"Kam Büre Bey Oğlu Bamsı Beyrek" sayfasının sürümleri arasındaki fark

değişiklik özeti yok
| notlar={{vikipedi|Kam Büre Bey Oğlu Bamsı Beyrek}}
}}
 
KAM Gön oğlu Han Bayındır yerinden kalkmıştı. Kara yerin
üstüne ak otağını diktirmişti. Alaca gölgeliği gök yüzüne yükselmişti. Bin yerde
ipek halıcığı döşenmişti. İç Oğuz, Dış Oğuz beyleri Bayındır Han’ın
sohbetine toplanmıştı. Pay Püre Bey de Bayındır Han'ın sohbetine gelmişti.
 
 
 
 
 
 
Bayındır Han'ın karşısında Kara Göne oğlu Kara Budak yaya dayanıp durmuştu. Sağ
durmuştu. Pay Püre Bey bunları gördüğünde ah eyledi, basından aklı gitti,
mendilini aldı, böğüre böğüre ağladı.
 
 
 
Böyle edince, kudretli Oğuz'un arkası, Bayındır Han'ın güveyisi Solur Kazan kaba
Evet budur, benim de oğlum olsa, Han Bayındır'ın karşısına geçse dursa, hizmet
eylese, ben de baksam sevinsem, kıvansam. güvensem dedi.
 
 
 
Böyle diyince kudretli Oğuz Beyleri yüzlerim göğe tuttular, el kaldırıp dua
eylediler, Allah Teala sana bir oğul versin dediler. O zamanda beylerin hayır
duası hayır dua, bedduası beddua idi, duaları kabul olunurdu.
 
 
 
Pay Piçen Bey de yerineleri kalktı, der: Beyler benim de hakkıma bir dua
Bey der: Beyler Allah Teala bana bir kız verecek olursa, siz şahit olun, benim
kızım Pay Püre Bey'in oğluna beşik kertme yavuklu olsun dedi.
 
 
 
Bunun üzerine bir kaç zaman geçti. Allah Teala Pay Püre Bey'e bir oğul, Pay
bezirganlar. Allah Teala bana bir oğul verdi. Rum eline benim oğlum için güzel
armağanlar getirin, benim oğlum büyüyünceye kadar dedi.
 
 
 
Bezirganlar da gece gündüz yola girdiler. İstanbul'a geldiler.Fevkalade, nadide,
aldılar, bir ok kirişli sert yay aldılar, bir de altı kanatlı gürz aldılar. Yol
hazırlığını yaptılar.
 
 
 
Pay Püre'nin oğlu beş yasma girdi, beş yaşından on yaşına girdi, on yaşından on
bezirganlar gelerek Kara derbent ağzına konmuşlardı. Murada maksuda erişmesin,
Evnük Kalesi'nin kafirleri bunları casusladı.
 
 
 
Bezirganlar yatarken ansızın beş yüz kafir saldırdılar, vurdular, yağmaladılar.
Bezirganın büyüğü tutuldu, küçüğü kaçarak Oğuz'a geldi.
 
 
 
Baktı gördü Oğuz'un hududunda bir alaca gölgelik dikilmiş, bir bey oğlu güzel
yiğit kırk yiğit ile, sağında ve solunda, oturuyorlar. Oğuz'un bir güzel yiğidi
ancak, yürüyeyim medet diyeyim dedi.
 
 
 
Bezirganlar der: Yiğit yiğit bey yiğit, sen benim ünümü anla sözümü dinle, on
yağmaladılar, geri döndüler, kara başımı kaldırdım sana geldim, kara basının
sadakası yiğit medet bana dedi.
 
 
 
Bu defa oğlan şarap içerken içmez oldu. Altın kadehi elinden yere çaldı, der: Ne
diyorsam yetiştirin, giyimim ile benim koç atımı getirin hey, beni seven
yiğitler binsinler dedi. Bezirgan da önlerine düştü, kılavuz oldu.
 
 
 
Kafir de inerek bir yerde akçe bölüşmekteydi. Bu sırada yiğitler meydanının
kamçıladı yola girdi. Bezirganlar ardından baka kaldılar, vallah güzel yiğit,
faziletli yiğit dediler.
 
