Kasîde-i Merhum Agehi Efendi tahmis-i Monla Mehemmed Efendi

Bahr-i 'ışk içre dilâ kıble yeli gibi esen
Fülk-i dil mevc-i belâdan alınmaz oldı dümen
Dostum düşmene uyub pocalatma benden
Çekdürüb firkatânı bizden ırag olduñ sen
Bahr-i firkatde niçe furtunalar çekdüm ben

'Âlemi gark eder akıtma sirişküm nehrin
Nice bir nûş edeyim derd-i firakuñ zehrin
Saluban gülk-i dile bâd-i muhâlif kahrın
Sen yıkarsın bu yakalarda göñüller şehrin
Dil ü cân mülkini yagma edici sensin sen

Ey güzeller re'isi sen ne elün 'ademîsin
Yemm-i 'ışkuñ heb esîr eyledügi ada mısın
Furtuna derdi yeter salma cefâlar gemisin
Bâd-î 'ışkûn alavand eyledi sabrum gemisin
İlevend oldı göñül tıflı senüñ derdüñden

Andire Dorya elinden mi gelürsin âyâ
Bize İspanya Iugâtin hecelet ahyânâ
Kırmızı kadfe yelek gey, melek ol, ey ra'nâ
Barbariçañ siyeh atlasdan olaldan, cânâ
Gemici neftilerin 'âşık-ı zar etdüñ sen

Bir benüm gibi dahı var mı bu yaşda kurıda
Bahr u berde sîmber canlar içün cân eride
Palamar dutmadı baştarda sürür Iengeri-de
Bahr-i 'ışk içre yürürsem nola yelken dorıda
Bir harami bakıcı yâre esîr oldum ben

Dil-ki hatt-ı ruh-ı zibada erişür Hızra
Sanki Musâ-durur irşada erişür Hızra
Nâgehân düşse bir uftâde erişür Hızra
Seyr éden yüzüñi deryada erişür Hızra
Kadre ugrar seni bir kerre kadirgada gören

Bu zamân hubları alarga degül nâdâna
Forsa yüzden pojalar hayli zevi'l-'irfâna
Âh-ile kanlu yaşum döner ise tûfâna
Yâr agyâr-ile deryaya çıkar seyrâna
Ehl-i dil 'âşık olan volta urur geñ yakadan

Bahr-i vahdetde şeri'at bir emin keştî-dür
Sakın ol, çıkma içinden ki metîn keştî-dür
Kulzum-i gamda tenüm sanki hemîn keştî-dür
Dûd-ı âhum direk oldı, bu zemîn keştî-dür
Bir yeni yelken olub-dur aña gerdûn-ı köhen

Aşnâ-yi yemm-i 'ışk oldum édüb terk-i kabâ
Ki o bîgâne güzel yâdına çak oldı yaka
Salta manca étdi velî derdü ....
Cânda sugurya-durur derdü belâ renc ü 'anâ
İstifa oldı gönül mankaları mihnetden

Rüzgâruñ baña çok furtunasın çaldı havâ
Az kalub-dur yemege ten kayıgın bahr-i fenâ
Pîrümüñ himmet eli Hızr erişe yohsa, dilâ
Geldi çatdı dil u cân zevrakına bad-i belâ
Bizi çignetmege bu fülk-i felek dutdı dümen

Korkulı mersâ-durur yatma sulan yüri yola
Kıyılar dögdi seher, al demüri, tenta fora
Kerteden engine aldı yolumuza pusula
Rüzgâr oldı muhalif, başuma üşdi belâ
Başladı geldi karıntı yine başdan kıcdan

Paçarizde koma abliyi kaziyi kurtar
Boş koma 'unsur-ı çârmîhûnâ doldur yer yer
İstikâmet dümenin al ele, merdlik göster
Bahr-i 'ışka düşeli oldı muhalif çenber
Korkum ol-dur ki gele bad-i belâ yaprakdan

Bahr-i 'ışk içre bu dil kalyetası-dur seyyah
Yolumuz kıble yeli ile açup-dur Fettah
Gevherin sac o muhit-i keremüñ, ey meddah
Eger oldunsa mahabbet denizinde mellâh
Pusula şevk gerek, harti gam u derd ü mihen

Bu cezâyirde levendâne edersen akını
Nefs-i şümûn ki elinden sakını-gör sakını
Şevk adasında durı-dur ko ırag u yakını
'Işk deryasına salduñsa gönül zevrakını
Bulımazsın bu yakalarda, dilâ, sen mesken

Zifoz-ile geliyür dört yañadan bad-i bela
Emr-i takdir-ile çeksem elem-i derd nola
Çünki hâtifden erişdi kulağa böyle sadâ
Rüzgâruñ karışık oldı, hazer eyle, dilâ
Üstine aldurasın tira mola mayna seren

 Mevsim-i baht, dilâ, ger saña yâr olmaz ise
Oltaya gelmeyüb ol mahi şikâr olmaz ise
Volta vur bir niçe gün çare-i kâr olmaz ise
Hûblar forsa kaçub sana kenar olmaz ise
Olma anlardan alarga, bir iki gün katlan

'Âşıkuñ himmeti a'lâ vü bülend, ey zâhid
'Işk körfüzleri heb doldı levend, ey zâhid
Gelse yaprakdan olursın alavand, ey zâhid
Bahr-i 'ışk içre olan 'aşıka pend, ey zahid
Karadan âlet oñarmak gibi-dür geñ yakadan;

