Ergenekon iddianamesi/BÖLÜM V ŞÜPHELİLERİN BİREYSEL DURUMLARI İKİNCİ GRUPTAKİ KİŞİLERİN BİREYSEL DURUMLARI 59- ŞÜPHELİ NUSRET SENEM

59- ŞÜPHELİ NUSRET SENEM


a)-Savcılık ifadesinde;Düzenle

"İşçi partisi genel sekreteri olarak görev yapmakta olduğunu, Ulusal kanalın avukatlığını yaptığını, Partide 4. katta girişte soldaki odanın çalışma ofisi olduğunu, avukatlık yaptığı yerde aynı bir binanın da Kızılay'da olduğunu, Şüphelilerden Doğu PERİNÇEK, Ferid İLSEVER ve Adnan AKFIRAT'ı İşçi partisi sebebiyle tanıdığını, Kemal ALEMDAROĞLU ve Emin GÜRSES'i tanıdığını, Mehmet Zekeriya ÖZTÜRK, Halil Behiç GÜRCİHAN, Veli KÜÇÜK ve Ergün POYRAZ' ı tanımadığını, DOĞU PERİNÇEK gözaltına alındığı tarihlerde adliyenin önünde olduğunu, bazı ifadelere katıldığını, hatta Yargıtay krokisi denilen krokiyi de Adnan AKFIRAT' a sorulduğu zaman haberinin olduğunu, daha sonra Doğu PERİNÇEK'in mahkeme ifadesine de girdiğini, daha sonra Taraf gazetesinde krokilerin yayınlandığını gördüğünü, muhabirleri Ufuk AKKAYA'mn yayınlanan krokinin yayınlanmasından bir gün önce kendisine "Taraf gazetesinin muhabiri bana bu CD'leri bize Ramazan AKYÜREK verdi" şeklinde bir beyanda bulunduğunu söylediğini, buna şu anda avukatı olan Mehmet CENGİZ'in de şahit olduğunuve İşçi Partisi İstanbul İl Başkanı Erkan ÖNSEL'in de şahit olduğunu, yayınlanmadan bir gün önce olmuş bir hadise olduğunu, Yarın taraf gazetesinde yayımlanacağının söylenmiş olduğunu, Bulunan CD ve krokinin Emniyette kendisine gösterildiğini, 29 Ocak 2008 tarihinde Ankara C. Başsavcılığına Emniyetteki F Tipi Örgütlenmeyi anlatan 4 sayfalık 57 kişilik bir listeyle şikâyetçi olduğunu, bu belgenin gazeteci bir arkadaşı tarafından verildiğini, kendisinin de savcılığa verdiğini, 2008/16541 sayılı soruşturma numarasına kaydedildiğini, ancak husumet olmasın diye dilekçesinde isimlerini yazmadığını, ancak ekli belgeyi sunduğunu, bu belgenin de Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Necati ALTINTAŞ tarafından hazırlandığım, Saygı ÖZTÜRK'ün bizzat Tempo dergisinde yazdığını, Yargıtay ile alakalı Cd'nin oluşturma tarihinin Emniyette kendisine gösterildiğini, 5 Şubat 2008 tarihli belge olduğunun bildirildiğini, buradan kendisi Ramazan AKYÜREK ile


alakalı şikâyette bulununca Ramazan AKYÜREK'in bir komplo kurduğunu ve bu komplo gereği de bu CD'leri İşçi partisine koydurduğunu veya arama sırasında bizzat kendileri tarafından koyulmuş olabileceğini anladığını çünkü aramanın baştan sona usulsüz bir arama olduğunu, Partinin avukatlarının alınmadığını, daha sonra Mehmet CENGİZ ile zorla girdiklerini ve zorla Genel Başkanları Doğu PERİNÇEK'i usulsüz olarak gözaltına aldıklarını, Ayrıca o CD'de geçen Yargıtay üyeleri ile alakalı olarak bütün bilgilerin tamamen istihbari not olduğunu, ancak Emniyetin birimlerinin yapmış olabileceğini, Yargıtay'dan iki kişiyi tanıdığını, Birincisi 2. Ceza Dairesi Başkanı sınıf arkadaşı Nedim BARAN ve İkincisi yeni başkan olan 18. Hukuk Dairesi Başkanı olan Abdurrahman abi olduğunu, Soyadını hatırlamadığını ancak hemşerisi olduğunu, bunun dışında Yargıtay' a 1 yıldır bir veya iki defa gittiğini, Yargıtay'da birkaç dosyasının olduğunu, dosyalarının bilgisayarında yazılı olduğunu, tek tek bakılırsa nerde olduğunun ortaya çıkacağını, Danıştay'da birçok dosyasının olduğunu, Bilgi notunda ismi geçen şahıslardan Yarsav başkanı Ömer Faruk EMİNAĞAOGLU'nu gıyaben televizyondan tanıdığını, diğer şahıslan ismen tanımadığını, Kendisinin CD kullanmadığını, disket kullandığını, 1-2 aydır da Flash disk kullandığını, bilgisayarlarına, ajandalarına ve telefonlarına bakıldığında bu şahıslarla irtibatının olup olmadığının ortaya çıkacağını, Hatta tanıdığı insanlar olsa bile kendisi siyasetçi olduğu için gidip yanlarına uğramadığını, yanlış anlaşılmaya sebebiyet vermemek ve arkadaşlarına zarar verilmemesi için uğramadığını, hakimlerin tarafsız olduğu için siyasetçi olduklarından yanlış anlama olmasını istemediğini, Ayrıca Ramazan AKYÜREK ile alakalı Fetullahcı olduğuna dair bir gizli sicil fişi olduğunu, bu sicil fişini Ankara 24. Asliye Mahkemesinde kendisinin açmış olduğu bir tazminat davasında mahkeme dosyasından aldığını, bu sicil notu sebebiyle de açtığı tazminat davasının reddedildiğini, bununla alakalı olarak da Hrant DİNK cinayetinin de bunun adamları tarafından işlendiğini basın toplantılarında söylediğini, bundan dolayı Ramazan AKYÜREK'in kendisine husumet beslediğini, Ramazan AKYÜREK imzalı veya o günlerde kendisi adına herhangi bir zarf ve posta gelmediğini, ayrıca kendisi ile aralarında ona aşkın dava olduğunu, Emniyete yapmış olduğu Fetullahcılık iddiası ila alakalı olarak da Ramazan AKYÜREK'in kendisini şikâyet ettiğini, dosyanın savcı Nuh Mete YÜKSEL'de olduğunu, kendisini çağmp "elinde başka bir bilgi ve belge varsa ver" dediğini, hem Asliye Hukuk kararını hem de gizli sicil notunu verdiğini, şu anda da soruşturmanın derdest olduğunu, 30 yıllık Avukat olduğunu ve böyle bir namussuzluk ve şerefsizlik yapacak son insan olduğunu, ayrıca Maraş davasının ve Sivas davasının avukatı olduğunu, burada mağdur olanların alevi vatandaşlar olduğunu, kendisinin Sünni kökenli olduğunu, mağdur edilen ve yakılan insanların vekilliğini yaptığını, nasıl Alevi- Sünni, Kürt - Türk ayrımı yapacağını anlayamadığını, İlhan SELÇUK' u gıyaben tanıdığını, bir seferde Sultanahmet Adliyesinin karşısında bir yemekte karşılaştıklarını, bir ödül töreni ile alakalı olduğunu, onun dışında herhangi bir irtibatının olmadığını, İbrahim ARSLAN'ı, Halil DOĞAN'ı, Mustafa OZAN'ı, Sait ZORLU'yu ve CENGİZ KÖYLÜ'yü tanımadığını, Yaşar Hacı SALİHOĞLU'nu tanıdığını, bir kaç sefer Ankara'da bürosuna geldiğini, Doçent olduğunu, zaman zamanda Ulusal Kanal'da program yaptığını ve oradan tanıdığını, M. Bora PERİNÇEK'i tanıdığını. Genel başkanın oğlu olduğunu, Ermeni meselesi ile alakalı araştırma yaptığını, M.Bedri GÜLTEKİN' i tanıdığım, Parti Genel Başkan Yardımcısı olduğunu,

