"Ergenekon iddianamesi/BÖLÜM V ŞÜPHELİLERİN BİREYSEL DURUMLARI İKİNCİ GRUPTAKİ KİŞİLERİN BİREYSEL DURUMLARI 35-ŞÜPHELİ SAMİ HOŞTAN" sayfasının sürümleri arasındaki fark

 
35-ŞÜPHELİ SAMİ HOŞTAN
 
== a) Emniyet ifadesinde özetle; ==
 
 
1947 yılında Üsküp'te doğduğunu, ilk okul mezunu olduğunu, 1967 yılında Kayseri, Bursa ve Antalya illerinde askerlik hizmetini yaptığını, terhis olduktan sonra yaklaşık 2 sene kahvecilik yaptığını, daha sonra ki dönemde Haseki'de bir kumarhane açtığını, 1972-1973
yıllarında Almanya'ya işçi olarak gittiğini, Almanya'da bulunan Hasan ERİNER isimli arkadaşıyla kulüpçülük yaptığını, Almanya'da bulunduğu dönemde İsmail KOLAYİŞ isimli şahsa ait olan 4 kilo baz morfinin kendisine ait olan ancak İsmail..? isimli şahsın kaldığı evde yakalandığını, bu suçtan dolayı 38 ay kadar cezaevinde tutuklu kaldığını, Cezaevinden çıktıktan sonra İstanbul'a gelerek Aksaray'da bir kumarhane açtığını, 1980 yılında Hollanda'ya giderek Hakan SOLEZ isimli arkadaşı ile kumar oyunları oynatmaya başladığını, daha sonra Ali DÖNMEZ isimli arkadaşı ile tekstil işine girdiğini, 1987 yılında Naturel ayakkabı çanta imalathanesi açtığım, 1992 yılında Türkiye'ye döndüğünü, 1993-1994 yıllarında Tarabya Gazinosuna ortak olduğunu, 1995 yılında Ömer Lütfi TOPAL ile birlikte Shereton Gazinosunu işletmeye başladıklarını, 1996 yılında Susurluk davasından 2-2,5 sene cezaevinde tutuklu kaldığını, Cezaevinden tahliye olduktan sonra Güneşli'de bulunan Nokta Gıda isimli şirketi açtığını, daha sonra bu iş yerini kapattığını, şu an Fulya'da bulunan Nuriye İş Hanında bulunan otoparkın kira geliri, ayrıca Bahçelievler/Yayla'da bulunan bir marketin geliri ile geçimini sağladığını,
Pasaportunun olduğunu, bu pasaport ile Fransa, Rusya, Macaristan, Romanya, Sırbistan, Moldovya ülkelerine seyahat amaçlı gittiğini beyan etmiştir.
Yakalanan diğer şahıslar sorulduğunda;
Veli KÜÇÜK'ü 1986 yılından beri tanıdığını, şahıs ile Mustafa BİLGİN isimli bir arkadaşı vasıtası ile tanıştığını, Veli KÜÇÜK ile arkadaşı Enver YAYLACPnm galerisin de tesadüfen birkaç defa karşılaştığını, bunun haricinde emekli olduktan sonra bayramlarda birkaç defa telefonla görüştüğünü, ayrıca şahısla yaklaşık 1,5-2 senedir görüşmediğini, Veli KÜÇÜK ile ortak hiçbir hukukun olmadığını, şahsın açmış olduğu güvenlik şirketinin açılışına katıldığını, aralarında mesafeli bir diyalogun olduğunu,
Ali YASAK'ı 1990'h yıllardan beri tanıdığını, Ali YASAK'm kardeşi Mehmet YASAK'm düğününde ortak dostları olan Ömer..? isimli şahıs sayesinde tanıştıklarını, O zamandan sonra sadece merhabalaştıklarını, başkaca bir ilişkisinin olmadığını,
Anatoli MADJAR isimli şahsın yaklaşık 1,5-2 yıldır yanında bekçilik yaptığını, kendisine sorulan diğer şahıslan tanımadığını,
Veli KÜÇÜK ile tanışması ve aralarındaki ilişki sorulduğunda;
