"2. Ergenekon İddianamesi/III. BÖLÜM ÖRGÜTÜN İŞLEDİĞİ SUÇLAR" sayfasının sürümleri arasındaki fark

 
Şüphelilerden ele geçirilen dokümanlardaki bilgilerden ERGENEKON terör örgütünün 2003-2004 yıllarında ve sonrasında mevcut hükumeti silahı zoru ile devirip antidemokratik yollarla devlet idaresini ele geçirmeyi planladığı, bu çerçevede ise “SARIKIZ”, “AYIŞIĞI”, “YAKAMOZ ve “ELDİVEN” olmak üzere (4) ayrı darbe planı hazırlığı yaptığı anlaşılmaktadır.
 
Söz konusu darbe planları incelendiğinde, “SARIKIZ” kod adlı darbe planının, darbe öncesi ülkede darbe zemini oluşturmak için yapılması gereken faaliyetleri içerdiği, “AYIŞIĞI” ve YAKAMOZ” kod isimli darbe planlarının ise Darbenin bizzat aktif olarak nasıl ve ne şekilde yapılması gerektiğini, “ELDİVEN” kod isimli darbe planının ise gerçekleştirilecek darbe sonrası yapılacak faaliyetleri kapsadığı anlaşılmıştır.
 
 
;SARIKIZ kod adlı DARBE PLANI
Sarıkız kod isimli darbe planı Emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden ÖRNEK tarafından kaleme alındığı anlaşılan günlük notlarında ele geçirilmiştir. Sarıkız kod adlı darbe planı çerçevesinde, basının ele geçirilmesi, Üniversite öğrencilerinin sokağa dökülmesi, Sendikalarla birlikte hareket edilmesi, sokaklara afiş asılması, Dernekler ile temasa geçip Hükumet aleyhine teşvik edilmesi ve tüm bu olayların yurt çapında gerçekleştirilmesinin hedeflendiği görülmüştür.
 
Sarıkız kod adlı darbe planı çerçevesinde, basının ele geçirilmesi, Üniversite öğrencilerinin sokağa dökülmesi, Sendikalarla birlikte hareket edilmesi, sokaklara afiş asılması, Dernekler ile temasa geçip Hükumet aleyhine teşvik edilmesi ve tüm bu olayların yurt çapında gerçekleştirilmesinin hedeflendiği görülmüştür.
 
Sarıkız kod isimli darbe planı Şener ERUYGUR, Aytaç YALMAN, Özden ÖRNEK ve İbrahim FIRTINA tarafından hazırlanmış olabileceği değerlendirilmektedir.
 
;AYIŞIĞI kod adlı DARBE PLANI
Ayışığı kod isimli darbe planı Mehmet Şener ERUYGUR’dan CD ler içerisinde Power point sunumu olarak ele geçirilmiştir. AYIŞIĞI kod isimli darbe planı YAKAMOZ ve ELDİVEN kod isimli diğer darbe planları ile birlikte incelendiğinde, planlanan darbenin ilk aşamasını oluşturduğu ve bu çerçevede, Genelkurmay Başkanı Hilmi ÖZKÖK’ün emekliye ayrılması yada etkisiz hale getirilmesi, azami sayıda milletvekilinin Başbakan Recep Tayip ERDOĞAN’ı terk etmesinin sağlanması, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER’in görevini sürdürmesi için yapılması gerekenlerin planlandığı görülmüştür.
 
AYIŞIĞI kod isimli darbe planının dönemin Jandarma Genel Komutanı Mehmet Şener ERUYGUR ve ekibi tarafından hazırlandığı değerlendirilmektedir.
 
;YAKAMOZ kod adlı DARBE PLANI
YAKAMOZ kod isimli darbe planı Mehmet Şener ERUYGUR’dan ele geçirilen CD ler içerisinde Power point sunumu olarak ele geçirilmiştir. YAKAMOZ kod isimli darbe planı AYIŞIĞI ve ELDİVEN kod isimli diğer darbe planları ile birlikte incelendiğinde, planlanan darbenin ikinci aşamasını oluşturduğu ve bu çerçevede, TSK’nın , Sivil İdarenin ve Dış dünyayla ilişkilerin yeniden düzenlenmesi ile darbenin nasıl ve ne şekilde yapılacağı yönünde ayrıntılı planların olduğu görülmüştür.
 
YAKAMOZ kod isimli darbe planının dönemin Jandarma Genel Komutanı Mehmet Şener ERUYGUR ve ekibi tarafından hazırlandığı değerlendirilmektedir.
 
;ELDİVEN kod adlı DARBE PLANI
ELDİVEN kod isimli darbe planı Mehmet Şener ERUYGUR’dan CD ler içerisinde Power point sunumu olarak ele geçirilmiştir. ELDİVEN kod isimli darbe planı AYIŞIĞI ve YAKAMOZ kod isimli diğer darbe planları ile birlikte incelendiğinde, planlanan darbenin son aşamasını yani darbe gerçekleştirildikten sonra yapılacak hususları oluşturduğu görülmektedir. Eldiven kod isimli darbe planı çerçevesinde ise “Dahili Mutabakatın Sağlanması, CMB Mutabakatının Sağlanması, Yıpratma, Hazırlık ve Geçiş, TSK Türk Halkı Projesi” şeklinde planların olduğu görülmüştür.
 
ELDİVEN kod isimli darbe planının dönemin Jandarma Genel Komutanı Mehmet Şener ERUYGUR ve ekibi tarafından hazırlandığı değerlendirilmektedir.
 
===;SARIKIZ KOD İSİMLİ DARBE PLANI===
 
Özden ÖRNEK’e ait olduğu anlaşılan günlüklerden “6 Aralık 2003” tarihli başlıklı notta,
 
Önce basını ele geçirmeye çalışacaktık. Bu nedenle ben MÖ’ı davet edecektim.
 
Sonra rektörler ile temas edip öğrencileri sokağa dökecektik.
 
Sendikalar ile aynı şekilde hareket edecektik.
 
Sokaklar afiş astıracaktık
 
Dernekler ile temas edip onları da hükumet aleyhine teşvik edecektik.
 
Bütün bu olayları yurt çapında yapacaktık
Dolayısıyla Özden ÖRNEK’e ait olduğu anlaşılan günlüklerdeki bu notlardan, şüphelilerin SARIKIZ ve ALABANDA kod isimli darbe planları yaptıkları anlaşılmaktadır.
 
;==== SARIKIZ KOD İSİMLİ DARBE PLANININ HAYATA GEÇİRİLMESİ ====
 
;01-Sarıkız kod adlı darbe planında, basını ele geçirmeye çalışacakları ve bu kapsamda Özden ÖRNEK’in M.Ö. ile görüşmesi planlanmıştır.
Konu ile ilgili Özden ÖRNEK’in günlüklerine bakıldığında,
 
“25 Aralık 2003” başlıklı notta, “14:30 - 15:30 - (E) Org. Kemal Yavuz ve Tuncay Özkan'ın Ziyareti” “Tuncay Özkan daha önce Show TV’de görev yapıyordu. Ancak bu hükümet kendi aleyhinde yayın yapan tüm kişileri ya oldukları gazetelerden çıkarttı yada televizyonlardan uzaklaştırdı. Kemal Yavuz generalde aynı durumda . Bende kendilerine yardım edebilmek için MÖ ile konuştum. Tuncay Özkan Müfit Gürtuna’nın İstanbul TV’sini satın almak istiyor ve AKP’nin yerel seçimlerde İstanbul’dan çıkaracağı adaya karşılık Ali Müfit Gürtuna’yı birleşik cephenin adayı olarak gösterilmesini koordine ediyor. Şimdilik ANAP ve DYP ile anlaşma sağlamış.” ,
 
“7 Ocak 2004” başlıklı notta “Tuncay Özkan Show TV’den ayrıldıktan sonra Org. Kemal Yavuz İle beni ziyarete gelmişti. O zaman kendisi ile İstanbul Belediye başkanlığına adaylık meselesi ve ulusalcı bir TV istasyonu ve diğer medya vasıtalarının kurulması konusunda görüşme yapmıştık. Bu konuşma üzerine bende MÖ ile görüşmüştüm. Kendisine MÖ’nün bana söylediklerini iletim. Ali Müfit Gürtuna adaylığa tam razı olmamakla beraber CHP desteklemeye karar vermiş. Şimdi DSYP’yi ikna etmeye çalışıyor. Daha MHP ile görüşecek. TV kanalını satın almak için gücü yetmemiş. Gürtuna İstanbul TV için çok para istemiş. Esasında kendisi bu istasyonu mütahitlere bedava kurdurmuş. Adam be para etme ama çaresizlikten başka yapacak bir şey yok dedi. Kendi istasyonu ve gazetesini kurmak inin yabancılar ile temasta . Dış finansman sağlayıp öyle faaliyete geçmeyi düşünüyor. Benden UYAK’ın kurulacak şirkete hissedar olmasını ve böylece BAŞBAKAN RECEP TAYYIP ERDOĞAN’a karşı bir çeşit koruma sağlamayı istedi. Bende kendisine elimden geleni yapacağım dedim. Bana kendi hazırladığı “Türk Medyası” ,le ilgili bir kitap verdi. İçinde her türlü ilişki ve rezaleti bulabilirsiniz dedi. Medya desteği olmadan ulusalcıların BAŞBAKAN RECEP TAYYIP ERDOĞAN ve partisi ile başa çıkması mümkün değil. Bu nedenle TÖ’nün desteklenmesi gerekir. Bende uyandırdığı intiba dürüst ve yılmayacak bir kişi. Bilgili bir görüntüsü var. Hiç değilse mesleğini iyi bildiği intibaı uyandı. “,
 
 
16 Aralık 2003 tarihinde şüpheli Levent ERSÖZ ile Ahmet Tuncay ÖZKAN arasında yapılan görüşme çözümünde özetle; Levent ERSÖZ’ün “Kaleler birer birer düşüyor zaten” dediği, Tuncay ÖZKAN’ın da “çok düştü, mevzide kalmadı. Sıkıntı büyüyor” dediği, görüşmenin devamında Tuncay ÖZKAN’ın, Show TV televizyonundaki işinden çıkartılması ile ilgili patronu Mehmet Emin KARAMEHMET hakkındaki şikayetlerini dile getirdiği, yeniden işe alınması için Mehmet Emin KARAMEHMET’e baskı yapılmasının faydalı olacağını, kendisinin yeniden Show TV televizyonuna geri dönmesinin çok önemli olduğunu söylediği, bu çerçevede “Mehmet Emin’i biraz daha sıkıştırarak oynanırsa bu geri adım atmak zorunda kalacaktır, geri adım attığında da bunun canına okumak lazım” dediği, Levent ERSÖZ’ün de Jandarma Genel Komutanı Şener ERUYGUR’un KARAMEHMET’le görüştüğünü, fakat KARAMEHMET’in Tuncay ÖZKAN’ın kendisinin ayrılmak istediğini söylediğini ifade ettiği, Tuncay ÖZKAN’ın da bunun yalan olduğunu söylediği,
 
Bu çerçevede Tuncay ÖZKAN’ın KARAMEHMET’i şikayet ederken, “Mehmet Emin KARAMEHMET zora düştüğünde en büyük desteği Silahlı Kuvvetlerden gördü, bunun üç tane nedeni var, birincisi ulusal bir sermayeyi temsil etmesi, ikincisi bizim içinde bulunmamız ve yakınlığımız, üçüncüsü de Mehmet Emin KARAMEHMET’in söylemi” dediği ve ayrıca Mehmet Emin KARAMEHMET’in kendisini Başbakan’ın talebi üzerine işten çıkardığını söylediği,
 
Görüşmenin devamında, Tuncay ÖZKAN’ın iki yıl önce Genelkurmay Adli Müşavirliğinden Erdal ŞENEL paşanın kendisini aradığını ve yanına çağırdığını, kendisinin de gittiğini, Tanju GÜVEN ve Erdal ŞENEL ile bir görüşme yaptıklarını, bu görüşmede kendisinden DOĞAN grubu ile ilgili bir tahlil yapmasını istediklerini, kendisinin de “ulusal açıdan Doğan grubunun tahlilini yapacak olursam Doğan grubu Türkiye’ye zararlıdır, mutlaka alternatifinin oluşturulması gerekir” dediğini, bunun üzerine kendisine “sana bir teklif gelecek, sen bu teklifi kabul et” dendiğini, kendisinin bu teklifin kimlerden geleceğini, Türkiye’de öyle bir grup olmadığını, fakat böyle bir teklif gelse memnuniyetle kabul edeceğini, Türkiye’de alternatif bir medya yaratılmasını, o medyanın ulusal duruşunun güçlendirilmesini memnuniyetle destekleyeceğini söylediğini ve bir hafta sonra da KARAMEHMET grubunu kastederek gruptan teklif geldiğini, bu durumdan kendisinin çok rahatsız olduğunu, bunların battığını, fakat git bat diyorsanız batayım dediğini, bunun üzerine kendisine “bu ulusal bir görevdir, bu grup batmaz, sen merak etme” dendiğini, kendisinin de gruba girdiğini, girince diğer komutanlarla görüşme fırsatı olduğunu ve herkesin “ulusal bir gruptur, desteklenecektir” mesajı verdiğini, bu mesajı alınca ilk günden itibaren ulusal bir duruş ortaya koyduğunu ve ona uygun olarak ta SHOV TV televizyonu ve Akşam gazetesini boşalttığını ve bir çizgi yarattığını, grubun bir çizgisi oluştuğunu, aynı zamanda Türkiye’de medya da olmaz denilen bir şey yaptığını ve Akşam Gazetesinin tirajını 120.000 den 210.000 e çıkarttığını, Akşam Gazetesinin lümpen bir gazete iken AB grubunda çok etkili bir gazete haline geldiğini, Show TV’yi dördüncü sıradan birinci sıraya çıkarttığını, reklam gelirlerini artırdığını beyan etmiştir.
 
 
Konuşmanın ilerleyen bölümlerinde; Ali Müfit GÜRTUNA ve bu kişiye ait televizyon kanalı hakkında konuşmaya başladıkları, Tuncay ÖZKAN’ın Ali Müfit GÜRTUNA’nın öneminden bahsettiği ve bu kişiye ait televizyonu yerel seçimler öncesinde almak istediğini söylediği, bu çerçevede Tuncay ÖZKAN’ın “Ali Müfit’i sıkıştırmak gerekiyor. Yine ben sizden yardım isteyeceğim” dediği,
 
Tuncay ÖZKAN’ın “ben kendisiyle yüzyüze konuşmadım daha, korkmasın diye. Çünkü bu Recep Tayyip nedeniyle bundan korkuyorlarda, Dalan’ı konuşturdum, Bedrettin beyi konuşturdum, sizde Bedrettin beyle konuşup bilgi alabilirsiniz. Bedrettin DALAN’a dedim ki git bununla bir konuş, öyle bir şeye ihtiyacımız var. Bu ihtiyaç Türkiye’nin ihtiyacıdır, burada bir ulusal duruş ortaya koymalıyız” dediği,
 
 
5 Ocak 2004 tarihinde Mustafa BALBAY ile Levent ERSÖZ ve Hasan ATİLLA UĞUR arasında yapılan görüşme çözümünde özetle; Görüşmenin başlangıcında Kıbrıs’la ilgili konuşma yaptıkları, Kıbrıs’la ilgili politikaları eleştirerek Kıbrıs’ın satılmaya çalışıldığını öne sürdükleri, bu çerçevede Mustafa BALBAY’ın psikolojik harekat olarak Atatürk’ün üniformalı resmini poster olarak bastırıp Cumhuriyet Gazetesi ekinde dağıtmayı düşündüklerini, posterin basımı konusunda Mustafa SARIGÜL’ün yardımcı olacağını söylediği, zaten Mustafa SARIGÜL’ün daha önceden de Cumhuriyet Gazetesine benzer yardımlarının olduğunu söylediği,
 
Görüşmenin devamında, Levent ERSÖZ’ün “bize gelen haber elemanlarımızın aldığı bilgiye göre Milliyete yönelik bir takım operasyonlar olabilir” “Milliyetin bu çıkışlarından dolayı, bunu siz Bila ile yüzyüze görüşerek aktarabilirsiniz” “ya Fikret Beyi sıkıştıracaklar yada başka bir şekilde rahatsızlık verecekler, bunu paylaşmamız lazım” dediği, Mustafa BALBAY’ın da “zaten ben çok seviniyorum, bir anlamda tamamen tarafsız, şimdi tek başına Cumhuriyet gitmez, mümkün değil. Bu haberlerin hiçbirinde bencillik düşünmedim. Olabildiğince belli ölçülerde yayılmasında fayda var. O yüzden Milliyette çok önemli. Fikret Bey ile de bir konuşmak lazım” dediği, Hasan Atilla UĞUR’un da “yalnız kısa zamanda görüşürseniz” dediği, Mustafa BALBAY’ın da “anladım, Fikret ile yemek yiyecektik, orada söylerim” dediği,
 
Levent ERSÖZ’ün bir önceki görüşmede konuştukları Cumhuriyet Gazetesinin askeri birliklerde satılması ile ilgili Jandarma Genel Komutanı Şener ERUYGUR’u kastederek komutanla görüştüklerini söylediği, bu çerçevede “komutanla görüştük biz, bizim eğitim birliklerimiz, okullarımız, bölge komutanlıkları ve karargahlarına bir talimat vereceğiz. Toplu birliklerimiz olan yerler, tugay seviyesinde olan birliklerimize sizin temsilcileriniz gidip biz Cumhuriyet Gazetesini 400 değil 200.000 liradan vermek istiyoruz, formalite gereği gerekirse bir yazı olarak ortaya konulacak. Birlik komutanları bu konuda emir verecekler ve gazeteler alınacak. Bu uygulamayı başlatalım dedi komutanımız. Ondan sonra Kara Kuvvetlerine, Deniz ve Havaya komutanım teklif edecek, biz böyle bir uygulama başlattık, burayı götürüyoruz sizde bu konuya destek verin diye, diğerlerine de Cumhuriyet Gazetesinin girmesini sağlayacağız. Bunu sağlarken birlik komutanlarına biz bir de şunu soracağız, siz Cumhuriyet’e kapıyı açarken diğerlerine de hissettirmeden hafif hafif kısın. Adam orada Cumhuriyet’i görecek. bakacak ki Hürriyet yok Milliyet yok, neyse alacak. Yani çift taraflı olarak yönlendireceğiz” dediği, Mustafa BALBAY’ın da “biz de fiyatı 250.000 e indireceğiz” dediği, Levent ERSÖZ’ün de “yarından itibaren biz birlik komutanlarına talimat veririz” dediği, Mustafa BALBAY’ın da “şimdi biz üniversitelere bu şekilde yapıyoruz, bir damga ile indirimli gazete olduğunu belirtiyoruz, yani 250.000 e satıldığını belirtiyoruz. Ötekilerle karışmasın diye. Bizde normal olarak üniversitelere, gençliğe uyguladığımız bu yöntemi size asker gençliğinede önermiş oluyoruz.” Dediği, Levent ERSÖZ’ün de hangi üniversitelere verdiklerini sorduğu, Mustafa BALBAY’ın da “ODTÜ, Dil Tarih coğrafya fakültesi, orası fena değil, Gazi’ye giremedik, orada değişik bir havada biliyorsunuz ve Ankara Üniversitesi” dediği, Levent ERSÖZ’ün “Bursa Uludağ yok mu” dediği, Mustafa BALBAY’ın da “İstanbul da 4-5 yerde var, galiba Bursa’ya da geçtik” dediği, Levent ERSÖZ’ün de “biz tanıdığımız rektörler vasıtası ile diğerlerine de bu konuyu anlatırız. Dolayısıyla onlarda da böyle bir hareketlenme sağlarız.kimse kırmaz yani, bu konu itibari ile onu da sağlarız. Önce bizde bu uygulamaya geçelim, arkasından diğer kuvvetlerde geçecektir” dediği,
 
Görüşmenin devamında, Levent ERSÖZ’ün “Bu hafta Turgay CİNER ile irtibat kuracağız, onunla bir konuşacağız. Aydın DOĞAN ile de görüşme ihtimali de olabilir bakarsınız. Bu vatandaş enterasan atamalar yapmış, kendi kızlarını icra kurulu başkanlıklarına getirmiş. Herhalde fiilen el koyma stratejisi mi güdüyor napıyor” dediği, Mustafa BALBAY’ın da “Fikret Beyle konuştum bu konuda, sağlığında mirasını devrediyor diyor” dediği, görüşmenin sonlarına doğru Mustafa BALBAY’ın Amerikan büyükelçisiyle yaptığı görüşmeler hakkında bilgi verdiği anlaşılmıştır.
 
