2. Ergenekon İddianamesi/V. BÖLÜM ŞÜPHELİLERİN BİREYSEL DURUMLARI 47- Şüpheli Önder KOÇ

47- Şüpheli Önder KOÇ

a-Savunmaları,Düzenle

Savcılık beyanı

Bursa Askeri Lisesinde ve Kara Harp Okulunda okuduğunu, şu anda bakım teğmeni olarak Bitlis’te görev yaptığını, şüpheliler Mehmet Ali Çelebi, Noyan Çalıkuşu, Hasan Hüseyin Uçar, Eren Mumcu ve Yaşar Tozkoparan’ı tanıdığını diğerlerini tanımadığını, Ergenekon dokümanı ve Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki yapılanması hakkında bilgisi olmadığını, Kemal Aydın ve Neriman Aydın’ı arkadaşı olan Noyan Çalıkuşu’ nun bahsetmesi nedeniyle bildiğini ancak evlerine hiç gitmediğini, Noyan ÇALIKUŞU’na gönderdiği mesajda televizyondan verilen haberi arkadaşına mesaj olarak çektiğini, Noyan ÇALIKUŞU’nun kendisine gönderdiği mesajda gözaltına alınanların paşa oldukları için onlara bir şey yapılmayacağını düşünerek çekmiş olabileceğini, Noyan ÇALIKUŞU ile yaptığı görüşme de Noyan ÇALIKUŞU’ nun adı geçen şahısları tanıdığını bildiği için kendisine bilgi verdiğini, yine Noyan ÇALIKUŞU ile yaptığı görüşmede bahsettiği evin boşaltılmasının Balıkesir’de görev yaptığı sırada oturduğu kiralık evin boşaltılması olduğunu, gözaltına alınan şahıslar ile ilgili haberleri yakından takip etme sebebinin Noyan ÇALIKUŞU’ nun bu şahısları tanıması ayrıca her türlü vatan meselesine karşı ilgili olması ve araştırmasından kaynaklandığını, Noyan ÇALIKUŞU ile yaptığı görüşmede Kemal AYDIN’a “Abi” şeklinde hitap etmesinin Noyan ÇALIKUŞU’ nun Kemal AYDIN’I çok sevdiğini bildiğinden ve Noyan ÇALIKUŞU’ nun moralinin bozulmaması ve moralini düzeltmek istediğinden kaynaklandığını, Kemal AYDIN ve Neriman AYDIN’ı hiç görmediğini, Noyan ÇALIKUŞU’na gönderdiği mesajda geçen darbe karşıtları tanımlamasını kendisini darbe karşıtı olarak nitelendirip bir yerlerden nemalanmaya çalışan insanları ifade ettiğini, bu kişilerin, bulundukları yerlerden alınıp yerlerine daha namuslu insanların getirilmesini kastettiğini beyan etmiştir.


b-Elde Edilen Dökümanlar,Düzenle

Şüphelinin kullanımında bulunan babası Ömer KOÇ’ a ait Ankara ili Keçiören ilçesi Tepebaşı Mahallesi Barut Sokak No:10/6 sayılı ikamette yapılan aramada;

-(43) adet 1-43 arası numaralandırılmış çeşitli markalarda CD,

-(38) adet 1-38 arası numaralandırılmış çeşitli markalarda DVD,

-(6) adet 1-6 arası numaralandırılmış Maxel marka çeşitli ibareli Disket,

-(1) adet COOLER MASTER marka 2105471109793 seri numaralı bilgisayar kasası bulunarak el konulmuştur.