Hikmet ÇİÇEK'i tanıdığını, Partinin Basın Bürosu Başkanı olup değerli bir gazeteci olduğunu, Zerrin ÖZTÜRK'ü tanıdığını, İstanbul'da Avukat bir meslektaşı olduğunu, eşi Hüseyin HAYDAR'm şair olduğunu ve Ulusal Kanal'da program yaptığını, Mevlüt USTA'yı tanıdığını, İstanbul İl Sekreteri olduğunu, Hıdır HOKKA'yı tanıdığını, Partinin eski yöneticilerinden olduğunu, muhtarlarla alakalı program yaptığını, Abdurrahman TAŞÇFyı tanıdığını, İstanbul il yöneticisi olduğunu, İP Karargâh evleri başlıklı çok gizli ibareli ve üzerinde antetinde çok gizli kopya yazan belgeden haberinin olmadığını, Partilerine birçok bilgi ve belge geldiğini, bu belgeyi hiç görmediğini ve bu tür yapılanmadan da haberinin olmadığını, Aramalar sırasında ele geçirilen Devlete ait olduğu anlaşılan gizlilik derecesi bulunan belgelerin ne şekilde partiye geldiğini bilmediğini, zaman zaman bazı kişilerin kendilerine CD veya belge gönderdiklerini, onları tasnif ettiklerim, işe yaramayanları attıklarını, ancak Sönmez KÖKSAL'm Mit müsteşarı olduğu dönemde hazırlamış olduğu Susurluk'la ilgili Mit Raporunu Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinde bir partinin yetkilisinin ismi geçmesi nedeniyle hatırladığı kadarıyla da Büyük Birlik Genel Başkanı Muhsin YAZICIOĞLU'nun ismi ile ilgili olarak Avukat olarak katıldığı davada talebi üzerine mahkemenin isteyip Başbakanlıktan Şenkal ATASAGUN imzalı olan mit raporu olduğunu, Zaten belgenin üzerinde kendisi ile ilgili mahkemenin numarasının yazılı olduğunu, Arama sırasında İşçi Partisi Genel Merkezinde bulunan " Kemalist Model-Ulusal Gençlik Hareketi-Dinamik" isimli dokümanı daha önce şüpheliler Veli KÜÇÜK, Ümit OĞUZTAN ve Tuncay GÜNEY' den ele geçirildiği hatırlatılarak sorulduğunda; Bu belgeyi daha önce hiç görmediğini, basın bürolarına gelmiş olabileceğini, bu belgeyi görmediğini ve okumadığını, İşçi Partisi'nde bulunan dokümanlar arasında Başarılarınız başlıklı belge içerisinde "eylemci hat" isimli hat isimli alt başlıkta " Öncü gençlik 5 Genel kongresinde Türkiye'nin genel gündemine ilişkin örgütlerimizin militan eylemler yapması kararını almıştık bu kararı hayata geçirdik böylece öncü gençlik tarihinin en fazla eylem yapılan ve bu açıdan en verimli olan dönemini yaşadık" şeklindeki dokümanda geçen "Militan eylemler" den neyin kastedildiği sorulduğunda; Öncü Gençliğin İşçi Partisinin Gençlik teşkilatlanması olduğunu, Dağlıca baskınından sonra bütün illerde yürütülen şehit cenazelerinde, Cumhuriyeti savunan mitinglerde yer aldığını, militan eylemlerden kastettiklerinin bu tür eylemler olduğunu, Arama sırasında ele geçirilen "Osmanlıdan Günümüze Masonik Bilderberk Çetesi ve Örtülü Faaliyetler Bir " isimli belgeler ile sorulduğunda; Bu belgeleri görmediğini ve bilmediğini, içeriğini bilmediğini, Partinin hangi biriminde ele geçirildiğini de bilmediğini, Arama sırasında ele geçirilen "son bilgi sağlam" başlıklı ve içeriğinde "İsmail PEKER Zekeriya ÖZTÜRK, Sedat PEKER ve Muzaffer TEKİN" isimli şahıslarla ilgili bir araştırmadan bahseden yazı içeriği okunup sorulduğunda; Bu yazının kendisi ile ilgili olmadığını, parti olarak Ulusal Kanal ve Aydınlık Dergisi ile aynı binayı paylaştıklarını, onların çalışmaları olabileceğini, Arama sırasında "Teomandan Gelen" başlıklı bilgisayar çıktısı okunup sorulduğunda; Bu bilgilerin yine İşçi Partisinde bulunduğu binada faaliyet gösteren basınla alakalı olabileceğini, doğrudan İşçi Partisiyle ilgili olmadığının anlaşıldığını, Arama sırasında İşçi Partisin Genel Merkezinde ele geçirilen CD 3 Pirinco yazılı CD içerisinde Ergün POYRAZ'm aldığı para sorulduğunda; Onunda Ulusal Tv' den çıkmış olabileceğini, .

Yine arama sırasında ele geçirilen CD içerisinde "Fırat üniversitesi irticayi kadrolaşma" isimli klasör içerisinde üniversite çalışanlarının isimleri ve isimlerin karşısında sağ görüşlü, muhafazakâr, nursu f.g gurubu, Süleymancı, ülkücü" şeklinde bilgilerin olduğu okunup sorulduğunda; Bunun da gazeteci işine benzediğini ve partileriyle ilgisinin olmadığını, Yine arama sırasında ele geçirilen Cd'nin içerisinde "Devletin Yeniden Yapılandırılması Dinamik-Antitez, Dinamik Ulusal Güç Birliği Birleşik Komin İp Türk Ve Kürdü Birlikte Örgütleme Tasarımı Lobi Oluşumu, Ulusal Medya 2001 ile ERGENEKON" isimli belgelerin bulunduğu bu dokümanların daha önce Tuncay GÜNEY ve Veli KÜÇÜK' ten elde edildiği hatırlatılıp sorulduğunda; ERGENEKON örgüt üyesi olmadığını, bu belgelerden ve dokümanlardan haberinin olmadığını, sadece İşçi Partisi Üyesi olduğunu, Üye olduğu birde Baronun olduğunu, aynca Çağdaş Hukukçular Derneğine üye olduğunu, onun dışında legal ya da illegal örgütüne üye olmadığını, Aydınlık dergisinde okuduğu kadarıyla Tuncay GÜNEY'in İstanbul Emniyetine vermiş o soruşturmayı İstanbul DGM'nin takipsizlikle bitirdiğini, Yine Hürriyet gazetesinde Adil Serdar SAÇAN açıkladı ile alakalı sorulduğunda; Bu kişiler ve dokümanlarla ilgi ve alakasının olmadığını, Arama sırasında İşçi Partisi Genel Merkezinin giriş karşısındaki sekreter odasının sağ tarafında bulunan masa üzerinde ele geçirilen CD içeriğinde " HİKMET ÇİÇEK' e ulaşanlar" isimli klasör içeriğinde "Türk Silahlı Kuvvetlerinin değişik kurumları ile ilgili gizlilik dereceli belgeleri ile Ege Ordu Komutanlığına ait gizlilik derecesi bulunan belgeler, yine başka bir CD 'de 2005 yılı Şubat ayı içerisinde dönemin Kara Kuvvetler Komutanı Orgeneral Yaşar BÜYÜKANIT'm İzmir ve Balıkesir illerine yapacağı ziyaretlerle ilgili 9 sayfalık doküman" okunup sorulduğunda; Bahsedilen yerin boş masa olduğunu ve masanın sahibinin olmadığım, İşçi Partisi'nin Genel Başkan ve Genel Sekreterinin odalarının ortasında bulunan yer olduğunu, oranın görevlisinin üç aydır olmadığını, bu Cd'lerden haberinin olmadığını, Ege Ordu Komutanlığında çalışan herhangi bir tanıdığının olmadığını, Büyükanıt Paşayla herhangi bir husumetinin de olmadığını, Hikmet ÇİÇEK'in Basın Bürosu Başkanı olduğunu, Türkiye'nin bugün büyük bir iç kargaşaya bölücülüğe ve ilticayı bölünme sürecine getirilmesinde Nato'ya bağlı olmasının rolü olduğunu, birçok yetkili batı ülkelerinin Türkiye'nin bölünmesine yol açan bölücü ve irticai eylemleri desteklediklerini açıkça söylediklerini, Ayrıca Türkiye'yi parçalanmış gösteren bir haritanın geçtiğimiz aylarda Roma'da Nato toplantısında da duvara yansıtıldığını ve Nato'da görevli subaylarımızın o toplantıyı terk ettiklerini, böylece Türkiye'yi bölücü faaliyetlerinin ortaya çıktığını, bu nedenle Nato'ya karşı olduklarını, Hayati ÖZCAN'ı İzmir Ulusal TV temsilcisi olarak konuşmalarından tanıdığını, onun evinde ele geçirilen belge ve CD' lerle alakasının olmadığını, 0532 426 9231 nolu telefonu, 0312 435 63 88 büro telefonunu ve 0312 404 0668 nolu telefonları kullandığını, Yapmış olduğu görüşmelerin partisi ile ilgili olan görüşmeler olduğunu ve herhangi bir yasadışı görüşmelerinin olmadığım,

b)-Aramalarda elde edilen deliller;Düzenle

Şüphelinin Ankara İli Kızılay Semti Meşrutiyet Caddesi Karanfil Sokak No:3/34 sayılı işyerinde yapılan aramada elde edilen; DOKÜMANLAR 1 adet mavi kaplı üzerinde 2007 ibaresi bulunan ve içerisinde el yazması notların bulunduğu ajanda .'i •

