Ergenekon iddianamesi/BÖLÜM V ŞÜPHELİLERİN BİREYSEL DURUMLARI İKİNCİ GRUPTAKİ KİŞİLERİN BİREYSEL DURUMLARI 57- ŞÜPHELİ FUAT TURGUT:

57- ŞÜPHELİ FUAT TURGUT:

a)-Savcılık ifadesinde;Düzenle

"ERGENEKON örgütünü 1970'li yıllardan itibaren basından duyduğunu, soruşturma kapsamındaki kişilerden; Muzaffer TEKİN ve Fikret EMEK'i basından okuduğu kadarı ile tanıdığını, kendileri ile bizzat yada telefonla görüşmediğini Veli KÜÇÜK'ü basında çıkan dedikodulardan tanıdığını, kendisine sempati duyduğu için 3-4 ay önce Kemal KERİNÇSİZ'den telefonunu alıp yüzyüze görüşüp tanışmak istediğini söylediğini, onun da Bilecik'te olduğunu, İstanbul'a geldiğinde uygun bir zamanda görüşebileceklerini söylediğini, kendisi ile bütün temasının bu kadar olduğunu, bunun dışında hiçbir şekilde telefonla, mesajla, konuşup görüşme şeklinde bağlantısı olmadığını, ancak ismi telefon rehberinde kayıtlı olduğu için milli ve dini günlerde herkese attığı matbu mesajı ona da atmış olabileceğini, kendisi ile yüz yüze hiç görüşmediklerini, ancak imkan olsa görüşüp elini öpmek isteyeceğini, Oktay YILDIRIM'ı yaklaşık 1,5 yıl önce Avukat Kemal KERİNÇSİZ'in Orhan PAMUK aleyhine açtığı Şişli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen tazminat davasının duruşması çıkışında Ermeni faaliyetleri aleyhine konuşma yaptığı zaman çevredekilerin ismini söylemesi üzerine tanıdığını, Elif ŞAFAK aleyhine açılıp Beyoğlu Adliyesinde görülen ceza davasına müdahil olarak katılmak istediğini, dilekçe vererek katılma talep gerekçeleri ile Elif ŞAFAK'm niçin mahkum edilmesi gerektiğine dair beyanlarda bulunduğunu, ancak müdahillik talebinin reddedildiğini, Sevgi ERENEROL'u Türk Ortadoks Patrikhanesi Başkanı olarak tanıdığını, 2 yıl önce "Bartheloma Dışarı Patrikhane Yunanistan'a Taşınsın" sloganı ile başlatılan imza kampanyasını yürütenlerden biri olduğunu bildiğini, Kemal KERİNÇSİZ ve Sevgi ERENEROL'un da bulunduğunu, 2-3 bin kişinin katıldığı bu mitingde Kemal KERİNÇSİZ, İzmir Barosu Başkanı Nevzat ERDEMİR, ismini hatırlamadığı Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı ve kendisinin konuşma yaptıklarını, kendisinin konuşmasında Türkiye'nin aleyhindeki etnikçi faaliyetleri ve bunlara çanak tutan siyasileri de eleştirdiğini, Sevgi ERENEROL ile bu mitingde tanıştıklarını, Sevgi ERENEROL'un kendisini Patrikhanenin özel bir gününe telefonla davet ettiğini, Kemal KERİNÇSİZ'i yaklaşık 2 yıl öncesinden tanıdığını, basma da yansıyan etnikçiler aleyhine yaptığı yasal faaliyetleri nedeniyle dikkatini çekerek telefon açıp bu faaliyetlerine nasıl katkıda bulunabileceğini sorduğunu, onun da kendisini gıyaben tanıdığını söylediğini, istanbul'a geldiğinde ziyaretine gittiğini, kendisine Orhan PAMUK ve Elif ŞAFAK davalarına müdahil olarak katılmasının uygun olacağını söylediğini, kendisinin de bu davalara katıldığını, ayrıca Yeni Çağ Televizyonunda yaptığı programlarından birisine konuk olarak katıldığını, zaman zaman telefonla imkan olduğunda da yüz yüze görüşerek Şehit ve Gaziler adına yapılabilecek hukuki faaliyetler noktasında fikir alışverişinde bulunduklarını,


Kendisinin son bir yıldan itibaren İzmir'de faaliyet gösteren Türk Dünyası Kültür ve İnsan Haklan Derneğinin genel başkan yardımcılığı görevini yürüttüğünü, aynı zamanda bu derneğin Avukatlığını da yaptığını, 3332 sıra numaralı iletişim tespit tutanağındaki; 19.12.2007 tarihinde sıralarında Veli KÜÇÜK'ün cep telefonuna göndermiş olduğu; "RTE/AB.Dullatı G.ve şürekası eliyle parçalanma sürecine itilen T.C.'ni korumak için; milliyetçi/devrimci ihtilal kaçınılmazdır! Bayramnz/2008'nz kutlu... Av.FuatT." şeklindeki mesajda "RTE" ile Recep Tayyip ERDOĞAN'I, "AB.Dullah G." ile Abdullah GÜL'ü, "şürekası" kelimesi ile de bunların taraftarlarını, hükümet üyeleri bürokratları kastettiğini, bu mesajı Veli KÜÇÜK dahil olmak üzeren telefon rehberindeki herkese kurban bayramı ve yeni yıl mesajı olarak gönderdiğini,bu mesajda hükümet politikaları nedeni ile devletin temel kazanımlarının bir bir elden çıkmasından ve ülkenin parçalanma sürecine gireceğinden duyduğu endişe ve eleştirileri dile getirdiğini, mesaj metnindeki ihtilalden askeri ihtilali kastetmediğini, bu kelimeyi mecazi olarak kültürel iktisadi siyasi düzeltme düzenleme ve Türkiye'nin sırtındaki borç kamburunun kaldınlması maksatlı olarak kullandığını, kendisinin şahsen askeri darbelere karşı olduğunu, mesajdaki ihtilal kelimesi ile halkın uyanmasını bilinçlenmesini kastettiğini ve milliyetçi devrimci bir tavırla vaki olabilecek bütün girişimlerin şuurunda hareket eder hale gelinmesini kastettiğini, 3334 sıra numaralı iletişim tespit tutanağındaki 11.01.2008 tarihli görüşmeyi Yeni Şafak gazetesi muhabiri Zeynep ÇİFTÇİ ile yaptığını, içeriğinin doğru olduğunu, Muğla Gazetesinde 05-10 Nisan 2005 tarihleri arasında bir röportajı yayınlandığını, Şemdinli olaylan bahane edilerek o zamanki Kara Kuvvetleri Komutanı şimdiki Genel Kurmay Başkanı olan sayın Yaşar BÜYÜKANIT'a yönelik Van Savcısı Ferhat SARIKAYA'nm alet olduğu Mehmet Ali ALTINDAĞ ve benzeri ne idüğü belirsiz kişilerden kaynaklı iftiralan aynntılanyla ortaya koyduğu gibi 1997 ila 2003 yılları arasında Diyarbakır Van ve Hakkari de yargılamaları yapılan Yüksekova Çetesi olarak adlandırılan Subay, Korucu, Korucu Başı ve Özel Harekatçılerin davalannda yaşadıklarını anlattığını, 3335 sıra numaralı iletişim tespit tutanağındaki 15.01.2008 tarihli görüşmeyi Bahattin HAYAL ile yaptığını, Avustralya'da bulunan bir yayın kuruluşunun Türkiye'deki temsilcisi olduğunu söyleyen bir bayanın kendisini arayarak Yasin HAYAL'in ailesinin evi, yaşam şartlan ve Yasin HAYAL'in eylemi hakkında konuşmak istediklerini söylemesi üzerine kendisinin Bahattin HAYAL'e bu durumu ilettiğini, onun da oğlu Yasin HAYAL'e yardım ederlerse kabul ederim dediğini, görüşmede herhangi bir suç unsuru olduğunu düşünmediğini, Arama sırasında ele geçirilen doküman ve bilgisayar kayıtlannın hepsinin altına imzasını atacağını, kendisinin illegal bir faaliyeti olmadığını, yüzlerce dosyanın Avukatı olduğunu beyan etmiştir.