Kandiliçada nigün ol, yâ serende ber-dâr
Yâ bilaşkerme kenarında kürelide der-kâr
Yüri; çek çifte kürek, tek beni görme zinhâr
Götür irgalyayı, olma paçariz, ey agyar
Yâri ben bahr kenarında kenâr eyler-iken

Ey re'is, lenger-i 'aklı koma bu meskende
Kankal et tül-i emel gündeşini sen sende
Palamar al kıyıdan, üsküfeyi çek bende
Ey göñül, nice yatursın bu liman-i tende
Himmetüñ lengerin al, mevsimi-dür, ac yelkeni

Pupa-dur ehl-i dilüñ gitdügi dogrı yolı gör
Pusula ya'nî gönül kıblenümâsın bulı-gör
Orsa varsañ bu fenâ çenberini korkıla gör
Korsan ol hâsılı dünyâdan alarga olı-gör
Bu hayırsuz adada durma, dilâ, iso seren

Ak deñiz mevci gelür cûş-ıla çaglamag-ıla
Ehl-'ışkuñ gözi karardı kan aglamag-ıla
Fülk-i dil menzil alur dehri kolaylamag-ıla
Rüzgâruñ pupa olmaz ise avlamag-ıla
Yüri deryâ üzerinde bir iki gün oyalan

Fursatuñ mevsimi-dür hay agır ol, eyle karâr
Dola kuvvet komenasın baba-i sabra, ne var
Nevbetüñ foglasmı beş güne dek eyle şümâr
Himmetüñ göncügin elden salı-verme zinhâr
Keştiy-i sabruñı sakla alavand olmakdan

Gitdi sabrum dumanı komadı tâkat tende
Sag esenseñ gel-e ey bâd-i muvâfık sen de
Paçariz olma bize mudda'iyâ iñende
Alamargayla yüri yogısa yel yelkende
Çünki 'âşık olımazsın hele bârî yelten

Yemm-i vahdetde makarr eylemege 'azm eyle
Katrañı dürr-i güher eylemege 'azm eyle
Bahr-i ma'nâya güzer eylemege 'azm eyle
Kulzum-i 'ışka sefer eylemege 'azm eyle
Rüzgâr oldı yüri tenta fora sök yelken

Bize çatmaga havâ korsanı gözler zanca
Kilimüm mevc-i belâ aldı meded hey kanca
Korugı sabırıla helvâ edegör gel anca
Etmek isterseñ ege bâg-i cinânda manca
'emal ü zühd komanyasını vâfir yüklen

Çatagör yokluga yak varlıgı ey dil yab yab
Keştiy-i 'âriyetüñ firkatadan eyle harâb
Furtuna kopdı deñiz şüzini kapladı sehâb
Orsa varsañ çıkamazsın poca gitseñ girdâb
nice kullansañ atar karaya bu keştiy-i ten

Eski derdüm yeñilendi idi bu kalyonda
Cân miyânı kemer-i gûşe kılurdı anda
İşbu beş günlük 'ömr neyleye dehr-i dûnda
Olmadın lenger-i ten bahr-i fenâya fonda
Pupa âlâtile cân kalyetasını kullan

Ne yerüñdür senüñ ey fülk-i dil 'ummân-ı belâ
Bu donanmasına dîn düşmeninüñ yahşı baka
Hased u hıkd u gazab gîbet ile bugz u riyâ
Ey dirîgâ bizi gâfil-le zebün etdi havâ
Geldi çatdı demür üstinde yaturken düşman

âh kim fülk-i teni bahr-i fenâ bir gün yer
Bu heves yelkenini bâd-i havâdis yırtar
Pîr oldukça göñül cânına cânân ister
Yâ İlâhî bizi girdâb-ı havâdan kurtar
Bize yol ver varalum bir ilimana erken

Bu dür-i nazmı hemân ehl-i basîret añlar
Bunı ol gevher-i kân ehl-i ferâset añlar
Bu erenler yolın erbâb-i tarîkat añlar
Kelimâtüm dür-i deryâ-yı hakîkât añlar
Bahr-i ma'nâda şinâverlik eden ehl-i suhan

Ey mehemmed yem-i hicrânda mı yohsa yürüdüñ
Firkatüñ furtunasın firkataya bulduruñ
Pûs-ı gamda komayub derd-i seri arturduñ
Olsa deryâ kumı mıkdârı kayurmaz derdüñ
Sâ'ati var geçer ey Âgehî sabr et katlan

Kaynak: Tietze, A . (2010). XVI. Asır Türk Şiirinde Gemici Dili (Âgehi Kasidesi ve Tahmisleri), . Türkiyat Mecmuası , 9 (0) , 113-138 . çevrim içi erişim arşivlenmiş kopyası
Telif durumu:

Bu eser, kamu malı olmuş bir eserin çeviri yazısıdır ve işlenmiş sayılmaz, kamu malıdır. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'un işlenmiş eserleri tanımlayan 6. maddesine göre

  • Henüz yayımlanmamış olan bir eserin ilmi araştırma ve çalışma neticesinde yayımlanmaya elverişli hale getirilmesi (İlmi bir araştırma ve çalışma mahsulü olmayan alelade transkripsiyonlarla faksimileler bundan müstesnadır.)

-