;02-Sarıkız kod adlı darbe planı çerçevesinde rektörlerle temas kurulup öğrencilerin sokağa dökülmesi planlanmıştır.
 
Soruşturma kapsamında elde edilen delillerden örgütün bu planı da hayata geçirdiği, plan gereği Jandarma Genel Komutanlığında Rektörlerle bir toplantı düzenlendiği, bu toplantıda hükümetin icraatları ve irtica ile ilgili konuların konuşulduğu, toplantı sırasında 15-20 Rektörün KUBİLAY olmaya hazır olduklarını söylediği ve 25 Ekim günü Rektörler ve öğretim görevlilerinin Anıtkabire gitmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
 
Bu faaliyetlerin yanı sıra bazı üniversite rektörleri değişik zamanlarda yürütme organı ile ilgili açıklamalar yapmış ve bu açıklamalarla kamuoyu oluşturmayı hedefledikleri anlaşılmıştır.
 
Bu gelişmeler o dönemde bazı basın yayın organlarında yer alırken özellikle gerçekleştirilen bir kısım eylemler, örgütün Medya yapılanmasındaki sorumluları tarafından başta örgütün amaç ve hedefleri doğrultusunda yayın yapan Cumhuriyet gazetesinde olmak üzere bazı medya organlarında sert ifadelerle haber yaptırılmıştır. Bu haberlerde “ON BİNLER AYAKTA” “İKTİDARA ÜÇLÜ UYARI" "REKTÖRLER YİNE UYARDI" ONBİNLERİN YÜRÜYÜŞÜ" şeklinde başlıklar kullanılarak bir taraftan yürütme organı baskı altına alınmaya çalışılırken diğer taraftan da kamuoyu oluşturulmaya ve böylelikle örgütün gerçekleştirmeyi hedeflediği darbeye zemin hazırlamaya çalıştıkları anlaşılmıştır.
 
 
Şener ERUYGUR’un Geel Başkanlığı yaptığı ADD Genel Merkezinde ele geçirilen (5) nolu CD içersinde, “JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞININ BİRİFİNGİ.doc” isimli dosyada, “JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞININ BRİFİNGİ” başlığı altında, toplantıla katılanlar ve toplantıya katılan rektörler tarafından gündeme getirilen konuların yazdığı,
 
“Katılan rektörler” başlığı altında, İstanbul Üniversitesi, 9 Eylül Üniversitesi, Erzurum Üniversitesi, Malatya Üniversitesi, Trabzon Üniversitesi, Samsun Üniversitesi” ibarelerinin bulunduğu,
 
 
“Türk halkı kadar dedikodudan ve günlük olaylardan etkilenen bir halk dünyada yok. Orneğin İsveç de dışişleri bakanı öldürüldü ve bizim köşe yazarları İsveç euro ya geçer, zira öldürülen bakan euroyu savunuyordu dediler. Ama halk euroya gecmedi. Türk halkı değişik. Güce tapıyor.”
 
“Bizim gözümüz kara. Ordu bir güç. Üniversiteler bir güç. Birbirimizi korumalı ve CHP yı ne olursa olsun yanımıza çekmeliyiz. Türkiye’nin geleceğini beraber çizmeli ve müttefiklerimizin adedini arttırmalıyız. Basın CHP’yi duyurmuyor. Onlar ne yapsın.”
 
“25 Ekimde Rektörler ve öğretim üyeleri anıtkabire geleceğiz. Bizlerle beraber, bize destek veren kurumlar da gelmeli. TSK ile beraber olalım.”
 
“YSK kararı çok önemli. Eğer yerel seçimleri de bunlar çoğunlukla (60 ve uzeri) alırsa sonumuz İran olur.
 
“Ayrıca 12 ekim de AKP kongresi var. Milli görüşçüler ile yol ayırımındalar. AKP de yönetimden rahatsız olan kesim var. Neticede hepsi dinci. Milli görüşçüler de teslimiyetçi ve tavizci olmaktan çok rahatsızlar. 200 kişiye varan rahatsız bir kesim tahmin ediliyor. Ama iktidar eldeyken bunların kolay kolay çözülmeleri beklenmemeli. YSK kararı dincilerin aleyhine olursa o zaman meclis aritmetiği çok değişecektir. 66 vekil önemli değişiklik yapabilir. Yeni secimlere gitmektense bu en iyi seçenek. Zira halka güven olmaz. Yeni seçimlerde daha büyük bir basarıyla iktidara gelebilirler.”
“En önemli konu caydırma ve korku yaratmak. Kapı kapı dolaşıp bu gidişin tehlikelerini anlatmamız lazım.” Şeklinde ifadelere yer verildiği görülmüştür.
 
25 Ekim 2003 günü Ankara da düzenlenen gösteri yürüyüşü
 
25 Ekim 2003 tarihinde Ankara ilinde Cumhuriyetin 80. yılı kutlamaları çerçevesinde düzenlenen gösteri, yürüyüş ve miting ile ilgili belgeler ve görüntüler Ankara Emniyet Müdürlüğünden temin edilmiştir.
 
 
26.09.2003 tarihli Milli Gazetede, “REKTÖRLERDEN ÇİRKİN TEHDİT” “ODTÜ Rektörü Akbulut’tan Erdoğan’a: Menderes gibi olursun” başlıklı haberde, bazı rektörlerin Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç YALMAN’ı ziyaretinden sonra Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN’a Menderes’in başına gelenleri hatırlatan ifadeler kullandıkları yönündeki değerlendirmelere,
 
Ayrıca Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörünün, hükümetin YÖK’ü ele geçirmeye çalıştığını öne sürerek “BU UĞURDA YENİ KUBİLAYLAR GEREKİYORSA BİZ YENİ KUBİLAYLAR OLMAYA HAZIRIZ” şeklindeki açıklamalarına ,
 
12.10.2003 tarihli Vakit Gazetesinde, “SOKAĞA DÖKÜLÜN” TALİMATI” başlıklı haberde, Atatürkçü Düşünce Derneği önderliğinde Ankara’da gerçekleştirilecek olan ve rektörlerinde cüppeleri ile katılarak hükümeti protesto edecekleri toplantıya taraftar toplamak isteyen rektörlerin, üniversitelerin bünyesindeki öğretim üyelerini baskı altına almaya başladıkları, bu çerçevede “yürüyüşe katılın” çağrısı yapan rektörlerin e-mail ve mektup ile öğretim üyelerini yürüyüşe katılmaya zorladıklarının belirtildiğine ilişkin değerlendirmelere,
 
26.10.2003 tarihli Milliyet Gazetesinde, “ON BİNLER AYAKTA” başlıklı haberde, Atatürkçü Düşünce Derneği ve Ankara Üniversitesince düzenlenen “Cumhuriyet’e Saygı” yürüyüşüne on binlerce kişinin katıldığı, bu yürüyüşe Türkiye’nin dört bir yanından gelen rektörler, üniversite öğretim üyeleri, öğrenciler ve binlerce vatandaşın yer aldığı, söz konusu yürüyüşün 28 Şubat süreci protestolarını anımsattığı, yürüyüşe bazı rektörlerin öncülük yaptığına ilişkin değerlendirmelerle, yürüyüş yapan topluluğun “ORDU GÖREVE” pankartlarını taşıdığına dair görüntülere,
 
01.07.2003 tarihli Cumhuriyet gazetesinde, "İKTİDARA ÜÇLÜ UYARI" başlıklı haberde, “YÖK Başkanı, Erdoğan’ın üslubunu eleştirdi, TOBB geçmişi hatırlayın dedi, KESK istifaya çağırdı” şeklinde haberlere,
 
10.10.2003 tarihli Cumhuriyet gazetesinde, "REKTÖRLER YİNE UYARDI" başlıklı haberde, “imam-hatip düzenlemesinin genel kurula gönderilmeden geri çekilmesini istediler” şeklindeki açıklamalara,
 
12.10.2003 tarihli Cumhuriyet gazetesinde, "LAİKLİK’TEN ÖDÜN YOK" başlıklı haberde, bir rektörün beyanatına,
 
25.10.2003 tarihli Cumhuriyet gazetesinde, "BAŞKENTTE BÜYÜK YÜRÜYÜŞ" başlıklı haberde, “Öğretim üyeleri, avukatlar, sivil toplum örgütleri, işçiler ve yurttaşlar bugün Anıtkabir’e akacaklar” şeklinde habere,
 
26.10.2003 tarihli Cumhuriyet gazetesinde, "ONBİNLERİN YÜRÜYÜŞÜ" başlıklı haberde, “hükümetin uygulamalarına karşı Atatürk ilkelerine sahip çıkan rektörler ve on binlerce yurttaş Anıtkabir’e akın etti” şeklinde ifadelere,
 
29.04.2004 tarihli Cumhuriyet gazetesinde, “REKTÖRLERDEN İSYAN” ve “REKTÖRLERDEN İSTİFA UYARISI” şeklinde değerlendirmeye,
 
13.06.2004 tarihli Cumhuriyet gazetesinde, “CUMHURİYET TEHDİT ALTINDA” başlıklı haberde, dönemin ADD Genel Başkanı Ertuğrul KAZANCI’nın açıklamalarına yer verildiği görülmüştür.
 
;03-Sarıkız kod adlı darbe planı çerçevesinde sendikalarla temas kurup sokağa dökülmeleri planlanmıştır.
 
Soruşturma kapsamında elde edilen delillerden örgütün bu planı da hayata geçirdiği, plan gereği öncelikle Türkiye de faaliyet gösteren tüm sendikalar ve konfederasyonlarla ilgili çok ciddi ve kapsamlı çalışmalar yaptıkları ve bu sendikalarla konfederasyonları “HÜKÜMET KARŞITI” “HÜKÜMET YANLISI” ve “YÖNLENDİRİLEBİLİR” şeklinde tasnifledikleri görülmüştür. Bu konu ile ilgili yapılan çalışmalar Cumhuriyet Çalışma Grubunun devre raporlarında kapsamlı olarak anlatılmıştır.
Bunların yanı sıra şüpheli Levent ERSÖZ Türk-İş’e bağlı Yol İş Sendikası Başkanı Fikret BARIN’la görüşme yaptığı ve bu görüşmede sendikaların sokağa dökülmesi ve yürütme organı aleyhinde gösteriler yapması için teşvik ve yönlendirmeler yaptığı görülmüştür.
31 Aralık 2004 tarihinde Levent ERSÖZ ile Fikret BARIN ve misafir olarak belirtilen kişi arasında yapılan görüşme çözümünde özetle; Görüşmenin başlangıcında değişik konularla ilgili kısa bir konuşma yaptıktan sonra Levent ERSÖZ’ün işler nasıl gidiyor diye sorduğu, Fikret BARIN’da kamu yönetimi temel kanunu verildiği günden beri savaş hali yaşadıklarını, bu konu ile ilgili Danıştay’da sempozyum düzenlendiğini, bu konuyu her yerde tartıştıklarını söylediği, bu çerçevede Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kapatılmaya çalıştığını, bu konu ile ilgili de Hükümet içerisindeki değişik kişilerle görüşmeler yaptıklarını anlattığı,
 
Görüşmenin devamında bu olanlar karşısında Sivil Toplum kuruluşlarının hareket halinde olmadığını söylediği, Fikret BARIN’da kendilerinin de aynı dertten muzdarip olduklarını, herkesin üzerinde bir ölü toprağı olduğunu ifade ettiği ve değişik sendika ve konferadasyonlar hakkında serzenişlerini dile getirdiği, bu sırada misafir olarak belirtilen kişinin söze girerek “şimdi bir kere şu aşamada ekonomik kriz olmadan, geniş kitleleri harekete geçirmek mümkün değil” dediği, Levent ERSÖZ’ün de “o zaman bir kriz mi yaşayalım” dediği, misafir olarak belirtilen kişinin de “Kıbrıs meselesinde kriz yaşanacak, ekonomi şuanda bıçak sırtında ve ABD ve AB desteği ile ayakta durabilmekte” “Kıbrıs konusunda çok açıkça siz sağlam durursanız Türkiye ile AB iş birliği bozulur. Kriz olur, yüzbinler sokaklara iner. Yani Kıbrıs konusunda siz Ulusalcı çizgiyi bu güne kadar sürdürdüğünüz gibi sürdürürseniz o zaman bir ay içinde alluk bullak olur…… AB genişleme süresinde en önemli kriz noktası Kıbrıs’tır…… Hükümet-AB ilişkisini bozduğunuzda piyasa alluk bullak olacaktır….. eğer bu Hükümet döneminde ve kanundan ikinci dünya savaşından daha büyük bir yoksullaşma yaşanırsa şeriatçılık meselesi Türkiye’de kapanır….. daha büyük bir yoksullaşma yaşanırsa halk o zaman doğal tepki gösterecektir” dediği, bunun üzerine Levent ERSÖZ’ün “tabi bütün bunlara rağmen bu ekonomik krizlerden Ülkenin çok büyük darbe alması gerek, sonuçta bazı işlerin çok olumsuz boyutlara ulaşması demek, bunlardan daha nasıl olabilir diye düşünmemiz lazım. Masada ortaya koymak açmak lazım. Onun için tabi bizim bir takım faaliyetler var ama nerde yapılacak bu mevzu. Bunları düşünmek lazım dediğim gibi. Özellikle yerel seçimler gelmeden bu işi mutlaka ortaya açıklamak lazım” “şimdi biraz dojası artıralım. Yerel seçimlere karşı olan dönemde bir hareketlenme sağlamak….” dediği, Fikret BARIN’da “efendim ben bir sendikanın genel başkanıyım, bu konferedasyon başkanları düzeyinde bu işin ele alınması lazım” dediği ve devamında TÜRK İŞ, TES İŞ, HABER İŞ ve benzer sendikaların çok sayıda personellerinin olduğunu, fakat bunları ayağa kaldıramadıklarını söylediği,
 
Görüşmenin sonlarına doğru Levent ERSÖZ’ün sizde elinize cebinize atacaksınız dediği, Fikret BARIN’da “az para değil ki dolarlar konuşuyor. Adama getirttireceğim, yemeğini yedireceğim, sabah-öğle-akşam…. En azından elimizden geleni yapacağız, bütün imkanlarımızı kullanacağız, ne yapalım? Diyeceğim ki otobüsün yarısı bizden olacak yarısı da memurları alacaksınız diyeyim öyle getirip götüreceğiz. Başka çaremiz yok. Onunla ilgili zaten sözümüz de var. Benim teşkilatta hazır. O mesajı da verdim, hazırlanın işaret bekleyin dedim” dediği, Levent ERSÖZ’ün’ de “haberinizle gelin” dediği ve kısa bir süre sonra görüşmeye son verildiği anlaşılmıştır.
 
;DEĞERLENDİRME
 
Yukarıda açıkça izahı yapılan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Faaliyetelerinin olduğu ve bu faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için neler yapılması gerektiği, yapılan eylemler karşısında ne gibi tepkiler gelebileceği ve gelen tepkiler karşısında da neler yapılacağı ayrıntılı bir şekilde belirlendiği tespit edilmiştir.
 
==== GENELKURMAY BAŞKANI HİLMİ ÖZKÖK’ÜN EMEKLİYE AYRILMASI VEYA ETKİSİZ/YETKİSİZ HALE GETİRİLMESİ İÇİN; ====
 
;“YAPILACAKLAR”
 
01-Kuvvet Komutanlarının yapacağı açıklamaların metinlerinin hazırlanması,
Faaliyetlerinin planlandığı görülmüştür.
 
;“MUHTEMEL TEPKİLER”
Darbe planı hazırlık aşaması deşifre olursa, Genelkurmay Başkanı Hilmi ÖZKÖK’ün çağırma görüşme veya nakil yoluyla darbe planlarını yapan ve uygulayan kadroları dağıtmaya teşebbüs etmesi,
 
Yönündeki tepkiler öngörülmüştür.
 
;“TEPKİLERE TEDBİRLER”
 
Hazırlıkların çok sınırlı grup ile yapılması,
Şeklinde tepkilere yönelik tedbirler planlandığı görülmüştür. Burada AYIŞIĞI ve YAKAMOZ kod adlı darbe planlarını hazırlayan ve uygulayacak olan kadronun deşifre olması durumunda planın aynen devam ettirilmesi için ikinci bir yapılanma oluşturmaya çalışılması ve bu yapının çok gizli tutulmaya çalışılması şüphelilerin DARBE teşebbüsü konusunda ne kadar ciddi ve kararlı olduklarını göstermektedir.
 
==== AZAMİ SAYIDA MİLLET VEKİLİNİN BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN’I TERK ETMESİ İÇİN; ====
 
;“YAPILACAKLAR”
 
01-Milletvekillerinin analiz edilerek gruplandırılması,
04-Ayrılan milletvekillerinin dağılmadan yeni bir grup kurmalarının sağlanması,.
 
