Nutuk/20. bölüm/Vesika 27

21.6.35
İstanbul’da bazı zevâta hususî mektup

Vatanın tehlike-i inkısâmını aynen gösteren safhanın hûnîn icrââtı, vicdan-ı millîyi bir emel-i halâs etrafında ve Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye ve Redd-i İlhak Teşkilâtı namı altında serî bir surette toplamağa başlamıştır. Yalnız mitingler ve sâire gibi tezâhürât, büyük gayeleri hiçbir vakitte kurtaramaz ve ancak sine-i milletten bi’l-fiil doğan kudret-i müşterekeye istinat ederse rehâkâr olur. Fakat şüphe götürmeyen bir hakikattir ki, bu acı safhayı bu kadar mühlik bir şekilde ihzâr eden en müessir âmil maalesef pâyitahtımızdaki muhâlif cereyânlar ve Anadolu’nun sâf ve mukaddes âmâl-i milliyesini muzır bir şekilde infirâda uğratan siyasî ve gayr-i millî propagandalardır. Kuvâ-yı Milliye’yi bugün için böyle yanlış yollara sevk ile dağıtmanın mücâzâtını vatanımız aleyhinde ve pek mebzul bir surette görmekteyiz. Binâenaleyh İstanbul’un işbu muhâlif cereyânları artık Anadolu’ya ve âmâl ve hissiyât-ı milliyeye hâkim değil tâbi olmak mecburiyet-i vataniyesindedir. Ve pâyitaht Düvel-i İtilâfiye tarafından tahliye edilinceye kadar bu mecburiyetin mutlak olduğu kanaatindeyim. Bu hal bi’t-tabi zât-ı âlilerince de takdir olunur. Arîzamda tasvir edilen vaziyet bugün serî ve umumî bir millî kongrenin in’ikadını icap ettirmektedir. Bu davet her tarafa ta’mîm ve ifa kılınmıştır. Devletin inkısâmı mevzu-i bahis olduğu bir sırada İngiliz propagandasıyla başveren Kürdistan istiklâli gibi cereyânlar dahi bi’l-muhabere tarafdârânını celp ve hilâfet ve saltanat etrafındaki gaye-i müşterekemize davet ve tamamî-i mutabakat suretiyle lehü’l-hamd lehimize dönmüş ve kongreye davet olunmuştur. Bu millî ve hayatî mesele için İstanbul’da “zât-ı sâmîleri/zât-ı devletleri/zât-ı âlileri*” gibi vatanperver ve sahib-i kelâm mütefekkirîne teveccüh eden fedakârlık bilhassa pek büyüktür. Bu gaye-i salâh ve millî istihsal edilinceye kadar âcizleri Anadolu’dan ve sine-i milletten ayrılamayacağım ve bu noktada nihayete kadar bir ferd-i millet gibi çalışacağımı millete karşı mukaddesâtım namına söz verdim ve hiçbir kuvvet bu azm-i millîye mâni olamayacaktır. Bu karar-ı âcizânem umum Anadolu’da re’s-i kârda bulunan mes’ûl ve kıymettar umum arkadaşlarımın içtihad ve kanaat-i müşterekesine istinâd etmekte olduğunu da ilâveten arz ile ihtirâmât-ı mahsusa-i kalbiyemi teyid eylerim Efendim Hazretleri.

Mustafa Kemal