 
 
Boz oğlan babasının evine geldi. Babasına haber verildi bezirganlar geldi diye.
Püre Bey kudretli Oğuz beylerini çağırdı misafir etti.Dedem Korkut geldi, oğlana
ad koydu.
 
 
 
Der:
 
 
 
Ünümü anla sözümü dinle Pay Püre Bey
 
Adım ben verdim yaşını Allah versin
 
 
 
dedi. Kudretli Oğuz beyleri el kaldırdılar dua kıldılar, bu ad bu yiğide kutlu
Banı Çiçek otağdan bakıyordu. Bre dadılar, bu kavat oğlu kavat bize erlik mi
gösteriyor dedi, varın bundan pay isteyin, görün ne der dedi.
 
 
 
Kısırca Yenge derler bir hatun var idi, ileri vardı pay istedi: Hey bey
bey oğlu beyim, hepsi size dedi. aman sormak ayıp olmasın bu otağ kimindir dedi.
Kısırca Yenge der: Bey yiğidim, bu otağ Pay Piçen Bey kızı Banu Çiçeğindir dedi.
Bunun üzerine hanım. Beyreğin kanı kaynadı, edepte usul usul geri döndü.
 
edepte usul usul geri döndü.
 
 
 
Kızlar geyiği kaldırdılar, güzeller şahı Banı Çiçeğin Önüne getirdiler. Baktı
yüzü örtülü Beyreğe vermişim derdi, olmaya ki bu ola22, bre çağırın haberleşeyim
dedi.
 
 
 
Çağırdılar Beyrek geldi. Banu Çiçek yaşmaktandı, haber sordu, der: Yiğit,
yiğit benim atımı kimsenin geçtiği yok, okumu kimsenin geride bıraktığı yok,
şimdi gel seninle güreş tutalım dedi.
 
 
 
Hemen Beyrek attan indi. Kavuştular, iki pehlivan olup birbirine sarmaştılar.
olsun han kızı dedi. Kız der: Mademki böyle oldu, hemen şimdi ileri atılmak
gerek bey oğlu dedi. Beyrek de ne olacak hanım, baş üzerine dedi.
 
 
 
Beyrek kızdan ayrılıp evlerine geldi. Ak sakallı babası karşı geldi, der: Oğul
isteyeni öldürür. Beyrek der: Peki ya nidelim? Pay Püre Bey der: Oğul kudretli
Oğuz beylerim evimize çağıralım, nasıl uygun görürlerse ona göre işedelim dedi.
 
 
 
 
Kudretli Oğuz beylerini hep çağırdılar, evlerine getirdiler. Ağır misafirlik
geldiği yok, ağızlıların bu suyumdan içtiği yok, sana noldu amelin mi azdı
fiilin mi döndü, ecelin mi geldi, buralarda neylersin dedi. Dede Korkut der:
 
 
 
Karsı yatan kara dağım aşmağa gelmişim
 
Geniş eteğine dar koltuğuna sığınmağa gelmişim
 
 
 
Tanrı’ nın buyruğu ile Peygamberin kavli ile aydan arı, güneşden güzel kız
söyleyince Deli Karçar der: Bre ne diyorsam yetiştirin, kara aygırı silah ve
teçhizatla getirin dedi.
 
 
 
Kara aygırı silah ve teçhizatla getirdiler. Deli Karçar'ı bindirdiler..Dede
Korkut kösteği üzdü25 durmadan kaçtı. Deli Karçar ardına düştü.
 
 
 
Toklu başlı doru aygır yoruldu, Dede Korkut keçi başlı geçer aygıra sıçradı
asılı kaldı. Zira Dede Korkut keramet sahibi idi, dileği kabul olundu. Deli
Karçar der:
 
 
 
Medet aman’el’aman
 
Tanrının birliğine yoktur güman
 
 
 
 
 
sen benim elimi iyileştiri ver, Tanrı’nın buyruğu ile, Peygamberin kavli ile kız
getirin bana dedi. Eğer bu dediğim şeyleri getirirseniz pekala verdim, amma
getirmeyecek olursan bu sefer öldürmedim, o vakit öldürürüm dedi.
 