Ajandanın 28 Kasım tarihli sayfasmda,"Adnan AKFIRAT için Ferid aranacak" şeklinde ifadenin bulunduğu, 1 adet içerisinde çeşitli yazdar ihtiva eden ve üzerinde Emek İnşaat ve İşletme AŞ. İbaresi bulunan ajanda Ajandanın 12 Mart ibareli sayfasında Adnan AKFIRAT isimli şahsın isminin geçtiği, (101) sayfadan ibaret ÖNSÖZ ile başlayıp Bankalarla ilgili soruşturmaların sonucu için yasal düzenleme yapdması karara bağlanmalıdır diye biten doküman, Susurluk kazası olayı hakkında dönemin bakanları ve başbakanının açıklamalarının olduğu, faili meçhul olaylardan olan İstanbul da Özgür Gündem Gazetesinin bombalanması, Behçet CANTÜRK'ün öldürülmesi Diyarbakır da yazar Musa ANTER'in öldürülmesi, İstanbul da Tarık ÜMİT olayı ile Azerbaycan'da ihtilal denemesi, Bodrumda Hikmet BABATAŞ cinayeti, Gaziantep'te Mehmet Ali YAPRAK'm kaçırılması olayı ve bankaların yeniden yapılandırılması ve kredi tutarlarının kontrol altında tutulmasına dair bilgilerin bulunduğu, Emniyet Genel Müdürlüğü başlığı altmda, Polis Teşkilatının Susurluk olayı ile derin bağlantılar içinde olduğu, dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet AGAR'm Başbakanla arasındaki samimiyetin bunun göstergesi olduğu, örtülü ödenekten istihbari faaliyetlere aktarılan fondan Emniyete geniş pay verildiğine dair bilgilerin bulunduğu, Milli İstihbarat Teşkilatı başlığı altında, Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı mührü bulunan Susurluk olayı hakkında, Yeşil Kod Mahmut YILDIRIM, Ömer Lütfü TOPAL, Emparyel Otelcilik ve Turizm ve Ticaret A.Ş tarafından işletilen talih oyunları salonlan,Mehmet Ali Yaprak ve kaçırılması, Behçet CANTÜRK, Sedat BUCAK ve Bucak Aşireti, Çeteler, Çetelerle alakalı yapılan operasyonda ele geçen silah ve malzemeler, Değerlendirme,Jandarma,Uyuşturucu kaçakçılığı ve Teklifler başlıklan altında konulann işlendiği, ÇETELER başlığı altında, Avrupa ya gönderilen uyuşturucu trafiğinde geçiş noktası olan Kocaeli'nde çetelerin ortaya çıkışı, aynca Jandarma alay komutanı Veli KÜÇÜK, Emniyet Müdürü Nihat CAMADAN ve Affan KEÇECİ'nin adlannın çeşitli olaylara kanşmış olması yorum ve spekülasyonlan arttırmış bölgenin "şeytan Üçgeni" olarak adlandınlmasma sebep olmuştur - şeklinde ifadelerin bulunduğu, ÇETELER başlığı altmda, Operasyonda ele geçen Silah ve Malzemeler başlığı altmda, Mehmet EYMÜR telefonu ile Meral AKŞENER'i, DYP Genel Merkezini, Gazeteci Nurcan AKAD'ı, Tolga Şakir ATİK'i, Özer ÇİLLER'İ, Mehmet AĞAR'ı, Adil ÖNGEN'i aramaktadır. Sedat PEKER (Memiş TAVUKÇU adına kayıtlı)532 243 61 11 no'lu telefonu ile Jandarma İstihbaratına kayıtlı numaralan anyor, Ali YILDIZ adına kayıtlı 532-264 27 01 ve 26283 14 numaralı telefonlardan Sedat PEKER aranıyor. Sedat PEKERVeli KÜÇÜK'ü pek çok kere anyor. Telefon aynntı faturalannm toplamının ise, bu kişilerin legal gelirlerini aştığı görülecektir. İncelemeleri sürdürünce Sedat PEKER, Sami HOŞTAN, Abdullah ÇATLI, gerçek Mehmet ÖZBAY ve TOPAL'a ait gazino telefonları, Hadi ÖZCAN ve daha pek çok telefonun Yeşil'e ait 542-214 50 21 'i aradığı ortaya çıkıyor. Ahmet Lütfü TOPAL başlığı altmda, Topal'in en sık görüştüğü kişi ortağı Sami HOŞTAN'dır. Hakim Akman AKYÜREK'te aynı numaradan Sami HOŞTANTa irtibatlıdır. Sami HOŞTAN'ın incelenen tek bir telefon numarasından 7 ayda ve özellikle 1996 yılında Albay Veli KÜÇÜK ile 34 kez, Abdullah ÇATLI ile 13 kez, Korkut EKEN ile 6 kez görüştüğü tespit edilmiştir. Değerlendirme Başlığı altında; Susurluk olayının genel değerlendirmesi, sıkıntı veren bir görünüm arz ettiği, Susurluk olayı yumağının OHAL bölgesinde gelişip ülkenin büyük merkezlerine taşınmış, oralardaki uygun olay, kişi ve gruplan bünyesine katarak

geliştiği, neticede çok yönlü ve derinliğine bir ilişkiler yumağı oluştuğu, devlet kurumlarının ve yöneticilerinin bilerek veya bilmeyerek devrede oldukları şeklinde bilgilerin bulunduğu, Jandarma Başlığı altında; Jandarma İstihbaratında çalışan bazı subay ve astsubayların Güneydoğudan dönmeleri akabinde yeni görevlendirildikleri yerlerde de eski elemanlarla gruplaşarak ilişkileri sürdürme alışkanlığı içinde oldukları şeklinde bilgilerin bulunduğu, Uyuşturucu Kaçakçılığı başlığı altında; Ülkede uyuşturucu kaçakçılığının özellikle Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgesinde faaliyet alanının bulunduğu MİT ve Emniyet Teşkilatının özellikle çetelerin maddi anlamda büyümesine önemli katkı sağlayan uyuşturucu kaçakçılığı ticareti ile etkin şekilde mücadele etmeli ve çetelerin bu şekilde büyümesini engellemelidir. Teklifler Başlığı altmda; Başbakana arz edilmesi istenilen 27 adet teklifte, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün çete oluşumlarına karşı genel bir mücadeleye sevk edilmesi, Emniyet Genel Müdürlüğü merkezli çalışmaların basan için MİT'in imkanları ile desteklenmesini sağlamak üzere ciddi ve Başbakanlıkça gözetilen, kontrol edilen bir koordinasyon kanalı açılması, Susurluk çetesi ile ilgili sınırlı bir itiraf yasası çıkartılması, Özel Harekat Dairesi çalışmaları OHAL bölgesi ile sınırlı kalacak şekilde daraltılması, Uyuşturucu Kaçakçılığı ile etkin mücadele yapılaması, Emniyet Genel Müdürlüğünün hibe silahlan konusunda genel müdürlükte ve gümrük müsteşarlığında mevcut karmaşık bilgi yığınını aydınlatmak üzere kapsamlı bir inceleme bir inceleme -değerlendirme yapılaması, Nesim MALKİ ve Yener KAYA cinayetlerinin tekrar sorgulanması, İtirafçı kullanılması sür'atle smırlandmlmalı, GKK Kadrolan sayı olarak dondurulmalı, boş veya boşalan kadrolann iptal edilmesi, Kumarhane işleticilerinin vergi ve muhasebe kayıtlannm incelenmesi, Eximbank -Türkmenistan ve Emperyal Şirketi ilişkilerinin detayı ile araştınlması, Ömer Lütfü TOPAL'm öldürülmesinin ardından ortaya çıkan 105 milyon$ lık borcun sebebinin araştınlması ve bankalarla ilgili soruşturmalann sonucu için yasal düzenleme yapılması şeklinde tekliflerin olduğu yazılann bulunduğu, (60) sayfa üzerinde Gizli-Çok Gizli-Günlüdür kaşesi bulunan Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı Milli İstihbarat Müsteşarlığı başlıklı 06.11.1998 tarihli Şankal ATASAGUN (Müsteşar) imzalı doküman, Susurluk Kazasının nedenleri ve ortaya çıkardığı sonuçlan hakkında Mit tarafından hazırlanan ÇOK GİZLİ ibareli Susurluk Olayı hakkında hazırlanan Mit Raporu, (1) adet üzerinde ECE ajandası yazılı mavi renkli içinde çeşitli yazılar ihtiva eden Ajanda, Ajandanın 15 Haziran tarihli sayfasında Ferid İLSEVER isimli şahsın, 30 Aralık tarihli sayfasında ise Doğu PERİNÇEK isimli şahsın isminin geçtiği, aynca soruşturma kapsamında adı geçen şahıslardan olmayan kişilere, firmalara ve aynca değişik mahkeme ve savcılıklara ait telefon numaralanmn bulunduğu, 1 adet üzerine İNTA 28 yazana (14) sayfalık bloknot defterinde bulunan el yazmalı notlar içeriğinde; Sinan AYGÜN, Nusret SENEM isimli şahıslann el yazması isimlerinin bulunduğu aynca KIBRIS Kuzey Irak Hattında Ek Protokol başlığı altında şüphelilerden Ferid İLSEVER, Doğu PERİNÇEK, Kemal ALEMDAROĞLU isimli şahıslann adlarının geçtiği 24 kişilik isim listesinin olduğu doküman olduğu, DİJİTAL MALZEMELER (1) adet Princo marka CD, (2) adet DMS marka üzerinde 2004/8 ibaresi yazılı CD, (1) adet DMS marka üzerinde 2004-10 yazılı CD, (1) adet DMS marka üzerinde 2004-11 yazılı CD, ..,„.,. (1) adet DMS marka üzerinde 2004-12 yazılı CD; .*" "' -