;“MUHTEMEL TEPKİLER”
 
Milletvekilleriyle temasın deşifre edilerek, medyatik kampanyalar ile Genel Kurmay Başkanı Hilmi ÖZKÖK’ün darbe planına yönelik inisiyatif almaya tahrik edilmesi,
 
Hazırlık aşamasında tespit edilmesi üzerine Başbakan ERDOĞAN’ın milletvekillerine yönelik tehdit, şantaj ve çıkar sağlama gibi yöntemlerle baskı uygulaması,
 
Milletvekillerinin açıklamalarının basite indirgenmesi ve spekülatif hale getirilmesi,
 
Ayrılan Milletvekillerine bireysel karalama kampanyaları yöneltilmesi,
 
;“TEPKİLERE TEDBİRLER”
 
Temasın azami gizlilikle ve güvenilir grup liderleri ile bire bir görüşmeler şeklinde yapılması,
 
Basın açıklamalarının topluca veya en azından gruplar halinde arka arkaya bir hafta on gün içinde yapılması,
 
Harekete katılan bütün milletvekillerinin teknik takip altında tutulması,
 
Milli duyarlılıktan başka nedenlerle harekete katılanların öne çıkarılmaması, bunlardan arka planı bozuk olanların harekete hiç dahil edilmemesi,
 
Harekete patronlar, TUSİAD, meslek kuruluşları ve sendikalardan destek sağlanması,
 
;CUMHURBAŞKANI AHMET NECDET SEZER’İN GÖREVİNİ SÜRDÜRMESİ İÇİN;
 
;“YAPILACAKLAR”
 
01-Cumhurbaşkanı Ahmet Nejdet SEZER’in mevcut gelişmelere karşı şahsi değerlendirmelerinin alınması,
03-Değerlendirmeleri olumsuz ise; aydınlar ve danışmanlarından da istifade edilerek ikna edilmesi,
 
;“MUHTEMEL TEPKİLER”
 
Cumhurbaşkanı SEZER ile yapılacak görüşmenin deşifre edilmesi suretiyle basın yayın organlarında kampanyalar yapılması,
Cumhurbaşkanı SEZER’in yetkilerinin kısıtlanmasına teşebbüs edilmesi,
 
;“TEPKİLERE TEDBİRLER”
 
Cumhurbaşkanı SEZER ile temasların Ortadoğudaki gelişmelerin anlatılması kılıfında sürdürülmesi,
Yönündeki planları ihtiva ettiği belirlenmiştir..
 
;==== AYIŞIĞI KOD İSİMLİ DARBE PLANININ UYGULAMAYA KONULMASI ====
 
01-Ayışığı darbe planında Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün emekliye ayrılması veya etkisiz hale getirilmesi için; darbeye katılacakların ve karşı olanların belirlenmesi, katılacaklarla temas edilmesi, karşı olanların ise saf dışı edilmelerinin planlanması gerektiği belirlenmiştir.
 
AYIŞIĞI kod adlı darbe planında belirtilen bu husus YAKAMOZ kod adlı darbe planında hayata geçirilmiş ve DARBE yapılmasına karşı olduğu değerlendirilen Kuvvet Komutanları kesik çizgilerle belirtilerek güven vermedikleri vurgulanmıştır. Bunun yanı sıra 1. Ordu Komutanı Yaşar BÜYÜKANIT ile 2. Ordu Komutanı Fevzi TÜRKERİ etkisiz hale getirildiğinde onların yerine atanacak Korgenerallerin belirlendiği görülmüştür.
 
Ayrıca Özden ÖRNEK’in günlüklerine bakıldığında, “18 Ağustos” başlıklı not içersinde, “Kara Kuvvetleri Komutanı Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman veda ziyaretine geldi. Değerli bir dosttan ayrılmanın sıkıntısı içime çökmüştü. Her ikimizinde üzerinde fikir birliği olduğu bir konu bu ülkeyi bir felaketten kurtarmıştık. Bunu ancak ikimiz birbirimize dayanarak yapmıştık. Sonucunun bizim aleyhimize kullanılacağını bilerek ve herşeyi göze alarak yapmıştık. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener Eruygurun bizim bildiğimizin dışına çıkarak bazı işler yaptığını ondan öğrendim. Hatta iş o kadar ileri gitmişti ki biz bile tasfiyeye tabiymişiz. Bunlar dehşet verici bilgilerdi. Ama verdiğimiz kararda ne kadar isabetli olduğumuzun delili oluyorlardı.” ,
 
 
AYIŞIĞI kod adlı darbe planında belirtilen bu husus YAKAMOZ kod adlı darbe planında hayata geçirilmiş ve TSK nın yeniden düzenlenmesi başlığı altında, 1. Ordu Komutanı Yaşar BÜYÜKANIT ile 2. Ordu Komutanı Fevzi TÜRKERİ etkisiz hale getirildiğinde onların yerine atanacak Korgenerallerin belirlendiği görülmüştür.
 
Bunların yanı sıra darbe planlayıcısının baş aktörlerinden olan dönemin Jandarma Genel Komutanı Mehmet Şener ERUYGUR, planladığı darbeyi daha sağlıklı gerçekleştirebilmek için bir taraftan da Kara Kuvvetleri Komutanı olmayı planlamış ve bu nedenle de normal hiyerarşi içerisinde Kara Kuvvetleri Komutanlığına gelecek olan Mehmet Yaşar BÜYÜKANIT’ın önünü kesmek için yıpratmaya ve sindirmeye yönelik ciddi çalışmalar yaptırdığı belirlenmiştir.
 
 
Bu haber başlıklarından birkaç örnek burada belirtmek gerekirse, “KOMUTANDAN SERT UYARI” “YAŞTA MUHTIRA GİBİ SÖZLER” “BAŞBAKAN ERDOĞAN UYARILDI” “MUHTIRA GİBİ” “ORDU MİLLET İŞBİRLİĞİYLE HESAP SORULUR” “PAŞALARDAN UYARI” “KOMUTANLAR SERT ÇIKTI” “AKP İKTİDARINI YIKMA ÇAĞRISI” “ŞENUYGUR PAŞA SERT KONUŞTU” “KOMUTANLARIN SON İHTARI” “ORDUDAN AKP İKTİDARINA BALYOZ” şeklinde haber başlıkları ile bir taraftan darbeye zemin oluşturulmaya çalışıldığı belirlenmiştir.
 
Dolayısıyla tüm bu veriler Özden ÖRNEK’in günlüklerinin doğruluğunu ve Darbe Planlarının aynen uygulamaya konulduğunu açıkça göstermektedir.
Özden ÖRNEK’e ait olduğu anlaşılan günlüklerde, Kuvvet komutanlarının sık sık açıklamalar yaptığı ve bu açıklamaları yaparken de Genelkurmay Başkanına bilgi vermedikleri, tamamen Genelkurmay Başkanından bağımsız hareket ettikleri, ayrıca kendi aralarında yaptıkları toplantı ve görüşmelerde Genelkurmay Başkanını tasfiye etmek için planlar yaptıkları tespit edilmiştir.
*30.09.2003 tarihli Bursa Hakimiyet Gazetesinde, “KEMALİZM MODERNİZMİN ZİRVESİ” başlıklı haberde, Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç YALMAN’ın Kara Harp Okulunun 2003-2004 öğretim yılı açılış töreninde yaptığı açıklamaya ,
*05.10.2003 tarihli Aydınlık Dergisinin 14.sayfasında “KOMUTANLARIN SON İHTARI” başlıklı iki sayfalık haberde, Kuvvet Komutanlarının 2003 – 2004 öğretim yılı açılış konuşmalarında yaptıkları açıklamalara yer verdiği, bu çerçevede Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç YALMAN, Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim FIRTINA ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden ÖRNEK’in eğitim öğretim yılı açılış törenlerinde yaptıkları açıklamalarına,
*04.01.2004 tarihli Aydınlık Dergisinde, “ORDUDAN AKP İKTİDARINA BALYOZ” başlıklı haberde, komuta kademesinin görülmemiş ölçüde birleşerek, Cumhuriyet devrimini savunma kararlılıklarını olağanüstü yöntemlerle açıkladıklarını, batı güdümlü medya ve batı destekli irticanın telaşa düşerek komuta kademesini bölünmüş gösteren tertiplere kalktığının belirtildiği ve haber içerisinde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç YALMAN’ın açıklamalarına ,
*13.05.2004 tarihli Gözcü Gazetesinde, “SÖYLEYECEĞİMİZİ SÖYLEDİK” başlıklı haberde, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç YALMAN’ın YÖK ile ilgili açıklamalarına ,
*27.08.2004 tarihli Akşam Gazetesinde, “ERUYGUR’DAN ZEHİR GİBİ VEDA” başlıklı haberde, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Şener ERUYGUR’un emekliye ayrılırken düzenlenen devir teslim töreninde yaptığı açıklamalara ,
 
04-AYIŞIĞI kod adlı darbe planında “emekli Generaller, diğer subaylar ve darbe ile koordineli hareket eden sivillerin Başbakan ERDOĞAN ve Genelkurmay Başkanı Özkök’ü hedef alan açıklamalar yapmaları yönündeki plan:
 
Konu ile ilgili yapılan çalışmalarda Ergenekon terör örgütünün bu planı da aynen uygulamaya koyduğu, bu çerçevede bir taraftan, emekli generaller ve darbe ile koordineli hareket eden, Sinan AYGÜN ve Kemal ALEMDAROĞLU gibi sivil unsurlara açıklamalar yaptırıldığı görülmüştür. Bu açıklamaların özellikle örgütün amaçları doğrultusunda yayın yapan medya organlarında sert ve çarpıcı ifadelerle yayınlanarak darbe için zemin oluşturmaya çalışıldığı tespit edilmiştir.
 
Ayrıca ,yönlendirdikleri sivil toplum örgütlerinin düzenledikleri gösteri yürüyüşü ve mitinglerde de yürütme organını hedef alan açıklamalar yapıldığı ve bu açıklamalarında özellikle örgüt lehine yayın yapan basın-yayın organlarında çarpıcı ve sert ifadelerle haber yaptırmak suretiyle darbeye zemin oluşturmaya çalışıldığı anlaşılmıştır.
 
Bunların yanı sıra Mehmet Şener ERUYGUR’un Jandardma Genel Komutanı sıfatı ile emekli Jandarma Genel Komutanlarına mektuplar göndererek kamuoyunda gerekli desteği vermelerini sağlamayı amaçladığı tespit edilmiştir.
 
Söz konusu emekli generaller ve sivillerin yaptıkları açıklamalarla ilgili o dönemde basın yayın organlarında yer alan haberlere bakıldığında, “EMEKLİ PAŞALAR SERT BİR ÇIKIŞ PLANLIYOR” “DANIŞTAY’DA UYARDI” “İŞÇİLER HÜKÜMETİ UYARDI” "İKTİDARA ÜÇLÜ UYARI" "AKP AYAĞINI DENK ALSIN" "REKTÖRLER YİNE UYARDI" "YARGIDAN HÜKÜMETE UYARI” "ON BİNLERDEN HÜKÜMETE KIRMIZI KART” “CUMHURİYET TEHDİT ALTINDA” “BUMİN’DEN LAİKLİK UYARISI” “DANIŞTAY DA UYARDI” başlıkları ile çok sık ve yoğun haberler yapıldığı ve böylelikle darbe planları çerçevesinde örgütsel stratejiler doğrultusunda darbeye zemin oluşturma faaliyetleri yürütüldüğü belirlenmiştir.
 
Söz konusu açıklamalarla ilgili olarak medya organlarında ;
 
*29.04.2004 tarihli Cumhuriyet gazetesinde, “REKTÖRLERDEN İSYAN” ve “REKTÖRLERDEN İSTİFA UYARISI” şeklinde değerlendirmeye,
*13.06.2004 tarihli Cumhuriyet gazetesinde, “CUMHURİYET TEHDİT ALTINDA” başlıklı haberde, dönemin ADD Genel Başkanı Ertuğrul KAZANCI’nın açıklamaları tespit edilmiştir.
Şüpheli Şener ERUYGUR un Genel Başkanlığını yaptığı ADD genel merkezinden ele geçirilen ve 6 nolu cd de ‘MUHTELİF/PLAN PROJELER/MEKTUPLAR’ klasörü içerisinde, ‘‘Emekli JGK gönderilen mektuplarla ilgili bir bilgi notu” şeklinde ibarenin yer aldığı dosyada, Mehmet Şener ERUYGUR’un Emekli Jandarma Genel Komutanlarına, hükümetin faaliyetlerinden duyulan rahatsızlıkla ilgili kamuoyuna açıklamalar yapmaları yönünde telkinlerde bulunmak amacıyla mektup gönderildiği, bilgi notu içersinde de mektubu alan komutanların aldıkları mektupla ilgili değerlendirmelerinin yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu bilgi notu aşağıda belirtilmiştir.
 
Şüpheli Şener ERUYGUR un Genel Başkanlığını yaptığı ADD genel merkezinden ele geçirilen ve 6 nolu cd de ‘MUHTELİF/PLAN PROJELER/MEKTUPLAR’ klasörü içerisinde, ‘‘Emekli JGK gönderilen mektuplarla ilgili bir bilgi notu” şeklinde ibarenin yer aldığı dosyada, Mehmet Şener ERUYGUR’un Emekli Jandarma Genel Komutanlarına, hükümetin faaliyetlerinden duyulan rahatsızlıkla ilgili kamuoyuna açıklamalar yapmaları yönünde telkinlerde bulunmak amacıyla mektup gönderildiği, bilgi notu içersinde de mektubu alan komutanların aldıkları mektupla ilgili değerlendirmelerinin yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu bilgi notu aşağıda belirtilmiştir.
 
‘‘Ö Z E T B İ L G İ”
 
;‘‘Ö Z E T B İ L G İ”
1. KONU : Sayın Jandarma Genel Komutanımızın mektuplarının Emekli Jandarma Genel Komutanlarına sunulması.
 
'''1. KONU :''' Sayın Jandarma Genel Komutanımızın mektuplarının Emekli Jandarma Genel Komutanlarına sunulması.
2. AÇIKLAMA : Mektuplar görevlendirilen kurye personel tarafından 07 Ocak 2004 tarihinde; Emekli Jandarma Genel Komutanlarımızdan, Orgeneral (E) Teoman KOMAN, Orgeneral (E) Rasim BETİR, Orgeneral (E) Adnan DOĞU, Orgeneral (E) Burhanettin BİGALI ve Orgeneral (E) Fikret Ö.BOZTEPE’nin bizzat kendilerine, Orgeneral (E) Aydın İLTER’in kendisine ulaşılamadığından eşleri hanımefendiye teslim edilmiştir.
 
'''2. AÇIKLAMA :''' Mektuplar görevlendirilen kurye personel tarafından 07 Ocak 2004 tarihinde; Emekli Jandarma Genel Komutanlarımızdan, Orgeneral (E) Teoman KOMAN, Orgeneral (E) Rasim BETİR, Orgeneral (E) Adnan DOĞU, Orgeneral (E) Burhanettin BİGALI ve Orgeneral (E) Fikret Ö.BOZTEPE’nin bizzat kendilerine, Orgeneral (E) Aydın İLTER’in kendisine ulaşılamadığından eşleri hanımefendiye teslim edilmiştir.
Mektupların teslimi sırasında Sayın komutanlarımızın kurye personele beyan ettikleri hususlar müteakip maddelere çıkarılmıştır.
 
;a.Orgeneral (E) Teoman KOMAN:
 
Mektubu okuduktan sonra; “Sayın Jandarma Genel Komutanınıza bu konulardaki bilgilendirmelerinden dolayı teşekkürlerimi iletiniz. Her ortamda bu konuların çözülmesi için görüşmelerde bulunacağım. Sayın Jandarma Genel Komutanımızın emrinde olduğumu iletin. Eğer benden istenirse uzun yıllar medyaya çıkmamama rağmen çıkıp bu konularda konuşabilirim. Ben MİT Müsteşarlığı da yaptım. Bu tür sıkıntılar benim J.Gn.K.lığı yaptığım zamanlarda da oldu, güçlü olmamız lazımdır.” ,şeklindeki ifade etmiştir.i,
 
;b.Orgeneral (E) Rasim BETİR:
 
Mektubu okuduktan sonra; “ Öncelikle Teşekkürlerimi sunarım. Bu konulardan ve hükümetin yaptığı çalışmalardan ben de çok rahatsız oluyorum. Konulardan haberdarım, yakinen takip ediyorum. Orgeneral (E) Teoman KOMAN, Orgeneral (E) F.Ö.BOZTEPE, Orgeneral (E) Aydın İLTER ile de bu konuları görüştüm ve bu mektuptan sonra da mektubun içeriği hakkında kendileri ile görüşeceğim. Bu konuya yakın bazı konuları Sayın Cumhurbaşkanı ile yakın zamanda görüştüm. Benim üzerime hangi görev düşerse seve seve yapacağım. TRT’de yayınlanan Jandarma programlarını beğeniyle izliyorum, bu husustaki teşekkürlerimi özellikle iletiniz.” şeklinde ifade etmiştir.
 
;c.Orgeneral (E) ADNAN DOĞU:
 
Mektubu aldıktan sonra; “Sayın Komutanınıza teşekkürlerimi iletin. Ben kendileri ile mektubu okuduktan sonra görüşeceğim.” şeklinde ifade etmiştir.
 
;d.Orgeneral (E) Fikret Özden BOZTEPE:
 
Mektubu aldıktan sonra; “Sayın Komutanınıza teşekkürlerimi iletin. Ben kendileri ile mektubu okuduktan sonra görüşeceğim.” şeklinde ifade etmiştir.
 
;e.Orgeneral (E) Burhanettin BİGALİ:
 
Mektubu aldıktan sonra; “Sayın Komutanınıza sevgilerimi iletin. Okuduktan sonra kendisi ile görüşürüm.” şeklinde ifade etmiştir.” şeklinde ibarelerin ve bilgi notunun alt sağ köşesinde de Mustafa KOÇ, J.Kur.Binbaşı, İsth. Ynt. Ş. Müdürü yazdığı görülmüştür.
Dolayısıyla DARBE planı çerçevesinde hedeflenen bu faaliyetin aynen yerine getirildiği ve Genel Kurmay Başkanının istifa etmesine zorlanması için tamamen Ergenekon terör örgütü tarafından kurgulanan ve uygulanan bir senaryo olduğu görülmüştür.
Söz konusu “MEKTUPLAR” klasörü içersinde, toplam toplam (7) adet mektup olduğu görülmüş ve mektupların içerik itibariyle birbirleriyle benzerlik gösterdiği ve tamamının Genel Kurmay Başkanı Hilmi ÖZKÖK’e hitaben istifa etmesi amacıyla yazılan mektuplar olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle burada sadece bir mektup aynen belirtilecek diğer mektupların tamamı ise soruşturma dosyasına eklenecektir.
 