-(1) adet not kağıdı üzerinde; “*Özgür ŞENER (12.Bölük) Bölüğe III. Sınıfta katıldığında 117 puanı varmış, Jandarma Özel Harekat olmak istiyormuş. Takım Komutanı Üstgm. …… seni bu okuldan atacağım ifadesini kullamış, -40 puanla Nisan ayında atılmış” “Nusret MEMİÇ (4 üncü bölük) 2006-2007 eğitim-öğretim yılında kasıtlı olarak disiplin puanı düşürülmüş” “*Necdet YÜCEL(19. bölük) Babası Cumhuriyet gazetesinde yazılar yazmış, 19 uncu bölükse (Ali ÇAKAY) bu yılbaşından itibaren disiplin puanı düşürülmeye başlanmış” “Aykut ÖZTÜRK(19. bölük)” “+Atılanlar” yazdığı, arka kısmında ise “*Emrah ERVERDİ Disiplin puanı -30, kredisi 3.400, asker olmak subay olmak isteyen bir Harbiyeli, kısaca hayata askerlikle tutunduğu ifade ediyor, 9 uncu Bölük” “*Önay MAY Kredisi 3.500 civarında, Beden eğitimi ve spordan askeri eğitim sınavlarından sorunu yok, Harp okulunu kaldıramayacak biri değil. 9 uncu Bölük” “*Kur. Yzb. ….’in bölüğündeki 2006-2007 eğitim-öğretim yılında birinci sınıf kısmı, yıla 29 mevcutla başlamış, şu anda söz konusu kısmın mevcudu 20’dir. Yukarıda ismi geçen Emrah ERVERDİ ve Onay MAY da aynı bölüktedir” “*Barışcan ŞAHİN, Erdem GÜRKAN(9. bölük), Baha CANGÖREN (15. bölük), Bayram Burak GÜZELCİK (gönderilen)” yazan doküman olduğu,

-(1) sayfa A4 kağıdı üzerine el yazısı ile askeri öğrenci oldukları değerlendirilen (23) kişinin sabit ve cep telefonlarının yazılı bulunduğu ve sonunda denize gidenler İ. G.G., B.D. yazılı doküman olduğu,

c-Telefon GörüşmeleriDüzenle

Tape No:7407’de kayıtlı, 01.07.2008 tarihinde Noyan Çalıkuşu ile yaptığı telefon görüşmesinde; Şüphelinin Noyan Çalıkuşu’na “Oğlum bu ne iş lan, Neriman AYDIN’ ı da almışlar, Kemal AYDIN, Neriman AYDIN’ ı da gözaltına almışlar” dediği Noyan’ ın “Vallaha mı diyorsun” dediği, Önder’ in “Tabi izle hemen aç kanalları da izle” dediği,Noyan’ın “Allah kahretsin isimler doğrumu bak” dediği, Önder’ in de “Evet Neriman AYDIN, Kemal AYDIN gözaltına alındılar oğlum şey işte adliyeye götürüldüler sağlık kontrolünden geçecekler bak bakalım sen” diyerek, şüphelilerin irtibat halinde oldukları Neriman AYDIN ve Kemal AYDIN’ ın gözaltına alınması nedeniyle tedirgin olduklarının anlaşıldığı, şüphelinin Kemal ve Neriman’ı tanıdığının ve Noyan ile ilişkilerini de bildiğinin açıkça anlaşıldığı,

Tape No:7409’da kayıtlı, 01.07.2008 tarihinde Noyan Çalıkuşu ile yaptığı telefon görüşmesinde; Noyan Çalıkuşu’nun “durum ne?” dediği, şüpheli Önder’in de “Oğlum muhtemelen gözaltına aldılar ya şimdi tam benim gazeteci arkadaş varda aramadım da daha muhtemelen ciddi bir soruşturma yani öyle basit bir şey değil bu ya sen takip edemiyon mu olayı ?” dediği, Noyan’ ın “Edemiyorum şu an müsait değilim” dediği, şüpheli Önder’ in “gözaltına alınılan BALBAY alınmış Mustafa BALBAY alındı bi de onu Adli Tıp’a gönderdiler birini Adli Tıp a gidecek te keriman keriman ..şeyle Kemal Abi’yle Neriman Şeyden Haber Yok Şu Anda yani gözaltında hala büyük ihtimalle uzun bir süre kalacaklar” dediği, Noyan’ ın da “Yok yok uzun değil ya uzun olmaz” dediği, şüpheli Önder’ in “şeye bağlı bugün ki duruma bağlı ortak bugün bi şey çıktı çıktı çıkmadı uzun olacak diye söyleniyor bana benim öyle bir şeyim var” dediği, Noyan’ ın “Fazla olmaz fazla olmaz KANK ben tahmin etmiyom” dediği,Önder’ in “Yani olayda tamamen isimleri yani bunlar bunlar var millet tepki versin diye yani böyle ilerde bu insanlar bi şeyler yapmaya çalışırsa yararlı bi şeyler bunların altında bi şeyler arasın diye millet” dediği, Noyan’ ın “Tabi tabi konuşuruz,ne zaman gelecen buraya” dediği, şüpheli Önder’ in “Cuma –Cumartesi ordayım” dediği, Noyan’ ın da “Tamam Cumartesi akşamı görüşürüz ben Pazar günü yo.. tamam hadi eyvallah” diyerek hafta sonu görüşme planı yaptıkları ve irtibatlı oldukları insanların gözaltına alınmasından dolayı birbirlerine moral verdikleri,

