İranlılar ve Ruslar arasında yapılan savaşlar ve barışın sonuçları

23 Ra. 1243

Devletlü İnâyetlü Atûfetlü Re’fetlü Mürüvvetlü Veliyyü'n-ni‘am Kerîmü'ş-şiyem Efendim Sultânım Hazretleri,

İranlu'nun Rusya ile muhârebesinde günden güne gerileyüp Serdarâbâd Kal‘ası'nı Moskovlu'nun zabtı ve keyfiyyât-ı sâire mukaddemce hâk-i pây-ı âlîlerine inhâ olunmuşidi. Revan Serdârı Hüseyin Han taşrada olarak Makü tarafına gidüp karındaşı Hasan Han Serdârâbâd'dan firârında Revan Kal‘ası'na gitmiş olmağla Rusya Cenerali Paskovic [Paskyeviç) dahi kal‘a-i mezbûreyi aldıkdan sonra Revan Kal‘ası üzerine gidip biraz tazyîk ve gûyâ bir cânibini topla hedm birle bunun gibi İranlu'nun âhar tarafda işe yarar kal‘ası olmayarak müstahkem ve metîn iken derûnunda olan serbâz vesâiri ma‘rifetiyle Moskovlu'ya teslîm olunmuş olmağın pîşgâh-ı veliyyü'n-ni‘amîlerine inbâ zımnında çend rûz mukaddem Necîb Efendi bendeleri tarafına işâret kılınmış olmağın ceneral-i mersûm kal‘a-i merkûmeye bâ‘de'd-duhûl içinde olan bir kaç hanı tutup mezbûr Hasan Han alâ-kavlin penbe anbarına saklanmış ve alâhikâyetin bir câmi‘e sığınmış olarak ceneral-i mesfûr taharrîyle ânı dahi bulup habs ve bâ‘dehû krala göndermek sözüyle zikr olunan hanlarla ma‘an Tiflis'e göndermiş ve serdâr-ı merkûm dahi Makü'de olan akçesini kaldırmak içün ol tarafa vardıkda Makü hanı girift ve mukayyeden ceneral-i mersûma irsâlini Kars Muhâfızı sa‘âdetlü Osman Paşa hazretleri bendeleri istihbâr ve iş‘âr etmiş ise de mukaddem Erzurum'da olup birkaç aydan berü etrâfda geşt ü güzâr eden kâr-güzâr-ı İran Ağa Hasan'ın bu defa ba‘zı maslahatı zımnında Bâyezid'den Erzurum'a gelen karındaşı Abdülkerim'in nakline göre ceneral-i mersûm Revan'ı bâ‘de'z-zabt serdâr ve birâderi mezkûrânın evvelce kendüye muharrer ba‘zı kâğıdlarını şehzâde-i İran'a gönderüp tarafeynden bunlar i‘dâm olunmadıkca râhat olmayacağını beyân etmiş ve şehzâde-i mûmâ-ileyh dahi serdâr-ı merkûmu ahz ü habs eylemiş olduğundan gayri İran şâhının bir müddetden berü sayt ü sadâsı olmayup Tahran'a avdeti söylenmekde ise de Bakü tarafından Tahran üzerine dahi bir takım Rusya askeri gitdiği havâdisi derkâr olduğundan öyle ise şâh-ı müşârün-ileyh Tahran'ı dahi aşmış ve ceneral-i mersûm Revan ahâlîsini te’lîf ve alâ-naklin Tebriz ve Hoy ahâlîsiyle dahi haberleşüp ve ittibâ‘a söz alup kendüsi Revan'da beş bin saltatla yeğenini tevkîf birle askerini istishâb ve Tebriz'e doğru zehâbında Tebriz'de olan İngiltere maslahatgüzârı karşı gelüp Nehr-i Aras'dan kat‘-ı hudûdla sulh teklîf edicek ceneral-i mersûm red ile cevâb verüp Tebriz'e varmağa me’mûrum anda şöyleşürüz demiş ve şehzâde-i mûmâ-ileyh askeriyle Hoy tarafında iken gûyâ muhârebe şâyi‘asıyla kalkup ve Hoy müdîri olan oğlunu ve vücûhunu dahi alup aşağı gitmiş olmak hasebiyle mukâvemete iktidârları kalmadığından ceneral-i mersûmun ol tarafa hareketini işidince Tebriz'de olan iyâl ü evlâdını kaldırmak içün azîmeti anlaşılmış ve mezkûr Abdülkerim'in kuluna nazaran şehzâde-i mûmâ-ileyh Nahçıvan'a sekiz sâ‘at bir mahalde olup ve ceneral-i mersûm dahi Abbasâbâd'a varup maslahatgüzâr-ı mesfûr vesâtatiyle musâlaha söyleşilmekde ve gûyâ nehr-i mezbûrdan kat‘-ı hudûdda tarafeyn râzı olup Rusyalu tazmîn-i masârıf-ı seferiyye zımnında dört yüz bin tümen istemiş ve berü tarafdan dahi yüz elli bin tümen verilecek olmuş olarak güft ü gûda oldukları görünmüş olmağla henüz sıhhati ne vechile olduğu nâ-ma‘lûm ise de şimdiki hâlde Rusyalu istediğini alur sözünü dahi merkûm îrâd eylediğinden eğer zikr olunan Nehr-i Aras'dan kat‘-ı hudûd ederler ise Moskovlu'nun menkûl olan maksûdu hâsıl olarak Serdarâbâd ve Revan ve Nahçıvan ve Abbasâbâd Kal‘aları Rusyalu'da kalarak Dağistan semtine fî-mâ-ba‘d İranlu ta‘arruzundan dahi berî olacağı ve Tebriz ve Hoy İranlu yedinde kalup Devlet-i Aliyye ile İran hudûdu fekat Hoy cânibi kalacağı nümâyân olmak mülâbesesiyle netîce-i hâl taharrîsine sa‘y-ı bî-hemâl kılınmakda olduğundan bundan böyle dahi ne vechile tahkîk olunur ise inhâya mübâderet kılınacağı serdâr ve karındaşı merkûmân hakkında Rusyalu'nun sâlifü'l-beyân mu‘âmelâtı mukaddem mahkî olan ittihâdları akvâline münâfî gibi görünür ise de hâlâ i‘tikâd-ı âcizânem şimdilik muvâza‘a olmasına mahmûl ve ceneral-i mersûmun Hasan Han kâğıdlarını irsâli ve serdârı i‘dâm teklîfi dahi meçhûl olup zîrâ Serdarâbâd ve husûsan Revan Kal‘ası'nın az vakitde bu vechile müte‘âkıben zabtı zann-ı âcizânemi te’yîd etmekde olmağla her ne ise bir müddet sonra ta‘ayyün edeceği beyânı vesîle-i arz-ı ihtisâsım olmuşdur. İnşâ’allâhü te‘âlâ ledâ-eşrefi'l-vusûl ol bâbda emr ü fermân devletlü inâyetlü âtûfetlü re’fetlü mürüvvetlü veliyyü'n-ni‘am kerîmü'ş-şiyem efendim sultânım hazretlerinindir.