ÖRNEK MEKTUP
 
Sayın Komutanım,
 
Zat-ı alinizin son bir yıldır izlediği pasif, ürkek, güya demokrat tavır, TSK’nin itibarını ve kamuoyu önündeki saygınlığını iki paralık etmiştir. Birkaç AB hayranı mütareke gazetecisinden aferin almak için bizim gururumuzu incitmeye ne hakkınız var?
 
Genelkurmay Başkanı ve TSK’nin Başkomutanı olduğunuz dönemde;
 
Irak’ta kırmızı çizgilerimizin çiğnendiği,
 
Özel kuvvetlerimizin başına çuval geçirildiği,
 
ABD’nin Kandil Dağındaki teröristleri koruması altına aldığı,
 
Pişmanlık yasası diye cezaevindeki teröristlerin salıverildiği,
 
Tayyip “haydi” deyince birlik hazırlayıp, Bush Kürtlere teslim olup “vazgeçtim” deyince geri adım atıldığı,
Kıbrıs’ın satıldığı,
 
Batı Trakya Türklerine “Yunanistan için çalışın” denildiği,
 
12 milin pazarlıkla 9 mile bağlandığı, İmam hatiplerin önünün açıldığı,
 
Kamu Yönetimi Temel kanunu ile üniter ulus devletin altının oyulduğu,
 
Meclis Başkanının TSK’ne “şeyini şey ettiğimin şeyi” diye küfür ettiği,
 
Genelkurmay İkinci Başkanı’nın, Yüce Atatürk’ün “TC.nin temeli yüksek Türk Kültürüdür” dediğini unutarak, “Türkiye cumhuriyeti hiçbir etnik temele dayanmıyor” dediği,
 
TMR Başkanı korgeneralin laik Türkiye Cumhuriyetini de hedef alan ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi için “takdire şayan bir proje” dediği bir dönem olduğunun farkında mısınız?
 
 
Bütün bunlar ve Laik cumhuriyetimize yönelen tehdit, 28 Şubat’tan daha mı az tehlikeli? O dönemde demokrasiye balans ayarı yapan Genelkurmay Başkanı’nın tavrı mı, sizin şimdiki teslimiyetçi tavrınız mı daha doğru? Bunların ikisi de doğru olamayacağına göre söyler misiniz hangisi doğru?
 
Yoksa sizin aklın önderliğini rehber edinen komuta anlayışınıza göre, zayıf hükümetler karşısında şahin kesilen TSK’nin, güçlü hükümet karşısında teslim olması mı normal? Bu aklın önderliği midir, korkunun önderliği mi?
 
Yarın güçlü ordular karşısında da aynı tavrı mı takınacaksınız?
 
Görev süreniz boyunca bütün bunlara teslimiyetle yaklaşan bir başkomutan olarak, nasıl huzur içinde bayrağı teslim edebileceksiniz? Nasıl torunlarınızın yüzüne bakabileceksiniz?
 
 
Arz ederim. Bir Grup Genç Subay
 
Şeklinde bir mektup olduğu görülmüştür.
 
 
Yine şüpheli Ergün POYRAZ’dan ele geçirilen (CD 1) içersinde, diğer verilerin yanı sıra, “Bakanlar kurulu öz geçmişi” klasörü içersinde; (26) adet Word dosyası olduğu görülmüştür. Word dosyalarına ayrı ayrı Hükümette görev alan Bakan isimlerinin yazıldığı, içeriğinde bakanlara ait kişisel bilgilerin bulunduğu, kişisel bilgilerin hemen altında ise “Özellik arz eden durumları” başlığı altında şahısların siyasî, dinî görüşleri ve ırkî kökenleri ile ilgili bilgilerin olduğu, bunların yanı sıra siyaset hayatındaki ilişkilerle ilgili notların yazılı olduğu,
 
“7 Özel Durumu1 Olan Milletvekilleri AKP” isimli word dosyasında; “ÖZEL DURUMU OLAN MİLLEKVEKİLLERİ” başlığı altında çizelge yapıldığı ve bu çizelge içersinde 60 Milletvekilinin isimlerinin yazıldığı, her ismin karşısına da dini görüşleri ve daha önce görev yaptıkları yerler, yargılandıkları olaylar ve benzer konularla ilgili bilgilerin bulunduğu,
 
“7 Özel Durumu Olan Milletvekilleri AKP” isimli word dosyasında; “ÖZEL DURUMU OLAN MİLLEKVEKİLLERİ” başlığı altında çizelge yapıldığı ve bu çizelge içersinde 39 Milletvekilinin isimlerinin yazıldığı, her ismin karşısına da dini görüşleri ve daha önce görev yaptıkları yerler, yargılandıkları olaylar ve benzer konularla ilgili bilgilerin yer aldığı,
 
“7 Özel Durumu Olan Milletvekilleri Bağımsız” word dosyasında; ÖZEL DURUMU OLAN MİLLEKVEKİLLERİ” başlığı altında çizelge yapıldığı ve bu çizelge içersinde 3 Bağımsız Milletvekilinin isimlerinin yazıldığı, her ismin karşısına da daha önceki tarihlerde yargılandıkları olaylar ve haklarında açılan davalarla ilgili bilgilerin bulunduğu görülmüştür.
 
Şüpheli Hurşit TOLON’dan ele geçirilen dijital verilerde,
 
ELBA marka M2-C527-ALI0043 seri numaralı CD içerisinde; “019 Siyasi Partiler” isimli klasörde; “Adana Milletvekili Ömer Çelik.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde Adana Milletvekili Ömer ÇELİK ‘in kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve felsefi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ,
 
“Atilla Koç kimdir.doc”, “Atilla Koç kimdirözet.doc” ve “Atilla Koç kimdirözetresimli.doc” isimli bir MSword dosyaları olduğu, bu dosyalar içerisinde Kültür ve Turizm eski Bakanı Atilla KOÇ ‘un kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ,
“İstanbul Milletvekili Egemen Bağış.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde İstanbul Milletvekili Egemen BAĞIŞ ‘ın kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi görüş ve ırki kökenlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği,
 
“Kültür Bakanı Hüseyin Çelik.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde Milli Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK ‘in kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ,
 
“023 Biyografik Bilgiler” isimli klasörde; “Milletvekili Biyografileri.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 22 Milletvekilinin kimlik bilgilerinin yanı sıra bu milletvekillerinden 7 tanesinin dini ve siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ,
 
“AKP'nin Beyin Takımı------” isimli klasörde; “AKP tarikatçı milletvekilleri.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosya içerisinde AKP Milletvekillerinin kimlik bilgilerinin yanı sıra kişisel bilgilerin kaydedildiği ,
 
“Biyoğrafiler” isimli klasörde; “7 Özel Durum Bakanlar kurulu2.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 21 Bakana ait kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine ve ırki kökenlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği,
 
“7 Özel Durumu1 Olan Milletvekilleri AKP.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 60 Milletvekiline ait kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ,
 
“7 Özel Durumu Olan Milletvekilleri AKP.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 40 Milletvekiline ait kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği,
 
“7 Özel Durumu Olan Milletvekilleri Bağımsız.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 3 Milletvekiline ait kimlik bilgilerinin yanı sıra çeşitli iddialar ve istihbari bilgilerin kaydedildiği,
 
“7 Özel Durumu Olan Milletvekilleri CHP.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 2 Milletvekiline ait kimlik bilgilerinin yanı sıra çeşitli iddialar ve istihbari bilgilerin kaydedildiği,
 
“9 Milletvekilleri Özgeçmiş tamamı.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 500’ün üzerinde Milletvekillerine ait kimlik bilgilerinin yanı sıra çeşitli iddialar ve istihbari bilgilerin kaydedildiği,
 
“11 Milletvekillerinin Özgeçemişleri son.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 365’in üzerinde Milletvekillerine ait kimlik bilgilerinin yanı sıra çeşitli iddialar ve istihbari bilgilerin kaydedildiği,
 
“Adalet Bakanı Cemil Çiçek.doc”, “Başbakan Abdullah Gül.doc”, “Bayındırlık ve İskan Bakanı Zeki Ergezen.doc”, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu.doc”, “Devlet Bakanı Ali Babacan.doc”, “Devlet Bakanı Beşir Atalay.doc”, “Devlet Bakanı Mehmet Aydın .doc”, “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler.doc”, “İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu.doc”, “Maliye Bakanı Kemal Unakıtan.doc”, “Milli Eğitim Bakanı Erkan Mumcu.doc”, “Milli Savunma Bakanı Mehmet Vecdi Gönül.doc”, “Sağlık Bakanı Recep Akdağ.doc”, “Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun.doc” ve “Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım.doc” isimli bir MSword dosyaları olduğu, bu dosyalarda bahsi geçen Bakanların dini ve siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerinin kaydedildiği,
 
“AKP tarikatçı milletvekilleri.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 100 Milletvekiline ait kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği,
 
“Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır.doc”, “Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen.doc” ve “Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış.doc” isimli MSword dosyaları olduğu, bahsi geçen Bakanların siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği,
 
“Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullatif Şener.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, dönemin Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Abdullatif ŞENER’in siyasi görüşlerine ve ırki kökenlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği,
 
“Milletvekilleri.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 85 Milletvekiline ait kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği,
 
“Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, dönemin Tarım Bakanı Sami GÜÇLÜ’nün dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği tespit edilmiştir.
Bahse konu bu verilerin tamamı şüpheli Şener ERUYGUR dan da ele geçirilmiştir.
Şüpheli Ahmet Hurşit TOLON’dan ele geçirilen dijital verilerde, ELBA marka M2-C527-ALI0043 seri numaralı CD içerisinde; “ARŞİV” isimli klasörde; “Kadrolaşma 21.07.03.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 1052 kişinin dini ve siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ,
 
“Kadrolaşma 21.07.03.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 1052 kişinin dini ve siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ,
 
“Kadrolaşma.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 1762 kişinin dini ve siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ,
 
“İrticai Faaliyette Bulunan Kamu Görevlileri” isimli klasörde “SÜLEYMANCI KAMU PERSONELİ ÇİZELGESİ.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 4 şahsa ait dini ve siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği,
 
“Kadrolaşma” isimli klasörde; “Kadrolaşma1.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 2002 ve 2003 yıllarında değişik bakanlıklarda ve Kamu Kurumları’nda yapılan 953 kişiye ait atamalar ile ilgili bilgilerin olduğu, dini ve siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği,
 
“KADROLAŞMA EK-A.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 17 bakanlıkta gerçekleştirilen atamalar ile ilgili bilgilerin bulunduğu bir tablo olduğu,
 
“KADROLAŞMA EK-C.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde Başbakanlık, 18 Bakanlık, Üniversite/YÖK ve Diğer Kurumlarda gerçekleştirilen atamalar ile ilgili bilgilerin bulunduğu bir tablo olduğu,
 
“Kadrolaşma eski ufuğa verilen üzerine eilave ettikleri.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 2002 ve 2003 yıllarında Başbakanlık ve bakanlıklarda yapılan 233 kişiye ait atamalar ile ilgili bilgilerin olduğu, ayrıca siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ve böylelikle fişlendiği,
 
“Kadrolaşma eski.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 2002 ve 2003 yıllarında Başbakanlık, bakanlıklar ve Kamu kurumlarında yapılan 349 kişiye ait atamalar ile ilgili bilgilerin olduğu, siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği,
 
“İRTİCA EĞİLİMLİ İL VALİLERİ.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 17 Valiye ait kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine ve ırki kökenlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ,
 
“İRTİCA EĞİLİMLİ KAYMAKAMLAR.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 294 Kaymakama ait kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği,
 
“İRTİCAİ FAALİYETTE BULUNAN SAĞLIK BAKANLIĞI HASTANELERİ.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosyalar içerisinde 304 sağlık personeline ait kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği ,
 
 
Bunların yanı sıra birçok üniversite ve üniversite çalışanlarını hakkında da kişisel verileri kaydettikleri tespit edilmiştir.
 
 
Şüpheli Ahmet Hurşit TOLON’dan ele geçirilen dijital verilerde, ELBA marka M2-C527-ALI0043 seri numaralı CD içerisinde; “006 YÖK ve ÜNİVERSİTELER” isimli klasörde; “DİCLE ÜNİ.YENİ REKTÖR.doc”, “Dicle Üniv_Mektup.doc” “Dicle Üniversitesi 1974 yılnda kurulmuş olup 12 fakültes (1).doc” ve “Dicle Üniversitesi 1974 yılnda kurulmuş olup 12 fakültesi bu.doc” isimli MSword dosyalar olduğu, bu dosyalar içerisinde Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. F.C. isimli şahsın kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve ırki görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği,
 
“dicle üniv. eski rektörü.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde Dicle Üniversitesi Eski Rektörü M.Ü. Ö. isimli şahsın kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği,
 
“Dicle Üniv_Mektup 13-04-04.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde Dicle Üniversitesi’nde görevli bulunan 8 öğretim görevlisi hakkında bir takım iddialar ve istihbari bilgilerin bulunduğu,
 
“Elazığ Fırat Üniversitesindeki irticai yapılanma jandarma.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde Elazığ Fırat Üniversitesi’ndeki öğretim görevlileri ile ilgili çeşitli iddialar ve istihbari bilgilerin yer aldığı,
 
“G.Antep üiniverssitesi.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde Gaziantep Üniversitesi Rektörü İ. H. F. ile ilgili çeşitli iddialar ve istihbari bilgilerin yer aldığı,
 
“MEB Hüseyin Çelik'in künyesi.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde Milli Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK’in dini ve siyasi görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği,
 
“Mlatya Üniversitesi.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde Prof. Dr. M. P.baisimli şahsın kimlik bilgilerinin yanı sıra siyasi ve dini görüşlerine göre kişisel bilgilerin kaydedildiği,
 
“Sivaks okullar raporu.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde Sivas Cumhuriyet Anadolu Lisesi, Abdüssamet Bal Anadolu Lisesi, Suşehri İlçesi İHL ve Özel Sultan Murat Lisesi isimli okullar hakkında bir takım iddialar istihbari bilgilerin bulunduğu,
 
“Van YY Üniversitesi.doc” isimli bir MSword dosyası olduğu, bu dosya içerisinde Van Yüzüncüyıl Üniversitesi hakkında bir takım iddialar istihbari bilgilerin bulunduğu tespit edilmiştir.
 
“Kadrolaşma” klasöründe “Kadrolaşma Konuşma Notu 0611.doc” isimli MSword dosyası içerisinde Cumhurbaşkanlığı makamına hitaben yazılan AKP hükümeti tarafından çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan atamalara ilişkin listelerin EK olarak belirtilerek gönderildiği, “BU KAPSAMDA, SIRF AKRABA VEYA PARTİLİ OLDUKLARI İÇİN YAPILDIKLARI TESPİT EDİLEBİLEN 329’U SAKINCALI, 72’Sİ AKRABA OLMAK ÜZERE TOPLAM 401 ÜST DÜZEY BÜROKRAT ATAMASI TESPİT EDİLEBİLMİŞTİR. (İSİM LİSTESİ BİLGİ NOTU EK-B) KADROLAŞMANIN BU ŞEKİLDE DEVAM ETMESİNİN KAMUOYUNDA DAHA DA BÜYÜK HUZURSUZLUKLARA NEDEN OLACAĞINA YÖNELİK ENDİŞELERİMİN ARTMAKTA OLDUĞUNU KONU İLE İLGİLİ TEDBİRLERİN BİR AN ÖNCE ALINMASINI ARZ EDERİM” şeklinde beyanların yer aldığı,
 
“Kadrolaşma” klasöründe “DEVLET BAKANLIKLARI.doc” isimli 8 sayfalık MSword dosyasında, Bakanlıklarla ilgili hangi şahsın nereye ve hangi dönemde atandığını gösterir çizelge olduğu, “görevden alınanlar.doc” isimli 4 sayfalık MSword dosyasında 20.11.2002 tarihinden itibaren görevlerinden alınan üst düzey komu görevlilerine ait isim listelerinin olduğu, “Kadrolaşma.xls” isimli excel dosyasında 3 Kasım şeçimlerinden bu güne kadar yapılan atamalar başlığı olduğu çizelge halinde hazırlandığı, Manisa ve Burdur illerindeki bir çok bakanlıkla ilgili görevli şahısların isimlerinin de yazılarak atamaların belirtildiği, Atanabilecekler isimli sayfa içerisinde ise kadrolaşma kapsamında göreve atanabileceklerin isimlerinin yer aldığı, bazılarının karşılarında “şeriatçı” şeklinde ibarelerin yer aldığı, Görevde olanlar isimli sayfa içerisinde çeşitli illerdeki görevlilerin isimlerinin yazılı olduğu ve karşılarında “Hizbullah üyesi, irtica, Nur tarikatı görüşlerini benimser, mesaiye türbanlı gelir, erkeklerle tokalaşmaz, Mustafa Sungur grubu, tarikat ve cemaat ilişkisi var” gibi ayrımların yapılarak çizelge halinde hazırlandığı, Görevden alınanlar isimli sayfa içerisinde ise bir çok kişinin isminin olduğu, “Kadrolaşma1.xls”, “Kadrolaşma 21.07.03.xls”, “Kadrolaşma 26.06.xls”, “Kadrolaşma eski.xls”, “Kadrolaşma eski ufuğa verilen üzerine eilave ettikleri.xls”, “Kadrolaşma listeye ilave edilecek.xls”, “Kadrolaşma son.xls” isimli dosyalarında aynı içerikli olduğu, tespit edilmiştir.
 
Mehmet Şener ERUYGUR’un kullanımında bulanan ilimiz Kadıköy ilçesi Fenerbahçe mahallesi Iğrıp sokak Fenerbahçe Orduevi No:2/1 sayılı ikametinde yapılan aramalarda el konulan belgelerin incelemesinde;
-EK-10 olarak yazıya eklenmiş ve “İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Yapılanması” başlığı altında (7) kişilik isim, rütbe ve çalıştığı birimlerin yazılı olduğu tespit edilmiştir.
 