b)-Aramalar da elde edilen deliller;Düzenle

Aramalarda elde edilen malzemelerin incelenmesinde herhangi bir suç unsuruna rastlanmamıştır.

c)-Telefon görüşmeleri;Düzenle

Tape: 3332, 19.12.2007 günü saat : 16.03'de Fuat TURGüT'un Veli KÜÇÜK'e gönderdiği mesajda; "RTE/AB.Dullah G.ve sürekasi eliyle parÇalanma surecine itilen T.C.'ni KORUMAKiÇin;milliyetÇi/devrimci ihtilal KACINILMAZDR! Bayramnz/ 2008' nz kutlu... Av.FuatT." şeklinde, Tape: 3210, 19.12.2007 tarihi, saat 18 56 saralarında, Sevgi ERENEROL'a Fuat TURGUT'un 0542 203 78 16 numaralı telefonundan göndermiş olduğu mesajda; "RTE/AB.Dullcıh G.ve sürekasi eliyle parÇalanma $~recine itilen T.C.'ni KORUMAKiÇm;milliyetÇi/devrimci ihtilalKACINILMAZDR! Bayramnz/2008' nz kutlu... Av.FuatT." şeklinde Veli KÜÇÜK' e gönderilen ihtilal isteyen mesajın aynısı olduğu, Tape: 3334, 11.01.2008 tarihi, saat: 21:33 sıralarında Fuat TURGUT ile Zeynep isimli şahıs arasında yapılan telefon görüşmesinde Fuat TURGUT'un " TAYYIP'LE FATİH ÜREK SÖZÜ DEĞİL, YANİ FATİH ÜREK GERÇİ TAYYİP'TEN ELLİ KAT ŞEREFLİ AMA ÇÜNKÜ SADECE KENDİSİNİ SATIYO " ZEYNEP isimli şahsın "AMA ÇOK HAKARET EDİYOSUNUZ YA" dediği, 21.01.2008 günü saat : 14.44'de Hayati ÖZCAN ile Fuat TURGUT arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Fuat TURGUT'un " Hayati'ciğim merhaba" "Şu çocuğun adını soyadını ver bakayım" dediği, Hayati ÖZCAN'm Doğukan DİNÇ ismini verdiği, Fuat TURGUT'un "Doğukan DİNÇ" dediği, Hayati ÖZCAN'ın "Evet abi Ağrı 2'inci Askeri tutuk Cezaevindeymiş şuanda" dediği ve bir süre yoğun olduklarından bahsettikleri Hayati ÖZCAN'ın "Köylerde dolaştık PERİNÇEK'le beraber" "Bir haftadır köylerdeydik yeni geldik bir onların haberleri ile uğraşıyordum abi" dediği, Fuat TURGUT'un "Bizim köy haberimizi dinlemiş mi Doğu Bey" dediği, Hayati ÖZCAN'ın "Vallahi sormadım yalan söylemeyim" "bu haftaki Aydınlıkta senin ilgini çeken haberler olacak Drank Hrant'la ilgili" "...sizinle ilgili değil Hrant'ın bazı kasetleri elimize geçti de" dediği, Fuat TURGUT'un "He çok güzel" "... bende kullanırım Mahkemede onları" dediği, Hayati ÖZCAN'ın "Yani çok önemli Fethullahı kıstıracak bu şeyi kıstıracak Ramazan AKYÜREK'i kıstıracak" "Olağan üstü bilgiler bulduk yani" dediği, Fuat TURGUT'un "Televizyonda röportaj vereceğim orda da kullanırım" dediği, 21.01.2008 günü saat : 16.55'de Hayati ÖZCAN ile Fuat TURGUT arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Fuat TURGUT'un "Kardeş şimdi Ağrı görevsizlik Askeri Mahkemesi Görevsizlik Karan vermiş dosya bir hafta on gün sonra Erzurum Askeri eee Erzurum DGM'de olacak" "Yardım yataklık yani Özel Mahkemede olacak bizim Avukat Ercüment Bey kontrol edecek neyin nesi içeriğine bakacak dosyanın eğer Oğlan böyle bir kasten yani bu şekilde bu yönde düşüncesi fikri zikri katkısı yoksa bizim Ercüment abi yardımcı olacak" dediği, Hayati ÖZCAN'ın "Suç suçluysa eyvallah ama ben çocuğu iyi tanıyorumA" dediği, Fuat TURGUT'un "Sonra İşçi Partili ... ARKADAŞIMIZ DEDİM garanti veriyor PKK'lı olmadığına dair" dediği, Hayati ÖZCAN'ın "Tabi tabi iyi biliyorum canım hele bu çocuk Doğukan adı bile Doğukan yani adını bile Türk Dünyasından çekti babası" dediği, Fuat TURGUT'un "Ben Cd mi istiyorum" dediği, Hayati ÖZCAN'ın "Tamam .. onu gerçi çocuklar birazdan bekliyorum onları gerekeni yapacağım abi" dediği, 18.03.2008 günü saat 15.32'de Fuat TURGUT ile Ufuk...? arasındaki telefon görüşmesinde; F.TURGUT'un "Devlet çalışıyor Devlet direniyor bizde seyrediyoruz Uğur" "benim o röportajım yayınlanmadı dimi ?" dediği, UFUK'un "ERGENEKON'la ilgili olan yaptığımız mı ?" "Yok yayınlama gereği duymadık" dediği, F.TURGUT'un "ŞEYİN DOĞU BEYİN DİLEKÇELERİNİN BU İŞTE TESİRİ VARDIR İNŞALLAH" dediği, UFUK'un "Hangi dilekçeler ERGENEKON'la olan mı ?" dediği, F.TURGUT'un "Yok yok her konuda yani Partinin hakkında dava açılması" dediği, UFUK'un "Zaten biz üç defa başvurmuştuk biliyorsunuz ?" "Yani benzer şeyler var içerisinde iddianamenin" dediği, F.TURGUT'un "bütün etnikçiler bölücüler nasıl nisadır sürülmüş gibi bağırıyorlar her gün şuanda bile televizyonun her kanalını açsan yok istikrar bozulurmuş LAN VATAN GİDİYOR" "Hangi istikrardan söz ediyon yani kuyruğuna basılmış gibi havlıyorlar bütün din tücarları emiciler Ali BAYRAMOĞULLARI sıra sıra dünden beri dehşet bir şekilde karşı propagandaya geçtiler" dediği,