Tape No:7420’de kayıtlı, 01.07.2008 günü saat 14:43 ‘ de Noyan Çalıkuşu’ na “Simdi sorusturma kapsaminda tolon, eruygur pasalar ato baskani sinan aygün ve söylediklerim gözaltinda evleri 4 saat arandi” şeklinde mesaj çekerek olayları takip edemediğini söyleyen Noyan’ a bilgi verdiği,

Tape No:7421’de kayıtlı 01.07.2008 günü saat 14:50’de Noyan Çalıkuşu’ nun “Tamam sagol.kardsm eminim ki sorun yok.sadece gozalti.onlara bsy yapamazlr.” diye şüpheli Önder Koç’a mesaj çektiği,

Tape No:7422/7423’de kayıtlı, 01.07.2008 günü saat 14:57’ de Noyan Çalıkuşu’ na “Amaçlari isimleri duyurmak ortak halki isimlere aliskin hale getirmek ve bilimum her kesimi ki bunlar hükümet yanlilari darbe karsitlari inan bana o greenpeace Çiler bile isimlere karsi istemli veya degil cephe alacaklar NE YAPMALİ ACİL BU BOSLUKLAR DOLDURULMALİ” şeklinde mesaj çekerek kendilerine göre etkisiz kaldıklarını düşündükleri yerlere örgüt üyelerinin yerleştirilmesi gerektiğini ifade ettiği tespit edilmiştir.

  • Tape Kayıt No:6633 de kayıtlı 26.04.2008 saat:16:38 de sayılı Şahin B. ile yaptığı görüşmede özetle; Kemal AYDIN’ ın “6 tane kahraman kardeşim var onlarla ders çalışıyorum Türkiye üzerine dersimizi dünya ölçeğinde çalışıyoruz ne yapalım bize de bu iş düştü” dediği anlaşılmıştır. (Kemal AYDIN’ ın Teğmenler Grubu olarak bilinen Mehmet Ali ÇELEBİ, Noyan ÇALIKUŞU, Eren MUMCU, Yaşar TOZKOPARAN ve Önder Koç isimli şahıslarla birlikte ders işlediği anlaşılmaktadır.)

d-Örgütsel İrtibatlarDüzenle

Eren MUMCU’nun 20.09.2008 günü Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde;“Gözaltına alınanlardan Noyan Çalıkuşu, Mehmet Ali Çelebi, Önder Koç, Hasan Hüseyin ve Yaşar Tozkoparan’ tanıyorum. Bu şahıslardan Yaşar dışındakiler ile devre arkadaşıyız. Bu şekilde tanırım” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Şüpheli Yaşar TOZKOPARAN’ın Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde; “Önder KOÇ'u da bizim sınıfta üst sınıfta olması nedeniyle aynı ortamları paylaştığımızdan tanıyorum. Bizim birlikte yaptığımız tek şey konuşmak, zaman zaman hafta sonu birlikte çıktığımızda vakit geçiriyorduk” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Şüpheli Mehmet Ali ÇELEBİ’nin Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde; “ÖNDER KOÇ benim devrem ve sınıf arkadaşlarımdır” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Şüpheli Noyan ÇALIKUŞU’nun Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde; “Önder KOÇ'u da Harp Okulu 3. sınıfta aynı sınıfa düşmemizden dolayı tanıyorum. 4. sınıfta da sıra arkadaşım olmuştur. Kendisi ile yürüttüğüm ortak bir faaliyet yoktur”şeklinde beyanda bulunmuştur.