 
 
Dede döndü Pay Püre Bey'in evlerine geldi. Pay Püre Bey der: Dede, oğlan mısın
musun dedi. Dede Korkut evet hanım, bulayım dedi. Pay Püre Bey dedi: Şimdi Dede.
köpek ile pireyi sen bul dedi.
 
 
 
Sonra, kendisi tavla tavla atlarına vardı bin aygır seçti, develerine vardı bin
erkek deve seçti, koyunlarına vardı bin koç seçti. Dede Korkut da bin kuyruksuz
kulaksız köpek ile bin de pire buldu. Alıp bunları Deli Karçar'a gitti.
 
 
 
Deli Karçar işitti karşı geldi, göreyim dediğimi getirdiler mi dedi. Aygırları
insan için tıpkı sığır sineği gibi tehlikelidir, o bir müthiş canavardır, hep
bir yerde toplamışımdır, gel gidelim, semizini al zayıfım bırak dedi.
 
 
 
Aldı Deli Karçar'ı bir pireli yere getirdi. Deîi Karçar'ı çırıl çıplak eyledi,
Tanrı bunun semizini de alsın zayıfını da alsın, derhal beni kapıdan dışarı
çıkar, medet dedi.
 
 
 
Dede kapıyı açtı. Deli Karçar çıktı. Dede gördü ki Delinin canına geçmiş,
suya at dedi. Deli Karçar koşarak vardı suya atladı. Piredir suya aktı gitti.
Geldi elbisesini giydi, evine gitti. Ağır düğün hazırlığını yaptı.
 
 
 
Oğuz zamanında bir yiğit ki evlense ok atardı, oku nereye düşse orada gelin
odası dikerdi. Beyrek Han da okunu attı, dibine gelin odasını dikti.
 
 
 
Adaklısından gelin hediyesi olarak bir kırmızı kaftan geldi. Beyrek giydi.
müteessir oluyorsunuz, bugün ben giydim, yarın naibim giysin, kırk gün
kadar sıra ile giyiniz, ondan sonra bir dervişe verelim dedi.
 
 
 
Kırk yiğit ile yiyip içip oturuyorlardı. Murada maksuda ermesin, kafirin casusu
gelin odasına giriyor dedi. Murada maksuda ermesin, o mel'un, yedi yüz kafir ile
dört nala hücum etti.
 
 
 
Beyrek apalaca gelin odası içinde yiyip icip habersiz oturuyordu. Gece uykusunda
böğrüştüler. Beyreğin yavuklusuna haber oldu, Banu Çiçek karalar giydi ak
kaftanını çıkardı, güz elması gibi al yanağım çekti yırttı,
 
 
 
Vay al duvağımın sahibi
 
Han Beyrek
 
 
 
 
 
diyip zarı zarı ağladı. Bunu işitip Kıyan Selçük oğlu Deli Dündar ak çıkardı
kara giydi. Beyreğin yar ve yoldaşları akı çıkarıp karalar giydiler. Kudretli
Oğuz beyleri Beyrek için büyük yas tuttular, ümit kestiler.
 
 
 
Bunun üzerine on altı yıl geçti, Beyreğin ölüsünü dirisini bilmediler. Bir gün
maksuda ermesin. Yalancı oğlu Yaltacuk der: Sultanım ben varayım, ölüsü dirisi
haberim getireyim dedi.
 
 
 
Meğer Beyrek buna bir gömlek bağışlamışta giymezdi, saklardı. Vardı, gömleği
Bayındır Han der: Bre niye ağlıyorsunuz, biz bunu tanımayız, adaklısına götürün
görsün, o iyi bilir, zira o dikmiştir, yine o tanır dedi.
 