18.03.2008 günü saat 15.32'de Fuat TURGUT ile X Erkek şahıs arasındaki telefon görüşmesinde; X erkek şahsın "Yargılamayı durdurmuş." "İşte Hakim bana.." dediği, F.TURGUT'un "bende Tayyip Yargılaması mı durdu ya korktum ya" "ONLARIN YERİ İSTİKLAL MAHKEMESİ" "SIRADAN BİR MAHKEMEDE DEĞİL BENDE ORADA MÜDAHİL AVUKAT OLACAĞIM İNŞALLAH" "TELEFONUM DİNLENDİĞİ İÇİN BİLEREK SÖYLÜYORUM KARDİNAL PAPAZ FETHULLAH'IN POLİSLERİ DUYSUN" dediği, 19.03.2008 günü saat : 14.45'de Fuat TURGUT ile Mustafa ... arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

Mustafa'nın "Abi ne haber geçmiş olsun ben Mustafa Safranbolu'dan" "...ikinci kez gözaltına alındığını diye duydum ama serbest bırakıldığını duymayınca panik yaptım" dediği, Fuat TURGUT'un "O Papaz Fethullah'ın televizyonu yalan haber olarak yayınladı onu" dediği, Mustafa'nın "Tamam abi zaten ne yapacak M bu şerefsizler yani ne var ortada yani" dediği, Fuat TURGUT'un "ORTADA ... BÜYÜK BİR SUÇ VAR TÜRK OLMAK" "HELE HELE TÜRKÇÜ OLMAK" "ATATÜRK'Ü SEVMEK" "TÜRK BAYRAĞINI SEVMEK ERGENEKON SUÇLUSU OLMUŞ OLUYORSUN" dediği, Mustafa'nın "Ha evet yani o zaman herkes hepimiz ERGENEKON'cuyuz abi" dediği, Fuat TURGUT'un "Sakın deme seni de gelir alırlar ERGENEKON" dediği, Mustafa'nın "Gelsinler alsınlar anasını s.keyim ben onların ha dinliyorlarsa da gene de analarmı s.keyim" "Tabi analarını bilmem ne yapayım onların şerefsiz ibneler casuslar bu Ülkede baş tacı olacak cibilliyetsizler baş tacı olacak Vatan severler cezaevine düşecek ha sorgulanacak" dediği, Fuat TURGUT'un "Evet şimdi bir Devlet adamı bir Hükümetin başı" "O Ülkenin Vatan severlerinin üstüne gidiyorsa" "Kendi kendine sokan akrep noktasına gelmiş demektir" dediği, Mustafa'nın "Bu devir kapandığı zaman bu işin bitiminde ne olacağını hiç kimse hesabını yapmıyor mu" dediği, Fuat TURGUT'un "ARTIK BİR TÜRK KELİMESİ İÇİNDE TÜRK KELİMESİ BULUNMAYAN ANAYASA KALDI" "Bir de Fethuilah'ı Papaz Fethuîlah'ı Halife olarak çağırmak kalmıştı" "Bizi aldığında malum Tayyip efendi Devlet çalışıyor demişti" "Şimdi de Devlet çalışıyor Mustafa'cığım" "Yani AKP kapatılmazmış niye mahallede çok sevilen adam cinayet işlerse" "Olmaz tutuklanmamak dava açılmamak lafa bakın yani" "MENDERES'İN PARTİSİ DE DEVRİLDİĞİNDE 450'Lİ 400 KÜSUR MİLLETVEKİLİ VARDI" dediği, Mustafa'nın "Bekliyorum abi numaramı kaydet.seni öpüyoruz abi" "Türklere karşı Türk'üz abi hadi görüşürüz abi" dediği, 19.03.2008 günü saat : 15.08'de Fuat TURGUT ile Ruhi ÖZKAN arasındaki telefon görüşmesinde özetle;