(1) adet OKY marka üzerinde Vaoyager DWG yazılı CD, (1) adet üzerinde 30 AĞUSTOS 2004 Kocatepe Eylemi yazılı beyaz zarf içinde Princo marka üzerinde TÜRK KAMU-SEN İş Sendikası 26.04.2004 yazılı CD, (1) adet SONY marka üzerinde Seleo CTD yazılı CD, (1) adet DMS marka üzerinde UYAP E.TAKİP yazılı ve Mesut ERDEMİR eşi Peymel ibaresi yazılı zarf içerisindeki CD, (2) adet beyaz zarf içerisinde Verbatin marka üzerinde TGRT Ana Haber Bülteni 29-30 Ekim 2005 yazılı CD. (41) adet disk kutusu içerisinde l'den 41 'e kadar numaralandırılmış bilgisayar disketi, (1) adet Quantom marka ve 96 ZONGULDAK 190 184 seri numaralı HDD (Hard Disk) (1) adet ASUS marka TA230A5196 B10585 seri numaralı bilgisayar kasası, (21) adet (1 'den 21 'e) kadar numaralandırılmış bilgisayar disketi, (1) adet üzerinde Mescom Computer yazılı bilgisayar kasası, (1) adet Toshiba marka 310 CDS ibaresi yazılı dizüstü bilgisayar, c)-Telefon görüşmeleri; Tape:3603, 04.02.2008 günü saat:14.01'de Ferid İLSEVER ile Nusret SENEM arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Ferid İLSEVER'in "... ne oluyor abi bu şey, 9 Şubat eylemi" dediği, Nusret SENEM'in "Bu akşam toplantı var" , "... Ziraat Mühendisleri odasında ,çeşitli örgütlerin ,platformların katıldığı bir toplantı var" "Şimdi burda m işte ADD var o diğer örgütler var ....(anlaşılmadı), cumhuriyet kadınları derneği var, çeşittli platformlar var Ankara da 4-5 çeşit, bizim Suphi abinin oğlu da var, o şeylerin içerisinde" "Eğer böyle bir eylem kararı verirlerse .... Başka yada herhangi bişey kamuoyuna duyuracaklar yarından itibaren" "Böyle bişey olsun iyi olur bi miting olarak olur bu gen Tandoğan'da bi miting yapılır ondan sonra da Anıtkabir e gidilir bilmem ne 14 nisandan daha büyük bi eylem olur" dediği, Ferid İLSEVER'in "... Meclis e gidelim falan gidelim falan şeyler var ortam ne kadar doğru onuda ben.. " dediği, Nusret SENEM'in ".doğru değil o abi ,pek doğru değil öyle şeyler çok şey yapar o katılımı zayıflatan etkiler yapar" dediği, Tape:3825, 06.02.2008 günü saat:11.53'de Nusret SENEM ile Doğu PERİNÇEK arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK'in "Dün biraz sizi bulamayınca Bedri ile konuştum nasıl olmuş Hüseyin'in Toplantısı" dediği, Nusret SENEM'in "Evet şöyle birde oraya toplantıya katılıyor arkadaşlar CHP'liler var ondan sonra Eğitim-SENTiler katılmış onu bizim Başkanımız biraz olumsuz değerlendirmiş orayı bozarlar falan gibi bence öyle bir" "... Eğitim-SEN katılıyor ama Sendikal birlik lafı daha çok söyleniyordu evelsi günkü toplantıda fakat Eğitim-SEN diye söylediler Genel Merkez diye ben onu pek şey yapamadım netleştiremedim ama Göksel bize Eğitim-SEN Sendikal Birlik diye söyledi 1 gün önceki toplantıda" dediği, Doğu PERİNÇEK'in "Katılsın abi ne var niye rahatsız oluyoruz ki" dediği, Nusret SENEM'in "Şeyinde çok güzel uyarlar yapıyor yani bu Mitingin irada karşı olmamak ne şeriat ne darbe yanlışlara şey yapmaması lazım diyor yani böyle güzel bir imam şeyi olmasın diyor bu 14 Nisandaki hataları tekrar etmesin herkes bunda mutabık oluyor yani" "Çok güzel bir şey oluyor şimdi öğrendik İzmir Belediyesi 300 Otobüs ile hazırlık yapıyor" "Yani her taraftan Türkiye çapında","bir katılım olacak bir böyle Uluç GÜRKAN'ların şey yaptığı ayrı bir Platform var bugün onunda bilgisi geldi bana şimdi Uluç GÜRKAN'ın Toplumsal Güç Birliği Platformu diye bir platformu var onun başına Uluç GÜRKAN çekiyor bunlar CHP'lere karşı bir grup oluşturuyorlar bizim TÜMÖD'ten malesef Suay KARAMAN da bunlara dahil olmuş Eğitim-iş buradaymış fakat Eğitim-iş'in öyle

hemen" dediği, Doğu PERİNÇEK'in "Abi hemen ikisinide araym deyinki çıkm ordan" dediği, Tape:3609, 08.02.2008 günü saat:16.11'de Ferid İLSEVER ile X Bayan /Nusret SENEM arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Ferid İLSEVER'in "... müsayitmi Genel Başkan acaba" diye sorduğu, X Bayan'm genel başkanın gelmediğini söyleyerek telefonu Nusret SENEM'e verdiği, F. İLSEVER'in " ne var ne yok nasıl durumlar havalar" dediği, Nusret'in "Çok güzel abi bi problem yok iller nerelerden katılacak onları şey yapıyoruz İstanbul'a gönderdik şimdi" " ... 8-10 civarında ilin şeyi daha da arttı İstanbul, İzmir, Kocaeli, Bursa, Gaziantep, Çorum, Hatay, Manisa, Balıkesir, Zonguldak, Konya, Eskişehir, Antalya, İsparta, Denizli, Muğla", "Bizim partinin katılacağı şey otobüsler kaldıracağı yerler bunlar, yani böyle 15 civarında var değilmi 15 ilimiz var" diyerek yapılacak bir mitingle ilgili konuştukları, geniş katılımlı bir miting olacağından bahsettikleri, F.İlsever'in ".... Yurt haberler Servisi bütün illerde tarama yapıyor işte nasıl kimlere soruyor ADD yok zaten işin içinde" dediği, Nusret SENEM'in "ADD yok üniversitelere soruyor muyuz" dediği, F.İLSEVER'in "İşte Üniversitelere soruluyor ondan sonra şeyler söyle adanı Belediyeler bazı Belediyeler tabi hepsi değil" "Ondan sonra büyük kitle örgütleri ve Ziraat Odaları. Sanayi Odaları" .. izmir ile konuşuluyor o verilen rakamlar doğru değil tabi 350 otobüs dediler o düştü müştü bişeyler oluyor fakat ordan iyi olacak yani o" dediği, Nusret SENEM'in "... olacak canım ordan Ankara'dan büyük katılım olacak oralardan olacak yani önemli bir katılım olacak oralardan olacak önemli bir katılım olacak 14 Nisan gibi olma şansı yok ama yani geçen günkü eylemden de daha büyük olacağı kesin yani" dediği, ilerleyen konuşmalarda, 32. gün programıyla ilgili konuştukları, Mehmet Ali BİRANT'm programından bahsederek gergin bir ortam olduğunu anlattıklan, F.İLSEVER'in "Muazzam bir mesaj burada ilginç olan şey şu, şeyler bu mesajlar için tepki yok abi karşı tarafın mesajları yok bunlar hazmediyorlar heralde fakat yani tepki yok enteresan şeylerden ise yani bizim bu cepheden görünenlerden ise yine burada da anormal tepkiler var böyle kuralım ordumuzu çıkalım.." dediği, Tape No : 3612, 09.02.2008 günü saat:14.49'de Ferid İLSEVER ile Nusret SENEM arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Nusret SENEM'in "....şu anda yeni bitti daha miting, yeni bitti partiye doğru gidiyoruz" dediği, F.İLSEVER'in "Abi ben şundan aradım ya bu alçak orda bir tane kürsüde zibidinin teki saat: 11:30'dan beri canlı yaymda olan ATV'ye teşekkür ediyosun, lan saat on buçuktan ondan beri biz canlı yayındayız ya" dediği, Nusret SENEM'in "Ya gördük işte aynı alçak herif biz dinledik abi dinledik" dediği, F.İLSEVER'in " çıkın kürsüye, yapışın yakasma ya alçak herif namussuzlara bak ya bir sürü düşman toplanmış orda az önce Fikret'e söyledim ama oturuyor orda Fikret yani" dediği, Nusret SENEM'in "Başta anons ettiler de şimdi namussuzluk etti orospu çocuğu" dediği, F.İLSEVER'in "abi çıkalım kürsüye yapışalım yakasına kimse bu ya orospu çocukları ya her saniyesi alçaklık, hainlik. Namussuz işi gücü bu ya yok bitti mi şimdi hikaye, bittimi şimdi olay" "...ben bişey soyluyum mü yapacağımız şey şu abi ben şimdi Halil'e (Olarak anlaşıldı) talimat vercem o kürsüden o ibneyi af edesin basacak küfürü ulan ne lafını biliyosun ne bilmem neyi biliyosun bölücüsün tabi bilmem ne televizyonuna teşekkür ediyomuş saat on buçukta en erken saatten beri burası canlı yayında ya namussuzlara bak ya" dediği, Nusret SENEM'in "Onu söylüyelim abi" "Birgül AYDAR'm konuşması müthişti güzeldi yani" dediği, Tape: 3860,13.02.2008 günü saat:17.47'de Doğu PERİNÇEK ile X Bayan/Nusret SENEM arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Doğu PERİNÇEK'in X bayanı arayarak Nusret'i telefona istediğive telefonu alan Nusret ile Merkez Karar Kurul toplantısı üzerine konuşmaya başladıkları, bu toplantıyı 1-2