Şüpheli Önder KOÇ’un telefon irtibatları ile ilgili yapılan çalışmalar sonucunda;

Şüpheli Noyan ÇALIKUŞU ile 51 kez görüştüğü, Eren MUMCU ile 13 kez görüştüğü tespit edilmiştir.

e-Delillerin Ve Hukuki Durumunun DeğerlendirilmesiDüzenle

Ergenekon Terör Örgütüne yönelik yapılan soruşturmada çeşitli şüphelilerden ele geçirilen DEVLETİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İÇİN ÖNERİLER (MASTIR PLAN ÖN ÇALIŞMASI) isimli dokümanda, terör örgütünün Türk Silahlı Kuvvetlerine sızma ve Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde yapılanma faaliyetlerinin hedeflendiği ve bu hedefin gerçekleştirilmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerektiği belirtilmektedir.

Gizli tanık Kıskaç’ın beyanlarında, şüpheli Kemal ve Neriman Aydın’ın da aralarında bulunduğu örgütün Kuvayı Milliye uzantısının gizli bir toplantısında genç subaylara örgüt adına rozet takıldığı belirtilmektedir.

Soruşturma kapsamında yakalanan şüpheliler Kemal AYDIN, Neriman AYDIN ve Durmuş Ali ÖZOĞLU isimli şahısların Ergenekon Terör Örgütünün hedeflerini gerçekleştirme amacıyla hayati derecede önem verdikleri Türk Silahlı Kuvvetlerine sızabilmek için bir kısım Harp Okulu öğrencilerine çeşitli şekillerde ulaşarak örgüte kazandırdıkları dosya kapsamıyla ortaya çıkmış bulunmaktadır. Yine soruşturma kapsamında yakalanan şüphelilerin iddianamenin giriş kısmında belirtilen alışılmış terör örgütlerinin kullandığı yöntemlerden farklı olarak devletimizin temel kurumlarını karşılarına almak yerine devletin bütün kesimlerinde bulunan görevliler arasında örgütlenmeye çalıştıkları, bu bağlamda Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmaya özel bir önem verdikleri anlaşılmaktadır.

Bu amaç doğrultusunda hareket eden ve bu amacı gerçekleştirme konusunda Ergenekon Silahlı Terör Örgütütarafından görevlendirildikleri anlaşılan şüpheliler Neriman Aydın ve Durmuş Ali Özoğlu’nun şüpheli Kemal Aydın’ın emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettikleri, Kara Harp Okulunda okuduğu sırada bir şekilde ulaştıkları şüpheli Mehmet Ali Çelebi’yi örgüte kazandırdıkları, bu aşamadan sonra da şüpheli Mehmet Ali’nin harp okulunda okuyan diğer öğrencilerin örgüte kazandırılması konusunda kilit bir rol oynadığı, bu amaçla samimi olduğu başta soruşturma kapsamında yakalanan şüpheliler Önder Koç, Eren Mumcu, Noyan Çalıkuşu, Hasan Hüseyin Uçar ve Yaşar Tozkoparan’ı olmak üzere arkadaşlarını bilge bir kişi olarak tanıttığı şüpheli Kemal Aydın ve Neriman Aydın ile tanıştırdığı, sonrasında da şüpheliler Kemal ve Neriman Aydın’ın yönlendirmesiyle şüpheli Durmuş Ali Özoğlu ile tanıştırılmasını sağladığı, hafta sonlarında ve her fırsatta arkadaşlarını şüpheli Kemal ve Neriman’ın evine getirdiği, bazen de dışarıda buluşmalarını temin ettiği, gizli yapılan bu toplantılarda başta şüpheli Kemal olmak üzere Neriman ve Durmuş Ali’nin Ergenekon Terör Örgütü’nün propagandasını yaptıkları, şüpheliler Kemal ve Neriman Aydın’ın bir yandan Genelkurmay Başkanlığı ile ortak hareket ettikleri ve yapılan faaliyetlerden Genelkurmay Başkanlığının haberinin bulunduğu konusunda bir hava oluşturdukları, bir yandan da subay adayı askeri öğrencilerle çok yakından ilgilenip onları etkilemeye ve güven kazanmaya çalıştıkları, yapılan bu çalışmaların sonunda adı geçen Kara Harp Okulu öğrencilerinin örgüte katılmalarının sağlandığı, örgüte bu şekilde dahil olan bu askeri okul öğrencilerinin örgütün amaçları doğrultusunda eğitilmeleri konusunda seminer adı altında sık sık gizli toplantılar yapıldığı, askeri öğrencileri Türkiye Cumhuriyetinin yasama ve yürütme organına karşı askeri okul öğrencilerini kışkırtarak yönlendirdikleri, Mehmet Ali Çelebi ve Noyan Çalıkuşu tarafından örgüte kazandırılan şüpheli Önder Koç’un bundan sonra diğer örgüt mensuplarıyla birlikte örgütün amaçları doğrultusunda faaliyette bulunduğu, şüphelinin de içinde bulunduğu örgütün muvazzaf olarak TSK bünyesine katıldıktan sonra da devam eden Harp Okulu içindeki hücre yapılanmasını Mehmet Ali Çelebi’nin Noyan Çalıkuşu’nun yardımı, şüpheli Kemal ve Neriman Aydın’ın emir ve talimatları doğrultusunda yönettiği anlaşılmaktadır.