Fuat TURGUT'un "ERGENEKON Teröristiyiz ya abi" "Moda şimdi" "PKK'lıları analarının kucağına çağırıyorlar" "Ne Mutlu Türküm Diyenler içeri" "TÜRKLERİN ÜLKESİ OLMAKTAN ÇIKARILIP ONUN BUNUN ÇOCUKLARININ ÜLKESİNE DÖNDÜRÜLMEK ÜZERE İKEN İŞTE ALLAH RAZI OLSUN İNŞALLAH DEVLET ÇALIŞACAK BAKALIM" dediği, 20.03.2008 günü saat 15.04'de Fuat TURGUT ile Savaş...? arasındaki telefon görüşmesinde; F.TURGUT'un "eğer müsaitse» ee şey TEDAŞ'ta Adnan KOZA var" dediği, SAVAŞ'm "Ha (tamam anlamında)" dediği, F.TURGUT'un "Hani" dediği, SAVAŞ'm "Anladım yarın gideyim hemen" dediği, F.TURGUT'un "Bana bir şey yapacaktı ödeme yapacaktı da" dediği, SAVAŞ'm "Tamam yarın sabah direk 08.30 da 09.00 da tepesindeyim merak etme" dediği, F.TURGUT'un "Ee bir dedi ki hallede bildi mi yani öyle şey" dediği, SAVAŞ'ın "Tamam" dediği, F. TURGUT’un "Şeye gerek yokta hani"

dediği, SAVAŞ'm "Tamam oldu abi gider söylerim ne demek" dediği, F.TURGUT'un "De ki Fuat'ın evinin elektiriği suyu bile kesilmiş" dediği, SAVAŞ'm "Tamam" dediği, 21.03.2008 günü saat : 10.02'de Fuat TURGUT ile Batuhan BOZKURT arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Fuat TURGUT'un ".... Muğla'ya geldim şeyden Manavgat'tan" dediği, Batuhan BOZKURT'un "İlhan SELÇUK tutuklandı biliyorsun dimi" "Doğu PERİNÇEK tutuklandı Kemal KILIÇLAROĞLU tutuklandı" "Kemal ALEMDAROĞLU" "Eski Rektör o tutuklandı Derin Devlet ERGENEKON'muş göy a onlar" dediği, Fuat TURGUT'un "BUNLAR İYİCE BUNADILAR YA" "NEYSE TELEFONLA KONUŞMAYALIM BUNLARI hadi seni seviyorum görüşürüz" dediği, 21.03.2008 günü saat: 12.31'de Fuat TURGUT ile Batuhan BOZKURT arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Fuat TURGUT'm ".... üç kişi bu tutuklama değil gözaltı yani Emniyet almış Doğu PERİNÇEKİ, Kemal ALEMDAROĞLU ve şeyi" "İlhan SELÇUK'u" dediği, Batuhan BOZRUKT'un "Bir yerden Cüneyt ARCAYÜREK'i de almışlar diye duydum" "Sekiz kişi daha almışlar" "Gözaltına ya aşağılık adamlar" dediği, Fuat TURGUT'un "Evet artık sende fazla küfür etme senide alırlar daha sonra" "Ciddi söylüyorum artık bunlar Türküm diyene herkesi yavaş yavaş toplatacaklar anlaşıldı" "Atatürkçü bırakmayacaklar piyasada" dediği, 21.03.2008 günü saat : 14.15'de Fuat TURGUT ile Ahmet... arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Fuat TURGUT'un "Sağ ol Doğu beyi de gözaltına almışlar öyle mi" dediği, Ahmet'in "Evet abi maalesef "Genel Başkanı da gözaltma aldılar İlhan SELÇUK Kemal ALEMDAROĞLU, Ferid İLSEVER" "Aldılar bunları abi bizim Serhan BOLLUĞU almışlar Aydınlık Genel Yayın Yönetmeni sanırım" "Ulusal falan basılmış Aydınlık basılmış Ankara Örgütü İstanbul Örgütü Genel Merkez buralar basılmış işte bir sürü belgeye el koymuşlar belgeler evraklara" "Aydınlık belki çıkmayabilir diyorlar ama çıkartmaya çalışacak bizim çocuklar" "Mesnetsiz olduğunu söyledik falan yani onların yıkılacaklarını bunlar kapatılacaklar bunun telaşı ve bu kapatılma davasından sonra" dediği, Fuat TURGUT'un "Kapatılmak umurlarında değil" dediği, Ahmet'in "Bu hareketin olması da çok iyi oldu abi" dediği, Fuat TURGUT'un "Benim Kamu oyuna duyuruyu okudun mu sana geçmiştim" "Aç Avukat Fuat TURGUT kamu oyuna duyurusunu oku" "Resmen bombardıman ettim" "Bunlar şeye Yüce Divana gitmeye Yüce Divana gitmek korkuyorlar yani Partinin kapatılması umurlarında değil" " Türkiye'de tarihin en büyük Mahkemesi kurulacak yani" "Hırsızlıklardan şeylerden Devleti soymaktan" dediği, Ahmet'in "Vakıflar Yasaları bilmem neler" dediği, Fuat TURGUT'un "Evet Allah izin verirse ben orada Müdahil Avukatlık yapacağım inşallah" dediği, 21.03.2008 günü saat : 19.36'de Fuat TURGUT ile Savaş.... arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Yapılan ERGENEKON operasyonundan bahsederek, Fuat TURGUT'un "herkes biz Türk olmanın sonuçlarına katlanırız bu yapanlar da Türk milletine düşman olmanın sonuçlarına katlanırlar" dediği, Savaş'm "Yalnız bu Ülkeyi de Atatürk'ten başka kuran olmadı" dediği, Fuat TURGUT'un "Burası Atatürk'ün Ülkesi" "Aldığımız fiyata veririz hiç korkma sen" "Tayyip .... dediği olmayacak ya" dediği, Savaş'm "Yok yok zaten olmaz merak etme sen" dediği, Fuat TURGUT'un "Bunlar Ne Mutlu Türküm Diyenleri tutuklamaya devam etsinler" dediği, ERGENEKON terör örgütüne yönelik yapılan operasyonları kendi çapında farklı yönlere çekerek, örgütün sıkça maske olarak kullandığı kutsal değerlere karşı yapılmış gibi göstermeye çalışması örgütsel bağının anlaşılması açısından önemli görülmüştür. , t