Mart tarihlerinde yapmayı düşündükleri, devamında köylülere toprak satışı ile ilgili bir mahkeme kararından bahsettikleri, bu konu kastedilerek Doğu PERINÇEK'in "Onlar şeye gitcek değil mi? Şimdi." dediği, Nusret'in "Danıştay'a gidecek. Danıştay'a gidecek ama epeyce bi masraf oldu. 30 kusur dava oldu şimdi. Bazı yerlerden para bulmamız lazım, sponsor yapalım köylülerin kaldıracağı gibi değil. Evet ben bir iki yeri aradım yurt dışından arkadaşlardan falan sponsor bulup diye." dediği, Doğu PERINÇEK'in bu konu ile ilgili masrafı sorduğu, Nusret'in "Valla yani beşten aşağı olmayacak bikere yani beş." Dediği, Doğu PERINÇEK'in "Beş milyar mı?. Bi şey değil." dediği, Nusret' in "İşte o kadar bi şey ama, Güneydoğu fonuna da bari yani bunu fırsat bilip bi şey yapalım. Kaynak bulalım." dediği, Merkez Karar Kurulu toplantısına tekrar değinerek görüşmenin sona erdiği, Tape:3814, 26.02.2008 günü saat:19.50'de Doğu PERİNÇEK ile Nusret SENEM arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Görüşmenin başında Diyarbakır'da ki bir davadan bahsettikleri, bu konu üzerinde bir süre konuştuktan sonra Doğu PERINÇEK'in "Para size intikal etti mi" dediği, Nusret'in "Geldi abi hallettik işte bugün tamamını hallettik yani saat 3 e kadar vallahi belki 20 defa merdiven indim çıktım yani o taraf koş bu tarafa koş epey bir problem uğraştık bitirdik geldik." Doğu PERINÇEK'in "...şey biz ikisini mi verdik 4 üde köylüler mi verdi." dediği, Nusret'in "4ü değil de 2,5 ini verdiler bir miktarda ben yanımda götürmüştüm işte 6 küsur tuttu tamamını halletmiş olduk." dediği, Doğu PERINÇEK'in "Onun hesabını güzel tutun abi o birlik ve kardeşliği sakın partinin hesaplarına karıştırmayalım. Şeye Diyarbakır iline para bıraktınız mı." dediği, Nusret'in "Tabi bıraktık 3 onlara kaldı ya. Bazı yerlerden gelecekler var onlarla ayrıca oraya takviye edeceğiz yani." dediği, Doğu PERINÇEK'in "Ben size 5 milyon daha verecem 5 bin daha verecem" dediği, Nusret'in de "İyi abi vallaha iyi olur bende bazı yerlerden istedim gelenler olacak işte bazı özel arkadaşlardan falan onlar da gelecek onlardan da." diyerek görüşmenin sona erdiği, Tape:3648, 03.03.3008 günü saat:18.27'de Ferid İLSEVER ile Nusret SENEM arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Ferid İLSEVER'in, "Nusret'ciğim şimdi bu Hikmet bir şey hazırladı, hani konuşmuştuk ya dosya..." "...biz bunu şimdi burada basına yarından itibaren servis yapacağız gideceğiz gruplar halinde tek, tek köşe yazarlarını, haber merkezlerini, genel yayın yönetmenlerini dolaşcaz anlatacağız yani, Ankara'da da aynı şeyi yapacağız ama gelin bunu Meclis'e taşıma yollarını arayalım zorlayalım veya CHP' lileri falan..." dediği, Nusret SENEM'in "Olur eklerini ineklerini bir dosya yapalım" "Taşıyalım Meclise" "Zaten diyorlardı adamlar bize belge doküman getirin diye" "CHP'ye DSP'lilere falan taşırız bunu" dediği, Ferid İLSEVER'in "Yani o Kemal KILIÇ'la Ruhan yaparlar bunu temiz adamlar biliyormusun" dediğ, Nusret SENEM'in "Ne var canım bizim burada milletvekili eski baro başkanı arkadaşımız var" "CHP grup başkan vekili baro başkanı arkadaşım" dediği, ilerleyen konuşmalarında, Ulusal Kanal'la ilgili İçişleri Bakanı ile görüşeceklerini anlattıkları, Tape:3651, 10.03.2008 günü saat:17.42'de Ferid İLSEVER ile Nusret SENEM arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Bir süre CHP nin ve BAYKAL'm ERGENEKON operasyonuna bakışlarıyla ilgili konuşup hafife aldıklarını anlattıkları, Ferid İLSEVER'in ".... buşey hazır, hı kapakta yaptık, busayı ama kapaktan öncede bizim hazırladığımız bu ERGENEKON ile ilgili bir dosya var" "Cumhuriyet Halk Partisi mesela DSP'liler bunu bir soru önergesi haline getirsinler meclise sunsunlar, mesela bunu KILICLAROĞLU yapar,Atilla KALÇA yapar" dediği, Nusret SENEM'in "eski Baro Başkanı zaten yardım istiyor" "Mehmet bey ile konuşayım ben o nu. O nu burada bir güzel önerge haline getirelim" "tamam mı? Soru önergesi falan, haline bir çıksın mecliste şak diye koysun" dediği, ilerleyen konuşmada Nusret SENEM'in ".... Yarın da şey yapıyoruz Yargıtay şeye Hakimler Savcılar Yüksek Kuruluna suç duyurusu yapıyoruz savcı ile ilgili" dediği,

d)-Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları;Düzenle

Şüpheli Doğu PERİNÇEK ile ilgili olarak İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramada; Girişin karşısındaki sekreter odasının sağ tarafında bulunan masa üzerinde ele geçirilen "ELBA HIGH QUALITY CD" yazan M4-C524-B-R2-09:40 seri numaralı CD'nin yapılan incelemesinde; İçersinde (3) adet klasör ve (1) adet Word sayfası olduğu, "Yargı-Nusret Senemden" adlı klasör açıldığında, içersinde (4) adet Word belgesi, (7) adet PDF belgesi olduğu görülmüştür. "Yargıtay" adlı PDF dosyası açıldığında; Yargıtaya'a ait; elle çizilmiş basit bir kroki olduğu görülmüş, kroki içersinde binanın bölümlerini gösterir şekiller olduğu, bu şekillerin üzerine A, B, C yazıldığı, binalara giriş çıkış olan noktalan işaretledikleri ve bu noktaların üzerlerine değişik işaretler ve şekiller yaptıkları ve numaralandırdıkları görülmüştür. "Krokinin açılımı" isimli Word belgesi içeriğinde: KROKİNİN AÇILIMI: A:Yargıtay ana bina B:Yrgıtay bitişik ek bnina C: Yargıtay ek bnina 1 :protokol kapısı(güvenlik çok sıkı) 2 avukat giriş kapısı 3 Posta giriş kapısı 4 Vatandaş kapısı 5Garaj kapısı (sürekli görevli bulunur, güvenlik yok) öMutfak kapısı 7 A blok yan kapı 8Cnlok yabn kapı 9C blok arka kapı 10C blok öbn yan kapı 1İC blok ana giriş kapı 12C blok garaj kapısı 13 Başbakanlık güvenli girişi 14A blok giriş X Güvenlik var X Polis var ) ( x ray cihazı var P polis noktası var. "San ile işaretli bölgeler rahat, buralarda güvenlik, polis, görevli yok.6 nolu kapı tübnel gölgesibnd kalıyor. Gece için uygun.3 nolu kapı, kilitli ancak açılabilir.Buradan A blok zemin altıbna inilir.BNurası Milli Eğitim BNakanlığı ile A bnlok arasında kalıyor ve araba park yeri.Tenha.Cbnlok 8 nolu kapı çok müsait.Girince bazen kapı arkasında bir güvenlik çıkabilir. Burada lavabolar var.Oraya geçilebilir.Her zaman yok.9 bnolu kapı kilitlidir.Ama açılabilir.Ö ntaraftaki ışıklar oraya görmüyor. 10 nolu kapı kullanılmaz, ön taraftaki ışıklar burayı iyi görüyor. Ö n tarafta 2 kamera var. Ön taraftaki san alan ağaçlann altında kalıyor. Işıktan da geriye kalıyor. Orayı güvenlik kulübesi görmüyor, arkada camlan yok. O nedenle kör bir nokta oluşuyor.Karargah kameralan görse de karanlık olduğundan sıkıntı olmaz.Ancak fazla beklememeli.Karargah önünden hemen ikaz gelebilir" şeklinde, krokide bulunan bir çeşit şifre niteliği taşıyan harfler, numaralar, işaretler ve renklendirmelerin çözümümün

bulunduğu hatta bütün krokinin ne amaçla yapıldığını açıklayıcı çarpıcı tanımlamaların olduğu, krokide belirtilen binaların Yargıtay Ana binası ve ek binalarını kapsadığı, rakam grubunun Yargıtay binalarının giriş kapılarını gösterdiği, harf grubunun ise güvenlik noktalarını belirttiği anlaşılmıştır. Ayrıca güvenlik zafiyeti olan noktaların özellikle belirtildiği, kör olan noktaların vurgulandığı, özetle Yargıtay binasına tüm güvenlik engellerini aşarak girebilmenin yollarının gösterildiği görülmüştür. "Tayyip Erdoğan.pdf" isimli bir MSword dosyası incelendiğinde; 1998 yılında Recep Tayip ERDOĞAN hakkında Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi C. Başsavcılığınca düzenlenen iddianame olduğu görülmüştür. "Turgut Özal.pdf isimli MSword belgesi incelendiğinde; 18 Haziran 1986 tarihinde Ankara ilinde Atatürk Kapalı Spor salonunda Anavatan partisinin 2. Olağan genel kurul toplantısı yapıldığı sırada, Başbakan Turgut ÖZAL'a yönelik yapılan silahlı saldın olayı ile ilgili aralarında GİZLİ ibareli belgelerinde bulunduğu soruşturma evraklarının olduğu, "Uğur Mumcu.pdf isimli "pdf dosyası incelendiğinde, sadece Uğur MUMCU cinayeti ile ilgili resmin olduğu, "YARGI TEL NOLARI.doc" isimli MSword belgesi incelendiğinde; çok sayıda Yargı mensuplarına ait isim ve telefon listesi olduğu, "Yargıtay ile ilgili notlarım.doc" isimli dosya içerisinde: Yüksek Yargı organlarında görev yapan yüksek hakimlerle ilgili onların durumları ve yakınları ile ilgili istihbari nitelikte bilgiler ve değişik notların olduğu, bir kısmına uğranılmaması bir kısmının babalarının durumunun araştırılması ve bir kısmının düşünce yapılan hakkında fişleme yapılan bir yazı olduğu görülmüştür. İşçi Partisi Genel Merkezinin giriş karşısındaki sekreter odasının sağ tarafında bulunan masa üzerinde ele geçirilen CD içeriğinde " HİKMET ÇİÇEK' e ulaşanlar" isimli klasör içeriğinde "Türk Silahlı Kuvvetlerinin değişik kurumları ile ilgili gizlilik dereceli belgeleri ile Ege Ordu Komutanlığına ait gizlilik derecesi bulunan belgeler, yine başka bir CD 'de 2005 yılı Şubat ayı içerisinde dönemin Kara Kuvvetler Komutanı Orgeneral Yaşar BÜYÜKANIT'ın İzmir ve Balıkesir illerine yapacağı ziyaretlerle ilgili 9 sayfalık doküman" olduğu görülmüştür. Şüpheli Nusret SENEM'in telefon ve sim kart kayıtları incelendiğinde; Şüpheliler Ferid İLSEVER' e ait 05332771564, Hayati Özcan'a ait 05334452610 ve Yusuf BEŞİRİK'e ait 05352969677 numaralı cep telefonlannm kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Soruşturma kapsamında haklarında yasal işlem yapılan şüphelilerin telefon ve sim kart kayıtları incelendiğinde; Şüpheli Doğu PERİNÇEK, Ferid İLSEVER, Hikmet ÇİÇEK, M.Adnan AKFIRAT, Aydın GERGİN, Aykut TOKAK, Yusuf BEŞİRİK ve Yusuf TUNCER'in telefon ve sim kart rehberinde şüpheli Nusret SENEM'in ismi ve -05324269231 numaralı cep telefon kayıtlanmn olduğu tespit edilmiştir.

