Nutuk/20. bölüm/Vesika 144

Deraliyye, 13.10.35
Sivas’ta Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine

Muhterem Paşam; kaç gündür zât-ı âlinizle matbûat heyeti namına muhabere ediyorduk. Bugün de Tasvir-i Efkâr namına tasdi’ edeceğim. Ber-vech-i zîr bazı sualler arz eyliyorum; maksat, Kuvâ-yı Milliye’nin vaziyeti hakkında mümkün mertebe sarîh ma’lumât vermektir. Alınacak cevapların ajans vasıtasıyla Avrupa’ya çektirilmesine çalışılacaktır. Bu suallerden münasip görülenlere yarınki nüshaya yetiştirilmek üzere mümkün mertebe çabuk cevap vermenizi ricâ ederim.

  1. Kuvâ-yı Milliye’nin vücuda gelmesinin ilk sebepleri nedir?
  2. Teşkilât-ı Milliye ne vakit başladı?
  3. Bugün kaç vilâyete hükmü şâmildir?
  4. Teşkilât-ı Milliye’nin başlıca erkânı kimlerdir?
  5. Maksad-ı aslîsi nedir?
  6. Maksad-ı aslîsini istihsal için başlıca teşebbüsâtı nedir?
  7. İntihâbat hakkında fikri nedir?
  8. Anadolu’da intihâbat tamamıyla serbest yapılabilecek midir?
  9. İntihâb-ı nisbî esasa kabul olunur mu?
  10. Avrupa’ca teşkili mutasavver Ermenistan hudûdu hakkında ne düşünüyorsunuz?
  11. Sizce Ermenistan hudûdu ne olabilir?
  12. General Harbord ile ne mülâkat ettiniz?
  13. Kuvâ-yı Miliye’nin ikinci, üçüncü derecede uzviyetleri içinde bazı İttihatçılar vardır, deniliyor ne dereceye kadar doğrudur?
  14. İttihatçıların Kuvâ-yı Milliye üzerine tesir etmesi kabil midir?
  15. İntihâbattan sonra Kuvâ-yı Milliye ne şekilde kalacaktır?
  16. Müstakbel hudutlarımız sizce ne olabilir?
  17. Muhtasaran tercüme-i halinizi bildirir misiniz?
  18. Meb’ûs intihâbı için namzetliğinizi vaz’edeceğiniz söyleniyor, doğru mudur? Nereden meb’ûs çıkmak istiyorsunuz?
  19. Rüfekanız meyânında başka kimler meb’ûs olmak arzusundadır?
  20. Şehrinizde İtilâf Mümessilleri var mı, onlarla hal-i temasta mısınız? Size karşı vaz’u tavırları nedir, harekât-ı milliye hakkında ne düşünüyorlar?
  21. İstanbul’a mümessil tayin ettiğiniz Vasıf Bey ne vakit gelecektir, talimatı nedir?
Tasvir-i Efkâr Sermuharriri
Velid
Velid Beyefendi’ye

Paşa Hazretlerinin telgrafnameniz muhteviyâtına numara sırasıyla ber-vech-i âti not ettirdiği cevapları arz ediyorum.

Cevat

1– Milletin ma’rûz kaldığı muâmelât-ı hak-şikenâne.

2– Akîb-i mütarekede ve vatanın her tarafında hemen aynı zamanda.

3– Bugün Anadolu ve Rumeli vilâyâtında teşkilât-ı milliyeden mahrum bir yer kalmamıştır. Hükmü umum vatana şâmildir.

4– Teşkilât-ı Milliye’nin erkânı masûniyet ve istiklâl-i vatan için kalpleri çırpınan milletin umum güzide evlâdlarıdır.

5– Maksad-ı aslî vatanın tamamîsini ve milletin istiklâlini temîn etmektir.

6– Kuvâ-yı Milliye’yi âmil ve irâde-i milliyeyi hâkim kılmaya azm-i kat’î ile karar vermiş olan ve bütün efrâd-ı milleti câmi bulunan teşkilâtımızdır. Nizamname ve beyannamemizde aynen musarrahtır.