Kendisinin Hollanda da birlikte tekstil işi yaptığı Enver YAYLACPnm arkadaşı olan Mustafa BİLGİN Edirne de tanıştığını, daha sonraki bir dönemde Edirne'de iken yemek yada düğün tarzı gibi bir ortamda Veli KÜÇÜK ile tanıştığını, o dönemde Veli KÜÇÜK'ün Edirne'de Alay Komutanı olduğunu, Şahısla tanıştıktan sonra yurt dışında yaşadığı için Hollanda'ya gittiğini, uzun yıllar Veli KÜÇÜK ile hiçbir görüşmesinin olmadığını, uzun bir süre sonra İstanbul'a geldiğinde arkadaşı olan Enver YAYLACI'nm Çiftkurtlar galerisine gittiğinde tesadüfen Veli KÜÇÜK ile karşılaştığını, orada kısa bir süreliğine Veli KÜÇÜK ile mesafeli bir konuşmasının olduğunu, Veli KÜÇÜK'ün Doğu'ya tayini çıktığından arabasını satmak için Enver'in yanma gittiğini öğrendiğini, şahıs ile sadece bayramlarda ve özel günlerde tebrikleşme amacıyla telefon ile görüştüğünü,
Ergenekon ve Lobi adlı yapılanma hakkında bilgisi sorulduğunda;
Ergenekon ismini sadece gazetelerden duyduğunu, ne olduğunu da bilmediğini, ismini bile telaffuz edemediğini, Yine aynı şekilde Lobi ismini de ilk defa duyduğunu, bu tür bir yapılanma ile kendisinin hiçbir alakasının olmadığını,
Tuncay GÜNEY'LE yapılan mülakatta; HÜSEYİN TÜRKMEN'İN K.Iraktan topladığı uyuşturucuyu İskenderuna götürdüğü bir sırada yolda polisçe durdurulduğu,
"^SSSgjX/
1116
Si « ^ f-Jf il ■* S
**' "^«s.^9
Hüseyin'in VELİ KÜÇÜK'Ü arayarak yardım istediğini, VELİ KÜÇÜK'ÜN de bazı subaylar vasıtası ile uyuşturucu yu güvenli bir şekilde İskenderun limanına ulaştırdıklarını, aslında bu malın SAMİ HOŞTAN'A ait olduğu yönündeki beyanı sorulduğunda; Böyle bir şey mümkün olmadığını, Hüseyin TÜRKMEN isimli şahsı kesinlikle tanımadığını, böyle bir iddiayı kabul etmediğini, Hatırladığı kadarı ile o dönemde cezaevinde olduğunu,
DOĞU PERİNÇEK VE DOĞAN DUYAR'I tanıyıp tanımadığı, tanıyor ise aralarında ne tür bir ilişki olduğu sorulduğunda; Sorulan şahıslan tanımadığını,
Tuncay GÜNEY'LE yapılan mülakatta; Fransız istihbaratı'nm uyuşturucu ticareti konusu ile ilgili Sami HOŞTAN ile görüşmek istediklerini, bunun üzerine Sami HOŞTAN'ı telefonla aradığını, Sami HOŞTAN'm kızarak "Veli abiye sor bir şey varsa veli abi açıklasın" dediğini, bu telefon görüşmesinden sonra Ali YASAK (DREJ ALİ) nin Bakırköydeki bürosunda Sami HOŞTAN ile buluştuğunu, konuyu Sami HOŞTAN'a anlattığını, bu arada Veli KÜÇÜK'E bilgi verdiğini, Veli KÜÇÜK'ÜN de Sami HOŞTAN'a "Görüşme yapmamasımı" söylediği şeklindeki beyanı sorulduğunda; Kendisinin bu söylenenlerle hiçbir alakasının olmadığını, iddiaları kabul etmediğini, ayrıca Tuncay GÜNEY'i de tanımadığını,
TUNCAY GÜNEY in mülakatında geçen Susurluk kazası ile ilgili bölümle hakkındaki beyanı sorulduğunda; Mehmet AĞAR'ı tanımadığını, Kaza öncesi kesinlikle Mehmet AĞAR'ı aramadığını, iddiaları kesinlikle kabul etmediğini,