e)-Diğer şüpheli ve tanık beyanları;Düzenle

Şüpheli Ferid İLSEVER'in Emniyette alman ifadesinde; "04.02.2008 tarihinde saat 14:01 sıralarında Nusret isimli şahıs ile yaptıkları telefon görüşmesi okunup sorulduğunda: Nusret isimli şahsın İşçi Partisinin Genel Sekreteri Nusret SENEM olduğunu, bütün görüşmenin 9 Şubat'ta Ankara'da yapılacak mitingin hazırlıkları ile ilgili olduğunu, yine görüleceği gibi bu konuşmada amaç mitingin güçlü bir şekilde gerçekleşmesini sağlamak ve T.B.M.M. 'ne gitmek şeklindeki görüşlerin yanlışlığına

vurgu yapmak olduğunu, yani mitingin tamamen yasal bir çerçevede kalmasını sağlamak için yapılmış bir görüşme olduğunu, bu ve benzer sorulardan anlaşılıyor ki burada bir işçi Partisi soruşturmasının yapılmakta olduğunu, İşçi partisi ile ilgili telefonlarının dinlenmesi ve bununla soru üretilmesinin suç olduğunu, burada adı geçen CKD Cumhuriyetçi Kadınlar Derneği olduğunu, adı geçen Şenal hanımın ise Şenal SARIHAN olduğunu ve Derneğin başkanı olduğunu, 08.02.2008 tarihinde saat 16:11 sıralarında Nusret isimli şahıs ile yaptıkları telefon görüşmesi okunup sorulduğunda: İşçi partisi genel sekreteri Avukat Nusret SENEM olduğunu, Bir gün sonra Ankara da yapılacak olan 9 şubat mitinginin hazırlığı konuşulduğunu, İşçi partisinin hangi illerden nasıl katılacağı Ulusal Kanalın nasıl yayın yapacağı vb. konuşulduğunu, ayrıca hükümetin türban kararının Mehmet Ali BIRAND 'in TV programına yansıdığı gibi nasıl bir gerginlik ve bölücü bir ortam yarattığı endişe ile ilgili aralarında konuşulduğunu, 09.02.2008 tarihinde saat 14:49 sıralarında Nusret isimli şahıs ile yaptıkları telefon görüşmesi okunup sorulduğunda: Daha öncede ismi geçen Nusret SENEM isimli şahıs olduğunu, Yukarıda belirttiği gibi olayın tepkisi ile söylenmiş sözler olduğunu, kürsüden indirilmesi gibi bir şeyin söz konusu olmadığını, 03.03.2008 tarihinde saat 18:27 sıralarında Nusret isimli şahıs ile yaptıkları telefon görüşmesi okunup sorulduğunda: Nusret 'in yukarıda belirttiği şahıs olduğunu, Kendisi ile üç konu görüşülmekte olduğunu, Birincisi, Hikmet ÇİÇEK in yukarıda açıkladığı ERGENEKON yalanı dosyasını bazı milletvekillerine götürerek meclise taşımak ve soru önergesi ile meclis araştırmasını sağlamak olduğunu, İkinci konunun, RTÜK'ün Ulusal Kanal üzerindeki baskılarını yine meclise taşımak olduğunu, bu ara da özellikle içişleri Bakanı Beşir AT ALAY, Mehmet Ali ŞAHİN ve Cemil ÇİÇEK'e konuyu götürüp bilgilendirmek olduğunu, Abdulvahap bey, Paşa bey, İsmail, İlhami, Taha YÜCEL'in RTÜK'ün yöneticileri olduğunu, Nusret SENEM'in aynı zamanda Ulusal Kanal'ın hukuk müşaviri olduğu için bu şahıslarla görüşmesini konuştuklarını, Üçüncü konunun ise, Kanal Türk TV'sinin o gün Deniz Feneri davası ile ilgili Nusret beye hatırlattığını, bilindiği gibi en sonunda ERGENEKON yalanı meclise taşınmış olduğunu, CHP Genel Başkanı Deniz BAYKAL'ın dün yaptığı açıklama ile de Tayyip ERDOĞAN yönetimi bu ERGENEKON yalanı ile kendi derin devletini kurmaya çalışmakta olduğunu, 10.03.2008 tarihinde saat 17:42 sıralarında Nusret SENEM isimli şahıs ile yaptıkları telefon görüşmesi okunup sorulduğunda; Atila KALÇA olarak yazılan şahıs Atila KART olduğunu, ERGENEKON yalanını meclise götürme olayını yukarıda anlattığını, burada yeni olarak Baykal'ın bir yürüyüş sırasında piknik yaptığı arkadaşlarına "Aman savcı görmesin hepimizi ERGENEKON diye içeri alır" sözleri üzerine espiri güzel de bunun meclise taşınması gerekir dediğini,ERGENEKON savcısı hakkındaki suç duyurusunu haber yapacaklarını bildirdiğini, konuşmada geçen Mehmet D AD AK ve Taha YÜCEL'in RTÜK'ün üyeleri olup, Ulusal Kanal ile ilgili RTÜK kararında red oyu verdiklerini, onu konuştuklarını" beyan etmiştir. Şüpheli Hikmet ÇİÇEK'in Emniyette alman ifadesinde; uNusret SENEM'in işçi Partisi Genel Sekreteri olduğunu, yaklaşık yirmi yıldır tanıdığını, dostluklarının olduğunu, İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramada elde edilen ve içerisinde Yargıtay Binasına ait kroki bulunan CD ile ilgili olarak; Kroki ve söz konusu haberi 24 Mart 2008 günlü Taraf gazetesinde okuduğunu, haberi yazan gazetecinin Soner ARIKANOĞLU olduğunu, Şemdinli olaylarından beri kamuoyunu yanlış yönlendirmeye yönelik haberleriyle tanıdığını, Yargıtay 'a ve Yargıtay C. Başsavcısına karşı bir saldırı ve suikast planının İşçi Partisi tarafından düşünülmesinin bile akla ve mantığa aykırı olduğunu, bu krokiyi iddia edildiği gibi İşçi Partisi Genel Merkezinde bir CD'de bulunduğu meselesinde Genel Sekreter Nusret SENEM'in cevap vereceğini, bu krokiden bilgisinin olmadığını, " beyan etmiştir.

