Nutuk/20. bölüm/Vesika 70

SURET 1
Dahiliye Nâzırı Âdil Beyefendi’ye

Zât-ı âlileriyle Mamuretülaziz Valisi Galip Bey arasında teati olunan telgraflar Kongre heyetince elde edilmekle aynen makam-ı vilâyete tevdî edildi. Bu telgrafların suretlerini zîrde derc ediyorum. Verdiğiniz emir, Galip Bey’in deruhde ettiği vazife, doğrusu beht ü hayretimi mûcib oldu. Bir taraftan bendenizin infisâlimin aslı olmadığını tebliğ ile şahsımı iğfal ve bir bâdire-i uzmâya ilka ediyorsunuz. Diğer taraftan da Müslümanları bir birine kırdırmak için tertibât-ı cinâyetkârânede bulunuyorsunuz. Sizi bu türlü tertibâta sevk eden sebep nedir. Bir türlü anlayamıyorum. Buraca pâdişâhına isyan etmiş bir kütle mi vardı ki eşkıyadan mürekkeb bir kuvve-i te’dîbiye göndermeye ihtiyaç görüyorsunuz. Ve böyle vâhi teşebbüsât-ı hainânenin mümkinü’l-icra olacağına nasıl kanaat edebiliyorsunuz. Evvel ve âhir arz ettiğim vechile dahil-i vilâyette muhill-i sükûn ve asayiş ufak bir hareket bile yoktur. Maksadınız Mustafa Kemal Paşa ile Rauf Bey’i tutmak ve Kongre’yi dağıtmak ise buna imkân olmadığını evvelce arz etmiştim. Şimdi yine bu iş için ahali arasında mukatele açmağa, memleketi ateşe vermeğe, büsbütün elden çıkarmaya sebep olmak ve bi’n-netice vatan ve millete karşı ihanet cürmü teşkil eder. Bendeniz öyle anlıyorum ki, zât-ı âliniz hırs-ı câh ile hakikati göremiyorsunuz ve hakikati söyleyenleri sevmiyorsunuz. Onları susturmak, ezmek istiyorsunuz. Bilerek yahut bilmeyerek düşmanların ekmeğine yağ sürüyor ve memleketi felâkete sürüklüyorsunuz. Şu hal ve vaziyette bulunan bir nâzıra artık itimâdım kalmadı. Bugüne kadar her mes’ûliyeti şahsen deruhde ederek idâre-i umûr ettim, fakat bu dakikadan itibaren bendeniz makam-ı vilâyette iken Harput ve Malatya Müslümanlarının Sivas Müslümanlarıyla ve buradaki anâsır-ı gayr-i Müslime ve ecnebiye ile mukatele etmeleri gibi hazin ve hûnîn bir manzaraya tahammül edebilecek kadar vicdansız olmadığımdan buna müsaade edemeyeceğim. Bu bâbdaki mes’ûliyetin tamamen size râci olduğunu arz ederim efendim.