Şüphelilerin Kemal ve Neriman Aydın’a okudukları okula ve askeri öğrencilere ait disiplin notuna varıncaya kadar çeşitli istihbari nitelikte bilgi temin ettiği, yasadışı faaliyetlerinin deşifre olmaması için şüphelinin diğer arkadaşları gibi çalışmalarını gizlice yürüttüğü, kendi aralarındaki örgütsel irtibatı sağlamak için sivil kişiler aracılığıyla temin ettikleri isim ve yer kaydı bulunmadığını söyledikleri özel cep telefonu hattı kullandığı, örgüt üyelerinin sızma ve örgütlenme faaliyetlerinin tespit edilmesini önlemek için karşı bir önlem olarak birbirleriyle aralarındaki ilişkileri normal arkadaşlık ve dostluk ilişkisiymiş gibi gösterme çabasına girdiği, askeri okul içinde örgüt faaliyetlerini hücre tipi yapılanma şeklinde sürdürdüğü, oluşan hücre yapılanmasında tüm örgüt üyelerinin birbirlerini tanımadıkları görülmektedir.

Şüpheli Kemal Aydın ve kendisine bağlı olarak çalışan Neriman Aydın tarafından görünüşte Atatürkçü olarak yetiştirildikleri söylenen askeri personel olan şüpheliler gerek dosya içerisinde bulunan telefon konuşmaları, a-mail içerikleri ve alınan ifadelerinde şüpheliler Kemal Aydın, Neriman Aydın ve hatta Durmuş Ali Özoğlu hakkında övücü takdir edici ifadeler kulanken, diğer taraftan eğitim gördükleri Kara Harp Okulu eğitim sistemini ve bağlı bulundukları komutanlarını aşağılama derecesinde eleştirmektedirler. Bu tablo karşısında askeri personel olan şüphelilerin kendi komutanlarına değil de ismi geçen şüphelilere ve dolayısıyla da örgüte gönülden bağlı oldukları açıkça anlaşılmaktadır. Bu durumda örgütün TSK’ne sızma konusunda elde ettiği ürkütücü başarıyı gözler önüne sermektedir.

Örneğin Noyan Çalıkuşu ve Eren Mumcu tarafından 20.02.2007 tarihinde şüpheli Neriman Aydın’a gönderilen bir a-mailde; “Değerli büyüklerim Kemal Amcam ve Neriman Teyzem… Siz büyüklerimin bizlere vermekte olduğu fikir beyanatları, ileride atılacağımız kıta hayatında bizim görevlerimiz nazarında çok stratejik bir noktaya sahip olacaktır…Siz değerli büyüklerimizin nihayetsiz büyüklükteki bilgi dağarcığından yararlanmak ve sizlerin ruhlarımızı şahlandıran değerli sözlerinizi tekrar dinlemek için huzurunuza gelmek istiyoruz. Affınıza sığınarak pazar günü eğer müsaitseniz çok değerli vakitlerinizi almak istiyoruz. Ellerinizden öper, sağlık ve mutluluğunuzun daim olmasını dileriz. Eren MUMCU, Noyan ÇALIKUŞU”,

