AK Parti Kırıkkale milletvekili Oğuz Kağan Köksal'ın 15 Temmuz 2011'de TBMM'de yaptığı konuşma

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde meydana gelen menfur olayla ilgili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Genel Kurulunda gündem dışı konuşma almış bulunmaktayım. Yüce Parlamentoyu saygıyla selamlıyorum.

Diyarbakır'da teröristlere karşı yürütülen operasyonda 13 askerimizin şehit düşmesi ve 7 askerimizin yaralanması milletçe hepimizi derin bir teessür ve üzüntüye gark etmiştir. Bu hain saldırı sonucu şehit olan askerlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Meydana gelen bu olayı esefle ve şiddetle kınıyor ve telin ediyorum. Tüm güvenlik güçlerimize bu mücadelede gösterdikleri ve hiçbir değerle ifade edilemeyecek fedakârlıkları için yüce milletimiz adına takdirlerimi ifade ediyor, minnet ve şükran duygularımı sunuyorum.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Türkiye, demokrasiden, hukuktan ve kardeşlikten asla taviz vermeden kanlı terör ve bundan beslenen güçlerin üstesinden gelecektir. Şehitlerimizin acısı yüreklerimizi dağlarken terörle mücadeledeki kararlılığımız da aynı azimle devam edecektir. Bunun herkes tarafından bilinmesinde de yarar vardır.

Ülkemizde demokratikleşme süreci paralelinde istismar araçları bir bir elinden alınan terör örgütü giderek şiddete daha çok sarılmakta ve şiddeti âdeta kendisine en önemli bir enstrüman hâline getirmektedir.

Terör örgütü hiçbir zaman Kürt vatandaşlarımızın ve o bölgede yaşayan insanlarımızın temsilcisi değildir. Bunlar, uluslararası güçlerin elinde maşa olmuş, onların değerlerine hizmet eden ve bunun neticesinde de âdeta kin kusan, vahşet dolu bir örgüt hâlindedir. Çok açık ve kesin olan bir gerçek vardır ki terör örgütü de gittikçe şiddeti artırmayı amaç hâline getirmiştir. Bu hain saldırıları da bunun açık bir göstergesidir.

Sayın Başkanım, değerli milletvekillerim; unutulmamalıdır ki terör örgütleri kaostan, kandan, gözyaşından beslenir, mücadelenin uzamasını ve toplumsal sabrın tükenmesini isterler. Bu amaçlarla tahrik edici eylemler gerçekleştirirler. Terör örgütlerinin tek bir amacı vardır, o da ülkemizin gelişmeye açık vizyonunu baltalamaktır.

Bugün toplum olarak her zamankinden daha çok uyanık olmaya, provokasyonlara karşı duyarlılığa, sabra, millî birlik ve beraberliğe ihtiyacımız vardır. Terör örgütünün karşısındaki en büyük gücün, milletimizin birlik ve beraberlik ruhu olduğunu da çok iyi biliyoruz. Ülkemizin huzuruna ve bölünmez bütünlüğüne yönelik her türlü saldırıya karşı terörle mücadelemiz elbette sonuna kadar devam edecektir. Bu mücadelenin temelinde tüm güvenlik güçlerimizin ve yüce milletimizin büyük fedakârlık ve özverisi vardır.

Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir ve tabi olduğu ulusal ve uluslararası kurallar vardır. Temel, evrensel insan hakları ve demokratik kazanımlarımızdan taviz vermeden, hukuka bağlı kalarak terörle mücadelemizi olanca hızıyla sürdüreceğiz. Bugün millet olarak bize düşen görev, aziz şehitlerimizin uğrunda seve seve canlarını verdiği bu cennet toprakları ilelebet payidar kılmak, emanetlerine maddi ve manevi sürekli sahip çıkmaktır ve birlik ve beraberliğimizi her alanda sürdürmek, güçlendirmek ve pekiştirmektir. Hedefimiz, bu milletin her bir ferdinin terör ve şiddetten arındırılmış bir coğrafyada kendini güvende ve özgür hissettiği, huzurlu, mutlu ve müreffeh bir ülkeyi adım adım inşa etmektir.

Sözlerime son verirken, evlatlarını bu ülke için feda eden aziz milletimizin değerli ailelerinin acısını yürekten paylaşıyoruz. Aziz şehitlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet, yaralı askerlerimize acil şifalar, milletimize ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin tüm mensuplarına başsağlığı diliyor; bu arada, mübarek günde, özellikle şehitlerimizi defnettiğimiz, onları asker ocağından peygamber kucağına defnettiğimiz bugünde, bütün milletimizin mübarek kandilini de bu vesileyle yürekten kutlarken tekrar bütün milletimize başsağlığı, sabır diliyor ve bu terör olaylarının en son olmasını, yüce milletimizin, birlik ve beraberlik içerisinde bu terör olaylarının her şekilde üstesinden geleceğimizin bilinmesini burada bir kere daha ifade ediyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)