Şüpheli Doğu PERİNÇEK'in Emniyette alman ifadesinde; "İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan aramada elde edilen ve içerisinde Yargıtay Binasına ait kroki bulunan CD ile ilgili olarak; İşçi Partisinin 40 yıllık tarihinde ne bir suikast ne bir şiddet eylemi olduğunu, ne bunların planı yapıldığını ne de beyinlerin bu tür anlayışlarıyla ilgisi olmayan yasa dışı ve zararlı faaliyetlerle meşgul olduğunu, bulunan CD ve belgeyi bilmediğini, ismi geçen Nusret SENEM'in İşçi Partisi Genel Sekteri olup Avukat olduğunu, kendisinin bilgisi olmadan ve bilgisi dâhilinde, bu şeklide planlamaların Parti de kesinlikle olmayacağını,bGyan etmiştir. Şüpheli Doğu PERİNÇEK'in Savcılık Beyanmda; "İşçi Partisi genel merkezinde yapılan arama sırasında ele geçirilen CD'lerden üzerinde Yargı-Nusret Senem'den yazılı dosyanın açılması sonrasında içinde Muammer Aksoy, Muammer Aksoy 14, Tayyip Erdoğan, Uğur Mumcu, Ortodoks Klişeleri, Turgut Ozal ve Yargıtay isimli pdf uzantılı belgeler ile Yargıtay ile ilgili notların Yargı tel.noları ve krokinin açılımı isimli word belgeleri olduğu görüldüğü, Yargıtay yazılı pdf belgesi açıldığında Yargıtay binasına ait giriş kapıları, ışıklandırmalar ve kameralarla ilgili bir krokinin olduğu ve bu krokinin açılımı isimli word belgesinde açıklamasının bulunduğu açılarak tek tek gösterilip sorulduğunda; Nusret SENEM'in partinin genel sekreteri olduğunu, Emniyette yine bazı CD'lerden söz edildiğini, Gerçekten çok acayip bilgiler olduğunu, ancak İşçi Partisinin terörle; tertiple en ufak bir ilişkinin kurmasının mümkün olmadığını, Bu belgelerin de ne olduğunun henüz açıklığa kavuşmadığını, bahsedilen CD'den haberinin olmadığını, bunu araştırmak gerektiğini, ancak Yargıtay'ı bombalayacak ya da terör eylemi yapacak herhangi bir planın işçi Partisinde bulunduğu zaman "onu İşçi Partisine kim bıraktı" sorusunun akla geleceğini, yoksa İşçi Partisinin böyle bir eylem planı yapmayacağını Emniyet Genel Müdürlüğü, MİT, diğer güvenlik örgütleri ve Yargıtay'ın kendisi tarafından da bilindiğini, kaldı ki Nusret Senem'e verilen dosya denmekte olduğunu, uygun bulunursa binanın dışında bekleyen kalabalığın içindeki Nusret SENEM davet edilerek ona sorulabileceğini, ama bu belgenin işçi Partisi ile irtibatını kuracak hiçbir gerçekliğin olmadığını" beyan etmiştir. Şüpheli Hayati ÖZCAN'ın Emniyette alınan ifadesinde; "Nusret SENEM'in İşçi Partisi Genel sekreteri olduğunu, Uzun yıllardır kendisini görmediğini, nasıl ve nerede tanıştıklarını hatırlamadığını" beyan etmiştir. f)-Hukuki durumunun değerlendirilmesi; Her ne kadar şüpheli Nusret SENEM; ERGENEKON terör örgütü üyesi olmadığını beyan etmiş ise de; "ERGENEKON Analiz Yeni Yapılanma Yönetim Ve Geliştirme ProjesP isimli dokümanda; "...ERGENEKON'un kendi kuracağı sivil toplum örgütlerine ihtiyacı vardır... Sivil toplum örgütleri aracılığı ile dünya kamuoyu kolayca etki altına alınarak yönlendirilebilir." Şeklinde ERGENEKON örgütünün sivil toplum örgütlerine ihtiyacı ve bu ihtiyacının nedeni açık bir şekilde ortaya konmuştur. ERGENEKON örgütünün sivil yapılanmasının anlatıldığı Lobi Çok Gizli Aralık 1999 isimli dokümanda ise; "Lobi'nin yapılanması ve tüm faaliyetleri mevcut hukuk plâtformu ile çerçevelenmiştir. Örgütlenme, yapılanma ve faaliyetlerinde legal sınırlar içinde kalacaktır... Sivil toplum örgütlerinin ulusal çıkarlara uygun tepkisel eylemlerde bulunması sağlanacak ve kitlesel tepkiler organize edilerek kontrolde tutulması sağlanacak... Lobi, prensip olarak hiçbir zaman doğrudan doğruya toplumsal eylemler içinde yer almamalı, oluşturacağı sivil toplum kuruluşlarının etkinlik ve eylemler düzenlemesini organize ve kontrol eden güçlü bir mekanizma olarak kalmalıdır" ibareleri yeralmaktadır.

Lobi'nin ERGENEKON örgütünün propaganda faaliyetlerini daha rahat yürütmesi, toplum içerisine sızması, örgütün gerçek amaçlannm gizlenmesi amacı ile bir sütre oluşturarak halkımıza karşı örgütün amaçlan doğrultusunda dezenformasyon faaliyetlerini yapması amaçlanmıştır. Şüpheli Nusret SENEM'in 04.02.2008 günü saat : 14.01'de Ferid İLSEVER ile yaptığı telefon görüşmesinde özetle; Ferid İLSEVER'in "... ne oluyor abi bu şey, 9 Şubat eylemi" dediği, Nusret SENEM'in "Bu akşam toplantı var" "... Ziraat Mühendisleri odasında, çeşitli örgütlerin, platformların katıldığı bir toplantı var" "Şimdi burda m işte ADD var o diğer örgütler var ....(anlaşılmadı), Cumhuriyet Kadmları Derneği var, çeşitli platformlar var Ankara da 4-5 çeşit, bizim Suphi ahinin oğlu da var, o şeylerin içerisinde" "Eğer böyle bir eylem kararı verirlerse .... Başka yada herhangi bişey kamuoyuna duyuracaklar yarından itibaren" "Böyle bişey olsun iyi olur bi miting olarak olur bu gen Tandoğan da bi miting yapılır ondan sonra da Anıtkabir e gidilir bilmem ne 14 nisandan daha büyük bi eylem olur" dediği, Ferid İLSEVER'in "... Meclis e gidelim falan gidelim falan şeyler var ortam ne kadar doğru onuda ben.. " dediği, Nusret SENEM'in "doğru değil o abi, pek doğru değil öyle şeyler çok şey yapar o katılımı zayıflatan etkiler yapar" şeklindeki beyanlanndan şüpheli Nusret SENEM'in Sivil toplum Kuruluşlannı yönlendirdiği anlaşılmıştır. 03.03.3008 günü saat : 18.27'de Ferid İLSEVER ile Nusret SENEM arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Ferid İLSEVER'in "Nusret'ciğim şimdi bu Hikmet bir şey hazırladı, hani konuşmuştuk ya dosya..." "...biz bunu şimdi burada basma yarından itibaren servis yapacağız gideceğiz gruplar halinde tek, tek köşe yazarlannı, haber merkezlerini, genel yayın yönetmenlerini dolaşcaz anlatacağız yani, Ankara'da da aynı şeyi yapacağız ama gelin bunu Meclis'e taşıma yollarını arayalım zorlayalım veya CHP' lileri falan..." dediği, Nusret SENEM'in "Olur eklerini ineklerini bir dosya yapalım" "Taşıyalım Meclise" "Zaten diyorlardı adamlar bize belge doküman getirin diye" "CHP'ye DSP'lilere falan taşırız bunu" dediği, Ferid İLSEVER'in "Yani o Kemal KILIÇ'la Ruhan yaparlar bunu temiz adamlar biliyormusun" dediği, Nusret SENEM'in "Ne var canım bizim burada milletvekili eski baro başkanı arkadaşımız var" "CHP grup başkan vekili baro başkanı arkadaşım"... dediği, 10.03.2008 günü saat : 17.42'de Ferid İLSEVER ile Nusret SENEM arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Bir süre CHP nin ve BAYKAL'ın ERGENEKON operasyonuna bakışlanyla ilgili konuşup hafife aldıklannı anlattıklan, Ferid İLSEVER'in ".... Bu şey hazır, hı kapakta yaptık, bu sayı ama kapaktan öncede bizim hazırladığımız bu ERGENEKON ile ilgili bir dosya var" "Cumhuriyet Halk Partisi mesela DSP'liler bunu bir soru önergesi haline getirsinler meclise sunsunlar, mesela bunu KILICLAROĞLU yapar, Atilla KALÇA yapar" dediği, Nusret SENEM'in "eski Baro Başkanı zaten yardım istiyor" "Mehmet bey ile konuşayım ben o nu. O nu burada bir güzel önerge haline getirelim" "tamam mı? Soru önergesi falan, haline bir çıksın mecliste şak diye koysun" dediği, ilerleyen konuşmada Nusret SENEM'in ".... yannda şey yapıyoruz Yargıtay şeye Hakimler Savcılar Yüksek Kuruluna suç duyurusu yapıyoruz savcı ile ilgili" şeklindeki görüşmelerinde: Şüphelilerin ERGENEKON terör örgütü ile irtibatlı olduklan, soruşturma kapsamına kendilerinin de dahil edileceklerini tahmin edip bekledikleri ve bunun öncesinde ERGENEKON terör örgütüne yönelik yapılan soruşturmanın akamete uğraması, sonuçsuz kalması ve kamuoyunda gereksiz ve mesnedsiz bir soruşturmaymış gibi algılanması için karapropaganda (Dezenformasyon) çalışmalan yürüttükleri, bu konulan Aydınlık Dergisinde ve Ulusal Kanal'da bu şekilde gündeme getirdikleri, örgütsel faaliyetlerine legal olan İşçi