 
 
Vardılar, gömleği Banu Çiçeğe ilettiler. Gördü tanıdı, odur dedi, çekti yakasını
yırtı, acı tırnak ak yüzüne aldı çaldı, güz elması gibi al yanağını yırttı,
 
 
 
Vay göz açıp gördüğüm
 
Han Beyrek
 
 
 
 
 
diye ağladı. Babasına anasına haber oldu, apalaca yurduna feryat figan girdi, ak
çıkardılar, kara giydiler. Kudretli Oğuz Beyleri Beyrek'ten ümit kestiler.
 
 
 
Yalancı oğlu Yaltacuk küçük düğününü yaptı büyük düğününe mühlet koydu.
 
 
 
Beyreğin babası Pay Püre Bey de bezirganlarını çağırdı yanına getirdi,
der: Bre bezirganlar varın, iklim iklim arayın. Beyreğin ölüsü dirisi haberini
getirirsiniz belki der.
 
 
 
Bezirganlar hazırlık gördüler. Gece gündüz demeyip yürüdüler. Birdenbire
Beyrek yüce çardaktan baktı bezirganları gördü. Bunları gördüğünde haberleşti,
görelim hanım ne haberleşti:
 
 
 
Der:
 
 
 
Düz engin havadar yerden gelen kervancı
 
Kara başım kurban olsun kervancı sana
 
 
 
dedi. Bezirganlar der:
 
 
 
Sağ mısın esen misin canım Bamsı
 
Gelmez olsan Pay Piçen kızı Banu Çiçeği aldırdın belli bil
 
 
 
dedi. Beyrek kalktı, ağlaya ağlaya kırk yiğidin yanına geldi. Kaba sarığı
olmuş.Böyle diyince kırk yiğidi kaba sarıklarını kaldırdılar yere çaldılar,
böğüre böğüre ağlaştılar, feryat figan kıldılar.
 
 
 
Meğer kafir beyinin bir bekar kızı var idi. Her gün Seyreği görmeğe getirdi. O
olmuştu— der: Eğer seni hisardan aşağı urgan ile sallandıracak olursam, babana
anana sağlık ile varacak olursan beni burada gelip helallığa alır mısın dedi.
 
 
 
 
Beyrek and içti: Kılıcıma doğranayım, okuma saplanayım, yer gibi kertmeyim,
toprak gibi savrulayım. sağlık ile varacak olursam Oğuz'a gelip seni helallığa
olmazsam dedi.
 
 
 
Kız da urgan getirip Beyreği hisardan aşağı sallandırdı. Beyrek aşağı baktı
deniz tayı boz aygırı burada otlayıp duruyor. Boz aygır da Beyreği görüp tanıdı,
iki ayağının üzerine kalktı kişnedi. Beyrek de övmüş, görelim hanım nasıl övmüş:
 
 
 
 
Der :
 
 
 
Açık açık meydana benzer senin alıncığın
 
Başıma iş geldi arkadaş derim arkadaşımdan daha iyi
 
 
 
dedi. At başını yukarı tuttu, bir kulağını kaldırdı Beyreye karşı geldi. Beyrek
atın göğsünü kucakladı, iki gözünü öptü. Sıçradı bindi, hisarın kapısına geldi.
Otuz dokuz arkadaşım emanet etti, görelim hanım nasıl emanet etti:
 
 
 
Beyrek der:
 
 
 
Bre pis dinli kafir
 
Otuz dokuz yiğidimin emaneti bre kafir
 
 
 
dedi. sonra tuttu yürüyü verdi. Kırk kişi kafirler atlandılar, ardına düştüler.
Kovalayıp gittiler yetişemediler döndüler.
 
 
 
Beyrek Oğuz'a geldi. Baktı gördü bir ozan gidiyor. Der: Bre ozan nereye
kısılmadan, sesim kalınlaşmadan bir attır elime geçti, götüreyim saklayayım
dedi. Ozan kopuzu Beyreğe verdi.
 
 
 
Beyrek kopuzu aldı, babasının yurduna yakın geldi. Baktı gördü ki bir kaç
geçer, vuralım onu, ona varmasın, eşine dengine varsın dediler. Beyrek der: Bre
yüzünüz ak olsun, ağanızın ekmeği size helal olsun dedi.
 