7– İntihâbâta gayr-i meşrû’ bir gûnâ müdahalede bulunmayıp milleti serbest bırakmaktır. Yalnız Cemiyetimiz, esâsâtını kabul edenlerin intihâpta muvaffak olmalarını temenni eder.

8– Evet yapılacaktır.

9– Bu defaki intihâbâtın mevcut kanuna tevfîkan icrası zarurîdir. Ve zaten bu yolda da başlanmıştır. Temsil-i nisbî usûlü Meclis-i Millî’nin halledeceği bir meseledir.

10, 11– 30 Teşrinievvel 34 tarihindeki hudûdumuz dahilinde kalan aksâm-ı vatandan bir karış toprağın Ermenistan Hükümeti’ne ilhakına millet kat’iyen razı değildir.

13– Cemiyetimizde İttihatçı olarak kimse mevcut değildir. İttihatçılık tarihe karışmıştır. Hükümet-i merkeziyenin, garbın hata-yı siyasîsi onların ihyâsına sebebiyet vermediği takdirde millet bunun ihyâsını der-hatır bile etmeyecektir. Buna dair Heyet-i Temsiliye’nin yeni bir beyannamesi bu gece Matbûat Cemiyeti Riyâseti’ne keşîde edilecektir.

14– Kuvâ-yı Milliye’mizin hâkim-i müessiri ancak millet ve makasid-i âliye-i milliyedir. Başka hiçbir ferd veya cemaat müessir olamaz.

15– Kuvâ-yı Milli’yenin şekl-i âtisi, Meclis-i Millî, emniyet ve serbestî ile vazife-i teşriiye ve murakabesini ifaya muvaffak olduktan sora bir kongre ile tayin edilecektir. Bu husus nizamnamemizin son maddesinde musarrahtır.

16– Müstakbel hudutlarımız bizce 30 Teşrinievvel 34 tarihinde mütareke akdedildiği günde fiilen sahip kaldığımız huduttur.

18– Meb’ûsluğa namzetliğimi vaz’ etmedim ve etmeyeceğim ve fakat millet herhangi bir yerden beni meb’ûsluğa intihap ederse maa’l-iftihar kabul ederim.

19– Rüfekam da aynen benim gibi düşünmektedirler.

20– Şehrimizde İtilâf Mümessilleri yoktur. Ancak muvakkaten gelip geçen tekmil Avrupa ve Amerika devletlerine mensup memurîn-i siyasiye ve askeriye ile vuku bulan hususî mülâkatlarda teşkilât ve harekât-ı milliyemizin mahiyet-i meşrû’asını tamamen tasdik ve takdir eylemişlerdir.

17– Paşa’nın tercüme-i hali muhtasaran ber-vech-i maruzdur:

