddetle devam olunuyor. Lehülhamd işbu mel’anet belâsı vaktinden evvel keşfedilmiş ve tedâbîr-i kat’iye ittihâz olunmuştur. Beyne’l-İslâm sefk-i dimaya ve memlekette iğtişaş ihdasıyla felâketler intâcına çalışan bu zümre-i ihanet takibat neticesinde kanunun ve şeriat-i garrâ-yı Ahmediye’nin pençe-i icrââtına tevdî olunacaklardır. Düşman parasıyla ve vatansızlık hissiyle tertip olunan bu ihanete muttali olan Elaziz ahali-i İslâmiye’si pek derin bir nefret ve galeyân izhârıyla casusların bi’l-fiil takibine de koyulmuşlarsa da adâletin tatbik olunacağı vaatiyle sükûna ircâ’ olunmuştur.


Şevketpenâh Efendimiz:

Devlet-i aliyye-i Osmaniye’lerinîn ve hanedan-ı celîlü’ş-şanınızın altı buçuk asırlık tarih-i mübarekinde ve hassaten hayat ve memât ile çırpınan şu tarihî devirde devlet ve milletin kalbgâhına tevcîh olunmuş bu kadar hainâne bir misâle tesâdüf edilemez. Zât-ı akdes-i hümâyûnlarına kemâl-i tâzim ve ubûdiyetle merbût olan bütün millet-i necibeleriyle ordu-yı hümâyûnları vatan ve milletin ve zât-ı akdes-i hilâfetpenâhîlerinin halâs-ı mesudu gibi bir gaye-i mukaddese etrafında toplanmış oldukları bir sırada düşman tarafından satın alınmış bir zümre-i ihanetin asâkir-i şâhâneleriyle müsaademeyi ve beyne’l-İslâm sefk-i dimayı mûcib su-i kastler tertip ve Dahiliye ve Harbiye Nâzırları tarafından tebliğ ve tatbik ettiren hükümet-i merkeziyeden derhal itimat ve emniyeti nez’ ettirmiştir. Ayrıca hakan-ı celîlü’ş-şanımızla milletin arasında hâil-i muzır olmak cürmü de tarihen affedilmez bir cinayettir. Umûm milletin meşrû’ olan âmâlini, bir araya gelen kuvvetini inkâr ve tevil edip de bunu İttihatçı manevrası göstermek ve zât-ı akdes-i hilâfetpenâhîlerinden ketm-i hakikat eylemek kadar azîm bir günah ve mes’ûliyet olamaz. Sevgili pâdişâhımız umum milletin kudret-i müşterekesi siyasî tesirlerden külliyen âzâde ve münezzehtir. Ordu-yı hümâyûnları ise bi’l-külliye siyasî cereyânlardan münezzeh ve ancak umûm vatan ve milletin ve zât-ı akdes-i hümâyûnlarının masûniyetine ahd ve azmeylemiş olan millete müzâhirdir. Binâenaleyh âmâl-i meşrû’a-ı milliyeye istinat edecek; dinine, vatan ve milletine merbût ve zât-ı akdes-i hümâyûnlarına, makam-ı muallâ-yı saltanat ve hilâfete bi-hakkın ta’zîmkâr, namuslu zevâttan mürekkeb ve meşrûtiyete tamamıyla sadık bir heyet-i cedîd e-i hükümetin teşkili ile millet-i necibelerinin ve ordu-yı hümâyûnlarının tatmînini ve bunu müteakib vatan ve milletine ihanet etmekte olan casus şebekesi hakkında tahkikat ve icrâât-ı seria-i âdilânelerinin icrasını ve bu surette bir heyet-i âdile-i hükümet teessüsüne kadar merkez-i hükümetle bir vechile muhabere ve münasebette bulunmamağa karar vermiş olan milletten ordunun ayrılamayacağı, zât-ı vakaya muttali ve mahalline mücâvir olan kolordular kumandanları, hâk-i pây-i şâhânelerine arza mecbur olduk. Ol bâbda ve katıbe-i ahvâlde emrü ferman şevketlû pâdişâhımız efendimiz hazretlerinindir.