;ÖRGÜTÜN BÜROKRAT VE KAMU GÖREVLİLERİNİN ATAMALARINI TAKİP ETME ÇALIŞMALARI:
 
Şüpheli Ahmet Hurşit TOLON’dan ele geçirilen dijital verilerde, ELBA marka M2-C527-ALI0043 seri numaralı CD içerisinde; “ARŞİV” isimli klasörde;
 
“ATAMALAR.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 2005 yılında değişik bakanlıklarda ve Kamu Kurumları’nda yapılan 808 kişiye ait atamalar ile ilgili bilgilerin olduğu,
 
“AKP Kadrolaşma” isimli klasörde “atamalar.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 2005 yılında değişik bakanlıklarda ve Kamu Kurumları’nda yapılan 472 kişiye ait atamalar ile ilgili bilgilerin olduğu ve bu bilgiler içerisinde kişinin kimlik bilgileri ile atandığı yerin yazılı bulunduğu,
 
Şüpheli Ahmet Hurşit TOLON’dan ele geçirilen dijital verilerde, ELBA marka M2-C527-ALI0043 seri numaralı CD içerisinde; “ARŞİV” isimli klasörde; “ATAMALAR.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 2005 yılında değişik bakanlıklarda ve Kamu Kurumları’nda yapılan 808 kişiye ait atamalar ile ilgili bilgilerin olduğu,
“AKP Kadrolaşma” isimli klasörde “atamalar.xls” isimli bir Excel dosyası olduğu, bu dosya içerisinde 2005 yılında değişik bakanlıklarda ve Kamu Kurumları’nda yapılan 472 kişiye ait atamalar ile ilgili bilgilerin olduğu ve bu bilgiler içerisinde kişinin kimlik bilgileri ile atandığı yerin yazılı bulunduğu,
Mehmet Şener ERUYGUR’dan ele geçirilen ADD Genel Merkezi, Genel Başkan Odasından Alınan 5 nolu CD içerisinde; “BİYOGRAFİK İSTHB” isimli klasörde; “İÇİŞLERİ ATAMA.ppt” isimli bir PowerPoint dosyası olduğu, bu dosya içerisinde İçişleri Bakanlığı’nda farklı birimlere atanan çok sayıda şahsa ait atamalar ile ilgili bilgilerin olduğu, bu bilgiler içerisinde kişinin kimlik bilgileri ile atandığı yerin yazılı olduğu tespit edilmiştir.
 
 
Görüşmenin devamında bu durumu Mehmet AĞAR’a anlattığını ve AKP içerisinde sadece 55 tane DYP kökenli milletvekili olduğunu, 40 milletvekilinin MHP kökenli olduğunu, 60 milletvekilinin ise ANAP geçmişi olduğunu söylediğini, fakat bunun için gerginliğin tırmandırılması gerektiğini ifade ettiği, bunun üzerine Levent ERSÖZ’ün “gerilimi kim tırmandıracak, nasıl tırmandıracak” dediği, İsmail YILDIZ’ın da “gerilimi de bir şekilde TSK tırmandırabilir. Stratejik olarak ama dini noktalar üzerine değil de milli noktalar, idari yapı yada hukuk konularında sıkıştırabilir” “gerilimi orada tırmandırırsa, Ağar ılımlı mesajları vermeye devam ederse, hatta biraz daha yoğunlaştırırsa bunu, AKP nin milletvekillerinin DYP ye geçmesi için meşru bir zemin oluşur” dediği, Levent ERSÖZ’ün de “yani korkup kaçan mı olur” dediği, İsmail YILDIZ’ın “hem korkup kaçan olur, hem de DYP böyle bir durumda en iyi adres galiba” dediği, İsmail YILDIZ’ın Ali Müfit GÜRTUNA’nın AKP’den kopartılması gerektiğini öne sürerek “Ali Müfit Beyi mutlaka koparmamız lazım. Ali Müfit Bey, gelecekte Türkiye’deki Tayyip Beyin pozisyonunu doldurabilecek siyasi olarak görülüyor” dediği,
 
Devam eden görüşmede; Mehmet AĞAR’ı ne şekilde yönlendirdiğini anlattığı, bu çerçevede Mehmet AĞAR’a, Türkiye’deki işsizlik sorununu çözeceğini ve ekonomi ile ilgili vatandaşı ikna edebilecek söylemlerde bulunmasını tavsiye ettiğini, bundan sonraki süreçte de Meclise yöneleceklerini söylerken “Meclis içerisinde bazı milletvekillerinin hiç değilse milli ve dini duygularıyla bir şekilde oynayalım, oradan bir grubu DYP ye angaje etmeye başlayalım” görüşmenin sonlarına doğru İsmail YILDIZ’ın yerel seçimlerde AKP nin ciddi anlamda oy almasının engellenmesinin gerektiğini söylediği anlaşılmıştır.
 
22 KASIM 2003 tarihinde Kıvanç DEĞİRMENCİ kod adlı İsmail YILDIZ ile LEVENT ERSÖZ arasında yapılan görüşme metni çözümünde; Başlangıçta İsmail YILDIZ’ın DYP ile ilgili yoğun çalışmalarının olduğunu, DYP nin kamp faaliyetlerini yaptıklarını, burada karşıt grupları bir araya getirmeyi düşündüklerini, toplantının 10 Aralıkta Hilton otelinde yapılacağını söylediği, Levent ERSÖZ’ün de söz konusu toplantıya katılacak isim verebileceğini söylediği, görüşmenin devamında, İstanbul’da meydana gelen HSBC Bankası ve İngiliz Konsolosluğundaki patlama olaylarıyla ilgili konuştukları, bu konu ile ilgili konuşurken Levent ERSÖZ’ün daha önceden aralarında konuştukları AKP ile ilgili bir şeyi kastederek “alabildiniz mi onları” diye sorduğu, İsmail YILDIZ’ın da “alamadık paşam, zannediyorum bu akşam operasyonu bitireceğiz, tam beş gündür uğraşıyoruz paşam” “patlama bizim işimize yaradı. Şimdi bir ekiple sürekli onu gözlüyoruz. Aslında aldığımız anda birçok şey kökünden değişebilecek. Çok fazla deşifre olmadan götürmeye çalışıyoruz” dediği,
Görüşmenin devamında, AKP nin dağıtılması ve hükümetten düşürülmesi ile ilgili konuşurken İsmail YILDIZ’ın “AKP yi tehdit edebilecek tek güç şu anda silahlı kuvvetler paşam. Başka bir şey yok” dediği ve devamında AKP nin dağıtılması için Mehmet AĞAR ve Cem UZAN ile ilgili yaptıkları planları konuştukları,
 
Bu çerçevede İsmail YILDIZ’ın Mehmet AĞAR’ı ne şekilde yönlendirdiğini anlattığını, fakat Mehmet AĞAR’ın bunu değerlendiremediğini söylediği, bunun üzerine Levent ERSÖZ’ün “Ağar’a aslında anlaması gereken bir mesaj gönderdik. Onu algılaması lazım. Yani Şırnak Milletvekili ile ona mesaj gönderdik. Onu anlaması lazım.” dediği, İsmail YILDIZ’ın da Mehmet AĞAR’la tesadüfen gerçekleşmiş gibi bir görüşme yapılıp yapılamayacağını sorduğu, Levent ERSÖZ’ün de “tesadüfe gerek yok, davet edelim Mehmet AĞAR’ı, gelsin görüşelim, konuşalım” “ama öncelikle parti içerisinde birkaç milletvekili transfer etmesi gerektiğini düşünüyorum” dediği, İsmail YILDIZ’ın da “beş tane milletvekili paşam, beşi geçecek, iki tane Isparta milletvekili, iki tane Muğla milletvekili, bir tane İstanbul milletvekili, benim temas halinde olduğum 15 tane milletvekili var. İlk aşamada beş transfer gerçekleştirebilecek durumdayız, ondan sonra parça parça diğerleri. Şimdi bir çalışma yapıyoruz. Kim ne karşılığı AKP den ayrılabilir diye. Önemli ölçüde tamamlanmak üzere” dediği,
 
Görüşmenin devamında, İsmail YILDIZ’ın “uzun lafın kısası paşam, Ağar’ı ikna edeceğiz paşam, orada bir tereddütümüz yok. Zannediyorum kısa zamanda, aralık sonuna kadar da önemli sayıda milletvekiline ulaşabilecek durumdayız.” dediği,
 
Görüşmenin ilerleyen bölümlerinde, DYP ve Mehmet AĞAR olmadığı takdirde AKP nin alternatifinin Genç Parti ve Cem UZAN olabileceğini konuştukları, bu çerçevede İsmail YILDIZ’ın “AKP nin alternatifinin Genç Parti olabileceğini söylüyoruz paşam. Çünkü para var. Hükümeti yıkma girişimi var.” “…neticede Genç Parti önümüzdeki günlerde böyle bir çıkış yapabilir. Cem UZAN paranın, kesenin ağzını açabilir. Milletvekili transferi yapabilir. Ama nereye kadar yapabilir? İktidara gelebilir mi? Ben o kadar olacağını düşünmüyorum da, AKP yi, hükümeti zayıflatıcı bir faktör olarak kullanılabileceğini düşünüyorum” “...burada Cem kullanılabilir paşam rahatça hükümetin düşürülmesinde. Cem çok rahat kullanma makamı haline gelebilir.” dediği,
 
Devamında, Mehmet AĞAR ve Cem UZAN hakkında bir değerlendirme yaptıkları, bu çerçevede İsmail YILDIZ’ın “sonuçta her ikisi de kontrolsüz güç paşam. Kesinlikle, çünkü Cem’in böyle endişeleri olmaz zaten, Cem parasına bakar, keyfine bakar, Cem’in en ufak bir milli düşüncesi yoktur, babasının belki olabilir. Ama dolar bütün milli düşünceleri yumuşatabiliyor…. Burada gariban yine Ağar paşam, yani Genç Partiden de bir şey çıkarmamız mümkün değil” dediği, ayrıca görüşme içerisinde, İsmail YILDIZ’ın Genç Partinin arkasında muhtemelen İngiliz İstihbarat Servisi MI 6 olduğunu söylediği,
 
İsmail YILDIZ’ın sonucun kısa zamanda alınabileceğini söyleyerek “burada ilk adım, partiyi dağıtacak ortam, arkasından dağıtmak, sonucu almak ve Mehmet AĞAR’ı yada “X” i hadisenin başına geçirmek olabilir paşam” dediği,
 
Görüşmenin ilerleyen bölümlerinde, İsmail YILDIZ’ın konuyu Mehmet AĞAR’a anlattıklarını ve yavaş yavaş ısındırdıklarını, fakat Mehmet AĞAR’ın bazı korku ve çekincelerinin olduğunu , ayrıca AKP den koparabilecek milletvekilleri ile ilgili çalışmalar yaptığını söylediği, bu çerçevede “bakın şu milletvekilleri, şunlar vaat edildiğinde partiden kopabilir. Seçim süreci yaklaştı, bunların hepsinin dosyası var aşağı yukarı. Örnek veriyorum, Miraç AKDOĞAN, Malatyalı, ne yapıyor? Erkan MUMCU’nun kasası, onun kirli işlerini yapıyor, seçimden önce bunu deşifre ederiz, adama dersinki sen artık epey kirlenmişsin, bunun dışında kal. Yani siyasette yapılmayan şeyler değil bu.” dediği ve bu konuları Mehmet AĞAR’a anlattığını, Mehmet AĞAR’ın da yavaş yavaş aklına yattığını söylediği, devamında “aklına yatıyor yavaş yavaş, geçen gün bir iki milletvekili ile ilgili background verdim. Mesela Kırıkkale milletvekili Murat, milli görüşçü, AKP den, akrabaları DYP de, Kürt kökenli, akrabaları kürt kökenli ama DYP deler. Birkaç örnek verdim, bu adama milletvekilliği garanti versen AKP den bugün istifa eder. “garantiyi verirsek ne olacak” diyor, biz bunu aday yapmak zorundayız. Zorunda değilsin dedim.” dediği,
 
Görüşmenin devamında, İsmail YILDIZ’ın AKP nin dağıtılması için yeterince malzeme olduğunu ve istendiği takdirde çok kısa bir sürede dağıtabileceklerini söylediği, bu çerçevede “AKP yi hükümetten indirmek, toplam bizim 15 günümüzü alır paşam en fazla” “15 günde rahat indirilebilir, çünkü gerçekten malzeme var…, tedbirli bir plan yapılabilir, aşamalı bir plan. O aşamalı plan dahilinde önce yıpratıp sonra iyice dağıtmak” “…ben şunu söylüyorum, AKP yi dağıtmak için çok fazla bir şeye gerek yok paşam, rahatça dağıtılabilir bir parti AKP. Yeter ki Ağar siyasi hırsını biraz ilerletmiş olsun. Biraz hırslansa dediğim gibi AKP yi dağıtmak en fazla 15 günümüzü alır normal şartlar altında” dediği,
 
Görüşmenin içeriğinde, İsmail YILDIZ’ın AKP nin dağıtılması için medyanın öneminden bahsettikleri, bu konuda medyanın verimli bir şekilde kullanılabilmesi için Cem UZAN’dan faydalanılabileceği, Cem UZAN’ın gerekli finansmanı sağlayabileceğini söylediği, ayrıca hükümetin aleyhinde yayın yaptırmak için araştırma yaptığını, birkaç kişiye sorduğunu ve mesela Karamehmet grubunun ilk yayın yapacak gruplardan biri olabileceğini anladığını, Levent ERSÖZ’ün de “peki Doğan da buna yanaşacak mı” dediğini, İsmail YILDIZ’ın “paşam o da zor durumda bir çok açıdan. Yani kendisinin Alman istihbaratıyla olan ilişkisinin yavaş yavaş deşifre edildiğini düşünüyor, yani zorlandığını düşünüyor. Kendisini ciddi anlamda şantaja tabi tuttuklarını düşünüyorum, Almanların ve içeride bazı grupların. Yine dışardan bazı grupların. Her an ilişkisinin deşifre edilebileceğinin korkusu var Aydın DOĞAN’ın” dediği,
 
Ayrıca Can ATAKLI ile konuştukları, İsmail YILDIZ’ın Can ATAKLI için “ağzı gevşektir, sır tutmaz” dediği, Levent ERSÖZ’ün de “Hayrullah onu kullanıyor zaten” dediği, İsmail YILDIZ’ın da “paşam biz kullanıyoruz. Fakat Cem Hayrullah’a soğuk. Tanımıyor Hayrullah’ı, birde Sabah grubundan geldi Hayrullah” dediği,
 
Daha sonra,Ali Talip ÖZDEMİR ve Nesrin NAS hakkında konuştukları, İsmail YILDIZ’ın Nesrin NAS’ın CİA ajanı olduğunu ve gayrimilli bir insan olduğunu söylediği,
 
Görüşmenin sonlarına doğru Levent ERSÖZ’ün konuştukları konularla ilgili bazı bilgi ve belgeler istediği ve ayrıca “bizimle olan ilişkin deşifre olmasın” dediği, İsmail YILDIZ’ın da istenilen belgeleri en kısa sürede getireceğini, diğer konularda da çok ketum olacağını söylediği anlaşılmıştır.
 
 
Levent ERSÖZ’ün Cem UZAN’a televizyon programlarında yada medya karşısında yaptığı konuşmalarla ilgili taktik ve yöntemler verdiği, bu çerçevede “bundan sonra çelik gibi bir sinire sahip olmanız lazım, bundan sonraki olaylar içerisinde de son derece sakin olmamız lazım. Eğer böyle olursanız, bunları istediğiniz tarzda tahrik edersiniz, istediğiniz mesajları verebilirsiniz” “bir de tabi bu operasyonu yürütürken bazı tabirlerden kesinlikle kaçınmak gerektiğini düşünüyorum” diyerek kullanılan kelimelere çok dikkat edilmesi gerektiğini söylediği,
 
Görüşmenin ilerleyen bölümlerinde Levent ERSÖZ’ün “bu genel seçimlerden sonra niye bir transfer konusu yapıp ta bir grup oluşturmadınız mecliste” dediği, Cem UZAN’ın da “mümkün olmadı ki” dediği, Levent ERSÖZ’ünde “yani darbeler gelinceye kadar olan dönemde böyle bir milletvekili transfer edipte, Türkiye Cumhuriyetinin yüz karası bir hadise belki ama” dediği, Cem UZAN’ın da Hakkari’den bağımsız milletvekili seçilen birisinin böyle bir iş için bir buçuk milyon dolar para istediğini, parayı sokaktan toplamadığını, bu tür şeyler yapmasının kendisine bir fayda sağlamayacağını, fakat mecliste grup kurmanın başka bir olay olduğunu, bununda çok zor olduğunu, bir yığın servet harcayarak 15 kişi alsa yine grup kuramayacağını söylediği,
 
Daha sonra, İsmail YILDIZ’ın yaptığı çalışmalarla ve AKP’nin Hükümetten indirilmesi için yapılabilecek çalışmalar hakkında bilgiler verdiği, bu çerçevede “belirli operasyonlar yapılırsa AKP’nin oyu aşağıda kalır, ama normal şartlar altında bu seçim cereyan ederse dediğiniz gerçekleşmez tekrar Uzanlar’la uğraşmaya başlarlar dediği, devamında yaptığı araştırmalar sonucu partilerin yerel seçimlerde alabilecekleri oy oranları hakkında bilgi verdikten sonra “yani neticede burada çok kapsamlı bir operasyon yapmak, çok kapsamlı bir senaryoyu hiçbir nokta ihmal etmeden oluşturmak ve oylamak gerekir diye düşünüyorum” dediği,
 
Görüşmenin ilerleyen bölümlerinde İsmail YILDIZ’ın “Cem UZAN öyle bir şey yapmalı ki hükümet feleğini şaşırmalı. Ne yapabilir? Birincisi; mecliste bir siyasi partiyi tehdit unsuru haline getirebilir….., ikincisi; 368 milletvekili var zaten AKP’nin. Ben bu 368 milletvekilinin 368’i ile de ilgili dosya hazırladım. Ve sorduğumuz soru; AKP’den koparmasınız? Niçin koparsınız? Neden koparsınız? Ne zaman koparsınız? Hangi şartlar altında koparsınız? Ve ne istersiniz? Cevap;280 milletvekili AKP’den tabi ki kopabilirim diyor, bunlar devletle çatışmaya devam ederse, bunlar Türkiye’yi iyi idare edemezse ve ekonomik kriz çıkarsa, Günedoğu ile ilgili baskılar artarsa, Kıbrıs’la ilgili taahhütleri artarsa bu zafiyetlerde kopabiliriz diyor. Yada bir siyası alternatif üretilirse. Bakın bu çok önemli, biz AKP’den kopabiliriz diyor” dediği, bu noktada Levent ERSÖZ söze girerek “zaten onu yaratmağa çalışıyoruz” dediği, devamında İsmail YILDIZ’ın “öncelikle AKP’yi iktidardan uzaklaştırmak hedefleniyor ise bir başka partinin %20-25 oranında alacağı oy AKP’de ki az önce Cem beyin işaret ettiği soru işaretini uyandırabilir milletvekillerinin kafasında, Milletvekillerini tahrik edebilir ve parti değiştirme sürecine gelebilir rahatça” dediği,
 