22.03.2008 günü saat : 11.46'de Fuat TURGUT ile X Erkek şahıs arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Fuat TURGUT'm "Mitinge gidiyorum" " İzmir'de İzmir Barosu olarak şey yapıyoruz bu operasyonları protesto mitingi" dediği, X Erkek şahsın "Bıraktılar mı Fuat abi şeyi İlhan SELÇUK'u ?" diye sorduğu, Fuat TURGUT'un "Gözaltındalar daha" dediği, X Şahsın "İnanamıyorum bu adam canına susamış vallahi nasıl bu şey bu ya" dediği, Fuat TURGUT'un "Evet çıldırmışlar Papaz Fethullah'ı herhalde Halife olarak getirmeye kararlılar bunlar ki ama bu Ülke Atatürk'ün Cumhuriyeti..." dediği, X Şahsın "Allah belasını versin" dediği, Fuat TURGUT'un "Herkes verir Millette verir Allah'ta verir Millette verir" "En azından vicdanen rahatız hiç değilse susmuyoruz ya" dediği, 24.03.2008 günü saat : 19.43'de Fuat TURGUT ile Vesi EKİNCİ arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Fuat TURGUT'un "... DİKEN ÜZERİNDE YÜRÜYORUZ Veysi'ciğim" dediğiveysi EKİNCİ'nin "Geçer bu zor günler inşallah" dediği, Fuat TURGUT'un "İzmir'deyim" "Adana'ya uçacağım oradan dönüşte o Adana'dan şeye geçireceğim" "Mardin'e geçeceğim sana da haber vereceğim geleceksin oraya" dediğiveysi EKİNCİ'nin "ANLADIM KOMUTANLARIM" dediği, Fuat TURGUT'un "BATMANA GELİRİM" dediğiveysi EKİNCİ'nin "EVET SİZİ BEKLİYOR DA O BENİM ŞEY İÇİN" dediği, Fuat TURGUT'un "ALLAH KISMET EDERSE BU BİRKAÇ GÜN İÇİNDE GELİYORUM YA" dediği, 25.03.2008 günü saat : 18.57'de Fuat TURGUT ile Arslan BULUT arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Fuat TURGUT'un "... yazını yeni okuma fırsatı bulabildim" ".. bende aynı yöntemlerle gözaltına alındım" "... diğerlerini beş yıl ediyorsun beni niye bir kenarda bırakıyorsun diye sitem edeyim (gülüyor)" "gönderdiğim bir şey vardı geldi mi faks ?" "onu aslında çok önceden ee internetten nasıl olsa eline geçer diye düşünmüştüm ama sonra bir de aslını yollayayım dedim" "BUGÜN İLHAN SELÇUK'A BİR MEKTUP ATTIM" "ÖYLE BİR ŞEY YANİ EE TELEFONLARIMIZ DİNLENMEYE DEVAM EDİYO TABİ" "BİZ BU ERGENEKON'DAN ÇIKARIZ ABİ" "CUMHURİYET DÖNEMİNİN ÜÇÜNCÜ ERGENEKON'U" "ORDA ZATEN HERHALDE YAZILABİLECEK HER ŞEYİ YAZDIM DİYE DÜŞÜNÜYORUM OKUDUYSAN EĞER" "EE ARTIK ARŞİVİNİZDE KALSIN ÇÜNKÜ BENİM EVİMİN ÖNÜNDE GECE MEÇHUL KİŞİLER GÖRÜYORUM ARABALARIN İÇİNDE" "... polis olmayabilir yani keşke polis olsa tabi ama" "Poliste olmayabilir Arslan'çığım yani bir bakıma ee orda hissettiklerim doğru çıkacak gibi yani beni her an vurabilirler vurdurabilirler bu köpekler" dediği, Arslan BULUT'un "Yani sanmıyorum öyle bir şeye teşebbüs edemezler ya korkma yani" ..Polistir polistir şey yapma bu kadar canını sıkma" dediği, Fuat TURGUT'un Mehmet GÜL'ün cenazesine gittiğinden bahsettiği, orada Ahmet ÇELİK ile karşılaştığını anlattığı ve "Bana sarıldı sen bir kahramansın dedi falan" "...ondan sonra şu soyadının son hecesi fazla dedim ee kim susturmuş susturamamış bilmem ne olmuş bu havaları attınız gazetenin içine ettiniz milli soldan en az beş bin kişi bizim gazeteyi satın alıyo her gün dedim" "O hatsal yok gül gönüllü ülküdaşlartm bilmem ne slogan vari aptal yazılara dedim ee kurban ediyorsunuz gazeteyi" "Ümit ÖZDAG .... hocayla beraberdik o arada ya tanıyacağım tanımayacağım ben Ahmet ÇELİK'im deyince ya niye biz dedim defalarca karşılaştık" "Hafızam zayıfladı herhalde o arada söyledim o arada da Servet duyuyorrrmş söylediklerimi" "Bizim gazeteye ciddi ilgi gösteren mesela ben Türkçüyüm faergün Yeni Çağ'la Cumhuriyet'i de alıyorum dedim Aydmhk'ı da alıyorum aboneyim ee şimdi oızıın gazeteyede aynı kesimlerden ciddi ilgi var sırf Servet'in yüzünden tiraj kaybediyoruz. dedim" "Sorma niye şişiriyorsunuz bunu kim susturmak istemişte susturamamış yani susmamış susturulmayan yazar bu dedim üniversiteyi