Şüpheli Noyan Çalıkuşu tarafından gönderilen diğer bir a-mailde, “sizin gibi Atatürk ün açtığı yolu kapattırmamaya yeminli, yüksek vatan sevgisiyle dolu saygıdeğer Büyüklerimin buraya gelmesinde bir vesile olmaktan onur duyuyorum”,

Yine şüpheli Noyan Çalıkuşu tarafından 26.10.2006 tarihinde Neriman Aydın isimli şahsa gönderilen a mailde; “…Siz ve Kemal Amcamın aynı coşku ve heyecan ile biz Harbiyelilerin timsali olması dileklerimle...”şeklinde şeklinde takdir, minnet ve saygı dolu ifadeler kullanırken, öte yandan “Şu zamana kadar benim örnek alabileceğim komutanım olmadı. sebebi ise bölük komutanlarının harp okuluna gönderilirken kişiliklerinden çok alaverelerle yaptıkları kariyerleri olmasıdır…her gelen komutan (okul k.) Harp Okulundaki sistemde değişiklik yapıyor. Dolayısıyla Harbiyeliler neyin doğru neyin yanlış olduğunu değerlendiremiyor. Yaptıklarını da inanarak değil yapmak için yapıyorlar “ biçiminde hakaret derecesine varan eleştirilerde bulunabilmektedirler.

Yine şüpheli Neriman Aydın tarafından 29.01.2007 tarihinde Noyan ÇALIKUŞU isimli şahsa gönderilen a-mailde; “…Türk ordusunun üst rütbedeki amerikancı -mason paşaları…” ifadeleri kullanılabilmektedir. Bir taraftan her fırsatta TSK’nin emrinde olduğunu ve esas devlet derken orduyu, başkomutan derken Genelkurmay Başkanını kastettiğini iddia eden şüphelinin diğer taraftan kahraman Türk Ordusunun üst rütbeli subayları hakkında kullandığı akılalmaz ifadeler, örgütün TSK hakkındaki gerçek düşüncesini apaçık ortaya koymaktadır. Tek başına bu ifadeler bile şüpheli Neriman ve Kemal Aydın tarafından örgüte kazandırılan askeri personel olan şüphelilerin örgütle ilişkilerini çözebilmek ve örgütün TSK üzerindeki emellerini anlayabilmek adına oldukça anlamlıdır.

Açıklanan tüm bilgi ve belgeler ile bütün soruşturma işlemlerinden şüpheli Önder Koç’un; şüpheliler Şüpheli Kemal Aydın, Neriman Aydın ve Durmuş Ali Özoğlu ile Mehmet Ali Çelebi’nin yönlendirme, emir ve talimatlarıyla Ergenekon Terör Örgütünün Türk Silahlı Kuvvetleri içine sızma faaliyetleri kapsamında Kara Harp okulu içinde hücre şeklinde oluşturulmuş örgütsel bir yapılanma meydana getirdiği ve bu yapılanmayı okuldan mezun olduktan sonra da muvazzaf bir subay olarak görev yapmaya başladığı TSK içinde de devam ettirdiği, şüpheli Noyan Çalıkuşu ile yaptıkları bir konuşmada “zaten yeminlerimizi de bugünler için yaptık” sözünden de anlaşıldığı üzere örgüt içindeki bu hücre yapılanması üyelerinin çok gizli ve yeminli bir bağlılık ilişkisi içerisinde oldukları,örgüt üyelerinin birbirlerine devamlı olarak Yürütme organına, Başbakana ve Cumhurbaşkanına karşı bilinçli bir şekilde kışkırtıkları ve yürütme organının silahlı bir müdahale ile ortadan kaldırılması gerektiği hususunda sürekli propaganda yaptığı anlaşılmakla,

Şüpheli Önder Koç’ un üzerine atılı ERGENEKON terör örgütünün üyesi olmak suçundan eylemine uyan TCK’nun 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 5, TCK’nun 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması talep edilmiştir.