Partisi ve medya kuruluşlarını perde yaparak bunların arkasına saklanarak her türlü illegal faaliyetlerini yürüttükleri, mensubu oldukları ERGENEKON terör örgütünün deşifresini önlemek için her türlü yola tevessül ettikleri, telefon görüşmelerine de yansıdığı şekliyle ana muhalefet partisine Türkiye Büyük Millet Meclisinde ERGENEKON terör örgütü soruşturması ile ilgili soru önergesi vermeleri için taslak hazırladıkları, anamuhalefet partisinden bazı milletvekilleri ile temas kurarak bu faaliyetlerini yürüttükleri anlaşılmıştır. Şüpheli Nusret SENEM'in legal platformda İşçi Partisinin Genel Sekreterliği görevini yürüttüğü, ancak İşçi Partisi Genel Merkezinde yapılan arama sırasında: Girişin karşısındaki sekreter odasının sağ tarafında bulunan masa üzerinde ele geçirilen "ELBA HIGH QUALITY CD" yazan M4-C524-B-R2-09:40 seri numaralı CD'nin yapılan incelemesinde; İçersinde (3) adet klasör ve (1) adet Word sayfası olduğu, "Yargı-Nusret Senemden" adlı klasör açıldığında, içerisinde (4) adet Word belgesi, (7) adet PDF belgesi olduğu görülmüştür. "Yargıtay" adlı PDF dosyasının içeriğinde; Yargıtaya'a ait; elle çizilmiş basit bir kroki olduğu, binalara ait bölümleri gösterir şekiller olduğu, bu şekillerin üzerine A, B, C yazıldığı, binalara giriş çıkış olan noktalarının işaretlendiği ve bu noktaların üzerlerine değişik işaretler ve şekiller yapılarak numaralandınldıkları görülmüş, aynca;"Krokinin açılımı" isimli Word belgesi içeriğinde: "A:Yargıtay ana bina, BtYargıtay bitişik ek bina, C:Yargıtay ek bina, 1: protokol kapısı(güvenlik çok sıkı), 2 avukat giriş kapısı, 3 Posta giriş kapısı, 4 Vatandaş kapısı, 5Garaj kapısı (sürekli görevli bulunur, güvenlik yok), 6 Mutfak kapısı, 7 A blok yan kapı, 8 C blok, yan kapı, 9 C blok arka kapı, 10 C blok ön yan kapı, 11 C blok ana giriş kapı, 12 C blok garaj kapısı, 13 Başbakanlık güvenli girişi, 14 A blok giriş, X Güvenlik var, X Polis var,) (x ray cihazı var, P polis noktası var." "Sarı ile işaretli bölgeler rahat, buralarda güvenlik, polis, görevli yok. 6 nolu kapı tünel gölgesinde kalıyor. Gece için uygun. 3 nolu kapı, kilitli ancak açılabilir. Buradan A blok zemin altına inilir.Burası Milli Eğitim Bakanlığı ile A blok arasında kalıyor ve araba park yeri.Tenha. C blok 8 nolu kapı çok müsait. Girince bazen kapı arkasında bir güvenlik çıkabilir. Burada lavabolar var. Oraya geçilebilir. Her zaman yok. 9 nolu kapı kilitlidir. Ama açılabilir. Ön taraftaki ışıklar oraya görmüyor. 10 nolu kapı kullanılmaz, ön taraftaki ışıklar burayı iyi görüyor. Ön tarafta 2 kamera var. Ön taraftaki sarı alan ağaçların altında kalıyor. Işıktan da geriye kalıyor. Orayı güvenlik kulübesi görmüyor, arkada camları yok. O nedenle kör bir nokta oluşuyor. Karargah kameraları görse de karanlık olduğundan sıkıntı olmaz. Ancak fazla beklememeli. Karargah önünden hemen ikaz gelebilir" (Not: imla ve harf hataları düzeltilmiştir) şeklinde, krokide bulunan bir çeşit şifre niteliği taşıyan harfler, numaralar, işaretler ve renklendirmelerin çözümünün bulunduğu hatta bütün krokinin ne amaçla yapıldığını açıklayıcı çarpıcı tanımlamaların olduğu, krokide belirtilen binaların Yargıtay Ana binası ve ek binalarını kapsadığı, rakam grubunun Yargıtay binalarının giriş kapılarım gösterdiği, harf grubunun ise güvenlik noktalarını belirttiği anlaşılmıştır. Ayrıca güvenlik zafiyeti olan noktaların özellikle belirtildiği, kör olan noktaların vurgulandığı, bu şekliyle Yargıtay binasına tüm güvenlik engellerini aşarak girebilmenin yollarının gösterildiği görülmüştür. Krokiye ait açıklamalara bakıldığında, açıklamaların adres veya legal bir amaca hizmet eden bir tarif ve bilgiler içermediği açık bir şekilde görülmektedir. "ERGENEKON Analiz Yeni Yapılanma Yönetim ve Geliştirme Projesf isimli dokümanda; "Dünyada var olabilmiş tüm sistemler, ülke çıkarları ve mevcut rejim ilkelerine aykırı ideolojilere sahip siyasileri engellemiştir. Bunun ise; iki yolu vardır: 1- Suikast rj*"' '^"^ ■. 2-Dez-enformasyondur. ıf/ * * " ^


...Kişisel çıkarlar adına siyasete yönelmiş ve hedefe ulaşabilmek adına her şeyi mubah sayabilen siyasilerin engellenebilmesi için; geriye kalan tek yol suikasttır." İbarelerine yer verilmiştir. Sözkonusu Yargıtay Krokisi; Yargıtay binasında bir suikast ya da bombalı saldırı düzenlenebilmesi için, ön keşif mahiyetinde olduğu, binadaki güvenlik zafiyetlerinin bulunduğu tüm noktaların belirlendiği, ERGENEKON terör örgütünün Cumhuriyet Gazetesine el bombalannm atılması ve sonrasında Danıştay saldırısı gibi provokatif eylemlerinin devamı olarak Yargıtay binasında, üst düzeydeki yargı mensuplarından birisine yönelik bir eylemin hazırlığı olarak değerlendirilmiştir. ERGENEKON terör örgütü, amaç ve çıkarlarına aykırı gördüğü yönetimleri değiştirmek için her yolu mubah görmektedir. Ülkemizde hali hazırda mevcut yönetim aleyhinde sürekli yayın ve propaganda yürüten ERGENEKON terör örgütünün, olası bir Yargıtay eylemi sonucunda oluşacak kargaşa ve kaos ortamından yararlanma planı yaptığı açıktır. 2006 yılında türban kararını bahane ederek Danıştay 2. Dairesi yargıçlarına yapılan silahlı saldırının arkasından, iktidar partisinin kapatılması için Anayasa Mahkemesine başvuran Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına yönelik böyle bir çalışmanın yapılması ERGENEKON terör örgütünün amaçlarına ulaşmak için her yolu mubah gören anlayışına uygun düştüğü görülmüştür. Yine aynı CD içinde bulunan "Yargı-Nusret Senemden" isimli klasör içerisinde bulunan: "Tayyip Erdoğan.pdf isimli bir MSword dosyası incelendiğinde; 1998 yılında Recep Tayip ERDOĞAN hakkında Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi C. Başsavcılığınca düzenlenen iddianame olduğu görülmüştür. "Turgut Özal.pdf" isimli MSword belgesi incelendiğinde; 18 Haziran 1986 tarihinde Ankara ilinde Atatürk Kapalı Spor salonunda Anavatan partisinin 2. Olağan genel kurul toplantısı yapıldığı sırada, Başbakan Turgut ÖZAL'a yönelik yapılan silahlı saldın olayı ile ilgili olarak olay yerinde yapılan keşif işlemine ait tutanak, "Uğur Mumcu.pdf" isimli "pdf' dosyası incelendiğinde, sadece Uğur MUMCU cinayeti ile ilgili resmin olduğu, "muammer aksoy.pdf" isimli dosya incelendiğinde öldürülen Prof. Dr. Muammer AKSOY'un suikast sonrası çekilmiş resmi olduğu görülmüş, Yargıtay krokisinin bulunduğu klasör içinde, daha önce faili meçhul cinayete kurban giden ülkemizin güzide bilim adamı Prof. Muammer AKSOY ve gazeteci-yazar Uğur MUMCU'nun suikast sonrası resimleri ile eski Cumhurbaşkanımız Turgut ÖZAL'a yapılan suikast girişimi üzerine başlatılan soruşturmanın keşif tutanağının bir arada olması tesadüfi olmadığı kanaatini oluşturmuştur. "YARGI TEL NOLARI.doc" isimli MSword belgesi incelendiğinde; çok sayıda Yargı mensuplanna ait isim ve telefon listesi olduğu, "Yargıtay ile ilgili notlarim.doc" isimli dosya içerisinde: Yüksek Yargı organlannda görev yapan yüksek hakimlerle ilgili onlann durundan ve yakmlan ile ilgili istihbari nitelikte bilgiler ve değişik notlann olduğu, bir kısmına uğranılmaması bir kısmının babalannm durumunun araştınlması ve bir kısmının etnik, dini, felsefi ve mezhepsel düşünce ve inanç durumlan hakkında fişleme yapılan bir yazı olduğu görülmüştür. ERGENEKON terör örgütünün amacına ulaşmak için istihbarat toplanması ilkesine uygun olarak Şüpheli Nusret SENEM'in hukukçu olması da gözönüne alınarak yargıda görev yapan kişilere ait bilgileri topladığı, aynca kişileri siyasî, felsefi veya dinî görüşlerine, ırkî kökenlerine ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydetmiş olduğu, aynca bir kısım hakim ve savcılann telefon numaralannm kayıt edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar Şüpheli Nusret SENEM ifadesinde sözkonusu CD'nin kendisine ait olmadığını beyan etmiş ise de; kendisinin CD'nin bulunduğu yerde çalışıyor olması, aynca

CD içindeki klasörde şüphelinin ad ve soyadının bulunması, ayrıca Avukatlık yapması ve CD içinde Yüksek yargıda görev yapan kişilere ait özel ve istihbari bilgilerin bulunması dikkate alındığında savunması samimi bulunmamıştır. Şüpheli Nusret SENEM İşçi Partisinin genel sekreteri olduğu ve odasının girişinde bulunan odada içinde devlete ait gizli bilgi ve belgelerin bulunduğu CD'lerin ele geçirildiği, böylece şüphelinin devlete ait gizli belgeleri temin etmek suçunu da işlediği kanaatine varılmıştır. Yapılan aramalar sırasında İşçi Partisi Genel Merkezinde ERGENEKON terör örgütünün ana belgelerinden olan başta ERGENEKON, Lobi, Kemalist Hareket, Devletin Yeniden Yapılanması v.s. olmak üzere önemli belgelerinin ele geçirilmiş olması, şüpheli Nusret SENEM'in örgütün amacına yönelik faaliyetlerinin bulunması, legal olarak işçi Partisini perde yaparak aslında illegal ERGENEKON gizli örgütlenmesi içinde yeraldığı göz önüne alındığında şüpheli ERGENEKON terör örgütü ile süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden organik bir bağ kurmak suretiyle silahlı terör örgütü üyesi olmak, devlete ait gizli bilgi ve belgeleri temin etmek, kişisel verileri kaydetmek suçlarını işlediği yönünde kamu davasının açılması için yeterli şüphe teşkil eden delil elde edildiği anlaşıldığından;

Şüpheli Nusret SENEM hakkında 5237 Sayılı TCK'nım 314/2, 3713 Saydı Terörle Mücadele Kanunun 5 ve TCK'nun 314/3 ve 220/4. maddesi yollaması ile TCK'nun (135/2-1,43/2), 334/1, 53, 58/9, 54/1 ve 63. maddelerinin tatbiki talep edilmiştir.