bitirene kadar Turgut ÖZ AL'in dedim ee iki de bir biz Turgut ÖZAL hakkındaki görüşlerimiz net ee iki de bir dedim bu fahişe ailesi fahişe Turgut ÖZAL'ı dedim meth ediyo" dediği, 29.03.2008 günü saat : 10.46'de Fuat TURGUT ile Aziz.... arasındaki telefon görüşmesinde özetle; Fuat TURGUT'un "Sağolasın Aziz sen nasılsın Hakkari'de ne var ne yok" "..bu bişey duydum bizim Kemal'le Milli Eğitim Müdürünü işte kaçmışlar yakalamışlar bilmem ne ne oldu nedir durum" dediği, Aziz'in "Yok bişey" "gazetelerde yazıyo ama bişey yok" dediği, Fuat TURGUT'un "Sen Van'da mısın" diye sorduğu, Aziz'in "Yok ben Hakkari'deyim bugün Van'a gidip geleceğim" "Çocukların çocuklar ee çocukların oturumu var" " (Anlaşılmıyor) demiş işte bugün yarın getirmen lazım bende gidip bitirecem" dediği, Fuat TURGUT'un " önümüzdeki hafta Perşembe günü bana telefon et sana biraz harçlık yollayım" "Emniyet el koydu ya her şeyime biliyorsun" dediği, Aziz'in "Ya s.kerlm emniyet memniyet hepsi şey olmuşlar i.neler olmuş ortalık" dediği, Fuat TURGUT'un " BENİM TELEFON DİNLENİYO KÜFÜR ETME SONRA" dediği, Aziz'in "Dinlesin ne yapacaklar bana" dediği, Fuat TURGUT'un "FETHULLAHCI ŞEYLER NOT ALIRLAR YALNIZ" dediği, 02.04.2008 günü saat : 13.37'de Fuat TURGUT ile E.Zafer DORUK arasındaki telefon görüşmesinde özetle; E. Zafer DORUK'un "Yusuf'a ondan ihtar geldi bu Zafer'in mallarını burda şey yaptılar haciz koydular" "Bizde imzaladık onu" "Dört milyar lira abi" dediği, Fuat TURGUT'un "Eyvah, nerede Yusuf ?" dediği, E.Zafer DORUK'un "Yusuf, orospu çocuğu telefonunu kapattı abi" dediği, Fuat TURGUT'un "yeri belli değil mi abi yani bunun" "Ne yapalım peki" dediği, E.Zafer DORUK'un "ABİ AKŞAM AKŞAM ALACAZ ONU ABİ YA YANİ BİŞEYLER YAPACAĞIZ ONA ABİ" dediği, Fuat TURGUT'un "Yine de iyilikçi halletmeye çalışın baba ya" dediği, E.Zafer DORUK'un "Yapmayalım mı bir şey" dediği, Fuat TURGUT'un "YANİ BENİM TELEFONLARIM ZATEN BİLİYORSUN EE 24 SAAT DİNLENİYO BABA" "TAYYİP EFENDİ ÖYLE KARAR VERMİŞ TELEFONLARIMIZ DİNLENİYO BİLİYORSUN" "TABİÎ Kİ YANİ MALUM SEBEPLE" "DOLAYISIYLA BEN HUKUK DIŞINDA BİR ŞEY SÖYLEYEMEM ZATEN" dediği, E. Zafer DORUK'un "ŞEY YAPALIM BİZ NORMAL TELEFONLA GÖRÜŞÜRÜZ"dediği, Fuat TURGUT'un "Bİ ARA BEN ARAMAYA ÇALIŞIRIM BABA" dediği, d)-Diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları; Şüpheliler Veli KÜÇÜK, Sevgi ERENEROL, Kemal KERİNÇSİZ, Doğu PERİNÇEK ve Hayati ÖZCAN ile irtibatlı olduğu, Sevgi ERENEROL ve Veli KÜÇÜK' e ihtilalin kaçınılmaz olduğuna ilişkin mesaj çektiği, Kemal KERİNÇSİZ ve Sevgi ERENEROL ile birlikte örgütsel etkinliklere katıldığı anlaşılmıştır.

e)-Diğer şüpheli ve tanık beyanları;Düzenle

Doğu PERİNÇEK'in Emniyet İfadesinde; "Fuat TURGUT'u Apo davasında Avukat olarak gazetelerden tanıdığını, Fuat TURGUT'un internetten sık sık açıklamalarının dolaştığını, işçi Partisine üye olmak için izmir'den başvuruda bulunduğunu Ancak başvurusunun reddedildiğini" beyan etmiştir Sevgi ERENEROL Emniyetteki ifadesinde; "Fuat TURGUT'la 2006 yılında İzmirde yapmış oldukları etkinlikte tanıdığını birkaç kez kendisi ile telefonla konuştuğunu 19.12.2007 tarihinde Avukat Fuat TURGUT tarafından gönderilen "RTE/AB.Dullah G.ve sürekasi eliyle parÇalanma s~recine itilen T.C.'ni KORUMAKiÇin; milliyetçi/devrimci ihtilal KAÇINILMAZDIR! Bayramnz/2008'nz kutlu... Av.FuatT." aldığını ancak neden bu tarz ifade kullandığını bilmediğini" beyan etmiştir.

Veli KÜÇÜK ifadesinde;

" Fuat TURGUT'U tanımadığım, Fuat TURGUT'dan kendisine uRTE/AB.Dullah G.ve sürekasi eliyleparÇalanma surecine itilen T.C.'ni KORUMAKiÇin; milliyetçi/devrimci ihtilal KACINILMAZDR! Bayramnz/2008'nz kutlu... Av.FuatT" şeklinde bir mesaj geldiğini hatırlamadığını" beyan etmiştir, Tanık Zihni ÇAKIR ifadesinde ;

"Fuat TURGUTu 1996-1997 yıllarında tanıdığını, Taner ÛNAL'ın inşaatla iştigal eden şirketlerinde alacağı ile ilgili konularda çok yakın arkadaşı diyerek tanıttığını, Fuat TURGUT'un Kızılay Karamürsel arkasında Şehit Adem Yavuz Sokak üzerinde bulunan Turan Yapı A.Ş. ve Osmanlı Yapı A.Ş. 'ye ait büroda görüştüğünü, o dönemlerde sadece Avukat olarak tanıdığını, İzmir Barosunun bu şahsı atmak istediğini öğrendiğini, operasyon sonrasında ERGENEKON ile bağlantılı olduğunu öğrendiğini,' beyan etmiştir. Şüpheli Fuat TURGUT'un telefon ve sim kart kayıtları incelendiğinde; Kemal KERİNÇSİZ05322143354, Kemal KERİNÇSİZ 05332949190, Emin GÜRSES 05322066768Veli KÜÇÜK 05336439665, Hayati ÖZCAN 05334452610 Şeklinde soruşturma kapsamında bulunan şahıslara ait telefon numaralarının kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.