10.9.35
Sivas Valisi
Reşit


SURET 2
Dahiliye
Sivas Vali-i Sâbıkı Reşit Paşa Hazretlerine

C: Kongrenin orada akdedeceğini bildirdiğiniz ictimââttan Düvel-i İtilâfiye’ce emsâl-i sâbıkası gibi hâsıl olacak su-i tesirât- ı azîme ve bundan vatan ve milletçe tahaddüs edebilecek mazarrat-ı vahîme şâyân-ı endişe olduğundan bu bâbdaki telgrafname- i vâlâlarına cevâben nazar-ı dikkat-i âlinizi vaktiyle celp ve bu teşebbüsün suret-i münasibede men’i esbâbının istihsalini dirayet ve hamiyet-i aliyyelerine terk etmiştim. İki şıkkı muhtevi olan cevapname-i malûm-ı vâlâları üzerine Galip Bey’in icra-yı memuriyeti hususuna Meclis-i Vükelâ kararıyla irâde-i seniye-i cenâb-ı hilâfetpenâhî şeref-sudûr buyuruldu. Vatan ve milletin ma’rûz olduğu mehâlik-i azîmeyi teşdîd etmekte olan harekât-ı vâkıâdan sarf-ı nazar edilmesi hakkında evvel ve âhir icrâ olunan tebligat ve te’kidatı nazar-ı dikkate almayarak mukteza-yı siyasete münâfi, vatan ve milletimiz hakkında cidden mehâliki dâi harekâtta ısrar edenler tarafından Galip Bey’e taarruza kıyâma varılması mülâhazasına binâen mücerred böyle bir münasebetsizliğin men’-i vukuu için Galip Bey’in lüzumu kadar muhafız ile birlikte azîmet etmesi muvâfık-ı ihtiyat görülmüştü ve birkaç muhafız ile gitmek isteyen Galip Bey’e böyle bir taarruza ma’rûz kalmamak için muhafızların ihtiyaten tezyîd ve miktarı yüz, yüz elliye iblâğı tavsiye olunmuştu. Bu kadar cüz’î bir miktar maksadı vâzıhan tayine kâfidir. Bunu tefsir ve tevile imkân yoktur. Galip Bey’den suretini naklettiğiniz yolda bir telgrafname de alınmamıştır. Bu bâbda zât-ı vâlâlarıyla teati ettiğimiz telgraflarla mütâlaa ve suretini nakleylediğiniz telgrafnamem dikkatle kıraat olunduğu halde bu defa yazdığınız telgrafnamenin ne kadar nâbecâ ve şahsî mesleğini ve vicdanını pek iyi bildiğiniz bir hâdim-i kadîm-i millete karşı kullandığınız tâbiratın ne derece nâsezâ olduğunu elbette teyakkun ve irâde-i seniye-i cenâb-ı hilâfetpenâhî hükm-i âlisine mutavaat lüzumunu takdir edersiniz. Hiç kimsenin uhde-i inhisarında olmayan hamiyet-i vataniyeden nasibim lehülhamd hiç kimseden aşağı değildir.

10.9.35
Dahiliye Nâzırı
Âdil


SURET 3
Dahiliye Nâzırı Âdil Beyefendi’ye

C: 10 Eylül 335. Evvelâ infisâlim hakkındaki irâde-i seniye-i hazret-i hilâfetpenâhînin resmen tebliğini ricâ ederim. Saniyen suret-i mevsûkada haber alındığına göre Vali-i lâhik Galip Bey’in Sivas’a beraber girmek üzere Malatya’da birtakım eşkıyâ ve eşirrâyı başına toplamak ihanetinde bulunduğu görülmesi üzerine mahallince derdestine teşebbüs olunmuşsa da refakatinde bulunan İngiliz Binbaşısı Noel, Malatya Mutasarrıfı Bedirhanîlerden Halil ve mazhar-ı teshîlât olmaları için taraf-ı devletlerinden yedlerine vesika verilen Kâmran ve Celâdet ve Diyarbekirli Cemil Paşazade Ekrem Beylerle beraber Kâhta istikametine doğru firâr etmişler ve elân takip edilmekte bulunmuşlardır. Şu hale göre Galip Bey’in buraya vürûdu vakte muhtaç ve belki meşkûk olduğundan bu hakayıkı hâkipây-i şâhâneye arz ettikten sonra azlim hakkında şeref-taalluk buyurulacak irâde-i seniyenin şâyân-ı itimat bir nâzır tarafından resmen tebliğiyle beraber bundan sonra kat’iyen mes’ûliyet kabul edemeyeceğime mebni irâde-i hilâfetpenâhîye mutavaaten işten çekilmek üzere kime tevdî-i vekâlet edeceğimin gene o nâzır tarafından emr ü iş’ârına müsaade buyurulmasını istirham ederim efendim.

10.9.35
Sivas Valisi
Reşit