Câne sen cândan ne kim, gelse, ciğerler ağrımaz,
Hâk bilir, bir zerre neşterden damarlar ağrımaz.

Şaha, mehrindenmidir, ya aşinalıktanmıdır,
Cismimi ser tâ gedem bin kez yararlar, ağrımaz.

Fitvasından zahidin nahâk beni ger soyalar,
Gam değil senden, şaha, görcek damarlar ağrımaz.

Zahidin efsanesinden soydular nahâk beni,
Hâk bilir, senden, şaha, sahibnezerler ağrımaz.

Şişemi çün taşa çaldım, Hâkk'ı izhâr eyledim,
Çeşm-î ehvâl ağrıdan ârif beserler ağrımaz.

Zahidin bir parmağın kessen, dönüp Hâk'dan kaçar,
Gör bu gerçek âşığı serpâ soyarlar, ağrımaz.

Cehl-î nâmerdin kaçan meydan gününde yeri var,
Er bilir meydan kadrin kim, kadirler ağrımaz.

Soyun, ey murdâr sallaklar, Nesîmî'nin tenin
Bunca nâmerdi görün, bir er kıyarlar, ağrımaz.


Kaynak: Anar (1999) (az). Min beş yüz ilin oğuz şeri. Antologiya, I kitab.. Bakü. 2017-07-08 tarihinde kaynağından arşivlendi . Erişim tarihi: 2017-07-08 
Telif durumu:

Bu eser, kültürel öneminden ötürü Türkiye Cumhuriyeti'nde kamuya maledilmiştir ya da 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na göre eserin koruma süresi dolmuştur. Kanun'un 27. maddesine göre:

  • Koruma süresi eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve ölümünden itibaren 70 yıl devam eder.
  • Sahibinin ölümünden sonra alenileşen (herkesçe bilinir duruma gelen) eserlerde koruma süresi ölüm tarihinden sonra 70 yıldır.
  • 12. maddenin birinci fıkrasındaki hallerde (sahibinin adı belirtilmeyen eserlerde) koruma süresi, eserin aleniyet tarihinden sonra 70 yıldır; meğer ki eser sahibi bu sürenin bitmesinden önce adını açıklamış bulunsun.
  • İlk eser sahibi tüzelkişi ise, koruma süresi aleniyet tarihinden itibaren 70 yıldır.