f)- Şüpheli Fuat TURGUT'un Hukuki durumunun değerlendirilmesi;Düzenle

Şüpheli Fuat TURGUT'un yasadışı ERGENEKON terör örgütü mensuplarından yeli KÜÇÜK, Sevgi ERENEROL, Kemal KERİNÇSİZ, Doğu PERİNÇEK ve Hayati ÖZCAN ile örgütsel irtibat halindedir. Şüpheli Fuat TURGUT Cumhuriyet Başsavcılığımızda alman ifadesinde: "Kemal KERİNÇSİZ'i yaklaşık 2 yıl öncesinden tanıdığını, basma da yansıyan etnikçiler aleyhine yaptığı yasal faaliyetleri nedeniyle dikkatini çekerek telefon açıp bu faaliyetlerine nasıl katkıda bulunabileceğini sorduğunu, onun da kendisim gıyaben tanıdığını söylediğini, İstanbul'a geldiğinde ziyaretine gittiğini, kendisine Orhan PAMUK ve Elif ŞAFAK davalarına müdahil olarak katılmasının uygun olacağını söylediğini, kendisinin de bu davalara katıldığını, ayrıca Yeni Çağ Televizyonunda yaptığı programlarından birisine konuk olarak katıldığını, zaman zaman telefonla imkan olduğunda da yüz yüze görüşerek Şehit ve Gaziler adına yapılabilecek hukuki faaliyetler noktasında fikir alışverişinde bulunduklarını" beyan etmiştir. Şüpheli Fuat TURGUT bu beyanında belirttiği gibi; Yasadışı ERGENEKON terör örgütünün hukuk birimi sorumlusu olan şüpheli Kemal KERİNÇSİZ ile irtibatlı olduğunu fikir ve amaç birlikteliğinin bulunduğunu kabul etmiştir. Ayrıca Kemal KERİNÇSİZ tarafından kendisine, Orhan PAMUK ve Elif ŞAFAK davalarına müdahil olarak katılmasının uygun olacağının söylenmesi üzerine, İzmir ilinden İstanbul'a gelerek bu davaları takip etmiş, kendi beyanına göre Elif ŞAFAK hakkında açılan davaya müdahillik dilekçesi vermiştir. Buradan da şüpheli Fuat TURGUT'un ERGENEKON terör örgütünün hiyerarşik yapısı içinde özel görevi haiz olan Şüpheli Kemal KERİNÇSİZ ile birlikte faaliyet yürüttükleri, örgütün talimatlarını birebir yerine getirdiği kanaatine varılmıştır. Şüpheli Fuat TURGUT ifadesinde: "Veli KÜÇÜK'ü basında çıkan dedikodulardan tanıdığını, kendisine sempati duyduğu için 3-4 ay önce Kemal KERİNÇSİZ' den telefonunu alıpyüzyüze görüşüp tanışmak istediğini söylediğini, onun da Bilecik'te olduğunu, istanbul'a geldiğinde uygun bir zamanda görüşebileceklerini söylediğini, kendisi ile bütün temasının bu kadar olduğunu, bunun dışında hiçbir şekilde telefonla, mesajla, konuşup görüşme şeklinde bağlantısı olmadığını, ancak ismi telefon rehberinde kayıtlı olduğu için milli ve dini günlerde herkese attığı matbu mesajı ona da atmış olabileceğini, kendisi ile yüz yüze hiç görüşmediklerini, ancak imkan olsa görüşüp elini öpmek isteyeceğini beyan etmiştir. Şüpheli Fuat TURGUT'un yüzyüze görüşmediğini ancak imkan bulsa elini öpmek istediği Veli KÜÇÜK, Yasadışı ERGENEKON terör örgötünür yöneticisi konumundadır.