 
 
Oradan babasının yurduna geldi. Meğer evlerinin önünde bir büyük ağaç var idi.
boncuk boncuk gözünün yaşı akıp gitti. Çağırarak burada söyler, görelim hanım ne
söyler:
 
 
 
Beyrek der:
 
 
 
Bre kız ne ağlıyorsun ne bağırıyorsun ağabey diye
 
Kara başım kurban olsun bugün sana
 
 
 
dedi. Kız der:
 
 
 
Çalma ozan söyleme ozan
 
Ağabeyim Beyrek gideli göçenim yok
 
 
 
Yine kız der.
 
 
 
Bre ozan
 
Kara başım kurban olsun ozan sana
 
 
 
 
 
dedi. Kız gene der:
 
 
 
Karşı yatan kara dağım yıkılmıştır
 
önünde düğün var düğüne varıp öt
 
 
 
 
 
dedi. Seyrek bundan geçti, büyük kız kardeşlerinin yanına geldi. Baktı gördü kız
kardeşleri karalı mavili oturuyorlar. Çağırıp Beyrek söyler, görelim hanım ne
söyler:
 
 
 
Der:
 
 
 
Sabah sabah yerinden kalkan kızlar
 
Üç güne varmasın Allah sevindirsin sizi
 
 
 
 
 
dedi. Kızlar vardılar yemek getirdiler, Beyreğin karnını doyurdular. Beyrek der:
beli beline, kolu koluna yakıştı. Büyük kız kardeşi bunu Beyreğe benzetti, kara
süzme gözleri kan yaş doldu. Söylemiş, görelim hanım ne söylemiş :
 
 
 
Kara sürme gözlerin fersizleşmeseydi
 
Kutlu olsun devletiniz
 
 
 
 
 
dedi. Böyle söyleyince Kazan Bey der: Bre deli ozan benden ne dilersin, çadırlı
bugünkü beyliğim bunun olsun, bırakın nereye giderse gitsin, neylerse eylesin
dedi.
 
 
 
Beyrek şölen yemeğinin üzerine geldi. Karnını doyurduktan sonra kazanları tepti,
alır, soldan gideni sol alır. Haklıya hakkı değsin, haksıza yüzü karalığı
değsin.
 
 
 
Kazan Bey'e haber oldu, sultanım deli ozan hep yemeği döktü dediler, şimdi
kadınların yanına varmak istiyor. Kazan der: Bre bırakın kadınların yanına da
varsın dedi.
 
 
 
Beyrek kalktı, kadınların yanına vardı Zurnacıları kovdu, davulcuları kovdu,
dedi. Yine döndü Seyreğe der: Bre deli ozan peki maksadın nedir? Der: Hanım
maksadım odur ki kocaya varan kız kalksın oynasın, ben kopuz çalayım dedi.
 
 
 
Kısırca Yenge derler bir hatun var idi, ona dediler: Bre Kısırca Yenge kalk sen
kocaya varan kız benim dedi. oynamağa başladı. Beyrek kopuz çaldı söyledi,
görelim hanım ne söyledi :
 
 
 
Der:
 
 
 
And içmişim kısır kısrağa bindiğim yok
 
Ben kopuz çalayım
 
 
 
 
 
dedi. Kısırca Yenge, vay bu zeval gelecek deli beni görmüş gibi söylüyor, dedi,
vardı yerinde oturdu.
 
 
 
Bu sefer Boğazca Fatma derler bir hatun var idi. kalk sen oyna dediler. Kızın
kaftanını giydi, çal bre deli ozan, kocaya varan kız benim, oynayayım dedi. Deli
ozan der:
 
 
 
And içeyim bu sefer boğaz33 kısrağa bindiğim yok
 
Daha aybını açarım belli bil
 
 
 
dedi.
 
 
 
Seninle benim oyunum yok
 
Kol sallayıp oynasın
 
 
 
 
 
dedi. Böyle söyleyince Boğazca Fatma der: Vay deli boğmaca çıkaracak olanca
sonra başına bu hal geleceğini biliyorduk dedi. Burla Hatun der: Kız kalk oyna,
elinden ne gelir dedi.
 