26.10.2007 Günü Saat: 13.45'TE RIZA..? isimli şahıs ile yapmış olduğu telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi hatırlamadığını,
26.10.2007 günü saat:17.28'DE ORHAN KALKUZ ile yapmış olduğu telefon görüşmesi sorulduğunda; Emin isimli şahsın kendisine 35 milyar kumar borcu olduğunu, borca karşılık Emin..?'in kendisine bir çek verdiğini, ancak bu çekin karşılıksız çıktığını, Emin'in, borcun biraz daha ertelenmesi için Orhan KALKUZ isimli şahsı araya soktuğunu, Orhan KALKUZ'un kendisine telefon açarak Emin ile görüştüğünü ve biraz daha zaman istediğini söylediğini, Yine Emin..? isimli şahıs borcunu ödemeyince Orhan KALKUZ'un kendisine ödemeyi yaptığını, kesinlikte alacağına karşılık Orhan KALKUZ'u kimsenin yanma göndermediğini,
31.10.2007 günü saat:16.46'da Habip..? isimli şahıs ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde; "Ne yaptın görüştün mü DREJLE" diyerek hangi konu ile ilgili görüşme yapılacağı ve "ABİ arkada konuşursunuz" şeklindeki görüşmesi sorulduğunda; Habip ASLANTÜRK'ün kendisinin eski şoförü olduğunu, şahsın bel fıtığından dolayı çalışamadığını, görüşmeyi hatırladığını, görüşmede geçen konunun bir yemekle ilgili olduğunu,
31.10.2007 günü saat: 18.43'TE SEDAT BUCAK ile yapmış olduğu telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi hatırladığını, Mehmet TATAR'm kendisine televizyonda görüp haber verdiği dava ile ilgili konuştuğunu, kendisine başka bir senaryoyla karşı karşıya gelebileceği noktasında uyardığını,
16.11.2007 günü saat:12.46'DA VELİ KÜÇÜK ile yapmış olduğu telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi hatırlamadığını,
16.11.2007 günü saaat:15.16'DA MEHMET ŞEHİRLİ ile yapmış olduğu ve
içeriğinde Uğur DÜNDAR'm geçtiği telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi
hatırladığını, Uğur DÜNDAR'ı eskiden beri tanıdığını, Mehmet'in kendisine Uğur
DÜNDAR'm yaptığı bir haberi söylediğini, kendisinin de bu habere üzüldüğünü, kendisinin
Uğur DÜNDAR'ı aramadığını, , * \
16.11.2007 günü saat:15.24'DE UĞUR DÜNDAR ile yapmış olduğu telefon görüşmesi sorulduğunda; Bu görüşmeyi hatırladığını, görüşmede Uğur DÜNDAR'm kendisine Ayhan ÇARKIN ile görüşmek istediğini ilettiğini, kendisinin de bu talebi Ayhan ÇARKIN'a söylediğini, Ayhan ÇARKIN ise görüşme fırsatı olursa görüşürüz dediğini, "Beraber olduğum insanlar" derken Ayhan ÇARKIN, Sedat BUCAK'ı kastettiğini,
18.11.2007 günü saat:01.40'DA HİKMET..? ile yapmış olduğu telefon görüşmesi sorulduğunda; Hikmet isimli şahsın soyadını bilmediğini, şahsın İzmirli olduğunu, İzmir'de kumarhane işlettiğini, Görüşmede geçen diğer isimleri bilmediğini, görüşmenin sadece Hikmet'in alacağı para ile ilgili olduğunu,