Şüpheli Fuat TURGUT bu sözleri ile aralarındaki fikir ve amaç birliği ile hiyerarşik durumu ortaya koymuştur. Ayrıca, şüpheli Fuat TURGUT'un telefon ve sim kart kayıtları incelendiğinde; Kemal KERİNÇSİZ- 05322143354, Kemal KERİNÇSİZ- 05332949190, Emin GÜRSES- 05322066768Veli KÜÇÜK- 05336439665, Hayati ÖZCAN- 05334452610 şeklinde diğer şüphelilere ait telefon numaralarının rehberinde kayıtlı olduğu tespit edilmiş olup, şüpheli Fuat TURGUT'un Veli KÜÇÜK, Emin GÜRSES, Kemal KERİNÇSİZ ve Hayati ÖZCAN ile örgütsel irtibatlı olduğu anlaşılmıştır. Şüpheli Fuat TURGUT, 25/01/2008 tarihinde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki sorgusu sırasındaki beyanında: " Nusaybin 'li bir vatandaşın isteği üzerine kamuoyunda Yüksekova çetesi olarak bilinen davada sanıkların müdafiliğini yaptığı, ayrıca Hrant DİNK 'in öldürülmesi olayından sonra cinayetin azmettiricisi olarak yargılanan Yasin HAYAL'in Avukatlığını yapması için Pelitli Belediyesi basın Danışmanı aracılığı ile biraz da medyatik olmasının etkisi ile aranarak sanığın avukatlığını üstlenmesinin istenildiğini, kendisinin de fakir olduğu söylendiğinden Yasin' in müdafiliğini savunma görevini kabul ettiğini" belirtmiştir. Şüpheli Fuat TURGUT, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde derdest olan Hrant DINK'in öldürülmesi davasında Yasin HAYAL'in Avukatlığını yaptığı, bu görevi icra ederken şüpheliler Veli KÜÇÜK ve Kemal KERİNÇSİZ' den bahsederken "can dostum Kerinçsiz, sevgili paşam Veli Küçük" şeklinde hitapta bulunduğu, bunun karşısında maktul Hrant DİNK ve yakınlarından bahsederken "Ermeni ölüsü, Türk düşmanı, Kuduz Ermeniler, etnik çeteciler, pislikler, etnikçi pislikler ve eli kanlı Brüksel lahanası" gibi ifadeler kullandığı, yine Adliye önünde basın mensuplarına "Karen Fogg, Claudia Roth, enişteleri Joost Lagendijk geldi mi? Hrantçılarm anaları var, enişteleri var. Malta memurları burada mı? Hepimiz Ermeniyiz diyen güruh nerede? Onlar da dışarıda mı? Allah hepsini Hrantlarına kavuştursun! İnşaallah Hrant ile birlikte haşrolurlar! Bu, bugünkü duruşmadan önce onlara yaptığım duadır..." şeklinde tahrik edici konuşmalar yaptığı tespit edilmiştir. Hrant DINK'in öldürülmesi hem ülkemizde hem de yurtdışında nefretle karşılandığı halde şüpheli Fuat TURGUT'un bu tavır ve davranış şekli normal olmayıp ERGENEKON terör örgütünün amaç ve faaliyetlerine uygun hareket ettiği kanaatini oluşturmuştur. Şüpheli Fuat TURGUT; Sevgi ERENEROL ve Veli KÜÇÜK'e ait telefonlara: "RTE/AB.Dullah G.ve sürekasi eliyle parÇalanma s~recine itilen T.C.'ni KORUMAKiÇin; milliyetçi/devrimci ihtilal KACINILMAZDR! Bayramnz/2008'nz kutlu... Av.FuatT şeklinde mesaj çekmiştir. Burada Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı sayın Recep Tayyip ERDOĞAN ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı sayın Abdullah GÜL ve ortakları eliyle Türkiye Cumhuriyeti'nin parçalanma sürecine itildiğini, Türkiye Cumhuriyetini korumak için milliyetçi/devrimci ihtilalin yapılması gerektiğim içeren bu mesajı cep telefonu rehberinde kayıtlı tüm şahıslara gönderdiği anlaşılmıştır. Türk Dil Kurumu Sözlüğünde İHTİLAL kelimesi: "(1) Bir ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın cebir ve kuvvet kullanarak yapılan geniş halk hareketi, devrim (2) Kargaşalık, düzensizlik, karışıklık ve (3) Köklü değişim, devrim" olarak, Türkçe sözlükte ise; " (1) Devletin mevcut yapısını ve iktidar düzenini değiştirmek amacıyla zor kullanılarak yapılan halk hareketi. (2) Hükümet darbesi ve (3) Kargaşalık, düzensizlik" anlamlarına gelmektedir. Şüphelinin eğitim durumu ve toplum içindeki konumu dikkate alındığında kullandığı kelimelerin ne anlama geldiğini bilmemesi mümkün değildir. Yasadışı ERGENEKON terör orgutu mensuplaıınm sürekli olarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini yıpratmak ve ortadan kaldırmaya yönelik çalışma ve eylem içinde oldukları iddianamemizin değişik yerlerinde sıklıkla anlatılmıştır "Şüpheli Fuat TURGUT'un kaçınılmaz olarak ifade ettiği milliyetçi/devrimci ihtilal beklentisi aynı zamanda örgütün beklentisi ve amaçlarından biridir. Mevcut Anayasamızda bir hükümetin ne şekilde kurulacağı ve ne şekilde görevinin sona ereceği kurallara bağlanmıştır. Demokratik bir sistemde halkın iradesinin sandıkta belirleneceği herkesin malumudur. Ancak şüphelinin milliyetçi/devrimci bir ihtilal istemesinin düşünce özgürlüğü içinde mütalaa edilmesi mümkün değildir. Düşünceyi açıklamak suç değildir, ancak yakın ve açık tehlike oluşturan, şiddeti çağrıştıran düşünce açıklamalarını ifade özgürlüğü içinde değerlendirmek mümkün değildir. Devletin mevcut yapısını ve iktidar düzenini değiştirmek amacıyla zor kullanılarak yapılan halk hareketi anlamına gelen ihtilal isteği ve bu isteğin 700-800 kişiye gönderilerek çağrı yapılması masum bir düşünce açıklaması olarak değerlendirilemez. Yine şüpheli Fuat TURGUT, 19/03/2008 tarihli Mustafa ile yaptığı telefon görüşmesinde "....MENDERES'İN PARTİSİ DE DEVRİLDİĞİNDE 450'Lİ 400 KÜSUR MİLLETVEKİLİ VARDI.." şeklindeki beyanı ile diğer Ergenekon terör örgütü mensuplarının da sık sık dile getirdikleri askeri müdahale istemi ve bunun 27 Mayıs 1960 ihtilali gibi olması söylemi ile birebir örtüştüğü görülmüştür Şüphelinin irtibatlı olduğu, fikir ve amaç birlikteliği bulunan kişiler irdelendiğinde de; şüphelinin beyanlarının çok da basite alınacak bir beyan olmadığı anlaşılacaktır. Yasadışı ERGENEKON terör örgütü mensupları oluşturdukları veya kontrol altında bulundurdukları Sivil Toplum Kuruluşları aracılığıyla yaptıkları gösterilerde ve örgütün talimatı üzerine açılan davalarda, bu davaların görülmesi sırası ve sonrasında yapılan eylemlerde ülkede etnik ayrımcılığı körükleyecek Türk-Ermeni, Türk-Kürt gibi ırkçılığı öne çıkaran ülkedeki huzur ve sükun ortamını bozacak, kardeşlik duygulanın yok edecek yüzyıllar boyu bir arada yaşamış insanlan birbirine düşman edecek, kin ve nefret duygularını kamçılayan, memleketimizde yapay bir kaos ortamının yaratılmasına, istikrarı baltalamaya yönelik girişimlerde bulunduklan görülmüştür. Mevcut Anayasal sistem içinde mer'i mevzuat hükümleri çerçevesinde demokratik seçimle iktidara gelen bir hükümetin, ihtilalle yok edilmesini istemek ve bu yönde ortamın hazırlanması için girişimleri olan bir şahıs veya örgütün; geçmişinde bir çok kez askeri müdahalelere maruz kalmış ülkemizde normal karşılanması düşünülemez. Şüphelinin yaptığı çağrı bireysel bir çağrı olmayıp örgütün amaçlarına ulaşmak maksadıyla yapılmış genel eylem planının uygulamaya konulmasıdır.

Şüpheli Fuat TURGUT diğer örgüt mensuplarının yaptığı gibi her fırsatta Türkiye Cumhuriyeti başbakanı sayın Recep Tayyip ERDOĞAN'a hakaret etmeyi bir vazife görmektedir. Bu cümleden olarak 3334 tape numaralı, 11.01.2008 tarihinde ZEYNEP isimli kişi ile yaptığı görüşmede karşı tarafa bir konuda söz verdiği, bu sözünü teyit etmek için verdiği örnekle ilgili olarak; "...TAYYİP'LE FATİH ÜREK SÖZÜ DEĞİL, YANİ FATİH ÜREK GERÇİ TAYYİP'TEN ELLİ KAT ŞEREFLİ AMA ÇÜNKÜ SADECE KENDİSİNİ SATIYO.." diyerek Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanını aşağıladığı, dosya kapsamında soruşturmaya konu olan diğer şüphelilerin de her fırsatta devlet büyüklerine karşı aynı tavın takındıkları tespit edilmiş olmakla şüphelinin ERGENEKON terör örgütü mensupları ile aynı görüş ve düşünceyi paylaştığı anlaşılmıştır.

Bu açıklamalarımız ışığında şüpheli Fuat TURGUT'un yasadışı ERGENEKON terör örgütü mensupları ile fikir ve amaç birliğinde bulunarak kendisine örgütün tevdi ettiği görevleri yerine getirdiği ve getınneye hazır olduğu, her zaman ve zeminde örgütün amacını dile getirmekten geri durmadığı böylece şüphelinin yasadışı ERGENEKON terör örgütü ile süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden organik bir bağ kurarak örgüt üyesi olmak ve halkı hükümete karşı silahlı isyana tahrik etmek suçlarını işlediği yönünde kamu davasının açılmasını gerektirecek derecede şüphe teşkil eden yeterli delil elde edildiği kanaatine varıldığından, şüpheli Fuat TURGUT'un üzerine atılı eylemlerine uyan 5237 Sayılı TCK'nun 314/2, 313/1 ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 5. ile TCK'nun 53, 54/1, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince cezalandırılması talep edilmiştir.