Rumî 1296 tarihinde Selânik’te tevellüd ederek rüşdî tahsilini Selânik’te, idadî tahsilini Manastır’da, Harbiye ve Erkân- ı Harbiye tahsillerini Dersaadet’te ikmâl ile 320 senesi Erkân- ı Harbiye Yüzbaşılığı ile neş’et etmiş ve 323 senesine kadar Suriye’de ve Kolağası olduktan sonra 327 senesine kadar Makedonya’da bulunmuşlar; bu müddet zarfında Ordu Erkân-ı Harbiyesi’nde, Redif Fırkası erkân-ı harpliğinde, Ordu ve Kolordu Erkân-ı Harbiyesi’nde ve Selânik Zâbitân Talimgâh Kumandanlığı’nda ve Şimendifer Hattı Müfettişliği’nde ifa-yı vazife eylemişlerdir. 31 Mart hadisesi üzerine Selânik’ten Dersaadet’e hareket eden kuvvetlerin Erkân-ı Harbiye Reisliği’nde ve 326’da Arnavutluk’ta icrâ edilen harekâtta Harbiye Nâzırı Mahmut Şevket Paşa’nın erkân-ı harbi olarak bulunmuş ve 1910’da Picardie manevralarını takip için Fransa’ya azîmet etmiştir. 327 senesinde Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Dairesi’ne memur edilmiş ve oradan İtalya Muharebesi münasebetiyle Trablusgarb’a giderek bu harbin nihayetine kadar Sirenaik mıntakasında Derne Kuvvetleri Kumandanlığı’nı ifa eylemiş ve bu esnada Balkan Muharebesi başlamış ve Bulgarların Çatalca hattına geldikleri bir zamanda İstanbul’a avdet ederek Gelibolu’da Kuvâ-yı Mürettebe Erkân-ı Harbiyesi Harekât Şubesi Müdürü ve Bolayır Kolordusu Erkân-ı Harbiye Reisi olarak Balkan Harbi’ne iştirakle Edirne üzerine mezkûr kolordu ile hareket etmiş ve Dimetoka havalisinin istirdâdında bi’l-fiil bulunmuşlardır. Balkan Harbi’ni müteakib Sofya, Belgrat, Çetine Ataşemiliterliklerini ifa etmek üzere Sofya’ya memur ve orada Kaymakamlığa terfi edilmiştir. Harb-i zâilin ilânını müteakib Tekirdağı’nda yeni teşekkül eden On Dokuzuncu Fırka Kumandanlığı’na tayin olunmuşlardır. Maydos ve Havalisi Mıntakası Kumandanlığı’nı ifa ettikten sonra mezkûr fırka ile bu mıntakada bulundukları sırada Arıburnu Kuvvetleri Kumandanlığı’nı deruhde eylemiş ve bunun neticesinde Miralaylığa terfi etmişlerdir. Bilahare Anafartalar Grubu Kumandanı olmuş ve İngilizlerin çekilmeleri üzerine On Altıncı Kolordu Kumandanı olarak Edirne’ye ve orada bir ay kaldıktan sonra Diyarbekir, Bitlis, Muş havalisine aynı numara ile Kolordu Kumandanı olarak gitmiş ve mezkûr cephede Mirlivalığa terfi ettirilmişlerdir. Tahaşşüd eden İkinci Ordu dahilinde Bitlis ve Muş’u beş gün muharebeden sonra Ruslardan istirdâd eylemiş ve bir müddet sonra İkinci Ordu Kumandanlığı Vekâleti’ne ve az bir müddet sonra Hicaz Kuvve-i Seferiyesi’ne Ordu Kumandanı olarak tayin olunmuş ise de Şam’a kadar gittikten ve Sina cephesini teftiş eyledikten sonra Medine’ye gitmelerine hacet görülmediğinden İkinci Ordu Kumandanlığı’na asaleten tayin edilerek Diyarbekir’e avdet olunmuş ve 1333 senesinde Halep’te tahaşşüd eden ve General Falkenhayn taht-ı idaresinde bulunan gruba dahil olan Yedinci Ordu Kumandanlığı’na tayin edilmişlerdir. Müşarünileyh ile harekât-ı harbiyede aralarında ihtilâf-ı nazar hâsıl olduğundan ve Hükümet de nokta-i nazarlarını tervîc etmediğinden mezkûr Ordu Kumandanlığı’ndan istifa ve müteakiben tayin kılındığı İkinci Ordu Kumandanlığı’nı da kabul etmeyerek İstanbul’a avdet etmişlerdir. Bu müddet zarfında veliaht bulunan zatın refakatinde olarak Almanya Karargâh-ı Umumîsi’ne ve Alman garp cephesine seyahat eylemişlerdir. Veliahdın pâdişâh olmaları üzerine şifahî ve musırrâne irâde ile Falkenhayn’in mağlûp bıraktığı Nablus civarındaki Yedinci Ordu’ya tekrar gitmiş ve vürûdundan on beş gün sonra vuku bulan umumî İngiliz taarruzunda bu orduyu Halep’e kadar ricât ettirdiği sırada pâdişâha Fahrî Yaver olmuştur. Halep Muharebesi’ni müteakib Yedinci ve Adana havalisinde bulunan İkinci Ordulardan mürekkeb Yıldırım Grubu Kumandanlığı’nı deruhde ve ba’de’l-mütareke İstanbul’a avdet eylediler. Son zamanda ma’lûm olduğu vechile Üçüncü Ordu Müfettişliği’yle Şarkî Anadolu’da bulundukları esnada 8 Temmuz 35’te silk-i askerîden istifa etmişlerdir.