Konuşmanın devamında AKP’yi devirmek için neler yapılabileceği hususunun konuşulmaya devam edildiği, bu çerçeveden konuşmaya katılan kişilerin neler yapılabileceğini sorduğu, bunun üzerine İsmail YILDIZ’ın “şu yapılabilir bana göre, AKP’yi belinden veya beyninden vurmak gerekiyor ki sersemlesin. Kamuoyu nezdinde ki desteğini azaltabilmek gerekiyor. Bunu AKP’nin oturmuş olduğu ideolojik tabana yönelik bir taarruzla yapabilirsiniz. Bu ne olabilir?” dediği, Levent ERSÖZ’ün de “Bakın açıkçası diyor ki; AKPnin gayri milli olduğunu vurgula. Yani ortaya koy, belge ile ortaya koy. Deki Tayip efendi nedir etnik kökeni? Şudur. Efendime söyleyeyim nedir? Bunların yolsuzluğu şudur. Bu gibi somut işleri ortaya atıyorsun değil mi” dediği, İsmail YILDIZ’ında “olabilir, evet yollardan birisi bu” “ikincisi gayri İslami oldukları ortaya konulabilir……, üçüncüsü yine diyoruz ki az önce siz söylediniz, her an ekonomik kriz gelebilir. Bizim yaptığımız çalışmalar da var. Halk şu anda krizi gizli olarak yaşıyor…… böyle bir propaganda yürütülmeli ki burada bunu halk açıkça görebilmeli, günlük yaşantısın da bunu algılayabilmeli….. yine alışılmış bir siyası mücadele ile buradan çıkmak mümkün değil, AKP’yi vurmamız lazım. Öncelikle Tayip beyi vurmamız lazım. Kendisi ile ilgili ne varsa ortaya koyup, Tayip beyi toplumun nezdin de bir defa kesin olarak siyaseti hür olmaktan çıkarmamız gerekiyor” dediği, devamında Cem UZAN’ın gerekirse geri çekilip başka bir partinin mecliste siyasi alternatif olarak yükselmesini sağlaması gerektiğini söylediği, bunun üzerine Cem UZAN’ın “ben bu lafı söyleyeceksiniz diye bekliyordum. Cem UZAN çekil seçimlere girme…..” dediği, İsmail YILDIZ’ın böyle bir şey demediğini fakat Cem UZAN’ın çok farklı bir propaganda ve kampanya yürütmesi gerektiğini söylediğini, bu noktada Levent ERSÖZ’ün söze girerek “şimdi İsmail Beyin daha önce yaptığı çalışmalar var, onu anlatmaya çalışıyor. Bu yapmış olduğu çalışmalardan bir tanesi bu AKP’yi nasıl bölelim. Ciddi anlamda yaptığı çalışmalar var. Ondan yola çıkarak bir takım şeyler anlatmaya çalışıyor” dediği, bunun üzerine Cem UZAN’ın “368’lik bir grubu hayallerle parçalayamazsınız. Parayla da parçalayamazsınız. 10 kişi alsanız ne olacak, öbür 350 devam eder” dediği,
 
Levent ERSÖZ’ün “şimdi geçende konuştuk, elinizde ki silahları kaybetmeden, grubu riske etmeden, onu kaybetmeden, en yakın zamanda anları darbeleyecek tarzda, ha bu darbelemek İsmail Beyin söylemiş olduğu ve yabana atılmayacak konular var. Yani bu adamın gayri milli, İslami konusu, yolsuzluklar konusu, bütün bunları elinizde ki silahlarla ve seçim meydanında çok açık ve net vurarak yaparsınız” dediği, Cem UZAN’ın da “bu konu da en ufak bir endişeniz olmasın. Burada bu adama vurabilecek hangi malzeme bizim elimize ulaşırsa bütün çıplaklığıyla paldır küldür yayınlanacak” dediği,
Görüşmenin devamında İsmail YILDIZ’ın yine yerel seçim sonuçları ile ilgili değerlendirmeler yaptığı ve bu değerlendirmelerde AKP’nin %54 oranında oy alabileceğini söylemesi üzerine Cem UZAN’ın “PAŞAM, PALETLERİ BİR ÇALIŞTIRSANIZ ASLINDA” dediği ve bir süre sonra Levent ERSÖZ’ün “şimdi kendinize iyi bakın, kılıcınız keskin olsun, öyle diyorum bizim açımızdan, bizimle ilgili konuştuğumuz konulardan hiç şüphe yok onu açık ve net ifade edeyim, özellikle Hayrullah’ın bu konuyu açıklaması son derece yararlı oldu, sizinle bu konuyu da görüşmek açısından da. Biraz evvel söylediğimiz konuda da daha önce konuştuğumuz gibi yükselen trend içerisinde biz ne varsa ve ne gerekiyorsa yaparız. Ama önemli olan grubun, buranın ve sizin ayakta kalmanız, bu zaten Ülkenin ayakta kalması demektir” dediği ve Cem UZAN’la görüşmeye son verip, Cem UZAN’ı yolcu ettikleri, daha sonra Levent ERSÖZ, Hasan Atilla UĞUR ve İsmail YILDIZ’ın konuşmaya devam ettikleri,
 
Bu konuşmada Cem UZAN ile yapılan konuşmayı değerlendirdikleri İsmail YILDIZ’ın yaptığı konuşmada Cem UZAN’ın AKP ile anlaştığını düşündüğünü, bu nedenle yeterince muhalefet yapmayacağını öne sürdüğü, Cem UZAN’ın yaptığı davranışların AKP’nin oyunu artırıcı etkilerin yapacağını söylediği, bu nedenle yerel seçimlerde iyi hazırlık yapılması gerektiğini, vatandaşın daha önce yaşadığı mağduriyetlerden dolayı Ankara’da Melik GÖKÇEK’i desteklediğini, sol kazanacağına Melik GÖKÇEK kazansın dediğini, İstanbul’da ki vatandaşların Nurettin SÖZEN dönemi bildiklerinden sol kazanacağına sağcı parti kazansın dediğini söylediği, bu çerçevede “burada yapmaları gereken tek şey var herkesin, Melik GÖKÇEK’in defterine açacak herkes, diyecek ki arkadaş sen bu kadar hizmet yaptım diyorsun, ama bak bu kadar borca sokmuşsun… sen devleti soymuşsun arkadaş, git içerde biraz yat bunun hesabını ver demek” dediği ve yaklaşımlarını benzer şekilde anlatmaya devam ettiği,
 
Görüşmenin sonunda Levent ERSÖZ’ün “neyse sen bunları bir rapor olarak yaz” dediği anlaşılmıştır.
 
16 Aralık 2003 tarihli LEVENT ERSÖZ ile TUNCAY ÖZKAN arasında geçen görüşme çözümü içersinde konu ile ilgili bölümde; Görüşmenin sonlarına doğru AKP ile ilgili konuşmaya başladıkları ve bu çerçevede Tuncay ÖZKAN’ın “AKP KENDİ İÇERİSİNDE ÜÇE DÖRDE BÖLÜNMEK ZORUNDA. Erkan MUMCU’yu, BAŞESGİOĞLU’nu biraz körüklemek lazım. Ben sekiz dokuz ay önce Erkan ile bir görüşme yaptım. Dedim ki Erkan sen çok seviliyorsun, destekleniyorsun, biz seninle çok paslaşacağız. Ben geldim burada Enerji bakanını tehdit ettim. Dedim sayın bakan bu YÖK yasası falan filan böyle yapıyorsunuz. Bunların altından kalkabilecekmisiniz. Ben bunları yayın yapacağım. Bunları göğüsleyebilecek misiniz. Söyle Tayyip’e bunları çeksin, adam bana geri döndü, “gece ben notunuzu ilettim” dedi. Ertesi günü çekti adam, sonra 29 ekim resepsiyonunda “bak görüyor musunuz, dediklerinizi yapıyoruz” dedi, bunlar beni TSK’nın temsilcisi gibi görüyorlar, öyle gördükleri içinde adam TSK BİR DARBE İLE GELİP BENİM KAFAMI UÇURACAKLAR DİYE KORKUYOR, onu öyle görüyor, onun algısı öyle” dediği ,
 
Tuncay ÖZKAN’ın bu söylemleri ile ilgili yapılan araştırmalarda, bu görüşmeden bir süre sonra yani 2005 yılının Şubat ayı içersinde Erkan MUMCU’nun hem bakanlık görevinden hemde AKP’den istifa ettiği, hemen akabinde de bazı milletvekilinin daha istifa ettiği anlaşılmıştır.
Diğer taraftan Cumhuriyet Çalışma Grubunun sunumları içersinde, “AKP’nin kopmalarla parçalanması gerektiği, AKP bünyesinde daha önceden başka siyasi partiler içerisinde yer almış birçok milletvekilin bulunduğu, bu milletvekillerinin bir kısmının AKP yönetiminden ve mevcut durumdan rahatsız olduğu, bir kısmının da kriz durumunda partiden kopabileceği, bu amaca yönelik krizin suni bir gerilimle kontrollü bir şekilde tırmandırılabileceği” belirtilmiştir.
 
 
02-AYIŞIĞI kod adlı darbe planında, ayrılan milletvekillerinin dağılmadan yeni bir grup kurmalarının sağlanmasına ilişkin plan:
 
Yine Cumhuriyet Çalışma Grubu slaytları içerisinde yer alan bilgide , 2004 yılında yapılan yerel seçimler öncesinde ANAP ve DYP’nin AKP’ye karşı birleştirilmesinin planlandığı görülmüştür.
 
Dolayısıyla tüm bu tespitler birlikte değerlendirildiğinde, bir kısım milletvekillerinin istifalarının tesadüf olmadığı, Ergenekon terör örgütünün kontrolü ve yönlendirmelerinin bulunduğu, bu çerçevede Tuncay ÖZKAN ve diğer şüphelilerin girişimlerinin söz konusu olduğu anlaşılmaktadır.
 
Soruşturma kapsamında elde edilen delillerden milletvekillerinin teknik takip altına alındığına dair bir şey elde edilememişsede, şüphelilerin darbe planlarının yürürlüğe konulduğu dönemde AKP’li bazı kişilere ve bir kısım gazetecilere yönelik teknik takip çalışmaları yaptıkları tespit edilmiştir.
Şüpheli Şener ERUYGUR’dan elegeçirilen 13 nolu CD’de, “İ.MELİH GÖKÇEKİN DİNLEMME METNİ” isimli power point dosyası içersinde, Melih GÖKÇEK, Cüneyt ÜLSEVER ve Nuray BAŞARAN’a ait dinleme kayıtlarının çözümlerinin olduğu tespit edilmiştir.
 
Dolayısıyla şüphelilerden ele geçirilen bu veriler darbe planları ile birlikte değerlendirildiğinde, şüphelilerin o dönemde darbe planları çerçevesinde belirledikleri şahıslara yönelik olarak teknik takip ve dinleme yaptıkları anlaşılmıştır.
 
Mustafa BALBAY’ın bilgisayarında ele geçirilen günlüklerden, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER ile yaptıkları görüşme notlarından birkaç örnek vermek gerekirse;
 
“GUN0902.TXT” isimli dosya içerisinde; “10 Eylül salı saat 14.30 Cumhurbaşkanı ile görüşme” başlığı altında, “Tam 14.30'da kabul etti. Planlanan yarım saatti. Ucu açık bırakıldığı için 80 dakika sürdü. Daha başlangıçta, İlhan bey, böyle yazılı randevu başvurularına gerek yok. Siz Ankara'ya gelince haber verin, mutlaka zaman ayırırız' dedi.
 
İS- Size medya dünyasında olup bitenleri anlatalım diye geldik. Yeni bir dağıtım şirketi kuruldu. Turgay CİNER, Karamehmet, kendilerini savunmak için bu sektöre girdiler. Başarı kazanacaklar. Biz de onlarla aynı cephede olduk
 
ANS- Tekel'in kırılması iyi olur. Böyle şey olmaz.
 
İS- Tabii basın 4. güç. düzenli olmalı
 
ASN- Valla İlhan bey birinci güç. O hale geldi. Ama güvenilirliği kalmadı. Ben bana gelen tepkilerden biliyorum. İnanın toplum her şeyin farkında.
 
İS- Burada Sabah'ın yaşaması için, Karamemet için önemli olan BDDK'nin çalışma biçimi. Eğer, ver paramı diye boğarsa, bu iş tutmaz. Kötü olur. Orada çalışanlar da. Eğer öyle yapmaz da şans tanırsa, o zaman iş değişir.
 
ANS- BENİM YAPABİLECEK BİR ŞEYİM VARSA, SÖYLEYİN..
İS- Yok, siz en üst katlarda bir kişi olarak gelişmeleri izliyorsunuz, izleyin yeter. Sizi bilgilendirmeye geldik
İS- Yok, siz en üst katlarda bir kişi olarak gelişmeleri izliyorsunuz, izleyin yeter. Sizi bilgilendirmeye geldik
İS- Seçimleri nasıl görüyorsunuz
ANS- Yapılmalı. Artık geri dönüş olmaz. Ben er geç topun bana geleceğini tahmin ediyordum ama, bu kadar erken geleceğini tahmin etmiyordum.
İS- Seçimleri nasıl görüyorsunuz
İS- Ben seçimi istemiyorum. Herkes Ampul Partisine çalışıyor. Böyle şey olur mu
ANS- Ama seçimin olmaması daha zararlı olur. İleride inşaallah, demokrasi mi laiklik mi ikileminde kalmayız..
ANS- Yapılmalı. Artık geri dönüş olmaz. Ben er geç topun bana geleceğini tahmin ediyordum ama, bu kadar erken geleceğini tahmin etmiyordum.
İS- Bu parlamento ülkeye faşizmi getirir.
ANS- Her şeye rağmen parlamenter sistemden umudu yitirmemek gerekiyor. Laiklik konusu çok önemli. Bu imam hatiplere kızların alınmaması olayını hala çözemediler. Ben bunu yasayla halledin dedim, yapamıyorlar. Çekiniyorlar. Kızların imam hatipe girmesini yıllar önce bir velinin Danıştay'a başvurmasıyla sağlamışlar..” şeklinde ifadelerin yer aldığı tespit edilmiştir.
İS- Ben seçimi istemiyorum. Herkes Ampul Partisine çalışıyor. Böyle şey olur mu
ANS- Ama seçimin olmaması daha zararlı olur. İleride inşaallah, demokrasi mi laiklik mi ikileminde kalmayız..
İS- Bu parlamento ülkeye faşizmi getirir.
ANS- Her şeye rağmen parlamenter sistemden umudu yitirmemek gerekiyor. Laiklik konusu çok önemli. Bu imam hatiplere kızların alınmaması olayını hala çözemediler. Ben bunu yasayla halledin dedim, yapamıyorlar. Çekiniyorlar. Kızların imam hatipe girmesini yıllar önce bir velinin Danıştay'a başvurmasıyla sağlamışlar..” şeklinde ifadelerin yer aldığı tespit edilmiştir.
 
“GUN0301.TXT” isimli dosya içersinde; 28 Ocak 2003 günü yapıldığı anlaşılan görüşme ile ilgili “28.1.0 sal” başlığı altında, “Cumhurbaşkanı ile görüşme... 15.35-16.55 arası. Randevu 15.40'ta idi. gelir gelmez hemen aldılar. Bu yüzden 5 dakika erken başlamış oldu. Bizden önce ANAP Genel Başkanı Ali Talip ÖZDEMİR'le randevusu vardı. 30 dakikayı geçmiyordu..bize ucu açık randevu verdi... istesek daha da kalabilirdik..
İlhan abi devlet hizmetini çok iyi yaptığını, üstüne CB. görevinin de iyi gittiğini söyledi. CB, yok dedi bu kadarı fazla oldu. Aslında bu fazla oldu. İşte verildi görev yapıyoruz. 3 yıl 5 yıl yapacağız... İlhan abi, belki devamı olur deyince de, kesinlikle başka bir görev almayacağını söyledi.. Karşılıklı gülüşmeler..
 
AKP: bunlar tam takiyeci. Bana geliyorlar, sayın cumhurbaşkanım çok haklısınız diyorlar, biz de inanmış gibi yapıyoruz. Abdullah GÜL geldi. Açıkça söyledim, bakın dedim, değil 363, 550 kişiyle gelseniz dahi yapamayacağınız şeyler var. Bunu unutmayın. Devlet çarkını olumsuz etkilemeyin, dedim. Dikkatle dinledi ama, yine bildiklerini yapıyorlar
 
Kadrolaşma konusunda çok dikkatli hareket ediyorum. Ne yapıyorum? En az kötü olanı tercih ediyorum. Yapabildiğimiz o. Birini alacaklar yerine gelen kişinin kim olduğunu ayrıntılı olarak inceletiyorum. Bilgiler geliyor, hakkında olumsuz bir şey varsa olmaz diyorum. Bundan hiç kuşkunuz olmasın. Bunda sonuna kadar direneceğim. Burası o konuda sağlam duruyor...(ben kuşkucu gibi bakınca) kesinlikle sağlam. Kuşkunuz olmasın..
CHP: CHP malesef dolduramıyor. başarısız bence.. Zaten bu ortamda aldığı oy da başarısız. Genç Parti kadar olamıyorlar.
MEDYA: İlhan abi anlattı. Cukurova, Ciner... Çok dikkatli olun. Sözleşme yaparsınız ama, öyle bir inceliği olur ki, kritik bir anda işin içinden çıkamazsınız. Buna dikkat edin. Ben ne hukuki anlaşmalar gördüm. Çok sağlam gibi duruyor ama, bakıyorsunuz iş içinden çıkılmaz hale gelmiş
Anayasa Mahkemesi: Sayın Balbay pazar günkü yazınız çok ağırdı. Yargının bu hale gelmesini istemezdim. Eğer bunlarla ben karşı karşıya kalsam o gün istifa ederdim.
 
Görüşme sonrasında Show TV binasında Karamehmet ve kurmayı Osman BERKMEN'le görüşmeye gittik. Bana, sen de gel, adam görsünler' dedi. 10 dakika kaldım. Karamehmet ilginç bir kişi. Mutevazı oturuyor. BDDK ile anlaşma olursa, işlerine bakacaklarını söyledi. Irak'ta petrol sahaları varmış... Boğazın yerine geçecek bir boru hattı düşünüyorlarmış. Gemi alıp satacaklarmış... Medyada ilerleyeceklermiş..” şeklindeki ifadelerin kaydedildiği belirlenmiştir.
“GUNAR.TXT” isimli dosya içerisinde; 19 Aralık 2003 günü yapıldığı anlaşılan görüşme ile ilgili, “19 Aralık Cuma günü saat 15.00'de Köşke gidiş.” Başlığı altında, “Bu kez 5 nolu kapının hemen karşısındaki girişten girdik avizeli büyük salondan küçük bekleme salonuna geçtik. Belki 10. kezdir geliyorum buraya. En çok Sezer dönemi. 3-4 kez Demirel döneminde gelmiştim. duvarlardaki resimler değişmiş. Atatürk sigara içerken beyaz pantolon şık takım bir duvarda,ötekinde Türkiye haritası.
 