Fî 23 R. sene 43

Mühür
Galib


Erzurum Vâlisi Galib Paşa kullarının kâ’imesidir. İranlu ile Rusyalu'ya dâir bâzı havâdis ve vukû‘âtı mutazammın olmağla manzûr-ı me‘âlî-mevfûr-ı mülûkâneleri buyurulmak içün arz u takdîm kılındığı rehîn-i ilm-i âlîleri buyuruldukda emr ü fermân hazret-i men-lehü'l-emrindir.

Manzûrum Olmuşdur,

Rusyalu İranlu'yu hemen bitirme derecesine varmış olayor. Bu cihetle ol tarafda dahi kuvvet-i cedîde hâsıl etmiş ise de inşâ’allâh anın da min-tarafillâh zevâli karîbdir.

Kaynak: Kaynak: [1]
(BOA. Hatt-ı Hümâyûn, nr. 34805)
Telif durumu:

Bu eser, başka bir eserin bilimsel olmayan metodlarla oluşturulmuş bir transkripsiyonu veya faksimilesi olup ana eserden bağımsız bir telif hakkı korumasına sahip değildir. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'un işlenmiş eserleri tanımlayan 6. maddesine göre; henüz yayımlanmamış olan bir eserin ilmi araştırma ve çalışma neticesinde yayımlanmaya elverişli hale getirilmesi (ilmi bir araştırma ve çalışma mahsulü olmayan alelade transkripsiyonlarla faksimileler istisna olmak üzere) halinde oluşturulan eser telif korumasına tâbi olacaktır. Ancak bu eser kanunun gösterdiği istisna kapsamında olduğundan kamu malıdır.