 
 
Banu Çiçek kırmızı kaftanını giydi, ellerini yenine çekti gözükmesin diye, oyuna
girdi, dedi. Bre deli ozan çal. kocaya varan kız benim, oynayayım dedi. Beyrek
der:
 
 
 
Ben bu yerden gideli deli olmuş
 
Ayıplıca han kızı kocaya varmak ayıp olur
 
 
 
 
 
dedi. Banu işitince Banu Çiçek kızdı: Bre deli ozan ben ayıplı mıyım ki, bana
geçirdiği yüzük göründü. Beyrek yüzüğü tanıdı. Burada söylemiş, görelim hanım ne
söylemiş:
 
 
 
Beyrek gideli bam bam tepe başına çıktığım çok
 
Altın yüzüğü istiyorsan nişanını söyle
 
 
 
dedi. Beyrek der:
 
 
 
Sabah sabah hankızı yerimden kalkmadım mı
 
Seviştiğin Bamsı Beyrek ben değil miyim
 
 
 
dedi. Böyle diyince, kız tanıdı bildi ki Beyrek'tir, cübbesi ile çuhası ile
Beyreğin ayağına kapandı. Beyreğe dadılar kaftan giydirip donattılar. Hemen kız
sıçradı ata bindi. Beyreğin babasına anasına müjdeye koşturup gitti. Kız der:
 
 
 
 
Halka halka kara dağın yıkılmıştı yüceldi ahir
 
Kayın baba kaynana müjde bana ne verirsiniz
 
 
 
 
 
dedi. Beyreğin babası anası der:
 
 
 
Dilin için öleyim gelinciğim
 
Kara başım kurban olsun sana gelinciğim
 
 
 
 
 
dedi. Bu sırada beyler Beyreği getirdiler. Kazan Bey der: Müjde Pay Püre Bey
Allah Taala'nın kudreti ile gözü açıldı. Babası anası feryat ettiler. Beyreğin
ayağına kapandılar. der:
 
 
 
Penceresi altın otağımın kabzası oğul
 
Kudretli Oğuz imrenileni canım oğul
 
 
 
 
 
diyerek çok ağladı, Allah'ına şükürler eyledi.
 
 
 
Yalancı oğlu Yaltacuk bunu işitti. Seyreğin Korkusundan kaçtı kendini Dana
hisarı almayınca murada erişmem dedi. Kazan Bey, Oğuz'una beni seven binsin
dedi.
 
 
 
Kudretli Oğuz beyleri atlandılar, Bayburt Hisarı'na dört nala yetiştiler.
Kafirler de bunları karşıladılar.
 
 
 
Kudretli Oğuz beyleri arı sudan abdest aldılar, ak alınlarını yere kodular, iki
üzerine geldi, onları sağ ve esen gördü. Allah'a şükreyledi. Kafirin kilisesini
yıktılar, yerine mescit yaptılar. Keşişlerini öldürdüler. Ezan okuttular, aziz
 
 
Tanrı adına hutbe okuttular. Kusun, alaca kanını, kumaşın temizini, kızın
çıkardılar. Pay Püre Bey'in oğlancığı Beyrek, melikin kızını aldı, ak evine ak
otağına geri döndü, düğüne başladı.
 
 
 
Bu kırk yiğidin bir kaçına Han Kazan, bir kaçına Bayındır Han kızlar verdiler.
aldı. Dedem Korkut geldi, neşeli havalar çaldı, destan söyledi deyiş dedi. gazi
erenler başına ne geldiğini söyledi, bu Oğuzname Beyreğin olsun dedi.
 
 
 
Dua edeyim hanım: Yerli kara dağların yıkılmasın. Gölgeli koca ağacın
amin diyenler Tanrı’nın yüzünü görsün. Derlesin toplasın günahınızı adı güzel
Muhammet Mustafa'nın yüzü suyuna bağışlasın hanım hey!...
 
 
[[Kategori:Dede Korkut hikâyeleri]]
1.096

değişiklik