Görüşmede önce sağlık konuşuldu. 10 dakika kadar. Bel fıtığı. Doktorlar 2 yıl önce, karın kaslarının güçsüz olduğunu, bu yüzden tüm ağırlığı belinin çektiğini kendi aralarında konuşup bel fıtığı olabilir demişler 29 Ekim ve 10 Kasım döneminde çok kötüymüş. Doktorlar çıkma, birkaç adımdan fazla atmaman gerekir demişler ama o ölsem çıkmam gerekir. Bu iki gün çok önemli demiş ilaçla iyileşebileceği bir süreçteymiş. Konya şeyi aruz a bu yüzden gidememiş
Medya: ben size söylemiştim Sayın SELÇUK, tartışma daha da hızlanacak diye. Bakın öyle oldu. Bence daha da hızlanacak. Acımasızlaşacak. Bu medyayla doğru dürüst konular tartışılamaz.
 
Hükümet: ben gerekli uyarıyı yapıyorum. Ama bakıyorum yetersiz kalıyor. Bakanlar geldiğinde tek tek konuşuyoruz yine öyle.
YAPTIKLARI REJİMİ TEHLİKEYE SOKUYOR. BUNU SÖYLÜYOR MUSUNUZ
Söylüyorum ama, anlamıyorlar
 
ANLAYACAKLARI ŞEKİLDE SÖYLEMELİ BELKİ
 
Evet gerekirse daha uygun dille söylenebilir. İşte bu dönemi en az hasarla atlatmak lazım. En önemlisi bu bence. Çok zarar vermekte oldukları kesin. Ama bunları biçtiniz mi alttan daha güçlü geliyorlar. Geçmişte de böyle oldu. O yüzden halk bunları bir görsün. Bunu beklemek lazım. Ekonomi iyi diyorlar ya aslında öyle değil. Ben konuşuyorum. Alt düzey esnafa yansıyan olumlu bir şey yok aslında.
ASKERİ TEDİRGİN GÖRDÜK.
 
Evet öyle.. Huzursuzlar. Tümü huzursuz... Hep söylüyorum bunları halk görmeli. Bunlar yıpranmadan yapılacak bir şey sonuç vermez. İstenen sonucu vermez.
YOLSUZLUKLA MÜCADELE... Bunların yolsuzlukla mücadele ettiği yok edeceği yok. Bakın Vakıfbank olayı.. Doğan Grubu borcunu ödemiş gibi yapıyor, sonra yeniden kredi çekiyor. Kağıt üzerinde oluyor her şey... Onun durumu da iyi değil İş Bankası da iyi gitmiyor... O çoçuk başarılı biri değil, Ersin ÖZİNCE... Onu oradan almaları lazım.” şeklinde notların olduğu görülmüştür.
 
“GUNOC05.TXT” isimli dosya içerisinde; 5 Ocak 2005 günü yapıldığı anlaşılan görüşme ile ilgili, “5 Ocak Çarşamba Cumhurbaşkanı SEZER ile görüşme. 16.30- 18.15 arası.” Başlığı altında, “Girerken tam Tayyip'in uğurlanmasından dönüyormuş, bizi gördü. Yolunu değiştirdi. Karşılayıp içeri aldı. Ortadaki parlak bölümden tam solumuzdaki makam bölümüne geçtik. Yine beyaz çiçekler her tarafta... Kırmızı ağırlıklı masa sandalye... Arkada atanın ellerini bağlamış smokinli fotoğrafı... Biz girişin sağ tarafında her zamanki yerimize oturduk. İlk kez özel kalem müdürü yoktu.
 
İS, medyayı açtı: biz kuşatmayı yardık. Daha dik geliyoruz size. Vakıf her şeye hakim.
 
Erdoğan gelip yurt gezisine çıkalım demiş kabul etmemiş. Erdoğan, AB dönüşü hemen C.tesi randevu istemiş ertesi gün demiş Başbakanlık Müsteşarı densizce CB ye mektup yazmış., o da makama dahi sunulmadan iade edildiğini söyleyin demiş. Mektup, CB'ye atamaları yapmanız gerekir içeriyormuş. Ecevit'le 61'de çekilmiş resimi gösterdi. İnönü, Sezer, Ecevit. Albay çekmiş... O dönem Yüzbaşıymış.” şeklinde notların yer aldığı tespit edilmiştir.
 
“GUNMAR05.TXT” isimli dosya içerisinde; 23 mart 2005 günü yapıldığı anlaşılan görüşme ile ilgili ““23 Mart Çarşamba saat 11.00 Cumhurbaşkanı ile görüşme.” Başlığı altında, “Camlı sehpaların üzerinde güzel çini vazolar konmuş... Duvarda Türkiye haritası ve Atatürk'ün beyaz pantolonla Yalova'daki fotoğrafı. Sermet ATACANLI ile birlikte girdik... Yine sade oda... İki halı... Duvarda atanın dizlerine kadar siyah fraglı fotoğrafı, kırmızı koltukta sırtlık...koltuklar kremit kırmızı... Çiçekler her zamanki gibi beyaz tonlarında... Kalın yapraklı altlıklar var... dipteki sehpada çok fişli telefon.
İS- sizi çok iyi gördüm. Tahtaya vuralım... Türkiye'ye lazımsınız
 
ANS- biraz rahatsızım. Sayın Balbay biliyor. Ama benden önce cumhuriyet'in sağlığı önemli. Haberleri okudum. Birgün başlattı. Radikal sürdürdü. Siz pazar günü yazdınız.
 
İS- Gazetenin 157 ortağı var. Ciner, Karamehmet, Aydın Doğan... 300 bin dolarlık hisse alacaktı 50 bin dolar yatırdı, üstünü yatırmadı. Olursa hisse alacak, başka bir şey değil.
 
ANS- Sadece hisse alacaksa sorun değil. İlk Tercümanda malvarlığı çıktı. Bakalım bunun altından ne çıkacak dedim. Öyle ya durup dururken... Anlaşılan sizin görüşmelerden haberdar olmuşlar.
 
İS- O da olabilir. Ama biz bunlara aldırmıyoruz. İki tip sendikacı var. Biri işini bilen, cevval, sendikasını büyüten öteki kendi iç kavgalarına giren ve sendikasını neredeyse yok eden... Aydın DOĞAN zaten Radikal'i bizi yok etmek için çıkardı.
 
ANS- siz vakıf yapısını sağlam kurduktan sonra sorun yok.
 
İS- vakıf sağlam. ama vakfı gelecek nesillere nasıl taşıyacağız ona bakıyoruz. Vakıfta 12 kişi var. Sadece bir kişi aileden. Ötekiler bizim genç arkadaşlarımız. Biraz iş alemini bilen insanlar koysak diyoruz.
 
ANS- vakfın şu anda durumunda bir sorun yok, değil mi
 
İS- yok. Vakıf sağlam.
 
ANS- Erinç YELDAN geldi değil mi yeni... Taner BERKSOY neden ayrıldı.
 
İS- Yeldan'a sert bir yazı yazdı. Koyamazdık. Ayrılırken de öncelikli olarak Cumhuriyet'in sağlığı önemli' dedi
 
İS- Türkiye zor bir eşikte, kuşatma altında nasıl görüyorsunuz.
 
Edelman haddini bilmez bir adam..Rice'a biz ulusal çıkarlarımıza bakarız. Çakışırsa işbirliği yaparız dedim. Susarak dinledi.
 
Bayrak'ta keşke ulusu da sağduyuya çağırsaydı
 
Bunlar kendilerine de yalan söylüyorlar.
 
Suriye'ye ölsem gideceğim. Ekonomi dışındaki sorunları aşarız..Rusya ile iyi ilişkiler şart. AB iyi olsa bile.
 
Atilla KOÇ atanması. Beşir yine MEB... gitti 40-50 dk. Gül’le görüştü.
 
İş adamları bana hükumetten yakınıyor, Sabancı falan... Dışarıda övüyor. Korkuyorlar. hepsinin bir şeyi var..
 
Vekaleten atama öyle değil. 4 sayfalık bir mektup yazdım. 4 bin atamadan durumların ne olduğunu tek tek yazdım. Vekaleten olmazları yazdım. Devletin arşivinde bulunsun” şeklinde notların bulunduğu tespit edilmiştir.
 
Bir takım faaliyetlerinin olduğu ve bu faaliyetlerin gerçekleştirilmesi için neler yapılması gerektiği, yapılan eylemler karşısında ne gibi tepkiler gelebileceği ve gelen tepkiler karşısında da neler yapılacağı ayrıntılı bir şekilde belirlendiği görülmüştür.
 
==== 1-TSK’NIN YENİDEN DÜZENLENMESİ: ====
 
1-TSK’NIN YENİDEN DÜZENLENMESİ:
Bu başlık altında bir LİDER belirlendiği ve lidere bağlı “Danışmanlar-Adli/İdari/Mali/Siyasi” ve “Ayışığı Darbesini Planlayan ve Uygulayacak Olan Kadro” olduğu, yine liderin altında, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığının olduğu, bu komutanlıkların altında ise “Karargah Çalışması Yapanlar” ve “Karargah Çalışmasını uygulayanlar” şeklinde bir yapılanmanın yer aldığı bir şemanın olduğu görülmüştür.
 
Devamında, Kuvvet Komutanlarının isimlerinin yazdığı ve isimlerin etrafının karelerle çerçeve içerisine alındığı, fakat Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç YALMAN ile Deniz Kuvvetleri Komutanını Özden ÖRNEK’in isimlerinin kesik çizgilerle kare içerisine alındığı, devamında Kara Kuvvetleri Komutanına bağlı olarak 1. Ordu, 2. Ordu, 3. Ordu ve Ege Ordu komutanlıklarının çizgilerle kare içersine alınarak belirtildiği, yine burada da 1. Ordu ve 2. Ordu komutanlıklarının kesik çizgilerle kare içersine alındığı,
 
1. ordu Komutanı kutusunun altına “ORG. Yaşar BÜYÜKANIT etkisiz hale getirilince onun yerine 1. Orduya Komuta edecek Korgeneral” yazdığı, 2. Ordu kutusunun altında ise “ORG. Fevzi TÜRKERİ etkisiz hale getirilince onun yerine 2. Orduya komuta edecek Korgeneral” yazdığı görülmüştür.
 
Kesik çizgilerin, o makamda bulunan kişilere yeteri kadar güvenmediklerini göstermektedir.
 
2-SİVİL İDARENİN YENİDEN DÜZENLENMESİ:
==== 2-SİVİL İDARENİN YENİDEN DÜZENLENMESİ: ====
 
“YÜRÜTME ERKİNİ KULLANANLAR, YASAMA ERKİNİ KULLANANLAR, YARGI ERKİNİ KULLANANLAR” başlıkları altında düzenlendiği,
 
“YÜRÜTME ERKİNİ KULLANANLAR” başlığı altında, “Cumhurbaşkanı ve yanına 7 kişilik grup” , hemen altında “Cumhurbaşkanına Bağlı Bakanlar Kurulu” onun altında ise “Görüşmelerin gizlilik içinde yürütülmesi ve kadroların oluşturulması/ tsk” “diğer/sivil idare” “yerel yöneticiler (5 kişi)” “siteler” ,
“YASAMA ERKİNİ KULLANANLAR” başlığı altında ise, “Seçimlerde %10 barajının devam etmesi ve nisbi temsilin esas alınması için bir çalışma yapılması” ,hemen altında ise “ANAYASA? YASALAR? CUMHURİYET ? KİTAP ?” ,
 
“YARGI ERKİNİ KULLANANLAR” başlığı altında ise “Mevcut Sistem” , hemen altında ise “ATILACAKLAR ? KADROYA ALINACAKLAR ?” ibaresinin yazılı olduğu görülmüştür.
 
“YAKAMOZ” Kod adlı darbe planının bundan sonraki bölümünde, “DİREKTİFLER” ana başlığı altında, “PLANLAMA”, “ÜST KADEMENİN ŞEKİLLENDİRİLMESİ” “ZAMANIN KULLANIMI” “GELİŞECEK OLAYLAR” ve “GELİŞTİRİLECEK OLAYLAR” alt başlıklarının oluşturulduğu tespit edilmiştir.
 
;“PLANLAMA” başlığı altında,
 
Direktif
 
Maksat
 
Hücre yapılanması
 
Katılacak birliklerin belirlenmesi
 
Bu birliklere sorumluluk bölgelerinin tahsisi
 
Sivil idare ve TSK’da kontrol altına alınacak kişi bina ve tesislerin listeler halinde belirlenmesi
 
Tasfiye edileceklerin alınması, muhafazası ve sorgulanmalarının planlanması
 
Mülki idareler ve yerel yönetimlerle ilgili hazırlık yapılması
 
Mahkemelerden hareketi destekleyeceklerle karşı olanların belirlenmesi
 
İrtibatların denetleme ziyaretleri esnasında yüz yüze görüşmeler şeklinde yürütülmesi,
 
;“ÜST KADEMENİN ŞEKİLLENDİRİLMESİ” başlığı altında;
 
En üst düzeydeki konseyin (Lider ve yardımcıları) belirlenmesi
 
Danışmanların belirlenmesi: Yargı, Yürütme, Ekonomi, ?(Konuşan)
 
Güçlüler:
 
Karargah çalışmasını yapanlar hücresi,
 
İç ve dış karargah çalışmasını uygulayan hücreler
 
1 ve 2 .Ordu Komutanlarının bypas edilmesi için Kurmay Başkanlarının seçilmesi,
 
Çalışkan ve tembellerin belirlenmesi, ?
 
CUMHURBAŞKANLIĞI Muhafız Alayının ve Genelkurmay başkanının evinin kontrol etkinliğinin sağlanması,
 
“ZAMANIN KULLANIMI” başlığı altında,
 
Ay ışığı kapsamında ilkbahar sonuna kadar gelinmesi gereken aşama;
 
TBMM’nin düzenlenmesi,
 
Başbakan ERDOĞAN’ın inisiyatifi kaybetmesi,
 
Genelkurmay Başkanı Hilmi ÖZKÖK’ün istifa ettirilmesi,
 
Buna paralel olarak Yakamoz’un uygulanması
 
Aksi halde ilkyaz’da Yakamoz varsayımları:
 
Genel Kurmay Başkanı Hilmi ÖZKÖK yerinde,
 
Başbakan ERDOĞAN ile Genelkurmay Başkanı ÖZKÖK işbirliği içerisinde,
 
AYIŞIĞI hereket kadrosunun dağıtılması/emekli edilme teşebbüsü,
 
Bütçe ve kamuoyunda kaos ortamı.
 
;“GELİŞECEK OLAYLAR” başlığı altında
 
Genelkurmay başkanı Özkök ve bağlılarının karşı atağı
 
Darbeci ekibin dağıtılması (emekli edilmesi)
 
Özel kuvvetlerin kullanılması
 
Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN’ın karşı atağı
 
Genelkurmay Başkanı Hilmi ÖZKÖK ile işbirliğine girmesi
 
Basın yayın organlarının kullanması
 
Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat teşkilatının kullanması
 
Genel karşı ataklar
 
Bütçede ve piyasalarda kaos ortamı ve manipülasyonlar
 
Karşı sivil toplumda patlamalar
 
AB ve ABD’nin diplomatik karşı atağı
 
;“GELİŞTİRİLECEK OLAYLAR” başlığı altında,
 
Genelkurmay Başkanı Hilmi ÖZKÖK’ün emekliye ayrılması için:
 
Doğrudan girişim: 3 Kuvvet Komutanı ve J.Genel Komutanının ziyaret ederek doğrudan istifaya zorlamaları
 
Dolaylı girişim: Orgeneral seviyesindeki General ve Amirallerin topluca imzalı açık mektuplarının Genelkurmay Başkanına verilmesi
 
Gri girişim : TSK mensuplarının yazılı ve imzalı açık mektuplarının kuvvet komutanları tarafından Genelkurmay Başkanına verilmesi
 
Siyah girişim : TSK mensupları ve sivillerin dışardan çekil baskısı yapması
 
Milletvekillerinin dağıtılması/ iktidar partisinden ayrılmaları
 
Kuvvet komutanlarının uyarı ve açıklamalar yapması
 
TSK dışından aydınların, yüksek öğretim üyelerinin ve sendikalarının kamuoyu baskısı yapması,
 
Şeklinde planlamanın yapıldığı anlaşılmıştır.
 
“YAKAMOZ” Kod adlı darbe planının bundan sonraki bölümünde, “TEPKİLER/TEDBİRLER” başlığı altında, “BÜTÇENİN/PİYASALARIN SEYRİNİN DEVAM ETTİRİLMESİ” ve “İÇ VE DIŞ TEPKİLERİN ŞEKİLLENDİRİLMESİ” alt başlıkların olduğu, “BÜTÇENİN/PİYASALARIN SEYRİNİN DEVAM ETTİRİLMESİ” başlığının hemen altında da “BÜTÇENİN AY IŞIĞI’NA YÖNELİK TEPKİLERDEN KORUNMASI” alt başlığının olduğu, “İÇ VE DIŞ TEPKİLERİN ŞEKİLLENDİRİLMESİ” başlığı altında “AB” “ABD” ve “İÇ TEPKİLER” başlıklarının olduğu görülmüştür.
 
;“BÜTÇENİN AY IŞIĞI’NA YÖNELİK TEPKİLERDEN KORUNMASI” başlığı altında,
“YAPILACAKLAR”
 
01-Bütçeye yön veren kurum ve kuruşların, yöneticilerin ve uzmanların tespit edilmesi ve bunların kontrol altında tutulması,
 
02-Bütçe göstergelerinde olumsuz gelişmeleri maniple edenlerin görevden uzaklaştırılmaları.
 
;“MUHTEMEL TEPKİLER”
 
Maniplasyonlarla borsanın düşürülmesi, döviz ve faizlerin yükseltilmesi,
 
Medyayı kullanarak “Enis ÖKSÜZ kampanyası”na benzer bir baskı ile kamuoyunun tahrik edilmesi.
 
;“TEPKİLERE TEDBİRLER”
Basın yayın organları ve kuruluşlarının (TÜSİAD ve benzeri) olumlu mesajlar vermesi,
 
AYIŞIĞININ kamuoyunun ekonomisinin geliştirilmesi amaçlı olduğunun söylemlere taşınması
 
Ekonomi göstergelerine yönelik olumsuz maniplasyon yapanlara “işlem” yapılması
 
Aydın DOĞAN’ın çizgisini değiştirmesi için baskı yapılması, aksi halde işlem yapılması
 
Basın yayın kuruluşları ile ekonomi çevrelerine aracılar kullanarak “umut” ve/veya “gözdağı” verilmesi,
 
Hususlarının geliştirilen plan içerisinde yer aldığı belirlenmiştir.
 