20.11.2007 günü saat:15.09 ve 22.11.2007 saat:12.32'DE MURAT..? ve X Bayan ile yapmış olduğu ve içeriğinde kimlik ve pasaport çıkartılması ile ilgili konuştuğunuz; Murat..? kendisinin yanında çalışan bir kişi olduğunu, Ihlamur'da bulunan otoparkında çalıştığını, Nüfus cüzdanının kendisine ait olduğunu, diğer ceketinde kaldığı için bu şekilde kimlik hakkında konuştuklarını, Tuba..? isimli bir bayan tanıdığına resmi yollardan pasaport çıkartmak görüşmede bu konuya değinidklerini,
22.11.2007 günü saat:14.42'de VELİ KÜÇÜK ile yapmış olduğu telefon görüşmesi sorulduğunda; Görüşmeyi kısmen hatırladığını, bir ara kumarda çok para kaybettiğini, Veli KÜÇÜK'ün kendisine "Moralini bozma" şeklinde telkinde bulunduğunu, ancak herhangi bir yardımının olmadığını,
30.11.2007 günü saat:16.39'da GÖKHAN..? ile yapmış olduğu telefon görüşmesi sorulduğunda; Ali AVŞAR'ı 1994'ten beri tanıdığını, şahsın borsa işi yaptığını, kendisinin de değerlendirmek amaçlı bu şahsa 800.000 dolar para verdiğini, ancak şahsın 3 ay önce vefat ettiğini, parasının onda kaldığını, bu parayı nasıl alacağını konuştuğunu, Gökhan..? ve Ertan..? isimli şahısların da eski borsacı olduklarını, samimiyetinin olmadığını,
03.01.2007 günü saat:15.08'de Adnan..? ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde geçen rüşvet konusu sorulduğunda; Görüşmeyi hatırlamadığını,
03.01.2008 günü saat:19.28'DE AYHAN ÇARKIN ile yapmış olduğu telefon görüşmesi sorulduğunda; Bir dönem yanma bir bayan ve bayın yanma getirildiğini, ancak getiren şahsı da gelenleri de hatırlamadığını, bu şahısların kendisine Ayhan ÇARKIN isminin kullanılarak paralannm alındığını söylediklerini, kendisinin de bunu üzerine Ayhan ÇARKIN'ı aradığını, ayrıca Nihat VURAL isimli şahsı tanımadığını,
16.01.2008 günü saat:19.29'DA HABİB..? ile yapmış olduğu telefon görüşmesinde "ÇATLININ ÖLECEĞİNİ BİLEN KADIN" diye bahsettikleri konu sorulduğunda; 1996 yılında Abdullah ÇATLI'nın kendisini Kumkapıya yemek yemeye çağırdığını, yanlarına gittiğinde masada Abdullah ÇATLI, Ayhan ÇARKIN ve hatırlamadığı birkaç kişinin olduğunu, ayrıca masada sarı saçlı bir bayanın bulunduğunu, bu bayanın yemek yedikten sonra fal baktığını, baktığı falda Abdullah ÇATLI'ya "Bu yıl sonuna kadar büyük bir kaza geçireceksin, bu kazadan kurtulursan sana bir şey olmaz" dediğini, kendisine de hastalık geçireceğini söylediğini, bu yüzden o zaman fal bakan kadını bulmak için bu görüşmeyi yaptığını,
Operasyon kapsamında yapılan aramalarda ele geçirilen çek, senet ve pasaportlar sorulduğunda;
(^^y /^ -1118 t
^^a
sefer yurt dışına gittiklerim, şahsın kendi evine sık sık gelip gittiğinden dolayı orada unutmuş olabileceğini, diğer pasaportun ise yengesine ait Romanya pasaportu olduğunu
Aramalarda el konulan ve üzerinde "ŞİŞLİ 3. İCRA HAKİMİ CİHAN YÜKSEL HATİPOĞLU KONYA- BEYŞEHİRLİ ŞİMDİ DAVAYA BAKIYOR.ESKİ HAKİM DAVUT VARLI DİYARBAKIRLI BİZİM DOSTUMUZDUR" ibareleri bulunan (1) sayfadan oluşan not kağıdı sorulduğunda; Not kâğıdının ne olduğunu hatırlamadığını beyan etmiştir.
 
== b) Savcılık İfadesinde özetle; ==
Anonim kullanıcı