;“ABD’NİN TEPKİLERİNİN KONTROL ALTINDA TUTULMASI” başlığı altında ise;
;“YAPILACAKLAR”
01-Irak’ta ABD’ye karşı verilen direnişin AYIŞIĞI kadrosuna bağımlı olarak açıklamalar yapanların ve Milletvekillerinin demeçleri ve diğer argümanlarla desteklenmesi,
 
02-Menlere yapılan haksızlıklar ve kirlilerin ihanet ve işbirlikçiliklerinin medya ve kamuoyuna taşınması,
 
03-Genelkurmay Başkanına yönelik “ya çekil ya çekil” baskısı yapılması,
 
04-“Sarı” ile “Adamı”nın ajanlığının deşifre edilmesi, üniversite gençliğinin eyleme sevk edilmesi,
 
05-Cami ve benzer yerlerdeki eylemlerin ABD’ye karşı kullanılması,
 
“MUHTEMEL TEPKİLER”(GENELKURMAY BAŞKANI OLABİLİR)
 
Yalnız veya Avrupa Birliği ile birlikte;
 
Başbakanı maniple ederek “YELTSİN”leştirebilir,
 
Darbeye karşı direniş gösterebilir,
 
Kontrolu altındaki iç dinamikleri kullanarak halkın reaksiyon hareketlerini örgütleyebilir,
 
Ekonomiyi kriz ve kaosa sürükleyebilir,
 
YAKAMOZ’u kaçınılmaz yapabilir.
 
;“TEPKİLERE TEDBİRLER”
Medyanın, gençliğin, Üniversite ve Sendikaların ABD emperyalizmine karşı harekete geçirilmesi,
 
ABD’ye yönelik T.C. Devleti ve Irak merkezli tel’in mitinglerinin düzenlenmesi açıklamaların yapılması,
 
;YAPILACAKLAR
AB’nin ikiyüzlülüğünün kamuoyuna anlatılmasına devam edilmesi,
 
ABD ve AB karşıtı mitinglerinin düzenlenmesi
 
;MUHTEMEL TEPKİLER
ABD’nin tepkilerine ortak olabilir,
 
ABD’den bağımsız olarak benzer tepkiler gösterebilir,
 
AB’nin mekanizmalarını kullanarak bütçe/mali piyasa ile ilgili yaptırımları gerçekleştirebilir,
 
;TEPKİLERE TEDBİRLER
Kamuoyunun, AB’nin ikiyüzlülüğüne ve sevr antlaşması kaynaklı dayatmalarına karşı kuvvet komutanlarının, üst düzey sivil toplum örgütlerinin, aydınların ve iktidar partisinden ayrılan milletvekillerinin açıklamaları ile yönlendirilmesi,
 
Sendika ve Üniversite gençliğinin eylemli gösterilerinin organize edilmesi,
 
;“İÇ TEPKİLERİN KONTROL ALTINDA TUTULMASI” başlığı altında;
 
;“YAPILACAKLAR”
Yerel yöneticilerin organizasyonu, “Vali”, “Belediye Başkanı” ve “Kaymakam”ların tespiti,
 
Milli İstihbarat Teskilatı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün yönetim yapısının analiz edilmesi, kadrodaki darbe yanlısı olanlarla darbe karşıtı olanların tespit edilmesi,
 
Darbe karşıtlarının görevden uzaklaştırılarak söz konusu kurumların kontrol altına alınması,
 
;MUHTEMEL TEPKİLER
Milli İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün aktif bir şekilde karşı herekat için kullanılması,
 
Milli İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün AYIŞIĞI hareketine ve kadrosuna yönelik operasyonlar düzenlenmesi,
 
İllerde bulunan Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanları ile İl Emniyet Müdürlerinin yeniden yapılandırılması için tespit ve temaslarda bulunulması,
AY IŞIĞI hareketinin milliyetçilik tabanı üzerine inşa edilmesi,
 
Ayrılanların alternatif (ayışığı hareketi ve kadrosu güdümünde) bir yapılanma içine girmesi;
 
Alternatif siyasi partinin başına Namık Kemal ZEYBEK, Ahmet Vefik ALP veya uygun bir kişinin (Ümit ÖZDAĞ) hazırlanması,
 
Hususlarının detaylı olarak planlandığı anlaşılmıştır.
 
YAKAMOZ” Kod adlı darbe planının bundan sonraki bölümünde, AYIŞIĞI ve YAKAMOZ kod adlı darbe planlarının fayda ve mahzurları anlatılmış, devamında da Alternatif hal tarzları ve kırılma noktaları belirtilmiştir
YAKAMOZ” Kod adlı darbe planının bundan sonraki bölümünde, AYIŞIĞI ve YAKAMOZ kod adlı darbe planlarının fayda ve mahzurları anlatılmış, devamında da
Alternatif hal tarzları ve kırılma noktaları belirtilmiştir
 
YAKAMOZ” Kod adlı darbe planının bundan sonraki bölümünde ise,
 
“GENELKURMAY BAŞKANI’NA KARŞI”
 
Laik T.C Devletini satıyor
 
Men’leri kirli’lere karşı korumuyor
 
TSK’nın bekasal etkinliğini bitiriyor
 
İrticai faaliyetleri destekliyor.
 
BAŞBAKAN’A KARŞI
;BAŞBAKAN’A KARŞI
01-Kişisel yetersizlikleri
 
02-Yolsuzlukları
 
03-ABD ve AB’YE sempati duyması
 
04-Gece (ailevi/kişisel) hayatı
 
05-İrticai faaliyetleri desteklemesi
 
06-TSK’nın içerisinde üst komuta kademelerinde yer alan AYIŞIĞI hareketinde kadrosunu değiştirmesi
 
07-Anayasa ve yasalarda değişiklikler yapması
 
Hususları detaylandırılmak suretiyle ,uygulanacak stratejinin belirlendiği tespit edilmiştir.
 
;==== YAKAMOZ KOD İSİMLİ DARBE PLANIN UYGULAMAYA KONULMASI ====
 
Yakamoz kod adlı darbe planında TSK’nın yeniden düzenlenmesi gerektiği planlanmıştır.
 
Yakamoz kod adlı darbe planında sivil idarenin yeniden düzenlenmesi gerektiği planlanmıştır.
 
Soruşturma kapsamında elde edilen delillerden, darbe planlayıcılarının sivil idarenin yeniden düzenlenmesini, Yasama, Yürütme ve Yargı olmak üzere üç ayrı başlık altında değerlendirdikleri ve bu çerçevede planlar yaptıkları görülmüştür.
 
Darbe sunumları içerisinde, “Yasama erkini kullananlar”, “Yürütme erkini kullananlar” ve “Yargı erkini kullananlar” başlıkları altında, görev alacak kişilerle ilgili düzenlemeler yapılmışsa da, gizliliğe riayet edilerek bizzat isimlerin belirtilmediği, fakat “Atılacaklar” “Kadroya alınacaklar” şeklinde ifadelerle darbe sonrası yapılacak değişikliklerin açıkça anlatıldığı görülmüştür.
 
Diğer taraftan soruşturma kapsamında başta Şener ERUYGUR, Hurşit TOLON, İsmail YILDIZ ve Ergün POYRAZ gibi şüphelilerden ele geçirilen fişleme bilgilerine bakıldığında tüm bu çalışmaların darbe planları çerçevesinde yapıldığı, yani Ergenekon terör örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda çalışmayacak olan kamu görevlilerinin irtica ve benzer yakıştırmalarla fişlendiği, öte yandan da örgütün amaç ve hedefleri doğrultusunda faaliyet gösterecek kişilerin ise “ulusalcılar” adı altında fişlendiği, diğer taraftandan örgütün kullanabileceği kilerle ilgili olarakta “irtibat var” “yardımcı oluyor” “işbirliğine açık” “kontrol edilebilir” ve “kullanılmaya müsait” şeklinde ,kişilerin durumlarının örgüt açısından değerlendirildiği ve kişisel verileri kaydederek fişlendikleri anlaşılmıştır.
 
Ayrıca, Şener ERUYGUR ve Hurşit TOLON olmak üzere bir kısım şüpheliler tarafından, AKP iktidarı döneminde atanan tüm bürokrat ve kamu görevlilerinin atamalarının takip edildiği, bu atama listelerinin saklandığı, bu listelerdeki sayılara bakıldığında neredeyse değişik makamlarda görev yapan binlerce kamu görevlisinin olduğu, yine fişleme bilgilerine bakıldığında aynı şekilde binlerce kişinin hukuka aykırı bir şekilde kişisel verilerinin kaydedilerek fişlendiği tespit edilmiştir.
 
Dolayısıyla binlerle ifade edilebilecek kadar çok sayıda olan kamu görevlilerinin kişisel verilerinin hukuka aykırı bir şekilde saklanmasının ve atamalarının takip edilmesinin örgütün amaçları doğrultusunda ve darbe planları çerçevesinde, darbe sonrası sivil idarenin düzenlenmesinde kullanılmak amacıyla yapıldığı anlaşılmaktadır.
BÜTÇENİN AY IŞIĞI’NA YÖNELİK TEPKİLERDEN KORUNMASI İÇİN, “Bütçeye yön veren kurum ve kuruşların, yöneticilerin ve uzmanların tespit edilmesi ve bunların kontrol altında tutulması” ve “Basın yayın organları ve kuruluşlarının (TÜSİAD ve benzeri) olumlu mesajlar vermesi” faaliyetlerinin, darbe gerçekleştirildikten sonra yapılacak faaliyetler olduğu, fakat Aydın DOĞAN’ın çizgisinin değiştirmemesi için baskı yapılması ve Basın yayın kuruluşları ile ekonomi çevrelerine gözdağı verilmesi faaliyetlerinin darbe öncesi uygulamaya konulacak faaliyetler kapsamında bulunduğu anlaşılmaktadır.
 
;İÇ TEPKİLERİN KONTROL ALTINDA TUTULMASI İÇİN,
 
01-YEREL YÖNETİCİLERİN ORGANİZASYONU, “VALİ”, “BELEDİYE BAŞKANI” VE “KAYMAKAM”LARIN TESPİT EDİLMESİ GEREKTİĞİ BELİRTİLMİŞTİR.
 
Soruşturma kapsamında elde edilen delillerden, darbe planlayıcılarının darbe sonrasında iç tepkileri kontrol altında tutabilmek için, görevdeki birçok Vali Belediye başkanı ve Kaymakam hakkında çalışmalar yaptıkları ve bu kişiler hakkında kişisel verileri hukuka aykırı bir şekilde kaydederek fişlemeler yaptıkları görülmüştür.
 
Şüpheliler Şener ERUYGUR, Hurşit TOLON, İsmail YILDIZ ve Ergün POYRAZ’dan ele geçirilen fişleme bilgilerine bakıldığında, örgütün tüm bu faaliyetleri darbe planları çerçevesinde yaptığı açıkça anlaşılmaktadır.
Örgütün darbe planları çerçevesinde bu faaliyetini gerçekleştirdiğini ifade etmek için, Vali, Kaymakam ve Belediye başkanları ile ilgili yapılan fişleme çalışmalarından örnekler verilecektir.
 
Soruşturma kapsamında elde edilen delillerden, darbe planlayıcılarının darbe sonrasında iç tepkileri kontrol altında tutabilmek için, mevcut görev yapan birçok Emniyet Müdürü hakkında çalışmalar yaptıkları ve bu kişiler hakkında kişisel verileri hukuka aykırı bir şekilde kaydederek fişleme yaptıkları görülmüştür.
 
Şüpheliler Şener ERUYGUR, Hurşit TOLON, İsmail YILDIZ ve Ergün POYRAZ’dan ele geçirilen fişleme bilgilerine bakıldığında, örgütün tüm bu faaliyetleri darbe planları çerçevesinde yaptığı açıkça anlaşılmaktadır.
 
 
3.Slaytta; “DAHİLİ MUTABAKATIN SAĞLANMASI” ana başlığı altında;
 
“1. Çekirdek Mutabakat (Komuta Kademesi)” başlığının altında; “Sürekli Koordinasyon” “Kurye Kullanılması” “Emekli Komutanlar” başlıklarının ,
 
“2. TSK Mutabakatı” başlığının altında; “İkna yöntemi-yaptırım” başlığının,
 
“3. YAŞ’ın Şekillendirilmesi” başlığının altında; “İkna yöntemi-yaptırım” “Özkök-Yalman-Büyükanıt-Örnek” “Eruygur-Tolon-Karabay” “Ön Hazırlık-Koordinasyon İhtiyacı (General ve Kritik Albaylar)” alt başlıkları,
 
4.Slaytta; “CMB MUTABAKATININ SAĞLANMASI” ana başlığı altında;
 
“1. YÖK/İHL teşebbüsünün devamı halinde Müşterek Çıkış”, “2. CMB Seçimi İçin Müşterek Hareket Tarzı Geliştirilmesi” “3. MGK Gn. Sekreteri/MİT Müsteşarı/Başbakanlık Müsteşarı Mutabakatı” “4. Dış Politikada Müşterek Hareket Tarzı (CMB’nın Bilgilendirilmesi)” başlığı altında “Kıbrıs” “Irak/BOP/İsrail” “Ege” “Ermenistan” alt başlıklarının yer aldığı, daha sonra “5. TSK Mutabakatı ve YAŞ şekillendirilmesinde CMB’nın Etkinliğinden İstifade Edilmesi” başlıklarının,
 
5. Slaytta; “YIPRATMA” ana başlığı altında; “1. Siyasi Oluşumların Şekillendirilmesi” başlığı altında; “Sosyal Demokratlar” alt başlığının altında; “Öymen-Günay-Derviş-Sezer-Büyükerşen-Gürel-Öztürk” başlıklarının ,
 
“Öymen-Günay-Derviş-Sezer-Büyükerşen-Gürel-Öztürk” başlıklarının ,
 
“Liberaller” alt başlığının altında; “Boyner-Hisarcıklıoğlu-Aygün” başlığının,
 
“Milliyetçiler” alt başlığının altında “Ongun-Kesici” başlığının ,
 
“Demirel ve Ecevit’in Olur’u” ve “Kurye Aracılığı ile Temas (Emekliler Olabilir)” alt başlıklarının,
 
6. Slaytta; “YIPRATMA” ana başlığı altında; “2. Medyanın Şekillendirilmesi” başlığı altında; “Maddi Destek Sağlanması” “Tv. Kuruluşu” “Bağımsız Stratejik Düşünce Merkezi (TUSAM)” ve “İkna/Yaptırım” başlıklarının ,
 
“Bağımsız Stratejik Düşünce Merkezi (TUSAM)” alt başlığının altında da “Elektronik Ortamdan İstifade” başlığının ,
 
 
7.Slaytta; “YIPRATMA” ana başlığı altında; “3. Karşı Taarruz” başlığının dört bölüme ayrıldığı,
 
“Ekonomi” başlığının altında: “Siyasiler & STÖ-TOBB-ATO” bölümü ve bu bölümde “Şeffaf-Gerçek Resim” “İhalelerin Paylaşımı” “Merkez Bankası” başlıklarının ,
 
“Laiklik” başlığı altında: “CMB / TSK & Bütün Kesimler” bölümü ve , bu bölümde “Türban-Başörtüsü Ayrım Prog.” “Milliyetçiler & Murat Bardakçı” “Eğitim & YÖK” ve “Tarikatlar” başlıklarının ,
“Laiklik” başlığı altında: “CMB / TSK & Bütün Kesimler” bölümü ve , bu bölümde “Türban-Başörtüsü Ayrım Prog.” “Milliyetçiler & Murat Bardakçı”
 
“Eğitim & YÖK” ve “Tarikatlar” başlıklarının ,
 
“Yolsuzluk-Kitap Kullanma” başlığının altında: “Erdoğan” “Danışmanlar” “Bakanlar Kurulu” ve “Dini Sermaye” başlıklarının ,
 
“Parça Koparma” başlığının altında: “Siyasiler” bölümü altında “Aritmetiğin Değiştirilmesi” ve “Milliyetçi - Muhafazakarlar” başlıklarının ,
 
 
9. Slaytta; “Hazırlık ve Geçiş” isimli ana başlık altında; “2. Projelerin Hazırlanması” başlığı ,
 
“Anayasa” “Siyasi Partiler Kanunu” “Seçim Kanunu” “Eğitim Stratejisi” “Milli Güvenlik Stratejisi” başlıklarının , “Milli Güvenlik Stratejisi” altında “Irak-Kürt & Kıbrıs-Yunanistan & Ortadoğu-Din-İsrail & Sınıraşan Meseleler & AB/ABD/NATO & Kafkasya/RF/Türk Cumhuriyetleri/ÇHC” başlıklarının,
“Anayasa” “Siyasi Partiler Kanunu” “Seçim Kanunu” “Eğitim Stratejisi” “Milli Güvenlik Stratejisi” başlıklarının , “Milli Güvenlik Stratejisi” altında
 
“Irak-Kürt & Kıbrıs-Yunanistan & Ortadoğu-Din-İsrail & Sınıraşan Meseleler & AB/ABD/NATO & Kafkasya/RF/Türk Cumhuriyetleri/ÇHC” başlıklarının,
 
İkinci bölümde “Din Stratejisi/Laiklik” “Kamu Yönetimi” “Ekonomi Yönetimi” “E-Devlet” “Altyapı (Kara & Deniz & Hava & Demiryolu)” “Sosyal Devlet (Varoşlar)” alt başlıklarının 10. Slaytta; “Hazırlık ve Geçiş” ana başlığının altında; “3. Teknokrat Hükümeti” ve “4. Seçim Tarihi” alt başlıklarının ,
 
11. Slaytta; “TSK Türk Halkı Projesi” ana başlığının altında;
 
“1. Kamplar / Lojmanlar / Ordu evleri”
“Alt Kademenin Tetiklenmesi/Duyarlı Hale Getirilmesi” başlıkları altında; “Küçük Eylemler Bayrak Asılması/Işıkların Söndürülmesi” alt başlıklarının bulunduğu görülmüştür.
 
“Alt Kademenin Tetiklenmesi/Duyarlı Hale Getirilmesi” başlıkları altında; “Küçük Eylemler Bayrak Asılması/Işıkların Söndürülmesi” alt başlıklarının bulunduğu görülmüştür.
 
==ASKERİ MÜDAHALEYE ZEMİN HAZIRLANMASI PLANLARININ UYGULAMAYA GEÇİRİLMESİNE DAİR DİĞER DELİLLER==
478

değişiklik